Aylık arşivler: Mayıs 2009

Daha iyi ve hızlı öğrenme – 5

Önemli olan öğrenmek. Şimdi sözüm herkese ama sanki biraz daha fazla öğretmenlerimize. Bu yüzden öncelikle okuyabildiğiniz kadar çok okumanız gerekiyor. Ne kadar çok okursanız o kadar çok öğrenebilirsiniz. Ancak konsantrasyon ve anlayarak okumak çok önemli.

  1. İlgilerinizi çapraz kullanın. Beyninizdeki nöronların birbirleri ile olan bağlantıları size yeni bakış açıları sağlayabileceği gibi aynı zamanda yeni bilgilerin alternatif kullanım yollarını da gösterir.
  2. Yeni bir dil öğrenin. Yeni bir dil yeni bir bakış açısı getirir. Farklı bakış açısı farklı kültürel konseptleri birarada yaşamak farklı fikirlerin önünü açacaktır.
  3. Nasıl öğreneceğinizi öğrenin. Herkesin farklı bir yoğurt yiyişi olduğu gibi öğrenme ve anlama konusunda  farklılıkları vardır. Güçlü taraflarınızı belirleyin(görsel yada işitsel hafıza vb.) kendiniz için en uygun öğrenme yönteminin peşinden gidin.
  4. Neyi bilip neyi bilmediğinizi öğrenin. Gerçekten bir konu hakkında ney ine kadar bilfdiğinizi biliyor olmanız çok önemlidir.

Bildiğini bilenin arkasından gidiniz.
Bildiğini bilmeyeni uyandırınız.

Bilmediğini bilene öğretiniz.

Bilmediğini bilmeyenden kaçınız.

  1. Birden fazla iş ile uğraşmak. Eğer birden fazla iş ile ilgili etkin bir yöntem izleyebilirseniz az zamanda çok iş başarabilirsiniz. Birden fazla iş ile uğraşmak ile aynı anda 2 iş ile uğraşmayı kastetmiyorum. Zaten mümkün değil. Aslında beyninizde birden fazla işi yönetmenizi kastediyorum. Örneğin bir blog yazarı aynı anda birden fazla yazıyı kafasında tasarlayabilir.
  2. Bütünsel yaklaşın. Büyük resmi görmeye çalışmak öğrenmek yada eksiklikleri farketmek için önemli bir fırsattır.
  3. Doğru tekrarlama. Doğru tekrarlama yaparak belirli konu ve konseptlerin üzerinden tekrar geçmek öğrenmeyi hızlandıracaktır.
  4. Kuantum Öğrenme Modeli. Ana hedefi okul ortamını dinamik ve değişken yapmak olan model liderliğe, araştırma temelli öğretme tekniklerine, anlama psikolojisi, öğrenmeve hayat becerilerine, aile ve çevre katılımına odaklanmaktadır. Aslında öğrencilerin hayatından gerçek içerikle oluşan bir eğitim modeli. 3 ana hedefi var: Herkes öğrenebilir, herkes farklı öğrenir ve katılımla, fırsatlarla eğitim daha verimli olur.
  5. Gerekli araçları edinin. Eğer interneti kullanıyorsanız bilgiye daha hızlı erişebilecek yöntemleri bulmaya çalışın. Wikipedia vb siteler ile işinize yarayacak yazılımları araştırın.
  6. Kritik düşünmeyi öğrenin. Yani herkesin doğru diye size söylediği şeyleri filtreleme ve doğru eleyebilmeyi öğrenmeniz gerekir.
  7. Karmaşık problem çözümünü öğrenin. Hayat bir çoğumuzz için çözülmesi gereken problemler serisi değil mi? Öğrenmede bunun bir parçası. Bu yüzden karmaşık durumları olağan algılayarak çözebilmek konusunda kendinizi geliştirebilmelisiniz.
  8. Çift taraflı olmak. Dersler genellikle sıkıcı ve sadece bilgi vermeye yöneliktir. Bigilerg enellikle karatahtaya yazılan yada öğretmenin söylediği sözlerle öğrenilir. Halbuki doğru olan çift taraflı etkileşimi yakalamak, sorular sormak, öğrencilerin katılımını sağlamaktır.
  9. Bilgi piramidi kullanın. Yani önce temeli iyice öğrenmeli daha sonra yavaş yavaş, kat kat bilgiyi derinleştirerek öğrenmeye çalışmalısınız.
  10. Video oyunları kullanın. Şiddet olmayan eğitici oyunlar çok etkili olabilmektedir.
  11. Rol Yaptırın. Gençler genellikle parçası olupdeneyimledikleri konuları iyi öğrenirler. Buyüzden özellikle tarih bilgisini onlara oynatarak öğretmek iyi bir roldür.
  12. 80/20 kuralı. Bilidklerinizin %20’si hayatınızın %80’ini kolaylaştırır.
  13. Hikayeler anlatın. Örneğin atomları anlatırken protonlaın ve nötronların onun komşuları olduğu ve hep etrafında döndükleri gibi hikayeler öğrenmeyi kolaylaştırır.
  14. Uygulamalı öğrenin. Örneğin matematikte zorluk çekiyor olabilirsiniz. Ancak yemek yapma gibi uygulamalı bir eğitim ile birlikte hangi malzemeden ne kadar ölçekte kullanılacağı hesabı yaparken bu konuyu öğrenmeniz kolaylaşır.ı
Paylaşın:
“5onlineegitim”

Daha iyi ve hızlı öğrenme – 4

Herkes kendi gelişimi ve öğrenme planlarından sorumludur. Hiç kimse diğerlerinin gelişimi ve öğrenimi için ciddi anlamda kaygı duymaz. Bu yüzden öncelikle öğrenme konusunu kendi içinizde çözmeniz gerekir.

Kendi kendini motivasyon

Kendinize şans verin. Bazen fikirler bir düzine gelebilir. Eğer sadece başarmak istediğiniz şeylere odaklanmayı beyninize öğretebilirseniz iyi fikirleri diğerlerinin içerisinden ayırabilirsiniz. Hem böylelikle daha fazla öğrenmeniz için sizi motive edecek şekilde fikirlerinizi filtrelemiş olursunuz.

Kendinizi motive edin. Neden bir şeyler öğrenmek istiyorsunuz? Öğrenerek neyi başaracaksınız? Eğer neden öğrenmek istediğinizi bilmiyorsanız öğrenemezsiniz.

Hedef koyun. Eğer birşeyleri hayal edebiliu söz gerçekten hedeflere ulaşmada kilit bir söz bence. Gereken şeylere kendinizi hazırlarsanız üstesinden gelemeyeceğiniz şey yoktur. Ancak bunu denemeyen bilemez. Eğer denerseniz bana hak vereceksiniz.

Pozitif düşünün. Eğer öğrenme konusunda kendinize inancınız ve bu konuda olumlu bir bakış açınız yok ise öğrenmeniz zordur.

Organize olun. Öğrenmek bir yetişkinin hayatının bir parçası olmalıdır. Bu yüzden öğrenmeye ayıracağınız zamanı ayarlamalısınız. Yapacağınız işleri bir listehalinde tutabilir ve buna göre zamanınızı organize edebilirsiniz. Eğer bu konuda web üzerinde çalışmak isterseniz Neptune’u deneyebilirsiniz. http://www.neptunehq.com/

Her beceri öğrenilebilir. Bedensel fonksiyonlar hariç hayatın içindeki her türlü beceriyi öğrenebilirsiniz. Burada koyduğunuz hedef ve bu hedefe ulaşmak için harcayacağınız efor ile ayıracağınız zaman önemlidir. Bir insanın yaptığını diğeride yapabilir unutmayın.

Kendinizi öğrenmeye hazırlayın. Sadece pozitif düşünmek başarmak için yetmeyebilir. Bir yetişkin olarak hayatın bir çok gerekleriyle gün içinde boğuşmak zorundasınız. Bu yüzden bu boğuşmaya paralel kendinizi öğrenmeyede hazırlamanız gerekir.

Kendinizi hazırlayın. Herkes kendi gelişimi ve öğrenme planlarından sorumludur. Hiç kimse diğerlerinin gelişimi ve öğrenimi için ciddi anlamda kaygı duymaz. Bu yüzden herkes kendine doğru hayatı çekeceğinden sizi öğrenme konusundaki hedeflerinizden uzaklaştırmaya çalışabilirler.

Kendinize kısıtlar getirin. Herkes düzenli bir yaşam ister. Özgürlük ise bazen kaosu getirir. Ama kaos ile düzenin birlikteliğini yakalamak çok önemlidir. Bu yüzden kendinize işi bitirme süresi vermek, bir fikir üzerinde çalışmanızı belirli bir süre ile sınırlandırmak, çalıştığınız konuları sınırlandırmak bazen çok kısa zamanda çok işleri başarmanızı sağlayabilir.

Paylaşın:
“5onlineegitim”

Daha iyi ve hızlı öğrenme – 3

Bugün sözel ve yaparak öğrenme konularına değineceğim. Her bir madde eğer üzerine gidilirse aslında çok daha geniş bir konuyu aralıyor. Örneğin kalem tutmanın eldeki akupuntur noktalarına yaptığı olumlu etki sebebiyle daha iyi öğrenme imkanı vermesi ilginç değil mi?

Sözel Teknikler

  1. Fikirleri canlandırın. Uyaklı oyunlar oynayın, saçma sözcükler türetin. Bu tip uygulamalar sizi gevşetecek ve öğrenme gücünüzü artıracaktır.
  2. Beyin fırtınası. Bu teknik sözlü bir aktivite olup yazma ve işbirliği gerektirir. Herkes fikrini belirli bir süre içerisinde söyler. Kimse kimsenin sözünü kesmez. Önce tüm fikirler söylenir daha sonra eleştiriler alınır. Beyin fırtınasına katılmak sizin neyi bilip bilmediğinizi değerlenmdirmenize yardımcı olur.
  3. Kendi sesini kullan. Bir ses kayıt cihazı ya da iPod’a bir şeyleri kaydedip daha sonra dinleyrek uykuya dal. Eğer yabancı dil derslerini bu şekidle dinlersen öğrenme olasılığın artacaktır.
  4. Kavramayı artırma. Farklı frekanslarda sesler kullanılarak uyuma, dinlenme, rahatlama, konsnatrasyon sağlanmaktadır. Öğrenme konusunda farklı frekanslarda seslerin kullanılması giderek yaygınlaşmaktadır.
  5. Gülün. Gülmek vücudu rahatlatır ve öğrenmek için ihtiyacınız olan gevşemeyi sağlar.

Yaparak öğrenme

  1. Sadece tuşlamayın, yazın. Bilgisayara yazarak ya da kalem ile yazarak bir şeylerin aklınızda kalmasını sağlayabilirsiniz. Özellikle kalem tutmak eldeki akupuntur noktalarına yaptığı olumlu etki sebebiyle daha iyi öğrenme imkanı verir.
  2. Not defteri tutun. Fikirlerin ne zaman geleceği, herhangi bir bilginin karşınıza ne zaman çıkacağı belli olmaz. Mutlaka kalem ve defteriniz yanınızda olsun.
  3. Günlük tutun. Günlük yaşladığınız, öğrendiğiniz şeyleri not edin. Öğrendiğiniz şeyi günlüğünüze yazarak aynı zamanda buna yorumlarınızıda ekleyerek öğrenmeyi pekiştirmiş olacaksınız.
  4. Organize olun. Farklı renkte etiketler ile defterinizi işaretlemek, belgeleri farklı dosyalarda tutjmak gibi şeyler sizin bir şeyleri hatırlamanız ya da düzgün öğrenmenize yardım eder.
  5. Post-it kullanın. Gerek aklınıza gelen bir şeyi yazıp kitapta ilgili yere iliştirmek gerekse hatırlamak istediğiniz şeyleri yazıp duvara yapıştırmak olsun işe yarayacak bir yöntemdir.
Paylaşın:
“5onlineegitim”

Daha iyi ve hızlı öğrenme – 2

Daha iyi ve hızlı öğrenme konusunda bakış açısı ve odaklanma, hatırlama ve görsel teknikler ile yazı devam ediyor. Öğrenme ona doğru gidildiğinde kapılarını açan bir şey.

Bakış Açısı ve Odaklanma

  1. Odağınızı Değiştirin. Öğrenmenin 3 yolu vardır: Görerek, yaparak veya duyarak. Herhangi biri çalışmadığında diğerini denemeniz gerekir.
  2. Yürüyüş meditasyonu. Yürüyüşe uygun bir yerde yürürken iç kaynaklarınıza yönelmeli ve odaklanma gücünüzü sınamalısınız. Yürüyüşe çıkın ve te kbir konuya odaklanın. Yürüme temponuz, nefesiniz ve odaklandığınız konu ile ilgili bir bütünlük yakalamaya çalışın.
  3. Odaklanmak ve kendini kaptırmak. Çalıştığınız şeye odaklanın. TV yada başka şeylerle uğraşmayın. Bazen TV seyreden yada kitap okuyanlara bir şey söylediğinizde sizi duymazlar. İşte odaklanmak budur. Kaygılar bilgi ve fikirlerin düşmanıdırlar, onlardan kurtulun.
  4. Işıkları açın. Karanlıkta otururken sizi etkileyebilecek ses ve ışıkları engelleyin. Daha sonra kendi içinizdeki ışıkları açın. Örneğin gitar akordu yapmak ve bunu öğrenmenin en ideal yolu budur.
  5. Duş alın. Sizi rahatlatacak herşey beyninizin yeni bilgi ve fikirlere açılmasını sağlayacaktır.

Hatırlama Teknikleri

  1. Müzik Dinleyin. Araştırmacılara göre bazı müzik türleri hatırlamak için kilit rol oynayabiliyor. Eğer bir müzik dinlenirken bir şey öğreniliyorsa aynı müzik dinlenildiğinde ilgili bilgi tekrar hatırlanabiliyor.
  2. Hızlı Okuma. Bazıları hızlı okumanın bilgi kaybına neden olacağını iddia eder. Bunun doğru olmadığını Hızlı ve Anlayarak Okuma adlı yazımda anlatmıştım. Aslında hızlı okumaaynı zamanda gereksiz bilgiyide filtrelemeye dayandığı için anlamlı bir yöntemdir. Gerekiyorsa tekrar yada yavaş okuyabilirsiniz aslında. Yavaş okumak yazının genel fikirlerini anlamanızı engelleyebilir. Fakat özellikle teknik konular yavaş okumayı gerektirirler. Bu aralar Internet üzerinden hızlı okumayı sağlayan Spreeder adlı bir uygulamada oldukça revaçta.
  3. Hatırlatıcılar. Kelimelerin baş harfleri, her kelimeyi bir obje ile eşleştirmek gibi birçok hatırlatıcı teknik kullanılabilir.

Görsel Teknikler

  1. Her resim bir hikaye anlatır. Başarmak istediğiniz şeyin resmini yapmaya çalışın. Böylece hedefinizi daha sağlamlaştırır ve hedefe doğru gidişinizi güçlendirirsiniz.
  2. Beyninde Haritala. Bir şeyi planlayacaksanız önce beyninizde haritalamanızda fayda var. Aşağıdakiş resimdeki gibi bir şey çizebilirsiniz. Böylece hem ilgili detayları atlamamış olursunuz hemde bilgiler arasındaki bağlantıları görebilirsiniz.
  3. Sembolizm. Göstergebilim işaretler ve semboller bilimidir. Eğer belirli bir disiplinde sembolleri okumayı öğrenirseniz öğrenmenizi ve beyninize kaydetmenizi çok kolaylaştırdığını görebilirsiniz.
  4. Bilgi Tasarımı. Bir bilgiyi tasarlayıp sunduğunuzda yada kendi adınıza sakladığınızda çok işe yarayabilir. Bunun en güzel örneği metro haritalarıdır. Sadece tek bir sayfa üzerinde verilerin düzenlenişi hatırlamayı ve öğrenmeyi kolaylaştırır.
  5. Görsel öğrenme teknikleri. Visio vb. programlarla akışları, süreçleri grafiksel olarak çizebilirsiniz. Gliffy web üzerinde bunu yapabileceğiniz bir uygulamadır.
  6. İş akışı. Öğrenmek bazen belirli bir sırayı gerektirebilir. Bu yüzden hem düşüncelerinizi düzenlemeli, belirli bir sıraya sokmalı bir şeyler öğrenmeye kendinizi hazırlamalısınız.
Paylaşın:
“5onlineegitim”

Daha iyi ve hızlı öğrenme – 1

Eğer bir dilek tutmam istenseydi “bilgi sahibi olmayı” isterdim. Benim istediğim “Bilgi” Einstein gibi dünyayı değiştirecek bir şey olmasada iş bulduracak, birilerine ve kendinize yardım etmenizi sağlayacak, belki daha çok maaş aldıracak, belki sınıf geçirecek olan bilgi, yani sizi hedeflerinize ve isteklerinize ulaştıracak olan bilgi.

“Bilgi”yi edinebilirsiniz ama “hayatınızı değiştirecek” bilgileri öğrenmek için bazı şeylere dikkat etmeniz gerekir. Herkesin bildiği gibi insan beyninin %10’ununu kullanıyor. Eğer bazı teknik ve yöntemleri kullanırsanız bu %10’luk bölümünüzü geliştirebilir ve daha vermli kullanabilirsiniz.

Sağlık

  1. Bacak sallama. Bazılarının otururken bacak salladığını görürsünüz. Neden salladığını sorsanız bilmez. Kan akışınız yavaşsa konsantre olmanız güçleşir. Bir yerde otururken bir-iki dakika bacak sallamanız kan dolaşımınızı hızlandırıp konsantrasyonunuzu artıracaktır.
  2. Kahvaltı. Yaratıcılığın en optimum olduğu zaman olan sabahları kahvaltıyı atlamak beyninizin ihtiyacı olan proteini almamak anlamına gelir. Protein azlığı baş ağrısı yapar.
  3. Hafif öğle yemeği. Ağır öğle yemeği uyku getirir. Eğer öğlenleri kestirebilme şansınız varsa mutlaka kullanın yoksa hafif öğle yemeği yiyin.
  4. Ginkgo biloba. Çin kökenli bir bitki. Nootropic(akıllı ilaç) denen beyinin nörokimyasal ve oksijen üretimini artıran bu tipteki doğal ilaçlar hafıza kayıplarında kullanılmakta. Beyne olan faydaları yüzünden doktor kontrolünde ve kontrollü olarak kullanılabilirler.
  5. Stresi ve Depresyonu Azaltmak. Stres ve depresyon beynini bilgiyi geri çağırma(hatırlama) becerisini azaltır ve öğrenmeyi güçleştirir. Depresyonu azaltmak için açık ve ışıklı bir ortam ile rafine edilmemiş gıdalar işe yarayacaktır.

Denge

  1. Uyumak. Bir probleminiz olduğunda ofisinize yada evde iseniz odanıza gidip kapıyı kapatın. Gözlerinizi ve ışıkları kapatın. Sadece probleme odaklanıp biraz kestirin. Uyandığınızda bir yada daha fazla çözüm ile uyanma olasılığınız oldukça yüksek. Sadece deneyin.
  2. Ara verin. Eğer uzun süre bir yerde oturup tek bir şeye odaklanmışsanız kendi kendinize stres yaratıyorsunuz demektir. Her saat başı 5-15 dakika ara verin. Yada her 90 dakikada bir 20 dakika.
  3. Yürüyüş. Bakış açınızı değiştirmek için yaratıcı beyninizi özgürleştirmeniz gerekir. Bu yüzden ara verdiğinizde yada farklı bir şeyler yakalamak istediğinizde yürüyüşe çıkabilirsiniz.
  4. Odağınızı değiştirin. Bazen yeterince ara verecek zamanınız olmaz. İşte bu noktada odaklandığınız konuyu değiştirebilirsiniz. Örneğin teknik bir konudan teknik olmayan bir konuya geçmek gibi.

Paylaşın:
“5onlineegitim”

Eposta Gönderirken Ne Kadar Dikkatlisiniz?

Hala e-postayı doğru dürüst kullanmayı bilmiyoruz. Üstelik yaşadığımız problemlerin kaynağının yine kendimiz olduğunun farkında değiliz. Ayrıca bu yaşadığımız problemler en kıymetli şey olan “zamanımızı” yiyen şeyler.

Bu yüzden eposta yazarken, gönderirken ve yönlendirirken “Sadece basit bir eposta ne olacak?” diye düşünmeden, ciddiye alarak, en azından gönderdiğiniz kişilerin ve kendinizin vaktini boşa harcayacak şeyleri yapmaktan kaçınmak gerekiyor.

Ekte gönderilecek dosyayı unutmak – Farkettiğiniz anda hemen gönderilmişlerin altından eksiz e-postanızı bulup tümünü cevapla seçeneği ile “eki unutmuşum” gibi sempatik bir mesaj ekleyerek tekrar gönderin.

Herkesi cevapla seçeneğinde eki silmeyi unutmak – Farklı uygulamalar herkesi cevapla dediğinizde eki silmeden orijinal mesajda tutabilir ve aynı ek herkese defalarca gönderilebilir. Ayrıca herkesi cevapla seçeneğini kullandığınızda “teşekkür” ediyorsanız oradaki herkese teşekkür edip etmediğinizi mutlaka düşünün.

Kızgınken e-postaya yanıt yazmak – Adrenalin baskısı altıda cevap yazmayın. Biraz rahatladıktan sonra cevabınızı yazın. Kızgınlıkla yazılmış yazıların gönderdiğiniz kişiler tarafından hiç istemediğiniz başka kişilere yönlendirilebileceğini unutmayın.

Bir sürü kişiyi cc’ye koymak – Gerekli gereksiz e-postaların cc’lerine insanları koymak onların vaktini yemek açısından hiç hoş değildir. Eposta sadece ilgili kişilere gönderilmelidir. İlgisiz kişilerce bu yaptığınız “aptalca” bulunacaktır.

Duygusal bir problemi e-posta ile çözmeye çalışmak – Duyguları kelimelere dökmek bazen çok zordur ve karşı tarafın neyi nasıl anlayacağına ilişkin garantiniz olmaz.

Konu alanını boş bırakmak – Mesajı alanı, mesajı okumaya mecbur eden bir durumdur ve çok rahatsız edicidir. Hatta üzerinden zaman geçtiğinde yine konu alanı boş olduğu için o mesajı okumak zorunda kalırsınız. (Tam tersi tüm mesajı konu alanına yazanlara da ayrıca kızıyorum.)

E-postaları çok seyrek kontrol etmek – Eğer insanlara e-posta adresinizi vermiş ve iletişim adresi olarak belirtmişseniz düzenli olarak kontrol etmeniz gerekir. Ya da size e-posta gönderilmemesi için diğerlerini uyarabilirsiniz.

Her adımda e-posta göndermek – Bir işi yaparken yaptığınız her şeyi e-posta ile gönderebilirsiniz ya da gün sonunda tek ve toplu bir eposta gönderebilirsiniz. Siz seçin.

Sessizlik – Eğer size bir soru sorulmuş ya da sizden bir şey yapmanız istenmişse mutlaka yapın ya da yapamayacağınızı bildirin.

Hiçbir şey yazmadan geri yanıt verme – Eğer size sorulmuş bir şeye yanıt verirken soruyu siler ve yanıt verir iseniz (örneğin evet, tamam gibi.) mesajı size gönderen ne istediğini hatırlamayabilir.

Bir söyle bin işit – Size gönderilen bir mesaja yanıt verirken orijinalinin tam olarak geri gönderilmesi gerekmiyorsa fazlasını silin. En azından network maliyetine ufak bir katkınız olmuş olur. Öte yandan soru soran birine ilgili ilgisiz bin tane yanıt dönmeniz hoş bir şey değildir.

Paylaşın:
“5onlineegitim”

Stresi azaltma yolları

Günlük koşturmaca, trafik, işyeri, haberler, müşteriler, yetişmesi gereken işler… Her gün stres yükümüz artıyor ve bu gidişlede artmaya devam edeceğe benziyor. Çoğu zaman stres yaratan şeyleri bilmemize rağmen önlem almayız. Yada stresliyken rahatlamanın yolunu değil daha fazla gerilmenin yollarını ararız.

Bu yüzden çoğunu zaten bildiğinizi ve yaptığınızı düşündüğüm ama belki birkaç tane farklı şey yakalayabileceğiniz derlediğim öneriler aşağıda;

  • 15 dakika erken kalkın
  • Sabah giyeceğiniz yada yanınıza alacağınız şeyleri akşamdan hazırlayın
  • Sıkan elbise ve ayakabı giymeyin.
  • Hafızanıza güvenmeyin not alın.
  • Önleyici bakım yaptırın. Yani başınıza geldiğinde düzeltirim diyeceğiniz problemlerle ilgili önleyici önlem alın.
  • Ev yada araba anahtarınızın yedeğini yaptırın ve güvenli bir yere koyun.
  • Daha sık hayır deyin
  • Hayatınızda öncelikler belirleyin
  • Negatif insanlardan uzak durun
  • Zamanınızı iyi kullanın
  • Yapacağınız herşeyi basitleştirin.
  • Önemli evraklarınızın kopyasını çıkartın
  • Yardım isteyin
  • İyi çalışmayan yada bozuk şeyleri hemen tamir ettirin
  • Büyük işleri küçük işlere dönüştürüp çözmeye çalışın
  • Problemleri fırsatlar olarak düşünün
  • Hayatı karmaşıklaştırmayın
  • Gülümseyin
  • Yağmura, çamura hazırlıklı olun.
  • Gülün
  • Hayvan besleyin
  • Herşeyin cevabını bilmeye çalışmayın
  • Bardağın dolu tarafına bakın
  • Birilerine güzel bir şeyler söyleyin
  • Bir çocuğa uçurtma uçurmasını öğretin
  • Yağmurda yürüyün
  • Birileriyle bir şeyler oynayın
  • Uzun bir duş yada küvet keyfi yapın
  • Kendinize inanın
  • Kendinizi cezalandırmayın
  • Kendinize negatif şeyler söylemeyin
  • Kendinizi kazanırken hayal edin
  • Mizah gücünüzü geliştirin
  • Yarının daha iyi olacağını düşünmeyi bırakın, bugünü yaşayın.
  • Kendinize hedefler koyun
  • Tanımadığınız birine günaydın deyin.
  • Birilerine sarılın.
  • Yıldızlara bakın
  • Yavaş ve derin nefes alın. Burnunuzdan alın ağzınızdan verin.
  • Islık çalın.
  • Şiir okuyun
  • Daha önce dinlemediğiniz müzikleri dinleyin.
  • Bale seyredin.
  • Bir şeyler okuyun
  • Yeni bir şey yapın
  • Kötü bir alışkanlığınızı bırakın.
  • Kendinize bir çiçek alın.
  • Çiçeği koklayın.
  • Başkalarından destek alın.
  • Başkalarına yardım edin.
  • Bugün yapın.
  • Neşeli ve iyimser olun
  • Önce sağlık-güvenlik unutmayın.
  • Herşeyi sakince yapın.
  • Başarmaya çalışın, mükemmel olmaya değil
  • Hergün limitlerinizi biraz esnetin
  • Bir sergi yada müzeye gidin
  • Şarkı mırıldanın
  • Dengeli beslenin
  • Ağaç dikin
  • Kuş besleyin
  • Ayağa kalkın ve esneme hareketleri yapın
  • Her zaman B planınız olsun
  • Resim çizin
  • Bulmaca çözün
  • Fıkra öğrenin ve anlatın
  • Duygulaınızın sorumluluğunu alın
  • İhtiyaçlarınızın peşinden gidin
  • Kendi limitlerinizi bilin, diğerlerinin bilmesini sağlayın
  • Kağıttan uçak yapın
  • Egzersiz yapın
  • İşe erken gidin
  • Pikniğe gidin
  • İşe farklı yoldan gidin
  • Arabanıza koku alın
  • Film seyredin
  • Tiyatroya gidin
  • Film seyrederken patlamış mısır alın.
  • Yürüyüşe çıkın
  • Maça gidin ve tezahurat yapın.
  • Kayık kiralayın ve boğazda gezin.
  • Mum ışığında yemek yiyin.
  • Günlük tutun
  • Her zaman bir alternatif olacağını düşünün.
  • İnsanları değiştirmeye çalışmayın.
  • Ayakkabılarınızı ve çoraplarınızı çıkararak sokaklarda yürüyün.
  • Az konuşun
  • Daha fazla dinleyin
  • Bir şeyleri saymayı bırakın.
Paylaşın:
“5onlineegitim”

Profesyonelden görüşme önerileri

Arabulucu(Negotiator) çok hoşuma giden bir filmdir. Kritik bir durumda yapılan bir görüşmenin ne kadar önemli olduğunu Hollywood’un keyifli ve heyecanlı diliyle izlersiniz. Bizler iş hayatında bazen arabulucu ama çoğunlukla görüşmeciyizdir. Görüşme becerisi ise kişinin kariyerindeki en önemli unsurlardan biridir.

Bir satış elemanının pazarlama görüşmeleri, işe alınacak biri ile yapılan görüşmeler, üst yönetim yada astlarla yapılan görüşmeler, sürekli sürekli bir görüşmedir gider.

İnsanlar sadece ihtiyaçları olduğunda görüşme yapıldığını düşünürler. Halbuki bence sabah günaydın demekle görüşmeye başlarız. Sigara odalarındaki sohbetler, toplantılar vb. hepsi birer görüşmedir ve önemlidirler.

Şimdi size özel bir durum anlatmaya çalışacağım: Eğer siz her türlü şirket içi ve dışı görüşmeyi sonunda biri kazanacak şeklinde düşünürseniz büyük hata yaparsınız. Aslında bir çoğu sadece sohbettir ve ne açık aranması gerekir nede birinin kazanması.

İyi bir görüşmeci olmak için bazı ipuçları vereceğim;

Duruma göre taktik: Hergün çalıştığınız insanlarla kazan-kaybet olmaz. Bir gün birini size, sizin birine işiniz düşebilir. Sakın çalışanları söylediklerinizin altında sürekli bir şey arar hale getirmeyin. Çünkü böyle yaparsanız yapılmasını söylediğiniz bir işte bile birbit yeniği aranacak, sözünüze odaklanılacak işe daha az ilgi gösterilecektir.

Görüşme karşılıklı ihtiyaçların mutluca karşılanması ile sonuçlanmalıdır. Birisi ile görüşürken iter, kakar, demagoji yaparsanız bir şey başaramazsınız. Önemli olan karşınızdakini ne istediğini öğrenip onu karşılarken kendi istediğinizi yaptırabilmektir.

İyi soru sormak: Biri ile görüşürken ne istediğinizi iyi bilmeniz gerekir. Ama karşınızdakininde karşılığında ne beklediğini bilmeniz önemlidir. Bu yüzden açık açık sormak en iyi yöntemdir.

Önce önemli ve öncelikli işleri görüşün: Sessiz kalıp kırılmaktansa bir an önce görüşmeye başlamalısınız. Görüşmeler sizin sıkıntınızın ne yöne doğru gideceğini yada ortadan kaldırılıp kaldırılmayacağını belirleyecektir.

Görüşmelerde maalesef kadın-erkek ayrımcılığı yapacağım. Bayanların erkeklere nazaran soru sormada ve evet-hayır kararlarında biraz daha zayıf olduklarını gözlemliyorum.

Hedefinize ulaşmada karşılaştığınız zorlukları nasıl aşacağınıza ilişkin saatlerce kafa patlatacağınıza patronunuza danışın yada bilen birilerine. Belki bir grubu toplayıp toplu görüşe almayı deneyebilirsiniz.

Herşey görüşülebilir unutmayın ve sırf kızgınlık, küslük olacak diye olması gereken bir görüşme ertelenmez.

Ödevinizi doğru yapın: İnsanları olası kötü görüşme senaryolarını kafalarında kurgulamaya eğilimlidirler. Aslında sadece karşı tarafın bakış açısından olayı değerlendirseler, empati yapsalar, ikna olması içi ne gerektiğini veya ne duyması gerektiğini düşünseler amaçlarına daha kolay ulaşabilirler.

Paylaşın:
“5onlineegitim”

Çalışanlarımı nasıl motive ederim?

Yapılmasını istediğiniz bir şeyi yapmaları için çalışanlarınızı nasıl motive edeceğinizi soruyorsanız, cevabı çok basit: Yapamazsınız!

Biz insanları motive edemeyiz. İnsanlar zaten motivedirler. Fakat biz onları neyin motive edeceğini anlayabilir ve bu bilgiyi onların enerjilerini kurumsal amaçlarımıza yöneltmede kullanabiliriz.

Herkes motivedir

İnsanlar musluklardaki su gibidir. Tek yapmanız gereken akmaları için gereken fırsatı yaratmak. Su akmaya hazırdır ama musluğu açmanız gerekir.

Bazıları nehirler gibidir. Kendi kanallarında akarlar. Eğer bırakırsanız mutlaka denize varırlar. İnsanlarda kendi hedeflerine varmak için gereken enerjiyi kolaylıkla harcarlar. Bizim yöneticiler olarak yapmamız gereken onların varmaya çalıştıkları sonuçların kurumsal faydasını izlemektir.

İnsanlar birçok şeyi kendi görüşlerine göre yaparlar, size göre değil.

Biz yönetim olarak çalışanlara yaptıkları işin onlara faydasını göstermeli ve kurumun yararına tavır benimsemelerini sağlamaya çalışmalıyız. Bunun en önemli yollarından biriside başarılı oldukları konularda ödüllendirme ve takdir etmektir.

İnsanları acı değiştirir.

Eğer sürekli aynı konumda kalma acısı, değişme acısını geçese insanlar değişirler. İnsanların doğru yönde değişmeleri için mevcut durumlarının onlar için dezavantajlı hale gelmesi gerekir. Örneğin benzin fiyatları tırmandığında dizel arabalara yönelim başladı. Yani benzin fiyatının verdiği acı dizel arabalara ödenecek yüksek fiyat acısını geçti.

En etkin iletişim sorgulama ile başlar.

Eğer bir şey kişisel hale gelirse önemi artar. Eğer müşterileriniz yada çalışanlarınız “Biz kimiz veya neyiz?” konusunu sorgulamaya başlamışlarsa iyi şeyler geliyor demektir. Örneğin Kodak, fotoğraf filmi satmıyordu, “Anılarınızı bize emanet edebilirsiniz” diyordu.

Çalışanların kuruma sadakati konusu hep üzerinde durulan bir konudur. Fakat onların sadakat göstermeleri için kişisel beklentileri olduğu hep atlanır. Buyüzden onların sadakatini sağlamak onları anlamaktan ve onlara kurumu iyi anlatmaktan geçer. Çalışanlara şirket için ne yaptığınızı değil onlar için ne yapacağınızı anlatmalısınız. Ör. Sizin için teknik becerilerinizi geliştirmek için bir eğitim programı hazırladık. Temel ihtiyaçlarınız için bir kılavuz hazırladık vb.

İnsanların ilgilenmelerini istiyorsanız önce sizin onlarla ilgilenmeniz gerekir.

İnsanları dinlemek sadece onları duymak demek değildir. Dinlemek aktif, duymak pasif bir eylemdir. Eğer çalışanları yeterince dinlerseniz hem sıkıntılarını hemde problemleri öğrenebilirsiniz. Ayrıca çalışanlarınızın tuttuğu takımları, hobilerini, alerjilerini vb. bilmeniz önemlidir.

Övmek en güçlü motivatördür.

Herkes bir şeylerden gurur duyar. Eğer insanların kendileri ile gurur duyacakları şeyleri yakalarsanız motivasyon için mükemmel bir kapı açmış olursunuz. Ayrıca övmek ya da iftihar ettiğinizi göstermek kişinin özgüvenini pekiştirecektir. Eğer çalışanlarınızın özgüveni yerindeyse yani onları kırmamışsanız çok iyi bir durumdasınız demektir. Çünkü kendisi ile ilgili ne hissediyorsa size ve müşterilerinize onu verecektir. Kendini iyi hissetmeyen çalışanlarla kurumunuzun ileri gitmesi mümkün değildir.

İnsanları değiştiremezsiniz sadece davranışlarını değiştirirsiniz.

Davranışı değiştirmek içinde duyguları ve inançları değiştirmeniz gerekir. Yani size güven duyulmuyorsa önce bunu değiştirmeniz gerekir. Bunu iyi düşünün!

Çalışanların algılayışı yöneticilerin gerçekliğidir.

En önemli noktalardan biriside budur. Çalışanlarınızla konuştuğunuzda onlar sizi anladıkları şekilde yanıt verirler. “Anlatabildim mi?” “Anlatabiliyor muyum?” şeklinde sık kullanılan sorgulamalar ya istenilen şeyden emin olunmadığı yada çalışana güven duyulmadığını gösterir. Sizin yönetim tavrınız çalışan tarafından keşfedildikçe ona göre davranılmaya başlanacaktır. Ör. “Ne derse mutlaka evet diyelim ama bildiğimizi yapalım” “Sabahları konuşmayalım” “Çok sık fikri değiştiği için söylediklerini hemen yapmayalım” gibi.

Örneğin birini bir seminere gönderip oradaki yeni fikirleri getirmesini söylüyorsunuz, giden kişi geldiğinde size birçok fikir ve görüş getiriyor ve siz hiç ilgilenmiyorsunuz. Sonucun ne olmasını beklersiniz?

Beklediğiniz ya da zorladığınız davranışları alırsınız

İnsanlara bir şeyleri gerçekleştirmeleri için ödüller vaad ederiz. Bu kimi zaman para, prim, taile gönderme kimi zamanda kıdem olur. Burada Amerikalıların “fine tunning” ince ayar dediği nokta çok önemli. Eğer her şeyi ödüle dayandırırsanız ödülsüz işler aksar. Bu çok basit kuralıda yazmazsam ölürdüm. İnsanlar ödüllendirildikleri ya da cezalandırılmadıkları şeyleri tercih ederler.

Kendimizi kendi nedenlerimizle eleştiririz, çalışanları ise yaptıkları şeylerle

Kendi hatalarımıza yönetici olmamız sebebiyle veya başka türlü örttüğümüz düşüncesiyle çok fazla dikkat etmeyiz. Ama çalışanlar işe geç gelip erken çıktıklarında ortalığı alt üst ederiz. Aslında iğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batırmamız gerektiğini nedense unuturuz.

Çalışanlar istenmeyen davranışlara girerlerse onları nasıl istenilen şekilde davranma konusunda motive etmeye odaklanmamız gerekir, cezalandırmak değil. Bu davranışlarının arkasındaki sebepleri keşfetmeli, gerekiyorsa konuşmalı ama ne olursa olsun onları motive edecek çözümleri bulmak için ciddi enerji harcamalıyız.

Şimdi biraz düşünün ve çevrenizdeki insanları bu yukarıda bahsettiğim şeylerle motive ederseniz, çevrenizde motive bir sürü insanla neler başarabileceğinizi düşünün.

Paylaşın:
“5onlineegitim”