Kategori arşivi: Araç&Teknikler

Proje Yönetiminde Üç Nokta Tahmini (Three-Point Estimate)

PMBOK® Guide 5 ve 6’da, bireysel aktivite tahminlerinde belirsizlik varken iyimser, kötümser ve en olası tahminlerin ortalamasını uygulayarak maliyet veya sürenin tahmin edilmesinde kullanılan teknik olarak geçmektedir.

Aktivite Sürelerinin Tahmin Edilmesi sürecinde  bir aktivitenin süresi için yaklaşık bir aralık tanımla-mak isteniyorsa Üç Nokta Tahminleme yöntemi kullanılmalıdır;

  • En  olası  süre (tM) –  Aktivitenin normal koşullar altında gerçekleştirileceği düşünülen süredir.
  • İyimser (tO) – Aktivitenin en iyi koşullar altında gerçekleştirileceği düşünülen süredir.
  • Kötümser (tP) – Aktivitenin en kötü koşullar altında gerçekleştirileceği düşünülen süredir.

Bu değerler esas alınarak kullanılan en yaygın iki formül üçgen ve beta dağılımlardır.

Üçgen Dağılım – tE= (tO+ tM+ tP) / 3 (Şekil 6.9)

Şekil 6.9 – Üçgen Dağılım

Beta Dağılım (geleneksel PERT tekniğinden) 

tE= (tO+ 4tM + tP) / 6 (Şekil 6.10)

Şekil 6.10 – Beta Dağılım

Maliyetlerin Tahmin Edilmesi sürecinde bir aktivitenin maliyetini hesaplamak ve yaklaşık bir aralık tanımlamak için Üç Nokta Tahmin yöntemi kullanılmalıdır;

  • En olası maliyet (tM) –  Aktivitenin normal koşullar altında gerçekleştirileceği düşünülen maliyettir.
  • İyimser (tO) – Aktivitenin en iyi koşullar altında gerçekleştirileceği düşünülen maliyettir.
  • Kötümser (tP) – Aktivitenin en kötü koşullar altında gerçekleştirileceği düşünülen maliyettir.

Bu değerler esas alınarak kullanılan en yaygın iki formül üçgen ve beta dağılımlardır.

Beklenen maliyet (cE), iki farklı formülle hesaplanabilir. Formüller şöyledir:

Üçgen Dağılım – cE= (cO+ cM+ cP) / 3 (Şekil 7.3)

Şekil 7.3 – Üçgen Dağılım

Beta Dağılım (Geleneksel PERT Analizi) 

cE= (cO+ 4cM +cP) / 6 (Şekil 7.4)

Şekil 7.4 – Beta Dağılım

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

Paylaşın:

Proje Yönetiminde Test/Ürün Değerlendirme (Testing/Product Evaluations)

PMBOK® Guide 6’da Kalite Kontrol sürecine yeni eklenmiş bir tekniktir.

Test ve değerlendirmeler, ürün, servis ya da sonucun tasarıma uygunluğunu, tasarıma uygun ürünün gerekli özelliklere sahip olup olmadığını ve gerekli özelliklere sahip ürünün kullanım gereksinimlerini karşılayıp karşılamadığını değerlendirmek için yapılır.

Testler, objektif sonuç üreten, organize yapılandırılmış  araştırmalardır. Ürün ya da servisin gereksinimleri karşılayıp karşılamadığını anlamak, hataları ve kusurları bulmak için yapılır. için yapılır. 

Testler, projenin doğasına, zaman, bütçe ve diğer kısıtlara bağlı kalarak proje kalite planında yer alan her gereksinime yönelik olarak tip, miktar ve  boyut olarak farklılık gösterir.

Testler proje süresince proje bileşenleri tamamlandıkça yapılır, proje sonunda nihai teslimatlar için yapılır.

Erken test yapma uygunsuzluk problemlerinin erken fark edilmesini ve uygunsuzluk maliyetlerini düşürmeyi sağlar.

Farklı uygulama alanları farklı testler gerektirir;

  • Yazılım projelerinde birim testleri, entegrasyon testleri, black-box, white-box, arayüz testleri, Alfa-beta testleri vb.
  • İnşaat projelerinde çimento mukavemet testi, beton işlenebilirlik testleri, Zemin testleri
  • Donanım geliştirmede çevresel stress izleme, dayanıklılık testi, system testi vb. sayılabilir.

