Kategori arşivi: Yazılarım

Yeni Bir Başlangıç

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

1 Kasım 2018 itibari ile İstanbul Kurumsal Gelişim ile olan birlikteliğim sona eriyor. Proje-Program-Portföy Yönetimi eğitim ve danışmanlık konularında bana linkedin hesabımdan, egitim@savassakar.com veya savassakar@gmail.com adreslerimden ulaşabilirsiniz.   #projectmanagement #projeyönetimi #portföyyönetimi #portfoliomanagement #programyönetimi #programmanagement

Paylaşın:

UDEMY – Tüm Eğitimler – Ağustos 2018

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Uygun Fiyatlar için İndirim kodu: TATIL2018


Paylaşın:

Ya Yöneticiniz Nano Yöneticiyse?

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Bir Mikro Yönetici için çalıştığınızı düşünüyorsanız, bir de bu yazıyı okuyun. Ya yöneticisiniz Nano Yöneticiyse? Mikro Yöneticiden çok daha büyük bir probleminiz var demektir.

Yöneticiniz açık kapı politikasına sahip ama söz konusu kapı sizinki ise,

Herhangi bir görevi, tam olarak nasıl ve ne zaman yapmanız gerektiğinin altını çiziyor ise,

Söylediği bir işi söylediği gibi ve istediği zamanda yapmadığınızda farklı bir şekilde nasıl yapacağınızı ve ne zaman yapacağınızı söylüyorsa,

Yapmanız gerektiğini bildiğiniz işleri, yapmanız için sürekli ısrar ediyor ve hatırlatıyorsa,

Sizin işinizi yapmakla meşgul olup size vakit ayırmıyorsa,

Yetersiz astlarını tolere edemiyorsa,

Yetkili astlarını tolere edemiyorsa,

İmkansızı istiyorsa,

Neyin mümkün neyin mümkün olmadığı arasındaki farkı anlayamıyorsa,

İmkansızlığın nedenlerine ilişkin açıklamaları dinlemiyor, anlamıyor ve dolayısıyla reddediyorsa, -.

Tüm başarısızlıklar için astları suçluyorsa,

Tüm başarıların sorumluluğunu üstleniyorsa,

Astlarının katkılarını onlar yanında değilken inkar ediyorsa,

Herşeye parmağını sokup, ne olup bittiğinden haberi yoksa,

Bir önceki durum raporundan önce bir sonraki durum raporunu istiyorsa,

Verdiği tüm görevlerin açık ve net olduğunu iddia ediyorsa,

Anlaşılmadığı söylenen görevler konusunda öfkeleniyorsa,

İşine gelen soruları yanıtlayıp, kolayına giden problemleri çözüyorsa,

“Sürprizleri sevmiyorum” deyip sürekli sürprizler yapıyorsa,

Diğer Nano Yöneticileri eleştiriyorsa,

Aldığı veya değiştirdiği kararları ilgililer ile paylaşmıyorsa,

Gerçeklerle yüzleştiğinde ya da eleştirildiğinde inkar ediyorsa,

Kişisel hayata saygısı yoksa,

Katılması gerekne toplantılara kasıtlı katılmıyor, onaylaması gereken belgeleri şahsi meseleler yüzünden geciktiriyorsa,

Astlarını önerilerini geri çevirip, bir süre sonra kendi fikri gibi anlatıyorsa,

Reddettiği konularda düşüncesini açıklayamıyorsa,

Hasta olmasına rağmen kendisine ihtiyaç duyulduğu düşüncesiyle işe geliyorsa,

Hiç tatil yapmıyorsa,

İşine geldiği zamanlarda dostane tavırlar takınıyorsa,

Denetlenmeyi sevmiyor ve Kabul etmiyorsa

NANO YÖNETİCİ demektir.

Paylaşın:

İşten çıkartılanlar ne yapmalı?

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

is-aramaGene bana çok fazla CV gelmeye başladı. Yıl sonu firmalar gerek stratejik gerekse farklı sebeplerle işten çıkarmaya başlıyorlar. İşten çıkarılanların bu noktadan sonrasını iyi yönetmeleri gerekiyor. Bir kaç önerim olacak;

Öncelikle firma sizi işten çıkarıyorsa temel olarak “Sana ihtiyacım yok ve işleri sen olmadan da yürütebilirim” diye düşünüyordur. Bu düşünce size çok hoş gelmese de hayatınıza devam etmeniz gerekliliğini değiştirmeyecektir.

