Bu özellikler sadece firefox kullanıcıları için. Öncelikle siteyi Bookmark’larınıza kaydetmelisiniz.


Daha sonra Bookmarlarınız içerisinden seçip aşağıdaki gibi kısayol ekleyebilirsiniz;

Devamını okumak için tıklayınız
VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.3_1094]
1950″li yıllarda kamuoyunda; doktorların araştırmalarına dayanarak “bir mil dört dakikanın altında koşulamaz, bu
insan fizyolojisi açısından mümkün değildir” yargısı vardı. Bu görüşler atletizmle uğraşan atletleri ve atletizm otoritelerini etkilemiştir. Atletizm otoriteleri ve atletler bu görüşün etkisinde kalarak bir mili dört dakikanın altında koşmayı hiç düşünmediler. Yarışmalarda bütün atletler artık rekor kırmak için değil sadece birinci olmak için koşuyorlardı.
Roger 1954 yılında yapılacak olan yarışa bir yıl kala bir mili dört dakikanın altında koşmak için hazırlanmaya başladı. Bu hedefine ulaşmak için tam bir yılı vardı. Bir yıl boyunca bütün fiziki çalışmalarını yaptı; ama Roger biliyordu ki bu yarışmada hedefe ulaşmak için sadece fiziksel antrenmanlar yeterli değildi. Devamını okumak için tıklayınız
VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.3_1094]
“Bakkala bile arabayla gitmek” diye bir terim vardır ve bunu bir çok kişiden duyuyorum. “arabasız iken çıplak gibi hisseden” “arabası yoksa asla ve asla evden çıkmayan” insanlar tanıyorum.
Araba’nın faydalarını saymak istemiyorum, çok yersiz olacak ancak. Ancak “otokolik” olmanın bazı aklıma gelen dezavantajlarını paylaşmak istiyorum;
- Mümkün oduğunca yürümek önemli. En basit egzesiz olan yürümeyi araba kullanarak öldürmemek lazım. Hatta asansörde bence bir tür araba. Eğer mümkünse merdiven kullanılması çok daha sağlıklı.
- Çocukları araba bağımlı hale getirmek çok sakıncalı. Obezite ve hareketsizlik sebebi olarak gösteriliyor. Çocuk arabaya alıştı mı bunu hem bir oyun olarak görüyor hem de artık “vazgeçilmezi” yapıyor.
- Dünyanın bir çok şehrinde “arabaya bağımlılığı” azaltmaya yönelik şehir planları(toplu taşıma) ve çevre düzenlemesi(parklar, koşu alanları, havuzlar) planlanıyor.
- Özellikle İstanbul trafiğinde araba bağımlılıları sinir, asap bozukluğu vb. birçok psikolojik zorlayıcı etkene maruzlar.
- Araba kullanımının artması doğal olarak bütçeleri etkiliyor. Yakıt yada bakım-servis fiyat artışları gelir artışının çoğu zaman üstünde oluyor ve siz bağımlılığınıza paranızı yatırdığınız için başka yerlerden kesmek zorunda kalıyorsunuz.
- Otomotiv sektörünün büyüklüğü sebebiyle pazarlama ve tüketiciye yönelik tüm tanıtım uygulamaları bağımlılığı artırmaya yönelik ve etkilenmemek mümkün değil.
- Araba kullanım alışkanlıkları özellikle gençler açısından hız tutkusu, hava atma vb. şekillendiği için diğer kullanıcılar için tehlike yaratıyor.
- Türkiye’de ehliyet süreleri sınırsız olduğu için yıllarca araba kullanmamış biri istediğinde trafiğe çıkabiliyor. Artık ABD’deki gibi 5 yılda bir yenilenecek.
- Araba kullanımında yaş sınırı başlangıçta var ama sonuçta yok. Yani refleksleri çok azalmış 60-70 yaşındaki kişilerin trafikte yer almaları belirli bir risk doğuruyor.
- Trafik kurallarına yada ahlak kurallarına(emniyet şeridini kullanmak) uymak bir erdem olarak algılanmadığı, bencilce sadece kendini düşünen bir çok sürücü olduğu için maalesef “otokolik” olan da olmayan da bu işten olumsuz etkileniyor.
- Hem arabasız yapamayıp hemde aracında yeterli donanım bulundurmayanlar (kar zinciri vb), bulundursalar bile nasıl kullanacaklarını bilmeyenler ayrı bir sorun.
Sizce?
VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.3_1094]
1. İlk önce Linkedin ana sayfadaki “Companies” linkine daha sonrada “Add Company” linkine tıklayacaksınız.

2. “Continue” butonuna tıkladıktan sonra gelen forma firmanızla ilgili temel bilgileri (açıklama, çalışan sayısı, sektör vb.) gireceksiniz. Devamını okumak için tıklayınız
VN:F [1.9.3_1094]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.9.3_1094]