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

Paylaşın:

Proje Yönetiminde Test ve Tetkikler

PMBOK® Guide 6’da Kalite Yönetiminin Planlanması sürecine yeni eklenmiş bir tekniktir.

Proje Yöneticisi ve proje ekibi, planlama sürecinde ürün, teslimat ya da sürecin uygunluğunun ve performansının paydaş beklentilerini karşılayıp karşılamadığını belirlemelidirler.

Testler ve tetkikler sektör özelinde farklılıklar gösterebilir;

  • Yazılım projelerinde alfa ve beta testleri
  • İnşaat projelerinde dayanıklılık testleri
  • Üretimde tetkikler,
  • Mühendislikte alan veya hasarsız deneyler vb.

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

Paylaşın:

Proje Yönetiminde Tehditlere Yönelik Stratejiler (Strategies for threats)

Gerçekleşmesi durumunda proje hedeflerini olumsuz etkileyebilecek tehditler ya da risklere yönelik stratejilerdir. Uygun strateji, riskin gerçekleşme olasılığı ve etkisine uygun olarak seçilmelidir. Kaçınma ve azaltma stratejileri genellikle yüksek etkili kritik risklere; devir ve kabul etme ise daha az kritik ve düşük etkisi olan tehditlere uygun stratejilerdir.

PMBOK® Guide 6’da, Risk Yanıtlarının Planlanması sürecinde yer alan teknik 5 stratejiden bahseder;

  • Yukarıya Aktarma – PMBOK® Guide 6’da yer alan yeni bir maddedir. Proje ekibinin veya sponsorun fark ettiği fırsat proje kapsamının dışındaysa veya önerilen yanıt stratejisi Proje Yöneticisinin yetki sınırını aşıyorsa tercih edilir. Yukarıya Aktarma, proje seviyesinde değil, program, portföy veya organizasyonun diğer yönetim seviyelerinde yönetilir. Proje Yöneticisi, tehdit ile ilgili kişi ya da grubu bilgilendirir, detayların iletişimini sağlar. Tehditler genellikle etkiledikleri yönetim seviyesine taşınırlar. Önemli olan yukarıya aktarılan tehditlerin ilgili kişi ya da grup tarafından kabul edilmesidir. Yukarıya aktarılan tehditler, risk kayıtlarına eklenir ancak proje ekibi tarafından takip edilmeyebilir.
  • Kaçınma – Proje ekibinin tehdidi ortadan kaldırmaya veya projeyi tehdidin etkisinden korumaya yönelik kullandığı stratejidir. Bu stratejide, proje yönetimi planı, tehdidi tamamen devre dışı bırakacak şekilde değiştirilir. Proje yöneticisi, proje hedeflerini riskin etkisinden yalıtma ya da hedefi değiştirme yollarını izleyebilir. Örneğin, zaman çizelgesinin uzatılması, stratejinin değiştirilmesi ya da kapsamın azaltılması En radikal kaçınma stratejisi, projeyi tamamen durdurmaktır. Projenin erken safhalarında ortaya çıkan bazı risklerden, gereksinimler netleştirilerek, bilgi edinilerek, iletişim iyileştirilerek ya da uzmanlık bilgisi ile kaçınılabilir.
  • Devir – Proje ekibinin tehdidin olumsuz etkisinin bir kısmını ya da tamamını, yanıtın sahipliğiyle birlikte üçüncü bir tarafa aktarmasıdır. Riski devretmek, riski ortadan kaldırmayıp, sadece riskin yönetilmesi sorumluluğunun başka bir tarafa devredilmesini sağlar. Devir, riskin sonraki bir projeye ya da başka bir kişiye bilgisi ya da onayı olamadan devrederek riski reddetme anlamına gelmez. Risk devri, çoğunlukla riski üstlenen tarafa bir bedel ödenmesini gerektirir. Örneğin sigorta, teminat mektupları, ve garantiler sayılabilir. Belirlenmiş riskler için yükümlülüğü devretmek amacıyla sözleşmeler veya anlaşmalar yapılabilir. Örneğin, alıcı, satıcının sahip olmadığı bazı yeteneklere sahipse, çalışmaların bir kısmını ve bunlara paralel riskleri sözleşmeyle yeniden alıcıya devretmek tedbirli bir davranış olabilir.
  • Azaltma – Proje ekibinin bir risk olasılığını veya etkisini azaltmaya yönelik tercih edebileceği stratejidir. Olumsuz bir risk olasılığını ve/veya etkisini azaltarak kabul edilebilir eşik sınırlarının içine çekmek anlamına gelir. Projede gerçekleşebilecek bir riskin olasılığını ve/ veya etkisini azaltmak için erken bir aşamada eylemde bulunmak, genellikle, risk gerçekleştikten sonra oluşan hasarı onarmaya çalışmaktan daha etkindir. Örneğin, daha az karmaşık süreçler benimsemek, daha çok test yapmak ya da iyi bir tedarikçi seçmek. Riski azaltma, bir prototipin geliştirilmesini gerektirebilir. Böylece, bir süreç ya da ürünün küçük ölçekli modelinden daha büyük ölçekli çalışmalara geçmenin riski azaltılabilir. Olasılığı azaltmanın mümkün olmadığı durumlarda etkiyi belirleyen bağlantılara odaklanılır. Örneğin, bir sistemi yedekli bir şekilde tasarlamak.
  • Kabul etme – Proje ekibinin riski kabullenip, risk meydana gelmedikçe herhangi bir eylemde bulunmamaya karar verdiği stratejidir.  Kabul etme stratejisi tercih edilmişse, proje ekibinin bu riskle başa çıkmak için proje yönetimi planını değiştirmemeye karar vermesi ya da başka bir uygun yanıt stratejisi belirleyememiş olduğu düşünülür. Bu strateji ya pasif ya da aktif olarak uygulanır. Pasif kabul, stratejiyi belgelemek dışında hiçbir eylem gerektirmez, böylece proje ekibi riskleri ortaya çıktıkça ele almak ve tehdidin önemli ölçüde değişmemesi için zaman zaman tehdidi gözden geçirmek zorunda kalır. En yaygın aktif kabul stratejisi, riskle başa çıkmaya yönelik zaman, para ya da kaynak tutarları içeren beklenmedik durum yedekleri oluşturmaktır.

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

 

Paylaşın:

Proje Yönetiminde Genel Proje Risklerine Karşı Stratejiler (Strategies For Overall Project Risk)

PMBOK® Guide 6’da, Risk Yanıtlarının Planlanması sürecinin araç ve tekniklerine eklenen Genel Proje Risklerine Karşı Stratejiler, sadece bağımsız risklere değil projeyi genel olarak ilgilendiren risklere karşı yapılabilecekleri açıklamaktadır.

Kaçınma – Genel proje riski, ciddi anlamda negatif ve risk eşiklerinin dışındaysa uygulanmalıdır. Belirsizliğin negatif etkileri düşürülerek projenin kabul eşiklerine geri dönmesine çalışılır. Örneğin, yüksek riskli bileşenler proje kapsamından çıkarılabilir. Proje, risk eşiklerine geri çekilemiyorsa proje iptal edilebilir. Bu durum tüm projeyi tehdit eden durumun Kabul edilemez olduğunu gösterir.

Yaralanma – Genel proje riski, ciddi anlamda pozitif ve risk eşiklerinin dışındaysa uygulanmalıdır. Belirsizliğin pozitif etkilerinin tüm proje için elde edilmesine çalışılır. Örneğin tüm paydaşlara fayda sağlayacak bileşenlerin kapsama eklenmesi. Alternatif olarak paydaşların onayı ile risk eşikleri yenilenerek, fırsatların elde edilmesi sağlanabilir.

Transfer/Paylaşma – Genel proje riski yüksek fakat şirket yönetmekte zorlanıyorsa başka bir firma şirket nezdinde riski yönetebilir. Risk negatif ise yapılacak transfer karşılığı bir bedel ödenir. Risk pozitif ise faydalar paylaşılır. Ortaklıklar, dış kaynak tutmak örnek olarak verilebilir.

Azaltma/İyileştirme – Genel proje riskinin seviyesini değiştirilerek proje hedeflerini başarma olasılığını artırılmaya çalışılır. Genel proje riski negatifse Azaltma, pozitifse İyileştirme yapılır. Projeyi yeniden planlamak, kapsamı değiştirmek, proje önceliğini yeniden ele almak, kaynak dağılımlarını değiştirmek, teslimat sürelerini yeniden ayarlamak örnek olarak verilebilir.  

