Saçma sapan toplantılarda boğulmak

Bazen kendinizi ne konuşulduğuunu anlamadığınız, herkesin başka telden çaldığı bir toplantının ortasında buluverirsiniz. Her kafadan bir ses çıkmaktadır, fikirler ortada uçuşmakta, bazıları sıkıldığını belli etmekte bazıları hayal dünyasındadırlar. İşin kötüsü bu tip toplantılar bir sonra yapılacak hayati toplantılar içinde kötü emsal olurlar ve kişilerde önyargı oluşmasına sebep olurlar.

Geçmişimde işim gereği çok toplantı yapmam gereksede toplantılardan hiç hoşlanmadım.Düzenli toplantılarımdan da benimle beraber çalışan arkadaşlarım hoşlanmazlardı çünkü yapılan-yapılacak(done-to do) gündemi çokta keyifli sayılmazdı.  Şimdi bu konuda eğitimler verip, tavsiyelerde bulunsamda hala “aptal toplantı” girdabına çoğunlukla yakalanıyorum. Aslında rayından çıkan toplantıyı tekrar rayına oturtmak için yapılacak birkaç küçük hareket var ama gerçekten sizde kendinizi geyik ortamına kaptırabiliyor, kafanızdaki diğer işlerin ya da tilkilerin baskısı ile ortamdan uzaklaşabiliyorsunuz.

Belkide toplantıyı bozan ya da konuyu saptıran şeylere karşı acımasız olmak gerekiyor. İnsanların saçma sapan şeyler ya da detaylarla hiç üşenmeden uğraşmasını ve zaman harcamasını sert bir şekilde kesmek gerekiyor. Gereksiz konuşma ve bilgilerin kaybettireceği zaman vb. konulardaki zararı kendileri düşünemiyorlarsa söylemek gerekiyor belkide. Toplantıda zamanı boşa harcayan yaşamındaki zamanıda boşa harcamaz mı?

Benim kişisel hatam bu tip konularda kişileri üzmemek adına yeterince sert ya da imalı çıkışlar yapmamamdı diye düşünmeye başladım. Çünkü toplantıda ve başkalarının önünde kişilere karşı ters bir şey söylemek ya da davranmak onlarda ciddi hasarlar oluşturabilir ve sonrasında daha büyük zararlara sebep olabilir. Eminim herkes kendi söylediklerine diğerlerinin önem vermesini istiyor ama objektif olarak bunu herkesi ilgilendiren bir ortak paydada yapamadığında özel zamana kaydırmasını gerektiğini bilmesi çok önemli. Ve eğer bir toplantı amacına uygun ilerlemiyor ise herkesin faydası adına birisinin diğerlerini hedefe yönelik konuşmaya yönlendirmesi gerekiyor.

Yine beni sıkan şeylerden birisi, organize edilen toplantıda aynı konuları sürekli tekrarlıyor ve konuşuyor olmak. Eğer 3 kereden fazladır aynı konuyu konuşuyor iseniz toplantıya katılanları ve yapılan işi tekrar değerlendirmelisiniz. Ya kimse sizi takmıyor, ya beceremiyorlar ya da anlamıyorlardır. Birisinin bir şeyi anlayıp anlamadığının kontrolü “tekrarlamadan” geçsede bu tekrarlama sayısı belirli bir oranı geçip hiç bir şeyi değiştirmediğinde saçma bir hal alır.

Bir toplantı sonrasında kişierin yapacakları ortaya çıkar. Bunlar bir sonraki toplantının gündemini oluşturur. Bir sonraki toplantıda yine aynı gündem tekrar ediyorsa şirket içinde “patinaj” yapılıyor demektir. Yani hem kötü koku çıkmakta hem de tekerlek eskimektedir. İşte bu noktada toplatıya katılanların samimiyeti ve toplantı yönetim becerisi ön plana çıkar.

Yine hoşuma gitmeyen diğer bir nokta ise toplantıların havada kaldığı durumlardır. Tecrübelerimden hareketle genellikle toplantıya katılanların nitelikleri doğrultusunda diğer katılımcılar ya doğru söyleyemezler ya da doğru söylemek ihtiyacı duymazlar. Bu yüzden bir çok şey konuşulmasına rağmen ortada bir şey yoktur aslında. Bazı yöneticiler her ne kadar sizin doğruyu söylemeniz konusunda cesaretlendirselerde gerek duygusal, gerek politik gerekse kişisel açıdan kendilerine yönelik negatif şeyler duymak istemezler. Bunu yüksek sesle söyleyemezler ama bilmenizi sağlarlar. Eğer “kral çıplak” derseniz sonuçlarını bu noktada iyi değerlendirmeniz gerekir.

İyi toplantılar

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 × 5 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.