Aylık arşivler: Mart 2009

İnsanları nasıl anlarız?

İnsanları anlamayı öğrenmek profesyonel başarı, arkadaşlık, romantizm, evlilik, kariyer ve aile ile ilgili konularda doğru kararlar vermenizi ve o insanları anlamanızı sağlar. Ve bu konuda ilk yapmanız gereken şey kendinizi insanları okumaya hazırlamaktır.

İnsanları kolayca okuyabilmenin kestirme bir yolu yok. Eminim şimdi aklınızdan beden dili okumak gibi şeyler geçiyor. Aslında bir yandan haklısınız çünkü ilk önce karşımızdakilerin(ve kendimizin) makyajını, maskesini anlamamız gerekiyor.

İnsanlar soğan gibidirler. Yani kat kat. İlk kat yabancılara gösterdiğimiz tarafımızdır. Örneğin otobüste yanımızda oturan bir kişi ile futboldan, siyasetten konuşurken takındığımız tavırdır.

Arkadaşlarımız ve bize nispeten yakın olanlara(astlarımız vb.) ikinci katımızı gösteririz. Buradaki sohbetlerde gerçek düşünceleriniz, bakış açınızı sohbet kıvamında insanlarla paylaşırsınız.

Üçüncü kat çok yakın arkadaşlarınız ve eşinize açtığınız tarafınızdır. Bu katı açıp göstermek için güven, güveni kazanmak içinde zaman gerekir. Kişisel hedefleriniz, problemleriniz, korkularınız hep bu kattadır ve siz ancak bunu çok yakın olan birilerine göstermeyi tercih edersiniz.

Dördüncü kat hiç kimse ile paylaşmadığımız tamamen bizim olan ve içimizdeki katmandır. Derin ve bazen karanlık düşüncelerimizin yer aldığı, sırlarımızı sakladığımız katmandır. Bu kattaki bilgileri paylaşmayı istemeyiz yada çok rahatsız oluruz.

“Birini okumak” ancak o kişinin hangi katlarını size göstermek istediğine bağlıdır. İnsanlar karşısındakinin açıldığı oranda açılırlar çoğu zaman . Bu kuralı karşı tarafı okumak için kullanabilirsiniz.

İnsanları okumak için kendimizi hazırlamada ikinci aşama başkalarını okumamıza engel olan şeyleri ortadan kaldırmaktır. Bunlardan birincisi önyargılarımız diğeri ise öngörülerimizdir.

Eğer olumlu yada olumsuz somut bir bilgi olmadan o kişi ile ilgili bir karara varıyorsanız önyargılısınız demektir. Bunu hayat tecrübenize, geçmiş deneyimlerinize dayandırsanız bile haklı değilsiniz. Çünkü birilerinin renkleri, boyları, yaşları vb. özellikleri sebebiyle genel kalıplara oturtulmaları doğru değildir. “Sarışınlar hırsız olur” diye düşündüğünüz anda büyük bir yanılgı içindesiniz demektir. Üstelik bu önyargınızı tekrarladıkça kendinizi daha çok inandırırsınız.

İnsanlar yapmak istemedikleri veya kendilerini rahatsız hissettikleri şeyleri “yarım ağız” yaparlar. Eğer kişiye ilişkin olumsuz bir öngörünüz varsa yani “bu mutlaka yalan söyler” gibi bir öngörüye sahipseniz zaten onunla yapacağınız işleri gergin ve temkinli yapacaksınızdır.

Örneğin çocuğunuz eve geç gelmeye başladı, saatlerce odasından çıkmıyor, sürekli dalgın bir halde ve hatta okuldada dersleri iyi gitmemeye başladı. Ve çocuğunuzun uyuşturucuya başladığını düşünüp aksiyon alırsanız aslında onun “aşık” olduğunu öğrendiğinizde geç kalmış ve bir çok kalıcı yara açmış olabilirsiniz.

Eğer insanları gerçekten doğru okumak istiyorsanız objektif olmanız çok önemli. Önyargılar, korkular ve öngörülerden uzak olarak objektif olarak değerlendirme yapmanız gerekiyor.

Bunun için tek yol “sabırlı olmak”. Hemen ani kararlar verip aksiyon almak olumsuz sonuçlara yol açar. Size önerim National Geographic’teki hayvan belgesellerini çekenler gibi davranmanız. Bazen aylarca bir ağacın üstünde yada bir çukurda hayvanları izleyerek toplamda 1 saatlik bir belgesel meydana getiriyorlar. Aslında “keskin nişancı” örneğide verilebilir.

Ayrıca insanların farklı ortamlarda farklı davrandıklarınıda unutmayın. “Evinde kılıbık işinde aslan bir çok tanıdığım var” Bu yüzden sabırlı bir şekilde izleyin, değerlendirin ve onları anlamaya çalışın.