Kabullenme – Genel proje risklerine, kabul edilmiş risk eşiklerini geçene kadar müdahale edilmez. Aktif ya da pasif kabullenme olabilir. Aktif kabullenmede zaman, maliyet ve kaynaklar ile ilgili rezervler ayrılır. Pasif kabullenmede genel proje riski düzenli olarak gözden geçirilerek değişiklik olup olmadığı izlenir.

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

 

Paylaşın:

Proje Risk Yönetiminde Fırsat Stratejileri (Strategies for opportunities)

PMBOK® Guide 6’da Riske Yanıt Geliştirme sürecinde yer alan “Fırsat Stratejileri” , proje hedeflerini olumlu yönde etkileme potansiyeli olan risklere ilişkin kullanılmak üzere önerilmektedir.

Beş adet stratejiden bahsedilmektedir; Yukarıya Aktarma, yararlanma, paylaşma, geliştirme ve kabul etme.

  • Yukarıya Aktarma –PMBOK® Guide 6’da yer alan yeni bir maddedir. Proje ekibinin veya sponsorun fark ettiği fırsat proje kapsamının dışındaysa veya önerilen yanıt stratejisi Proje Yöneticisinin yetki sınırını aşıyorsa tercih edilir. Yukarıya Aktarma, proje seviyesinde değil, program, portföy veya organizasyonun diğer yönetim seviyelerinde yönetilir. Proje Yöneticisi, fırsat ile ilgili kişi ya da grubu bilgilendirir ve detayların iletişimini sağlar. Fırsatlar genellikle etkiledikleri yönetim seviyesine taşınırlar. Önemli olan yukarıya aktarılan fırsatların ilgili kişi ya da grup tarafından kabul edilmesidir. Yukarıya aktarılan fırsatlar, risk kayıtlarına eklenir ancak proje ekibi tarafından takip edilmeyebilir.
  • Yararlanma – Organizasyonun yüksek öncelikli olarak gördüğü ve gerçekleştirilmesinin %100 garanti altına alınmasının istendiği stratejilerdir.  Örneğin en yetenekli çalışanların süresinin kısaltılması istenen projeye aktarılması, maliyeti düşürmek için yeni teknoloji kullanılması vb.
  • Geliştirme – Bir fırsatın olasılığını ve/veya olumlu etkilerini arttırmak için kullanılır. Erken geliştirme aksiyonları, fırsat ortaya çıktıktan sonra iyileştirme çalışmaları yapmaktan daha etkilidir. Olumlu etkide bulunan bu risklerin başlıca sebeplerini belirlemek  ve odaklanmak gerçekleşme olasılığını artırır. Eğer olasılık artırılamıyorsa sonucun etkileri ve fayda artırılmaya çalışılır. Örneğin daha fazla kaynak ekleyerek süreyi kısaltmak vb.
  • Paylaşma – Fırsatın sahipliğinin bir kısmını ya da tamamını, fırsattan en iyi şekilde yararlanacak bir üçüncü tarafa devretmektir. Dikkat edilmesi gereken, fırsatı istenilen düzeyde sağlayacak doğru tarafın seçilmesidir. Yatırım riskinin yabancı ortakla paylaşılması vb. Risk paylaşımı, karşı tarafa belirli bir ödeme yapılmasını gerektirebilir. Örneğin sigorta şirketi vb.
  • Kabul etme – Bir fırsatı kabul etmek, ortaya çıkarsa bu fırsattan yararlanmaya istekli olmak, ama aktif olarak fırsatın peşinden koşmamak anlamına gelir. Düşük fırsat içeren durumlarda, daha maliyet etkin yöntemler olduğunda tercih edilir. Kabul etme aktif ya da pasif olabilir;
    • Aktif Kabullenme – Zaman, maliyet ve kaynaklar konusunda Beklenmedik Durum Yedekleri ayırılır.
    • Pasif Kabullenme – Düzenli gözden geçirmeler yapılarak fırsat izlenir.

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

Paylaşın:

Proje Yönetiminde Kaynak Seçim Kriterleri (Source Selection Criteria)

PMBOK® Guide 6’da alıcıların, verilen teklifler içerisinden en kaliteliyi seçilebilmesi için belirlenen kriterler olarak tanımlanıyor.

Kaynak seçim kriterleri çoğunlukla tedarik belgelerinde bulunan nesnel ya da öznel değerlerdir. Bu kriterler satıcıların teknik tekliflerini derecelendirmek ya da puanlamak için geliştirilir.  

