Proje Yönetiminde Tehditlere Yönelik Stratejiler (Strategies for threats)

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Gerçekleşmesi durumunda proje hedeflerini olumsuz etkileyebilecek tehditler ya da risklere yönelik stratejilerdir. Uygun strateji, riskin gerçekleşme olasılığı ve etkisine uygun olarak seçilmelidir. Kaçınma ve azaltma stratejileri genellikle yüksek etkili kritik risklere; devir ve kabul etme ise daha az kritik ve düşük etkisi olan tehditlere uygun stratejilerdir.

PMBOK® Guide 6’da, Risk Yanıtlarının Planlanması sürecinde yer alan teknik 5 stratejiden bahseder;

  • Yukarıya Aktarma – PMBOK® Guide 6’da yer alan yeni bir maddedir. Proje ekibinin veya sponsorun fark ettiği fırsat proje kapsamının dışındaysa veya önerilen yanıt stratejisi Proje Yöneticisinin yetki sınırını aşıyorsa tercih edilir. Yukarıya Aktarma, proje seviyesinde değil, program, portföy veya organizasyonun diğer yönetim seviyelerinde yönetilir. Proje Yöneticisi, tehdit ile ilgili kişi ya da grubu bilgilendirir, detayların iletişimini sağlar. Tehditler genellikle etkiledikleri yönetim seviyesine taşınırlar. Önemli olan yukarıya aktarılan tehditlerin ilgili kişi ya da grup tarafından kabul edilmesidir. Yukarıya aktarılan tehditler, risk kayıtlarına eklenir ancak proje ekibi tarafından takip edilmeyebilir.
  • Kaçınma – Proje ekibinin tehdidi ortadan kaldırmaya veya projeyi tehdidin etkisinden korumaya yönelik kullandığı stratejidir. Bu stratejide, proje yönetimi planı, tehdidi tamamen devre dışı bırakacak şekilde değiştirilir. Proje yöneticisi, proje hedeflerini riskin etkisinden yalıtma ya da hedefi değiştirme yollarını izleyebilir. Örneğin, zaman çizelgesinin uzatılması, stratejinin değiştirilmesi ya da kapsamın azaltılması En radikal kaçınma stratejisi, projeyi tamamen durdurmaktır. Projenin erken safhalarında ortaya çıkan bazı risklerden, gereksinimler netleştirilerek, bilgi edinilerek, iletişim iyileştirilerek ya da uzmanlık bilgisi ile kaçınılabilir.
  • Devir – Proje ekibinin tehdidin olumsuz etkisinin bir kısmını ya da tamamını, yanıtın sahipliğiyle birlikte üçüncü bir tarafa aktarmasıdır. Riski devretmek, riski ortadan kaldırmayıp, sadece riskin yönetilmesi sorumluluğunun başka bir tarafa devredilmesini sağlar. Devir, riskin sonraki bir projeye ya da başka bir kişiye bilgisi ya da onayı olamadan devrederek riski reddetme anlamına gelmez. Risk devri, çoğunlukla riski üstlenen tarafa bir bedel ödenmesini gerektirir. Örneğin sigorta, teminat mektupları, ve garantiler sayılabilir. Belirlenmiş riskler için yükümlülüğü devretmek amacıyla sözleşmeler veya anlaşmalar yapılabilir. Örneğin, alıcı, satıcının sahip olmadığı bazı yeteneklere sahipse, çalışmaların bir kısmını ve bunlara paralel riskleri sözleşmeyle yeniden alıcıya devretmek tedbirli bir davranış olabilir.
  • Azaltma – Proje ekibinin bir risk olasılığını veya etkisini azaltmaya yönelik tercih edebileceği stratejidir. Olumsuz bir risk olasılığını ve/veya etkisini azaltarak kabul edilebilir eşik sınırlarının içine çekmek anlamına gelir. Projede gerçekleşebilecek bir riskin olasılığını ve/ veya etkisini azaltmak için erken bir aşamada eylemde bulunmak, genellikle, risk gerçekleştikten sonra oluşan hasarı onarmaya çalışmaktan daha etkindir. Örneğin, daha az karmaşık süreçler benimsemek, daha çok test yapmak ya da iyi bir tedarikçi seçmek. Riski azaltma, bir prototipin geliştirilmesini gerektirebilir. Böylece, bir süreç ya da ürünün küçük ölçekli modelinden daha büyük ölçekli çalışmalara geçmenin riski azaltılabilir. Olasılığı azaltmanın mümkün olmadığı durumlarda etkiyi belirleyen bağlantılara odaklanılır. Örneğin, bir sistemi yedekli bir şekilde tasarlamak.
  • Kabul etme – Proje ekibinin riski kabullenip, risk meydana gelmedikçe herhangi bir eylemde bulunmamaya karar verdiği stratejidir.  Kabul etme stratejisi tercih edilmişse, proje ekibinin bu riskle başa çıkmak için proje yönetimi planını değiştirmemeye karar vermesi ya da başka bir uygun yanıt stratejisi belirleyememiş olduğu düşünülür. Bu strateji ya pasif ya da aktif olarak uygulanır. Pasif kabul, stratejiyi belgelemek dışında hiçbir eylem gerektirmez, böylece proje ekibi riskleri ortaya çıktıkça ele almak ve tehdidin önemli ölçüde değişmemesi için zaman zaman tehdidi gözden geçirmek zorunda kalır. En yaygın aktif kabul stratejisi, riskle başa çıkmaya yönelik zaman, para ya da kaynak tutarları içeren beklenmedik durum yedekleri oluşturmaktır.

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

 

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Paylaşın:
Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabı - UDEMY'de - Yazdıklarımızı, yorumlarımızla beraber dinleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eleven − four =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.