Paylaşın:
“5onlineegitim”

Serbest Çalışmak – Freelancing – 2

main-kevin-purdy-taxes-write-offs-freelancersBu konuda önerilerime devam ediyorum. Günde kaç saat çalışacağınızı planlayın. Normal bir ofiste çalışır gibi çalışmak belkide en kolayı sizin için. Unutmayın iş yapacağınız kişiler büyük olasılıkla normal mesai saatlerini kullananlar olacak. Hatta sabahları yürüyüşünüzü veya sporunuzu yapıp işe başlayabilirsiniz.

Artık kendi kendinizin insan kaynakları sorumlusu olacağınız için çalışma ortamınızı çalışma süresince sizi rahat ettirecek şekilde organize etmeniz gerekiyor.

Uygun bir masa, sandalye, çöp kovası, kırtasiye, laptop, masa lambası, yazıcı ve telefon ilk malzemeler olacaktır. Özellikle bilgisayar ile çalışırken her 10 dakikada bir kafanızı monitörden uzaklaştırıp farklı yerlere bakmak iyi bir harekettir. Bu esnada el ve kollarınızı esnetebilirsiniz. Saat başı ayağa kalkıp birkaç adım atmakta oldukça faydalıdır. Gözlerinizi yılda bir kez kontrol ettirmenizde fayda vardır.

Bir muhasebeci tutup gelir-gider evraklarını tutmaya başlayın. Aylık rutin işlemleri muhasebecinizden öğrenip eksiksiz yerine getirin. Yaptığınız her iş sonrasında fatura keseceğiniz için fatura kesme konusunda muhasebecinize başvurmalısınız. Benim önerim faturayı verdiğiniz tarihi, ödemeyi aldığınız tarihi, müşterinizin adını ve iletişim bilgilerinide bir yere not etmenizdir. Muhasebecinizden nelerin gider gösterilip gösterilmeyeceği bilgilerini mutlaka alın.

Birkaç bankada hesap açtırın ve internet şubelerine başvurun. Eğer gerekiyorsa çekde almayı düşünebilirsiniz. Serbest çalışmaya geçmeden önce biraz para biriktirmeniz ve en azından birkaç ay hiç para kazanmayacakmış gibi başlamanız gerektiğini sabahki yazımda belirtmiştim.

Serbest çalışmayı seçerken ayda elinize geçecek parayı hesaplarken şimdi elinize geçen aylık net geliri yani maaşınızı esas alın. Diyelim ki bu tutar 100 YTL olsun. Yapacağınız işin tüm vergileri(ötv, gelir vergisi vb.), masraflarınız(sigorta, malzeme, kırtasiye, telefon vb.) vb. çıktıktan sonra elinize en az 100 YTL geçmelidir. Yani net karı %10 olan bir iş yapıyorsanız aylık cironuz en az 1000 YTL olmalıdır.

Her ne kadar serbest çalışıyor olsanızda fatura kesebilmek ve yasal yoldan ticaret yapabilmek için şirket açmalısınız. Bu konuda da bulacağınız mali müşavir yada muhasebeci yardımcı olacaktır.

İşe başlamadan önce yapmanız gereken en önemli şeylerden birisi fiyatlama politikanızı belirlemektir. Hangi talebi nasıl değerlendirip, nasıl teklif vereceğinizi ve emeğinizi nasıl fiyatlandıracağınızı ve nasıl tahsil edeceğinizi, tahsilat politikanızı(işin başında %50, bittiğinde %50 vb.) mutlaka belirlemelisiniz. Fiyatın işe ve müşterinize göre değişkenlik göstereceğini mutlaka hesaba katın.

İnsanlar, bir iş yaparken emir-komuta zinciri yok ise aşağıdaki kriterleri dikkate alırlar;

Eğlenceli mi?

Yeni şeyler öğrenip yeni insanlarla tanışacak mıyım?

Bir sonraki işlerime referans olacak bir iş midir?

Becerebilecek miyim?

İşi tamamladıktan sonra tekrar uğraşmama gereken yan işler çıkacak mı?

Emekliliğinizi ve sağlığınızı düşünerek Bağkur’u yada farklı bir sigortayı düşünmeli masraflarınız içinde yer ayırmalısınız.

Hangi işe ne kadar vakit ve efor harcadığınızı mutlaka tutun. Yaptığınız işlerin harcadığınız efora değip değmemesi çok önemlidir. Değmiyorsa inat etmeyin yönünüzü değiştirin. Mutlaka ajanda kullanın.

Tüm toplantı ve telefon konuşmalarınızı not edin, görüştüğünüz kişilerin iletişim bilgilerini mutlaka kaydedin. Üzerinde çalıştığınız işle ilgili müşterinizin telefonunu cep telefonunuza mutlaka kaydedin.

