Verdiğim danışmanlık ve eğitimleri görmek için tıklayınız
Powered by MaxBlogPress 

Gerçek dünya haritasını gördünüz mü?

İlkokuldan bu yana bir çok dünya haritası gördüğünüze eminim. Gördüğünüz dünya haritasının gerçeği yansıtıp yansıtmadığını hiç düşündünüz mü? Bugüne kadar gördüğünüz dünya haritalarının size yanlış olduğunu söylesem ne dersiniz?

Peter Projeksiyonlu Dünya Haritası(yukarıdaki resim) ilk defa Dr. Arno Peters tarafından 1974’te Almanya’daki Basın Konferasında ilk defa tanıtılmış ve yüzyılın en büyük tartışmalarından birisi başlatılmıştır.

Peki bu harita doğruda bizim bugüne kadar gördüklerimiz yanlış mı? Şöyleki;

Dünya yuvarlaktır. Kağıt üzerindeki dünya haritaları yuvarlak olan dünyamızı düz bir şekilde gösterirler. Dünyada bir çok projeksiyon olmasına karşın hepsinin güçlü ve zayıf oldukları noktalar farklıdır. Siz sizin için hangi parametre önemliyse o konudaki başarılı projeksiyonu tercih edersiniz. Peters projeksiyonlu dünya haritası ALAN konusunda en doğru haritadır. Yani ülkelerin coğrafik alanlarının, boyutları konusunda.

Grönland mı büyüktür, Çin mi? Robinson projeksiyonu gibi bugün hemen hemen her yerde gördüğünüz haritalarda her iki bölgenin birbirinin neredeyse aynısı gibi gözüktüğünü göreceksiniz. Halbuki Çin, Grönland’dan tam 4 kat büyüktür.

Robinson projeksiyonuna benzer haritalardaki çizgiler, özellikle deniz ve hava seyahati yaparken pusula kullananlar için daha uygundur. Birde bu tip haritalarda göze hoş görünmesi ve politik kaygılarla bazı orantılarda oynanmıştır. Ör. ABD ve Avrupa olduğundan büyük gösterilmekte ve haritanın tam ortasına denk getirilmektedirler.

Peter projeksiyonu ile ilgili göze çarpan noktalar kısaca şunlardır;

Her ülke kendi coğrafi alanı orantısında haritada yer almaktadır.

Bu haritada tüm kara, ülke ve denizler yer almaktadır ve coğrafi açıdan karşılaştırma yapılabilir.

Eşit eksenli bir haritadır.

Tüm Kuzey-Güney çizgileri paraleldir.

Eşit pozisyonları gösterir.

Doğu-Batı çizgileri paraleldir. Bir noktanın ekvatordan ne kadar uzxaklıkta olduğunu tahmin etmek kolaydır.

Robinson projeksiyonu gibi diğer projeksiyonların tercih edilmelerini bir sebebide politik. Özellikle Kuzey yarımküredeki ülkeler, Avrupa ve Amerika normal orantılarda coğrafi olarak küçük kalmaktansa bu tipte küçük harita hileleri ile kendilerini çok daha cüsseli gösterirler. Herkesin kafasında yaratmaya çalıştıkları “büyük” imajını birazda bu şekilde “subliminal” olarak olarak yaptılar.

Peter projeksiyonlu Dünya Haritası’nı ben Türkiye’de bulamadım.

Detaylı bilgi: http://www.petersmap.com/

VN:F [1.8.3_1051]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.8.3_1051]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%

Cep Telefonundan Facebook’a Fotoğraf Göndermek

Göndermek istediğiniz fotoğrafı seçip “Send Photo” ya da “Email Photo” seçeneğine tıklayın.

Açılan ekranda to: kısmına “mobile@facebook.com” yazıp Subject(Konu) alanına resminizle beraber yer almasını istyediğiniz kısa mesajı yazın.

Bu mesajı gönderdikten birkaç dakika sonra içerisinde numerik bir kod olan onay mesajı alacaksınız. Onay kodunu bir yere not edin.

Şimdi cep telefonunuzdan ya da bir bilgisayardan  Facebook Mobile adresine gidin.

Bu sayfaya size gönderilen numerik onay kodunu girip “Confirm” tuşuna tıkladığınızda resim otomatikman sizin hesabınıza yüklenecektir.