Seçim kriterleri, tedarik edilecek ürün, hizmet ya da servisin, çok sayıda kabul edilebilir satıcıdan kolaylıkla edinilebileceği durumlarda sadece satın alma fiyatından ibaret olabilir. Satın alma fiyatını, bu bağlamda, tedarik kaleminin ücretinin yanı sıra teslimat ücreti gibi ikincil harcamaların tümünü içerir.

Daha karmaşık ürünlerin, hizmetlerin ya da sonuçların değerlendirilmesinin gerekli olduğu durumlarda başka seçim kriterleri tanımlanabilir, belgelenebilir.

Bu kriterlerden bazıları şunlardır:

  • Kapasite ve Yeterlilik – Satıcının teknik teklifi, tedarik çalışma bildirimini ne derecede karşılıyor?
  • Ürün maliyeti ve yaşam döngüsü maliyeti – Seçilen satıcı en düşük maliyeti
  • (satın alma maliyeti artı işletme maliyeti) sağlayacak mı?
  • Teslim tarihi – Seçilen satıcı tedarik çalışma bildirimine uygun teslim tarihi taahhüdü veriyor mu?
  • Teknik Uzmanlık ve Yaklaşım – Satıcı ihtiyaç duyulan teknik becerilere ve bilgilere sahip mi?
  • Konu ile ilgili spesifik uzmanlık – Seçilen satıcı konu ile ilgili teknik uzmanlığa ve yaklaşıma sahip mi?
  • Önerilen yaklaşıma ve çalışma bildirimine uygun iş planı konusunda yeterlilik – Satıcının teklif ettiği teknik metodolojiler, teknikler, çözümler ve hizmetler, tedarik belgelerinde yer alan gereksinimleri karşılıyor mu ya da bunların beklenen sonuçlardan daha fazlasını ya da azını sağlaması olası mı?
  • Kilit personel nitelikleri, uygunluk ve yetkinliği – Satıcı, gereksinimleri karşılayacak nitelikte personele sahip midir?
  • Firmanın finansal durumu – Satıcı gerekli mali kaynaklara sahip mi?
  • Yönetim deneyimi – Satıcı projenin başarısını sağlayacak yönetim deneyimine sahip midir?
  • Eğitim vb. bilgi transferine uygunluğu – Satıcı, satış sonrası eğitim vb. bilgi transferi sağlama kapasitesine sahip midir?

PMBOK® Guide 5’te ise farklı başlıklarda detaylı açıklamalar mevcut. Bu açıklamalar yeni kitapta kaldırılmasına rağmen önemlidir;

  • Risk – Seçilen satıcı riskleri üstleniyor mu? Hangi riskleri üstleniyor?
  • Garanti – Satıcı, nihai ürün için garanti veriyor mu ve ne kadar bir süre için geçerli?
  • Üretim kapasitesi ve ilgi – Satıcının, gelecekteki potansiyel gereksinimleri yerine getirecek kapasitesi var mı ve bu konuda çalışmalar yapıyor mu?
  • Şirketin büyüklüğü ve türü – Satıcının şirket büyüklüğü ve türü gereksinimleri karşılamaya uygun mu?
  • Satıcıların geçmişteki performansları – Seçilen satıcıların geçmişte benzer deneyimleri var mıdır?
  • Referanslar – Satıcı, daha önceki müşterilerinden, iş deneyimini ve sözleşme hükümlerine uyduğunu doğrulayan referanslar sunabiliyor mu?
  • Fikri mülkiyet hakları – Satıcının fikri mülkiyet hakları konusunda talepleri var mı?
  • Tescil hakları – Satıcının tescil hakları konusunda talepleri var mı?

Uluslararası projelerde, değerlendirme kriteri “yerel içerik” gerektirebilir. Örneğin Almanya’da Alman işçi çalıştırmak gibi.

Kriterler, sayı, sembol ve renkler ile gösterilerek satıcının ilgili kriteri karşılayıp karşılamadığı gösterilebilir.

Teklif Değerlendirmelerde Ağırlıklandırılmış Skorlama Modelleri kullanılabilir.

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

Paylaşın:

Proje Yönetiminde Zaman Çizelgesi Ağ Analizi (Schedule Network Analysis)

PMBOK® Guide 6’da, proje zaman çizelgesi aktivitelerinin erken ve geç başlangıç ve erken ve geç bitiş tarihlerini belirleme tekniği olarak tanımlanmaktadır.

Zaman Çizelgesinin Geliştirilmesi sürecinde proje aktivitelerinin erken ve geç başlangıç ve bitiş zamanlarını hesaplamak için kritik yol metodu (Videolu anlatım  Bölüm 1 – Bölüm 2 , kritik zincir metodu, varsayım analizi, simulasyonlar ve kaynak optimizasyonu gibi çeşitli analitik teknikler kullanılır.

Bunlara ek olarak;

  • Proje hedefine yönelik birden fazla yol olduğunda zamansal gecikme yaşama olasılığını azaltmak için ihtiyaç duyulan rezervlerin belirlenmesi,
  • Kritik Yol üzerinde yüksek riskli aktivitelerin olup olmadığını değerlendirmek, gerekli yanıt planlarını üretebilmek için kullanılır.

Zaman Çizelgesi Ağ Analizi, proje süresince, geri kalan işler için sürekli yapılarak, uygun zaman çizelgesi modeli geliştirilmeye çalışılır.

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

Paylaşın:

Projelerde Zaman Çizelgesi Sıkıştırma (Schedule Compression)

Çoğu proje zaman kısıtı altında başlar. Planlama esnasında bu kısıtlara uyulmaya çalışılırken, proje ilerledikçe geri kalan işlerin hızlandırılması, kalan sürede gerçekleştirilmesi gerekir.

Proje Zaman Çizelgesini Sıkıştırmak hangi durumlarda gerekebilir;

  • Gerçekçi olmayan tamamlanma süreleri ve planlar
  • Kaynaklar beklenen performansı gösteremediğinde
  • Öngörülmeyen riskler ve problemlerle karşılaşıldığında
  • Emir-demir ilişkisiyle gelen ek kapsam, kısıt vb. durumlarda
  • Yeni bir fırsat ortaya çıktığında
  • Müşterinin daha erken sonuç istemesi
  • Aynı anda birden fazla proje ve iş ile uğraşıldığında

Bu tip durumlarda Proje Yöneticisi, öncelikle Kritik Yol’a odaklanarak Zaman Çizelgesini sıkıştırmaya odaklanır. Kritik Yol ile ilgili Videolu açıklama için: Bölüm 1Bölüm 2

PMBOK® Guide 6’da, mevcut kısıtlar altında, proje kapsamını azaltmadan projeyi hızlandırmak veya zaman çizelgesi süresini kısaltmak için kullanılan tekniklere verilen addır.

Zaman Çizelgesinin Geliştirilmesi sürecinde iki teknikten bahsediliyor. PMP sınavına gireceklerin bu teknikleri birbirine karıştırmamaları önemlidir;

Kaynak Yükleme – Aktivitelere kaynak(lar) ekleyerek  proje süresini kısaltmak için kullanılan bir tekniğe verilen addır. Kaynak yüklemeye örnek olarak;

  • Fazla mesai
  • İç veya dış, ilave kaynak almak
  • Kritik yol üzerindeki aktivitelerin teslimatını hızlandırmak için ödüllendirme (personel veya dış kaynağa) yapmak sayılabilir.

Unutulmaması gereken, kaynak yükleme, kritik yol üzerindeki aktiviteler için işe yarar. Atanan kaynakların müsait, yetenek ve beceri seviyelerinin uygun olduğu varsayılır. Birden fazla işle çalışan kaynaklarda fazla yüklenme, fazla kaynağı kontrol problemleri yaşanabilir. Kaynak yükleme her zaman geçerli bir alternatif üretmeyebilir, riskleri ve/veya maliyetleri artırması mümükündür.

Paralel Çalışma – Aktiviteler arasındaki bağlantıların değiştirilmesi, bir aktivitenin diğer aktivite ile paralel hale getirilmesi ile sürenin kısaltılmasını sağlayan tekniktir. Örneğin yazılımın tamamlanmasını beklemeden testlere başlanabiliyorsa, süre kısalacaktır.

Paralel çalışma, yeniden çalışma, artan kalite riski ve maliyetler ile sonuçlanabilir. Paralel çalışma ancak aktiviteler arasındaki bağlantılarda mantıken bir problem yoksa işe yarayacaktır.