Öncelikle hemen iş aramaya başlamayacaksınız. Bir ara vereceksiniz. Bir tatil, evde dinlenme, sevdiğiniz şeyler(yürüyüş, müzik dinleme vb.) ile kendinizi toparlayıp,  duygu, düşüce ve beklentilerinizi netleştirmeniz gerekiyor.

Sonra finansal bir değerlendirme yapmanız lazım. Bu sizin stresinizi ve önününüzdeki dönemde nasıl hareket edeceğinizi belirleyecek. Gerçekçi olun, aç gözlü olmayın.

Oturarak iş bulamazsınız, size destek vereceğinizi düşündüğünüz insanlarla yüz yüze görüşün ama ayağınıza çağırmayın. Yazışın demiyorum özellikle. Onların farklı bakış açılarını, düşüncelerini “dinleyin” ve dikkate alın. Gerekirse not tutun. İş arama veya bulma konusunda uzman olmadığınızı unutmayın. Farklı fırsatların artı ve eksilerini büyük resmi görerek değerlendirmeye çalışın. İş ararken iş kuran örnekleri çok fazla var.

Kariyer sitelerine veya çalışmak istediğiniz firmaların İK epostalarına CV’nizi gönderin. Ancak binlerce başvurunuzdan bir kaçının değerlendirileceğini ya da İK Birimlerinin günde yüzlerce CV alıp değerlendirmeye çalıştıklarını unutmayın. CV’nize kapak sayfası koymayı ve hangi konularda çalışmak istediğinizi belirtmeyi unutmayın. Bir CV’ye bakarak nerede çalıştırsam diye firmaları düşündürtmektense hangi konularda başarılı ve çalışmak istiyor bilgisi daha önemlidir.

Ne yapabileceğiniz değil ne başarabileceğiniz önemlidir. Neleri başarabileceğiniz konusunda güçlü taraflarınızı anlamaya ve bulmaya çalışın ama kendinizi kandırmayın.

İstediğiniz ünvan ve konuda işe girememeniz firmanın suçu değildir, firmalar ihtiyaçları doğrultusunda en iyi ve ucuz eleman peşindedirler. Siz kabul edilebilir iş sınırlarınızı(pozisyon, sorumluluk, coğrafya vb.) gözden geçirin.

Alışkanlıklarınızı gözden geçirin. Tam zamanlı çalışmak zorunda değilsiniz, iş masa başı olmayabilir vb. Pozitif olun ama ne iş olursa yaparım şeklinde yaklaşmayın.

Paylaşın:

Liderlerin sorması gereken sorular

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Businessman-on-question-markKesinlikle inandığım şey kurumsal başarının iyi liderlik ile başladığıdır. Bu konuda en az bir tane iyi örnek verileceğini düşünmüşümdür hep. Şu anda içinde bulunduğumuz kriz ortamında yaşanan birçok olumsuzluğun ya da başarısızlığında yine başarısız liderlikten kaynakladığını düşünüyorum. Bu yorumuma karşı çıkacak üst düzey yönetici var mı? Şu anda yaşadıkları olumsuzlukların gerçekleşmesine nasıl izin veriyorlar? Neden zamanında doğru aksiyonu alamadıklarını hiç düşünüyorlar mı?

Acaba hiyerarşilerini yeniden gözden geçirdiler mi?

Şirket hedef ve amaçlarını gözden geçirdiler mi?

Organizasyonlar için firma hedeflerini belirlemek çok önemlidir. Doğru hedef doğru yönde ilerlemenin garantisidir. Hedeflere ulaşamamak hem bireyleri hem şirketleri çok olumsuz etkiler.

Özellikle geçiş ve değişim dönemlerinde yöneticilerin içeriyi etkilemek amacıyla hızlı sonuca gitme eğilimleri faydadan çok zarar getirmektedir. Kendini kanıtlama kendini yok etmeye dönüşmektedir.

Özellikle orta düzey yöneticiler genel müdürlerine çok inanırlar. Fakat bir yandan da yöneticilerinin kapasitesine ilişkin şüphe duyarlar ya da en ufak bir durumda bile yaşadıklarını yöneticilerinin zaafı olarak değerlendirirler. Kağıt oyunlarının bir klişesi “oynamayanın hep doğru oyunu düşündüğüdür” Orta düzey yöneticilerde kendi çözümlemeleriyle herhangi bir kriz ya da sıkıntıda kendi yöneticilerinin bu durumu yönetemeyeceğini düşünebilirler.

