SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
İyi bir ebeveyn olmak
Ağu 13th, 2011 by savassakar

İyi bir baba çocuğunun hayatındaki farklılığı yaratabilir. Bunu belirli bir disiplin içinde çocuğuna yardımcı ve destek olarak yapabilir. Bu işin ne sonu vardır nede çoğunlukla sonunda bir teşekkür. Fakat sonunda vatana millete ve tüm canlılar için hayırlı bir evlat çıkar ortaya.

Çoğumuz temel eğitimimizde anne ya da baba olmayı öğrenmedik. Böyle bir şey hayatımıza girmeye yaklaştığında ya da girdiğinde ya birilerinin önerileri ya da okuduklarımızla kendimizi eğitmeye çalıştık. Öğrendiklerimizle ebeveynlik görevlerimizi en iyi yapmayı amaçladık. Fakat hayat bu noktada da bize sihirli bir değnek sunmadı. Yine bir çok şeyin dengesini korumak, kendi kişiliğinde düzgün insanlar yetiştirmek için çok dikkatli olmamız gerektiğini öğrendik. İyi bir ebeveyn olmanın kestirme yolu yok ama doğru şeyleri önceliklendirmenin ve iyi bir rol modeli olmanın yolları var

1. Stresinizi kendinize saklayın

Çocuklar yetişkin problemleri ile bunaltılmamalıdırlar. Zaten büyümek için yeterince şeyle uğraşmaktadırlar. Onları kendi sıkıntılarınızla değil onlar hakkında onlarla birlikte olarak değerlendirmelisiniz. Siz stresinizi atacak başka bir yol(spor vb.) bulabilirsiniz.

2. Örneklerle anlatın

Read the rest of this entry »

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Üstleriniz çatıştığında
Ağu 13th, 2011 by savassakar

Birçok organizasyon kendi yöneticileri arasında “maraz” olmadığını düşünür. Ama iki yönetici birbirleri ile kavga ettiğinde ya da çatıştığında kurum içindeki birçok kişi bu durumdan rahatsız olur ya da zarar görür. O halde yöneticileriniz arasında çatışma varsa ne olacak?

Êğer sizin üstlerinizden biri kendine eşdeğer birileri ile çatışma içindeyse ve siz kendinizi bu çatışmanın dışında ve etkilenmeyecekmişsiniz gibi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz demektir. Örneğin yöneticiniz o diğer yöneticiye ilişkin işleri yavaşlatmanızı isteyebilir ve hatta istemese bile sizin sadakatinizi görebilmek için gönüllü olarak kendisinin lehinde ve diğer yöneticinin aleyhinde bir şeyler yapmanızı bekliyor olabilir. Her türlü risk altındasınızdır. Ya etik olmayan bir şeyler yapmak zorunda kalacaksınız ya da sizin performansınızı veren yönetici gözünde kötü not alacaksınız. (Cephaneci olmayın yazımı mutlaka okuyun)

Başka bir taraftan daha bakarsak diyelim ki sizin yöneticinizin çatıştığı kişinin yönettiği departman ile işbirliği içinde işler gerçekleştirmek zorundasınız. Eğer gerçekleştirdiğiniz işler üzerinden performansınız değerlendiriliyorsa  şimdide karşı tarafın işi yavaşlatması vb. istenmedik bir tavırla karşılaşabilirsiniz. Yani her halukarda kaybedilen bir durumun ortasındasınız demektir.

Yöneticiler ya da liderler kavga ettiğinde herkes için tehlike var demektir. Aslında etik olarak herhangi bir olumsuz durumda dahi doğru işi doğru yapmak gerekliyse de bu altyapıya sahip olunmayan işletmelerde yukarıda bahsettiğim risk yaşanacak demektir.

Peki yöneticilerin çatışmasında neler olur?

Herkes acıyı hissediyor

Read the rest of this entry »

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Riski doğru anlamak
Ağu 8th, 2011 by savassakar

Erol Evgin konserinde kendisi çok güzel bir fıkra anlattı. Bende artık eğitimlerimde “risk’i doğru anlamak” başlığı ile aktarıyorum;

Karadenizli denizde mayosunu düşürmüş, önün tutarak kıyıya çıkarken arkadaşı bağırıyormuş;

“Seni oradan kimse tanımaz, yüzünü kapa” diye.

Bir çok konuda risklerimizi yanlış belirliyor ve önlemler getiriyoruz. Örneğin eskiden aileler kızlarının namusunu “aile şerefleri” lekelenmesin diye baskıcı ve korumacı davranırlardı. Şimdi ise “çocuklarımız hayatı boyunca kötü bir travma yaşamasın” diye korumacı yaklaşıyoruz.

Risk artık “parasız kalmak” değil “istediğimizi alamamak” oldu.

Anlayana…

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Asansör Tekniği
Tem 22nd, 2011 by savassakar

Verdiğim eğitimlerde bazen etkin e-mail kullanımından bahsediyorum. Konu alanı mesajı açıklamalı, mesajın ilk üç satırı geneli özetlemeli diye. Bazen de çalıştığım bir bankada üst düzey bir yöneticiye asansörde 5 kat’lık bir sürede nasıl bilgi verdiğimi anlatırım. Şimdi buradan hareketle “asansör tekniği” diye bir şey uyduracağım.

Asansör Tekniği, kısaca az, öz ve net bir biçimde mesajın karşı tarafa verilmesidir. Yani bir bilgiyi aktarmak için asansörde geçecek kadar bir zamanınızın olduğunu varsayarak o zamanı akıllıca kullanmaktır. Yani;

1. “Nasılsınız?” sorusuna nasıl cevap verirsiniz? Genelde “Teşekkür ederim siz nasılsınız?” şeklinde yanıt verilir. Aslında “Nasılsınız” diyen “Nasıl olduğunu söylemek zorundadır”. Genellikle bu soruyu “Neler yapıyorsun?” takip eder. İşte bu noktada çok kısa, az ve öz bir şekilde sizin nelerle uğraştığınızı karşınızdakinin anlayacağı en basit şekilde söylemeniz gerekir. Karşınızdaki tanıdığınızda olsa vereceğiniz yanıt kendiniz ile ilgili satış olacaktır.

2. Eğer sunum yapıyorsanız, web siteniz varsa, birilerinin tele sekreterine mesaj bırakıyorsanız, bayram tebriği mesajları yada sms’leri gönderiyorsanız veya bir yerde kendinizi tanıtıyorsanız tüm bunları kısa, etkili ve açık bir şekilde ifade etmeniz gerekir.

3. Bir toplantıda yada sunumda insanları sıkmaktansa ilgilerini çekmeye çalışırsınız. Bu yüzdende eğer kısa ve anlamlı bir şeyler düşünürseniz uzun ve sıkıcı bir görüşme sürecinden kurtulmuş olursunuz.

Read the rest of this entry »

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 4.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
Arabayı verimli kullanmak
Tem 22nd, 2011 by savassakar

Benzin ya da mazot kullanan herkesin giderek artan yakıt fiyatlarına karşı daha akıllıca ve verimli araba kullanma gerekliliği konusunda benimle hem fikir olacağını düşünerek bu yazıyı yazıyorum. Beklide hep bildiğiniz şeyler ama belki de bilmediğiniz birkaç şey çıkabilir.

1. Hızınızı ayarlayın.

Eğer arabanızda Cruise Control seçeneği varsa 100 km. ye ayarlayın. Ama yoksa otoban ya da normal yolda, yol boş bile olsa 90 – 110 km. hızını aşmayın. Böylelikle yakıt tüketimini minimumda tutmuş olursunuz. 110 km.den sonra yakıt tüketimi hız artışına bağlı olarak %20 ve üstü artmaktadır.

2. Çalıştırın ve yola çıkın.

Sadece kışın arabanın ısınmasını beklemek akıllıca olacaktır. Bunun dışında arabanızı çalıştırıp en fazla 1 dk. bekledikten sonra yola çıkmalısınız. Motor sıcaklığı normal düzeye çıkana kadar arabayı normal kullanmakta fayda var.

3. Vites kullanımı

Arabanı gidebileceği en yüksek viteste sürmekte fayda vardır. Örneğin 3. viteste 80 km. hız yapan biri 5. viteste aynı hızı yaparda %25 daha az yakıt harcar.

4. Yeşil ve kırmızı hatları akıllıca kullanın.

Birçok caddede trafik ışıkları yeşil yandıktan sonra belirli bir km. sınırında gittiğiniz takdirde hep yeşil ışıkta gitmenizi sağlayacak şekilde düzenlenirler. Sürekli kullandığınız yollara bu sürat limitlerini bilerek hiç durmadan yakıt tasarrufunu minimumda tutarak caddeyi geçebilirsiniz.

5. Motoru durdurmak

Eğer 5 dakikadan fazla bir yerde bekleyecekseniz motoru kapatın. Eğer birkaç saniye kalacaksanız tekrar çalıştırmak daha çok yakıta mal olacaktır.

Read the rest of this entry »

VN:D [1.9.13_1145]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Rating: +1 (from 1 vote)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%
SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
© Copyright 2004-2012, Savaş Şakar