İnsan ömrü

Belgin Usanmaz’a teşekkürler

Bir dede ile torun arasindaki sohbet:
Torunu, bembeyaz sakalli, nur yüzlü dedesine merakla sorar:
“Dedecigim! Bir insanin omrü ne kadar olur?” Dede tatli bir gülücükle:
“Ezanla namaz arasi kadar yavrucugum.” deyince torun:
“Nasil yani, omür bu kadar kisa mi?”
“Evet yavrum. Omür, namazsiz ezanla, ezansiz namaz arasi kadardir.” diye
dede biraz daha acar ilk sozunu. Torun yeniden sorar:
“Namazsiz ezan ve ezansiz namaz” ne demek dedecigim?
Dede torununa sefkatle aciklar:
“Bak yavrum, gecen hafta komsumuzun cocugu dogdu. O cocugun kulagina ben
ezan okudum, hatirladin mi?”
T: Evet, dedecigim.
D: Iste o ezanin namazi yoktur, sen de gordun ki namaz kilmadik.
T: Haklisin dedecigim, simdi fark ettim.
D: Pekiyi gecen ay dayin vefat ettiginde onun cenazesini bizim camiye
getirdigimizde sen de vardin. Hatirlarsan dayin icin cenaze namazi kildik
hep beraber.
T: Evet dedecigim, yengem cok aglamisti.
D: Dikkat ettiysen o namaz icin ezan okunmadi, cunku cenaze namazinin ezani
olmaz. Aslinda cenaze namazinin ezani merhum dayin dogduktan sonra minik bir
bebekken kulagina okunmustu diye dusunebilirsin. Iste yavrum hayatimiz bu
namazsiz ezanla baslar ve bu ezansiz namazla sona erer, ama bu sona eris bir
baska baslangica isaret eder.
Ben buna kisaca “Hayat, EZANLA NAMAZ ARASI KADAR SURER” diyorum.
Sakin sana verilen omur sermayesini ziyan etme yavrucugum.
Omrünü hayirli seylerle dolu dolu gecir, bir nefes bile bosluk birakma!

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

twelve − six =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.