Paylaşın:

Çalışırken sizi sürekli bölüyorlarsa

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız
  1. Woman arguing with man looking at laptopHer saat başı 5-10 dakikanızı başkalarına ayıracak bir düzen kurabilirsiniz.
  2. Size eposta ile erişilmesini isteyebilirsiniz.
  3. Yemek veya toplantı aralarında 5-10 dakikalık bir gezinti ile siz diğerlerinin yanına uğrayabilirsiniz.
  4. Size her konuda tek tek gelinmesi yerine toplu bir şekilde gelinmesini isteyebilirsiniz.
  5. Masanızda kırmızı bir uyarı işareti(Örneğin STOP) olabilir ve rahatsız edilmek istemediğiniz zamanlarda görünür bir yere koyarsınız.
Paylaşın:

İşyerinde başarılı olmak isteyenlere öneriler

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

How-To-Be-Successful-300x2251. Zamanınızı çalışan gibi değil işin sahibiymiş gibi yönetin

2. Bir şeylerin söylenmesini ya da istenmesini beklemeden harekete geçin.

3. Şirket içi politikaları iyi anlayın ve lehinize çevirin.

4. Yöneticinizle aranızı iyi tutun.

5. Dedikodu yapmayın.

6. Gerektiğinde lider gerektiğinde takipçi olun, iyi bir ekip üyesi olmaya çalışın.

7. Akıllıca risk alın.

8. Savaşacağınız veya çatışacağınız konuları iyi seçin.

9. Çok detayda kaybolmayın.

10. Akıllıca ve sıkı bir şekilde çalışın.

11. Pozitif olun.

12. Size işi öğretebilecek deneyimdeki kişilere yakın durun.

13. Kendi konunuzda sürekli araştırın ve okuyun.

14. Büyük resmi görmeye(firmanın vizyonu, misyonu, hedefleri) çalışın.

15. Diğerlerini nasıl motive edebileceğinizi öğrenin.

16. Yalan söylemeyin.

17. Başardığınız şeyleri ve yaşadığınız problemleri paylaşın.

18. İşleri bitirmeye, sonuç almaya odaklanın.

19. Gayri ahlaki ya da gayri kanuni işler yapmayın.

20. Başkalarının kendilerini iyi hissetmelerini sağlayın.

Paylaşın:

Kim ne biliyor?

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

Kurum içi uzmanların ki bu kişiler uzun süredir o şirkette çeşitli görev ve pozisyonlarda yer almışlardır, her zaman çok faydalı oldukları söylenemez. Çoğu zaman bu kişilerin bilgi ve becerilerinin çok faydalı olacağı çalışanlar tarafından bilinmediği gibi bu kişilerin varlıklarından ya da bilgi birikimlerinden haberdar değillerdir.

Bu nedenle kurum içi ya da dışı uzmanları bulabilmeyi sağlayacak bir sisteme ihtiyaç vardır.

Kurum içi uzmanlara gerek ulaşım gerekse bilgilerini paylaşmaları anlamında sosyal ağlara, bloglara ya da wiki tarzı yapılara katılımları nasıl sağlanabilir?

Temel olarak yapılan bir veritabanı halinde uzmanların iletişim bilgilerine ve uzmanlık alanlarına erişimin sağlanmasıdır. Bu listeye geçmiş deneyimleri ve yaptıkları çalışmalarda eklenebilir. Fakat böyle bir listenin hem güncel olması hem de kişisel özellikleri yani güvenilirlik, detayseverlik vb. içermesi oldukça önemlidir. Eğer birde kişiler kendilerine ilişkin iş ve özel konularda anahtar kelimeleri girerlerse her türlü aramada ortak noktadaki kişiler bir araya gelebilirler.

İşte bu noktada sosyal ağlar aradığımız uzmanı bulmakta oldukça işe yaramaktadır.

Temel problem çalışanın kendi uzmanlık alanını kurum içinde nasıl göstereceğini ve kendini ifade edeceğini bilmemesidir. Bu yüzden kurum içi bloglar ya da wikiler çalışanların kendilerini göstermeleri ve uzmanlıklarını daha anlamlı bir şekilde kullanmalarının yolunu açacaktır.

