Korkusuzlardan korkmak

Risk almanın dozunu kaçıranlara “korkusuzlar” diyebilirsiniz. Fakat risklerin farkında olmasına rağmen böylece gözü kapalı, körü körüne üstüne gidilmesi tabiki doğru değildir. Bazı çalışanlar gerek üst yönetinin gözüne girmek gerekse kısa yoldan sonuca ulaşabilmek için haberli ya da habersiz ciddi risklere atılabilirler. Risk ile ilgili sonuçları yeterince değerlendirmedikleri için kötü sonuçların yaratacağı sıkıntıları görmezden gelirler ya da gerçekten göremezler.

Bilerek risk almayı en çok içki, sigara kullananlar ve özellikle İstanbul trafiğinde hız yapanlar çok iyi bilirler. Ama sözüm burada onlara değil. Özellikle işyerinizde beraber çalıştığınız arkadaşlarınız ya da astlarınız ciddi riskler alıyor olabilirler. Önemli olan bunları farkedebilmek ve önleyici yada düzeltici önlemleri alabilmektir.

Peki bu durumda karşınızdakilerin ciddi bir risk alıp almadıklarını nasıl anlayacaksınız?

1. Kişinin yapacağı işi ya da projeyi adım adım planlayıp planlamadığını, detayları düşünüp düşünmediğini tartmanız gerekir. Yapılacaklar içerisinde süresi, maliyeti vb. belirsizlik içerenler olup olmadığını, özellikle proje ya da işin tamamlanma başarısını birebir etkileyecek riskler olup olmadığını sorgulamanız gerekir.

2. Yapılan plan üzerinde konuşmak ve tartışmak. Hemen hemen her yapılacak şeyin tam anlamıyla düşünülüp düşünülmediğini irdelemekte fayda vardır. Üstünkörü yazılmış bir madde düşünülenden çok fazla zaman ve bütçe kaybına neden olabilir. Özellikle işlerin yapılma sırasında tasarlanmış olması kontrolü kolaylaştıracaktır. Eğer bir şirket içindeyseniz MS Project gibi proje yönetimi yazılımlarının kullanımı yada Visio gibi akış diyagramı hazırlamaya yardımcı programlar kullanılması olası risklerin görülmesini kolaylaştıracaktır.

Küçük öneri: Hazırlnan proje planlarında tehlikeli ya da riskli aktiviteler kırmızı şimşek yada kurukafa ile işaretlendiğinde daha çok ilgi çekmektedir.

3. Bir işin riskli olup olmadığını anlamak iyice dinlemekten geçer. Peşinen “hayır” dediğinizde ya işin geri kalanını öğrenemezsiniz ya da size doğru aktarılmasını engellemiş olursunuz. Bu yüzden yapılacak her işin mutlaka doğru yapılabilmesi için gerekli alternatifleri düşünebilmeniz ve önerebilmeniz çok faydalı olacaktır. Örneğin yöneticinizi sizden bu işi 2 ay erken bitirmenizi istiyorsa “kesinlikle olmaz” demek yerine “2 ay içerisinde bitirmek için gerekli olan 4 kişiyi bir an önce işe almamız ve bununla ilgili bütçeyi onaylamanız gerekmektedir.” gibi yapıcı bir cevap verebilmelisiniz.

Bu son ipucu her zaman işe yarar.

Eğer bu dediklerimin hiç biri işe yaramaz ve riskleri göremezseniz ve proje/iş yatarsa yapacak bir şey yok demektir. Atalarımızın dediği gibi “At ölmüştür, deh demenin anlamı yoktur”.

Siz “korkusuzluğu” gözü kapalı iş yapmak değil “korkusuzca sormak ve değerlendirmek” olarak düşünün ve uygulamaya çalışın.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 × 3 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.