Yöneticilerin kulağına küpe…

Öneriler, uyarılar bitmez tabiki. Burada sizlerle paylaştıklarım kitaplardaki teorik bilgiler değil %100 gerçek yaşanmışlıklara dayalı bilgiler. Eminim hepinizin karşısına bir gün bir şekilde çıkacaklar. Eğer ben bunları aşalı çok oldu diye düşünüyorsanız en azından işine yarayabilecek birilerine önerebilirsiniz.

1. Çalıştığınız yerde “Ben” olmaktan çıkıp “Biz” olmayı öğrenmelisiniz. Artık olaylar sizin şahsınızda değil ekibiniz nezdindedir. Kazanırsa antrenör kaybederse takım diye bir şey yok. Şimdi başarmak için bir bütün, bir yumruk olmalısınız.

2. Kızgınlık, öfke, kıskançlık gibi duygularınızı kontrol etmeli, yönetebilmelisiniz. İşe geldiğinizde onları kapının dışında bırakmalısınız. Makul ve mantıklı olduğunuz sürece başarıya doğru gidebileceksiniz. Siz ne kadar profesyonel davranabilirseniz takımınızda o kadar profesyonel davranır.

3. Özellikle Wall Street borsacılarının kullandığı bir deyiş vardır: “I have always open positions” Yani “her zaman açık pozisyonum mevcuttur” derler. Kendinizi ve ekibinizi geliştirmek için her zaman vakit bulabilirsiniz. Yoğunluk mazeretinin arkasına saklanmayın. Ne kadar iyi olduğunuz, ne kadar çok şey bildiğiniz önemli değildir, her zaman öğrenilecek bir şeyler vardır, hem siz hem de ekibiniz için.

4. Eski radyolarda kanal ayarlamak için yuvarlak bir düğme olurdu. Biraz sağa biraz sola çevirince kanalı yakalardık. Buna ingilizcede “fine-tunning” deniyor yani ince ayar yapmak. İkna ve görüşme güçlerinizi iyi ayarlamanız gerekir. Türkiye’de “ast’ını üstüne karşı savunmak, üst’ünüde ast’ına karşı savunmak” diye bir tabir vardır. Arayı bulmak, krizlerden çıkabilmek ve sonuca doğru gidebilmek için ince ayar şarttır.

5. Bazen birileri sizin olduğunuz suya atlarlar ve su bulanır. Bu tip kontrolden çıkan durumlada sakin kalmayı, suyun durulmasını beklemeyi bilmeniz gerekir. Çamurlu suda debelenenin her tarafı çamur olur, bekleyip çıkansa sadece ıslanır.

6. Nerede gaza basıp nerede fren yapacağınızı iyi kestirmeniz lazım. Bu biraz tecrübeye baksa da az çok tahmin edebilirsiniz. Hiç bir arabanın ani frenle olduğu yerde durmayacağını unutmayın. Bazen agresif olup kazanabilir bazen de kedi-fare oyunu ile maçı alabilirsiniz.

7. Belirli seviyede stres iyidir, adamı dinç tutar. Ama fazlasıda depresyona yol açabilir. Kendiniz ve ekibiniz için arada bir stresinizi alacak aktiviteleri deneyebilirsiniz.

8. Astlarınıza asla ve asla imalarda bulunmayın ve nezaket dışı kaba konuşmalarda bulunmayın. Artık devir değişti, sizde değişin. Basit ve net olarak ne düşündüğünüzü, ne istediğinizi belirtin.

9. En az dostlarınız kadar düşmanlarınızda olacak. Bu yüzden arabanızın aynalarını kullanır gibi ya da bir basketbolcunun ensesinde gözleri olması gibi her tarafı görmelisiniz. Alacağınız sorumluluklar ya da başarılar başkalarında kıskançlık ve kızgınlık yaratabilir.

Devam edecek…

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Paylaşın:

Yöneticilerin kulağına küpe…” hakkında 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fourteen − three =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.