Üstelik blog ve wiki gibi uygulamalar gerek kurum içi katılımı gerekse kişinin işbirliğine yönelik isteğini ortaya koyacaktır.

Hatta kurum çalışanların ders verme, satış gibi konularda birbirleri ile ortak işbirliğine gidebilecekleri alanların bulunması iletişimi artıracaktır.

Paylaşın:

İyi bir ebeveyn olmak

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

n-MATT-GOOD-AND-FAMILY-large570İyi bir baba çocuğunun hayatındaki farklılığı yaratabilir. Bunu belirli bir disiplin içinde çocuğuna yardımcı ve destek olarak yapabilir. Bu işin ne sonu vardır nede çoğunlukla sonunda bir teşekkür. Fakat sonunda vatana millete ve tüm canlılar için hayırlı bir evlat çıkar ortaya.

Çoğumuz temel eğitimimizde anne ya da baba olmayı öğrenmedik. Böyle bir şey hayatımıza girmeye yaklaştığında ya da girdiğinde ya birilerinin önerileri ya da okuduklarımızla kendimizi eğitmeye çalıştık. Öğrendiklerimizle ebeveynlik görevlerimizi en iyi yapmayı amaçladık. Fakat hayat bu noktada da bize sihirli bir değnek sunmadı. Yine bir çok şeyin dengesini korumak, kendi kişiliğinde düzgün insanlar yetiştirmek için çok dikkatli olmamız gerektiğini öğrendik. İyi bir ebeveyn olmanın kestirme yolu yok ama doğru şeyleri önceliklendirmenin ve iyi bir rol modeli olmanın yolları var

1. Stresinizi kendinize saklayın

Çocuklar yetişkin problemleri ile bunaltılmamalıdırlar. Zaten büyümek için yeterince şeyle uğraşmaktadırlar. Onları kendi sıkıntılarınızla değil onlar hakkında onlarla birlikte olarak değerlendirmelisiniz. Siz stresinizi atacak başka bir yol(spor vb.) bulabilirsiniz.

2. Örneklerle anlatın

Okumaya devam et

Paylaşın:

Doğru E-Mail Yazma: Asansör Tekniği

Hayatımız Proje - Proje Yöneticisinin El Kitabını (Gökrem Tekir - Savaş Şakar) KREDİ KARTI ile almak için tıklayınız

blue-emailVerdiğim eğitimlerde bazen etkin e-mail kullanımından bahsediyorum. Konu alanı mesajı açıklamalı, mesajın ilk üç satırı geneli özetlemeli diye. Bazen de çalıştığım bir bankada üst düzey bir yöneticiye asansörde 5 kat’lık bir sürede nasıl bilgi verdiğimi anlatırım. Şimdi buradan hareketle “asansör tekniği” diye bir şey uyduracağım.

Asansör Tekniği, kısaca az, öz ve net bir biçimde mesajın karşı tarafa verilmesidir. Yani bir bilgiyi aktarmak için asansörde geçecek kadar bir zamanınızın olduğunu varsayarak o zamanı akıllıca kullanmaktır. Yani;

1. “Nasılsınız?” sorusuna nasıl cevap verirsiniz? Genelde “Teşekkür ederim siz nasılsınız?” şeklinde yanıt verilir. Aslında “Nasılsınız” diyen “Nasıl olduğunu söylemek zorundadır”. Genellikle bu soruyu “Neler yapıyorsun?” takip eder. İşte bu noktada çok kısa, az ve öz bir şekilde sizin nelerle uğraştığınızı karşınızdakinin anlayacağı en basit şekilde söylemeniz gerekir. Karşınızdaki tanıdığınızda olsa vereceğiniz yanıt kendiniz ile ilgili satış olacaktır.

2. Eğer sunum yapıyorsanız, web siteniz varsa, birilerinin tele sekreterine mesaj bırakıyorsanız, bayram tebriği mesajları yada sms’leri gönderiyorsanız veya bir yerde kendinizi tanıtıyorsanız tüm bunları kısa, etkili ve açık bir şekilde ifade etmeniz gerekir.

3. Bir toplantıda yada sunumda insanları sıkmaktansa ilgilerini çekmeye çalışırsınız. Bu yüzdende eğer kısa ve anlamlı bir şeyler düşünürseniz uzun ve sıkıcı bir görüşme sürecinden kurtulmuş olursunuz.

Okumaya devam et

Paylaşın: