Yaşamak

Biz sürekli yaşamı değiştirmeye çalışırız, tabi yaşamda bizi değiştirir. Biz yaşamımızı istediğimiz gibi değiştiremezsek mutsuz oluruz, yaşam bizi istediği gibi değiştiremezse de uyumsuz oluruz.

Geçen gün bir söz gözüme ilişti sanırım şöyleydi “yaşam değiştirmeye çalışıp ta değiştiremeyip katlandığımız şeydir” gibi bir şeydi.

Eğitim, kitap okuma, üretim yapma, kavga etme, dost edinme, politik görüş edinme… bunlar yaşamı değiştirmek için yaptığımız şeylerdendir.

Öğrenme, yeni bakış açıları kazanma, birilerinden etkilenme, kızma, ruh sağlığımızın bozulması… bunlar da yaşamın bizi değiştirdiğinin belirtileridir.

Bazen yaşamı değiştiremediğimizi düşünürüz, bazen de tutuculuk, inatçılık, dediğim dediklik yaparak yaşamın bizi değiştirmesine izin vermeyiz. Bunu bazen onurlu bir davranış olarak görürüz, değişenleri kınarız, umutsuzluğa düşeriz, böbürleniriz… Aslında gerçek ne tam değişmek nede değiştirmektir. Aslında bunların karşılıklı bir etkileşimdir yaşam.

Oysa bunlardan çok farklıdır olay. Asıl iş yaşamı yönetebilmektir. Yaşamı yönetmek, yaşamını yönetmek. Bilginle, kültürünle, deneyiminle, gönlünle, ustalığınla, bilincinle bir bütün oluşturmak, bunları eşgüdümleyip, büyük bir güç oluşturmak.

“Yaşam yönetimi”, kişinin gerçek gücünü bildi­ği, hedeflerini seçtiği, kendi yapabilecekleri ile yapması gerekenleri doğru yerde, doğru zamanda bu­luşturduğu büyük bir özyönetim ustalığı. Kendisi ve çevre şartları arasındaki doğru ilişki yöntemini belirleyip bununla ilgili plan, program, uygulama ve değerlendirmeyi en iyi şekilde yapabilmektir.

Kimseyi teslim almadan kimseye teslim olmadan ilişki sağlayabilmektir.

Kimseyi üzmeden kırmadan, kimseye kendini üzdürmeden kırdırmadan ilişki kurabilmektir.

Önce kendini sonra tüm her şeyi eleştirel bir bakış açısıyla görebilmektir.

 Doğruyu arayıp bulmak ve ondan vazgeçmemektir.


İnsanı, dünyayı, yaşamı, başarıyı, başarısızlığı doğru algılayan bir bilince sahip olma. Ne olduğunu, ne olmadığını bilme. Ne olacağını, ne olmayacağını doğru kestirme, sezme becerisidir. Olmak istediğine yönelen kararlı bir irade. Yaşamın iniş çıkışlarına göğüs gerecek bir da­yanıklılık.


“Yaşam yönetimi”,
bütün bunların olumlu bir bütünleşmesi.

Bu kararlı iradeyi sürdürecek azim ve sebat.

Ağlamak yerine düşünmek. Beklemek yerine harekete geçmek.

Sızlanmak yerine silkinmek.

Eleştirip, yakınmak yerine yapıcılık.

Dünün, yarının yerine bugünü koymak.

Sanırımın, belkinin yerine kesinlikleyi getirmek.

Kim? diye soracağına, ben diyebilmek.

“Yaşam yönetimi”ni başarmak…

Yaşamı biz mi değiştiririz?Yaşam mı bizi değiştirir? Bu YAŞAMI biz mi değiştirir, YAŞAM mi bizi değiştirir?

Yönetebilirsek, yaşamı  biz değiştiririz.

Yönetemezsek, yaşam  bizi önüne katar ve sü­rükler.

Belki de öğrettiğim ve öğrenmem gereken en önemli şey budur.

 

SİLOPYA

İ. GÜL ÖĞRE-TMEN / NEN / NEN

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eight + sixteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.