Kaynak: makeuseof.com

VN:D [1.8.3_1051]
Rating: 1.0/5 (1 vote cast)
VN:F [1.8.3_1051]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%

Yardım istemeyi bilmek

Bugüne kadar yöneticilerinizden, astlarınızdan, arkadaşlarınızdan, ailenizden, sevgilinizden nasıl yardım istediğinizi düşündünüz mü? Her yardım istediğinizde istediğiniz gibi bir karşılık gördünüz mü? Görmediğiniz durumlarda sizce suçlu kimdi?

“Yani Emre’den yardım isteyelim diyorsun” dedi Ahmet.

“Evet” dedi Elvan “Daha önce benim için birkaç iş daha yapmıştı”

“İhtiyacımız olan desteği alacağımızdan nasıl emin olabilirim? Bizim ona işimizin düşmesini nasıl yorumlar?” dedi Ahmet.

“Kolay” dedi Elvan. “Önce sen ödevini iyi yapacaksın. Neler olduğunu ve neden olduğunu ona iyice anlatacaksın. Konu üzerindeki ilgisini kaybetmemesi için sürekli takip edecek, gerekiyorsa ilginç hale getirmeye çalışacaksın.”

“İyide bu dediğini nasıl yapacağım?” dedi Ahmet.

“Sadece ilk 10 dakika onun ne istediğini, neye ihtiyacı olacağını sorarak başla. Zaten sonrası gelecektir.” dedi Elvan

Elvan bir konuda yardım istemeye yönelik birkaç ipucunu Ahmet’e vermişti. Yardım istemeninde bir adabı, ahlakı ve etiği var. Yardım istediğimizde hem yardımı alabilmemiz hemde doğru yardımı almamız önemlidir. Bu sebeple yardım istemeden önce bazı konularda hazırlıklı olmamız gerekir;

Kendi yapabileceğiniz herşeyi önce kendiniz yapmaya çalışmalısınız. Sadece yapamadığınız ve tıkandığınız noktada yardım istemelisiniz.

Kimden yardım isteyebileceğinizi iyi değerlendirin. Yanlış kişiden yardım isteyip hem kendi vaktinizi hemde onun vaktini boşuna harcamayın.

Yardım isediğinizi kişinin vaktinin ve koşullarının uygun olup olmadığını mutlaka sorun.

Geç kalmadan yardım isteyin. Geciken yardımın faydasından çok zararı olabilir. Zamanında davranın.

Ne konuda yardım istediğinizi tek bir cümle ile açıklayabilmeniz gerekir. Amacınız net olmalı, probleminizin ne olduğunu tam olarak kavramış olmalısınız. Net olun, alternatiflerede açık olun.

Yardım alternatiflerinin tamamını düşünün. Farklı kişilerden farklı şekillerde yardım alabilecekseniz bunları iyice değerlendirin.

Alternatifleri araştırın. İnsanlar, hazırlıksız, ne istediğini bilmeyen ve dar görüşlü kişilere yardım etmekte isteksiz olurlar unutmayın.

Probleminize yardımı ilginç bir hale getirirseniz yardımcı olma konusunda istek yaratırsınız.

Size uzatılan yardım elini mutlaka tutun. Bir yardım talebini redderek yada göz ardı ederek gerçek problemlerin doğmasına yol açmayın.

Yardım eden yardım bulur. Kurumlarda ve ailelerde yer alan bireyler birbirlerine destek ve yardımcı olarak gelişimi, ilerleyi ve huzuru sağlarlar. Sizi elinizden geldiğince yardımcı olun çevrenizdekilere ve size uzatılan yardım tekliflerinide asla geri çevirmeyin.

VN:F [1.8.3_1051]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.8.3_1051]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%

İnsanları nasıl anlarız?

İnsanları anlamayı öğrenmek profesyonel başarı, arkadaşlık, romantizm, evlilik, kariyer ve aile ile ilgili konularda doğru kararlar vermenizi ve o insanları anlamanızı sağlar. Ve bu konuda ilk yapmanız gereken şey kendinizi insanları okumaya hazırlamaktır.

İnsanları kolayca okuyabilmenin kestirme bir yolu yok. Eminim şimdi aklınızdan beden dili okumak gibi şeyler geçiyor. Aslında bir yandan haklısınız çünkü ilk önce karşımızdakilerin(ve kendimizin) makyajını, maskesini anlamamız gerekiyor.

İnsanlar soğan gibidirler. Yani kat kat. İlk kat yabancılara gösterdiğimiz tarafımızdır. Örneğin otobüste yanımızda oturan bir kişi ile futboldan, siyasetten konuşurken takındığımız tavırdır.

Arkadaşlarımız ve bize nispeten yakın olanlara(astlarımız vb.) ikinci katımızı gösteririz. Buradaki sohbetlerde gerçek düşünceleriniz, bakış açınızı sohbet kıvamında insanlarla paylaşırsınız.

Üçüncü kat çok yakın arkadaşlarınız ve eşinize açtığınız tarafınızdır. Bu katı açıp göstermek için güven, güveni kazanmak içinde zaman gerekir. Kişisel hedefleriniz, problemleriniz, korkularınız hep bu kattadır ve siz ancak bunu çok yakın olan birilerine göstermeyi tercih edersiniz.

Dördüncü kat hiç kimse ile paylaşmadığımız tamamen bizim olan ve içimizdeki katmandır. Derin ve bazen karanlık düşüncelerimizin yer aldığı, sırlarımızı sakladığımız katmandır. Bu kattaki bilgileri paylaşmayı istemeyiz yada çok rahatsız oluruz.

“Birini okumak” ancak o kişinin hangi katlarını size göstermek istediğine bağlıdır. İnsanlar karşısındakinin açıldığı oranda açılırlar çoğu zaman . Bu kuralı karşı tarafı okumak için kullanabilirsiniz.

İnsanları okumak için kendimizi hazırlamada ikinci aşama başkalarını okumamıza engel olan şeyleri ortadan kaldırmaktır. Bunlardan birincisi önyargılarımız diğeri ise öngörülerimizdir.

Eğer olumlu yada olumsuz somut bir bilgi olmadan o kişi ile ilgili bir karara varıyorsanız önyargılısınız demektir. Bunu hayat tecrübenize, geçmiş deneyimlerinize dayandırsanız bile haklı değilsiniz. Çünkü birilerinin renkleri, boyları, yaşları vb. özellikleri sebebiyle genel kalıplara oturtulmaları doğru değildir. “Sarışınlar hırsız olur” diye düşündüğünüz anda büyük bir yanılgı içindesiniz demektir. Üstelik bu önyargınızı tekrarladıkça kendinizi daha çok inandırırsınız.

İnsanlar yapmak istemedikleri veya kendilerini rahatsız hissettikleri şeyleri “yarım ağız” yaparlar. Eğer kişiye ilişkin olumsuz bir öngörünüz varsa yani “bu mutlaka yalan söyler” gibi bir öngörüye sahipseniz zaten onunla yapacağınız işleri gergin ve temkinli yapacaksınızdır.

Örneğin çocuğunuz eve geç gelmeye başladı, saatlerce odasından çıkmıyor, sürekli dalgın bir halde ve hatta okuldada dersleri iyi gitmemeye başladı. Ve çocuğunuzun uyuşturucuya başladığını düşünüp aksiyon alırsanız aslında onun “aşık” olduğunu öğrendiğinizde geç kalmış ve bir çok kalıcı yara açmış olabilirsiniz.

Eğer insanları gerçekten doğru okumak istiyorsanız objektif olmanız çok önemli. Önyargılar, korkular ve öngörülerden uzak olarak objektif olarak değerlendirme yapmanız gerekiyor.

Bunun için tek yol “sabırlı olmak”. Hemen ani kararlar verip aksiyon almak olumsuz sonuçlara yol açar. Size önerim National Geographic’teki hayvan belgesellerini çekenler gibi davranmanız. Bazen aylarca bir ağacın üstünde yada bir çukurda hayvanları izleyerek toplamda 1 saatlik bir belgesel meydana getiriyorlar. Aslında “keskin nişancı” örneğide verilebilir.

Ayrıca insanların farklı ortamlarda farklı davrandıklarınıda unutmayın. “Evinde kılıbık işinde aslan bir çok tanıdığım var” Bu yüzden sabırlı bir şekilde izleyin, değerlendirin ve onları anlamaya çalışın.

VN:F [1.8.3_1051]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.8.3_1051]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%

Yüzleri unutmam, isimleri hatırlamam

Bir çok sanatçı isimlerini ölümsüzleştirmek ve hayatları boyunca yaptıkları şeyler, ürettikleri eserler adları ile birlikte anılsın diye uğraşırlar. Birçok müzede X’in koleksiyonu diye sergiyi görürsünüz. Hatta okul ve cami yaptıran hayırseverlerde bu yapılara kendi isimlerini verirler ya da yaptırdıkları için ilgili onay kurumu bu ismi onaylar, kabul eder.

Hastahaneler ve okullar, örneğin laboratuvarlarını yaptıran kişini adını oraya verirler. Sebil yaptıranların adı, sebilin üzerine yazılır.

İnsanlar isimleri hatırlansın diye uğraşırken bir çok kişi gördüğü hiç bir yüzü unutmadığını ama duyduğu isimleri aklında tutamadığını söyler. Gerçekten insanlar isimleri hatırlamazlar. Çünkü hatırlama konsantrasyon ve tekrarlama ile olur. Eğer siz yeterince konsantre olup o ismi tekrarlamazsanız hatırlamamanız normaldir.

“Kafam çok dağınık” “Bin tane şey düşünüyorum” mazeretleri ise duydukları hiç bir ismi unutmayan ünlüler(Franklin D. Roosevelt) sayesinde çürüyen bir teze dönüşmektedir.

Bir iş ya da arkadaş toplantısında tanışıp sohbet ettiğimiz kişilerin adlarını daha toplantı biter bitmez unutuyoruz. Halbuki bir işyerinde ismi patronu tarafından hatırlanan bir çalışan ne kadar mutlu olur biliyor musunuz yada bir restaurant’a gittiğinizde hatırlanmak?

İş dünyası yada siyasette bir ismi hatırlamak ne kadar önemliyse sosyal hayatımızda da o kadar önemlidir.

Nasıl hatırlayacağız diyorsanız yazıyı okumaya devam edin;

  1. Mantıklı bir şekilde kişilerin isimlerini hatırlamaya karar vermelisiniz. Bu konuda kötü bir hafızanız olduğunu unutmayın. Herhangi bir toplantı öncesinde toplantıdaki kişilerin isimlerini unutmamanız gerektiğini kendinize hatırlatın.
  2. Konsantre olun yani kişi ile ilk tanıştığınızda size ismini söylerken dikatlice dinleyin, hem ismini, hem söyleyiş tarzını hemde yüzünü bir arada hafızanıza alın. Birkaç dakika sonra eğer ismini hatırlamıyorsanız tekrar sorun. Sizde ilk bıraktığı imajda dikkat çekici özellik(tik, bıyık vb.) bu özellikleride kafanıza yazın. Çoğumuzun egosu o kadar fazlaki bu tip toplantılarda karşı tarafın adını yada belirli özelliklerini hiç dikkate almıyoruz. Yapmamak lazım.
  3. Ona adıyla hitap edin. Böylelikle ismini onaylamış ve kullanmış olacaksınız. Böylelikle kendisine nasıl hitap edilmesini istediğinide test etmiş olacaksınız. Ör. “Ayşe Hanım” dediniz “Sadece Ayşe diyebilirsin” diye bir uyarı alabilirsiniz.
  4. O ismi, hatırlayacağınız bir resme oturtun. Ör. Doktor Ahmet ile konuşurken beyaz önlüğünü pamuk ile özdeşleştirebilir ve öyle hatırlamaya çalışabilirsiniz.
  5. Adını öğrendiğiniz kişinin resmini hayal edin ve ismini alnına yazarak resmi hafızanıza öyle kaydedin. Birçok ünlü siyasetçinin isimleri çok iyi hatırlayabilmesinin sihri burada.
  6. Bir diğer yöntemde öğrendiğiniz adı bir kağıda kalemle yazmak ya da parmağınızla hayali olarak yazmak. Bir çok kişi yazdıklarını daha iyi hatırlamaktadırlar.
  7. Bir diğer yöntemde o kişiyi ona benzeyen başka bir tanıdığınızla beraber düşünmektir. Ör. Doktor Ali diye bir tanıdığınız var ve Ali diye başka biri ile tanıştınız. Doktor ibaresini o kişi ile birlikte düşünürseniz Ali’yi hatırlamak kolaylaşacaktır. Aynı şeyi bir şarkı sözü yada ünlü bir yer adı ilede yapabilirsiniz.
  8. Tekrarlayın ki aklınızda kalsın. Bazen içinizden 10 kere tekrarladığınız bir şeyi ki buna ezberlemekte diyebiliriz, unutmazsınız.
  9. Yeni tanıştıklarım diye bir yere adını not alıp unutmamaya çalışabilirsiniz.
  10. Biraz uç yöntemlerden bahsedersek örneğin Ali ismini hatırlamak için Aldım Limonata İçtim gibi bir kalıba oturtabilirsiniz.Bu hakikaten komik oldu:)

Umarım işinize yarar.

VN:F [1.8.3_1051]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
VN:F [1.8.3_1051]
Rating: 0 (from 0 votes)
Yazıyı pdf olarak gönder %error%