Paylaşın:
“5onlineegitim”

Serbest çalışmak – Freelancing – 1

Evden çalışmak, kendi işini yapmak gibi serbest çalışmakta (freelance) bir çok kişinin hayalini kurduğu kavramlardan birisi. Son 2,5 yıldır sadece danışmanlık ve eğitim ile uğraştığım için hem kendime daha çok zaman ayırabiliyorum, hem stresim çok azaldı, hem de kızımla vakit geçirebiliyorum. Aslında serbest çalışmak benim konumda(proje yönetimi, eticaret ve internet) olduğu kadar sanatçılar, zanaatçılar, yazılımcılar, mali müşavirler, hukukçular gibi geniş bir meslek yelpazesinde kendine yer bulabilen bir kavram.

Eğer siz de serbest çalışmaya karar verdiyseniz şu sözlerime kulak verin;

Neden serbest çalışmayı tercih ettiğinizi iyi düşünün. Amacınız nedir;

Belkide aslında sadece spesifik bir şeyler yapmak istiyorsunuz, ya da spesifik bir kişi yada firma ile ?

Belkide daha az çalışarak daha fazla kazanmak istiyorsunuz?

Amacınız her ne olursa olsun ileride düş kırıklığına uğramamak için kendinizle barışık ve ne istediğinizden emin olmanızda fayda var.

Şimdi her ay minimum yani sabit ödemeleriniz için ne kadar paraya ihtiyacınız olduğunu hesaplayın. Bu sizin için kazanmanız gereken minimum tutarıda gösterecektir.

Eğer gerçekten serbest mesleğe geçmeyi planlıyorsanız şimdiden para biriktirmeye başlamanızda fayda var. En az birkaç ay boyunca sizi idare edecek bir para bir köşenizde durmalı.

Mümkünse yapmak istediğiniz işi yapanları bulun ve tecrübelerini dinleyin. Ne tip becerilere yada yetkinliklere sahip olunması gerektiğini bilirseniz önceden kendinizi hazırlama şansınız olur.

Hemen macera için işten ayrılmayın, planınızı iyice yapın, hem etik olarak mevcut işinizde elinizdeki işleri tamamlayın hemde doğru zamanda doğru yerde olmaya gayret edin.

Artık kendi pazarlamacınız olacaksınız. Siz satmazsanız sizin işinizi kimse satmayacak. Bu yüzden sunum tekniklerini incelemenizde fayda var. Eğer işten ayrılmış ve çalışmaya başlamışsanız tüm tanıdıklarınıza yapmayı planladığınız iş hakkında bilgi vermeli bu konudaki yönlendirmeleri memnuniyetle değerlendirebileceğinizi iletmelisiniz. Eğer doğrudan iletişime geçip bu bilgiyi vermezseniz duymadım diyenleri eleştiremezsiniz unutmayın.

Tüm işler için bir web sitenizin olması önemli. Bir web sitesi iki şeye yarar;

1- Yaptığınız işi anlatır, örnekler verir ve hatta resim, videolar koyarak görülmelerini sağlarsınız. Ayrıca iletişim bilgilerinizi koyarsınız.

2- Güncel bilgilerinizi, programınızı, deneyimlerinizi paylaştığınız bir blog gibi kullanmak.Böylece ziyaretçiler sizin ne ile uğraştığınızı güncel olarak takip edebilirler.

Tanıdıklarınızla yemek, çay-kahve içmek için buluşmalı ve birebir görüşmelisiniz. Sizinle ilgili toplantı, birlik ve derneklere mutlaka uğramalısınız. Sizinle ilgili yayınlar var ise mutlaka takip etmelisiniz. Dergilere yazı, konferanslarda konuşmacı olmak yada derneklerde gönüllü işler üstlenmek sizi bilinir kılacaktır.

Eğer müşterilerinizi ağırlayacaksanız bir ofise ihtiyacınız olacaktır, ev-ofis karışımı karlı olabilir. Yada iyi bir semtte küçük bir ofis yeterli olacaktır. Belki birileri ile ortak ofiste kullanabilirsiniz. Şık ve keyifli bir ofis çok para harcamak anlamına gelmez, birkaç dekorasyon dergisinden edineceğiniz küçük fikirler ile tasarım yapabilirsiniz. Çay-kahveyi huzurlu bir müzik eşliğinde şık bardaklarla ikram etmeyi unutmayın.

Çalışma saatlerinizi kendiniz belirleyebilirsiniz ama bir düzeniniz olmasında fayda var. Sadece haftasonu tatilleriniz ve ailenize ayıracağınız vakitleri işe ayırmayın.

Paylaşın:
“5onlineegitim”