Zaman Çizelgesinin Kontrolü sürecinde, zaman çizelgesi sıkıştırma teknikleri, projede henüz gerçekleştirilmemiş aktivitelerin, plana uygunluğunu sağlamak için kullanılabilir.

aaa

Aralarındaki Farklar

  • Paralel Çalışma’da yeniden planlama yapılır, Kaynak Yükleme’de ek kaynak atanır.
  • Paralel Çalışma’da ek maliyet yoktur, Kaynak Yükleme’de ek maliyet vardır.
  • Paralel Çalışma’da riskler artar, Kaynak Yükleme’de önemi ölçüde risk artışı yaşanmaz.

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

 

Paylaşın:

Proje Yönetiminde Yaklaşan Dalga Planlaması (Rolling Wave Planning)

Proje Yönetiminde Yaklaşan Dalga Planlaması (Rolling Wave Planning), projeyi planlayacak yeterli detayın olmadığı, belirsizliğin yüksek olduğu durumlarda, uzun vadeli işlerin genel, yakın vadeli işlerin detaylı olarak planlandığı tekrara dayalı planlama tekniğidir.

Ayrıştırma (Decomposition), proje kapsamı ve proje teslimatlarını daha küçük, daha yönetilebilir bileşenlere bölmek için kullanılan bir tekniktir. Ayrıştırma uzak gelecekteki teslimat ya da alt bileşenler için yapılamayabilir. Proje Yönetimi Ekibi, teslimat ya da alt bileşen ile ilgili detayların netleşmesi sonrasında İş Kırılım Yapısının detaylarını geliştirir. Bu tekniğe Yaklaşan Dalga Planlaması adı verilir.

PMBOK® Guide 6’da Proje Zaman Yönetimi konusunda gelecekteki eğilimlere ve çevik yöntemlere baktığımızda İş Listesine (backlog) dayalı yinelenen programlamanın (iterative scheduling),Yaklaşan Dalga Planlamasının bir formu olarak uyarlanabilir yaşam döngülerinde (örneğin ürün geliştirmede çevik yaklaşım vb.) kullanıldığı belirtiliyor. Bu yaklaşımda, gereksinimler, Kullanıcı Hikayeleri şeklinde toplanıp, önceliklendiriliyor, belirli zaman aralıklarında geliştirmeler ve gözden geçirmeler yapılıyor. Böylelikle geliştirme yaşam döngüsünde yeni istekler, değişiklikler giderek netleşiyor ve hayata geçirilebiliyor.

PMBOK® Guide 6’da Zaman Çizelgesi Yönetiminin Planlanmasın sürecinde Veri analizi başlığı altında veri tekniği analizi olarak, Alternatif Analizi ile sınırlı kalmamak kaydıyla kullanılabileceği belirtiliyor. Alternatif Analizi, hangi zaman çizelgesi metodolojisinin kullanılacağını veya farklı metodların nasıl bir arada kullanılabileceğini içerir. Aynı zamanda zaman çizelgesinin hangi detayda olması gerektiğini ve Yaklaşan Dalga Planlamasının hangi sıklıkta, dönemlerde yapılacağını, gözden geçirleceğini, güncelleneceğini belirlemekte kullanılır. Zaman çizelgesini yönetmek için gerekli detay seviyesi ile bu seviyeyi güncel tutmak için gerekli olan sürenin dengelenmesinin her proje için belirlenmesi gerektiği belirtiliyor.

PMBOK® Guide 6’da  Aktivitelerin Tanımlanması sürecinde yinelenen planlama tekniği olarak, yakın dönemde gerçekleştirilecek işlerin detaylandırılması olarak tanımlanıyor. Aşamalı Olgunlaşma kapsamında, çevik ve şelale yaklaşımlarında iş paketlerine, planlama paketlerine ve sürüm planlamada kullanılabileceği belirtiliyor.

Proje Yaşam Döngüsünde yer alan işler, bulundukları noktaya göre gerekli detay seviyesinde ele alınmalıdır. Stratejik Planlamanın erken dönemlerinde bilgi az olabilir, sadece iş paketleri seviyesinde kalınır. Proje ilerledikçe bilgi artar, iş paketleri aktivitelere dönüştürülür.  

Son olarak, Yaklaşan Dalga Planlaması sonucunda ortaya çıkan aktiviteler, Aktivitelerin Tanımlanması sürecinin çıktısı olan Aktivite Listesinde yer alır.

Beni şaşırtan bir konu, Yaklaşan Dalga Planlamasının kapsam, maliyet, kaynak ve kalite konularında önerilmemesidir. 

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

 

 

Paylaşın: