Aylık arşivler: Haziran 2009

Zaman yönetimine zaman yok!

zaman

Ahmet, TEM’den hızlı gidebileceğini düşünerek yarım saat kala çıkmıştı yola. Fakat daha otobana çıkar çıkmaz trafik durmuştu. Ya bir kaza ya da sürpriz bir yol çalışması tüm trafiği felç etmişti. Direksiyondaki eli ile tempo tutarken sadece 15 dakikası kaldığını düşünüyordu. “Keşke E5’ten gitseydim” diye düşündü. Aslında yola çıkarken her iki yoluda düşünmüş ve TEM’e karar vermişti. (Keşke İBB’den yol durumunu kontrol etseydi:)

Bu hikaye size tanıdık geldi mi? Özellikle İstanbulda yaşayanlar beni çok iyi anlayacaklardır.

Büyük işlerle uğraşıyoruz

Ne zaman yaptığımız iş yarıda kesilse ya da bir işten diğer işe geçecek olsak mutlaka 10-15 dakika idrak ve anlama süresine ihtiyaç duyuyoruz. Bu yüzden öncelikle işimizin yarıda kesilmesini ya da araya bir şeylerin araya girmesini engelleyecek bir şeyler yapmak zorundayız. Biriş ile uğraşırken başka şeylerle uğraşmayın. Ör. Eposta okumak ya da telefon kabul etmek gibi.

Programlayın

Daha bir işi bitirmeden birç ok şeyi yapılacaklar listenize ekliyorsanız problem var demektir. Sürekli listelemektense programlayıp nasıl yapacağınıza karar vermeniz daha iyi olacaktır. Eğer size verilen iş gerçekten büyük ve uzun sürecke bir iş ise mutlaka daha küçük parçalara bölmeniz o şekilde iş planınıza almanız gerekir.

İyi fikri kaçırma

Aklınıza gelen fikirleri ve yapılması şart işleri sakın kaçırmayın. Hemen bir yere not alın. Sık sık aldığınız notları gözden geçirin, ya programınıza alıp gerçekleştirmeye çalışın yada silin gitsin.

Eğer zaman yönetimi ile ilgili bir kitap alıp okumayı düşünüyorsanız size önerim ilk önce o kitabı okumak için gereken zamanı planlamanız. Okuduktan sonrada kitabın size ne katıp katmadığını düşünün ve hatta yazın.

Süreci hissedin

İş yapma şeklinizi değiştirmek demek aşama aşama, adım adım sizin kontrolünüzde bir değişim anlamına gelmelidir. Önemli olan yaptığınız işin ölçümlenmesi değil aksinesizin yeni gelen bir iş ile ilgili duygularınızın neye dönüştüğüdür.

Kendiniz ile ilgili gerçekçi beklentiler koymazsanız hayat sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Zaman yönetimi yaşanan bir takım olumsuzlukların adresi olabilir ama her şeyin değil. Üstüne üstlük zaman yönetimini iyi yapıyor olmak “sihirli denek” etkiside yapmaz yani her şeyi birden bire düzeltmez.

Ve İstanbul trafiğini düzeltmez!

Paylaşın:
“5onlineegitim”

Adam yerine konmak!

Kimler adam yerine konur hiç düşündünüz mü? Sizi adam yerine koyuyorlar mı? Neden koyuyorlar? Birileri diğerlerine bir not veriyor iyi not verilirse adam olunuyor, kötü not verilirse kimse sizi dikkate almıyor.

Aynı taraftaysanız adam yerine konuyorsunuz. Eğer Fenerbahçeli iseniz Fenerbahçeliler için adamsınız ama Galatasayarlılar için değilsiniz.

Aynı aşamalardan geçmiş kişiler birbirlerini adam yerine koyuyorlar. Askerliğini uzun yada Güneydoğuda yapanlar birbirlerini adam yerine koyarken bedelli yapanları adam yerine koymuyorlar. Mülkiyeliler Mülkiyelileri, ODTÜ’lüler ODTÜ’lüleri adam yerine koyarken diğer üniversite mezunlarını adam yerine koymuyorlar.

Aynı fiziksel özelliklere sahip insanlar birbirlerini adam yerine koyuyorlar. Güzel ve yakışıklı olanlar güzel yada yakışıklı olmayanları adam yerine koymuyorlar.

Askerde “nerelisin hemşerim?” diye yanaşırlar. Sadece aynı şehir sınırları içerisinde doğmuş olmak sizi “hemşeri” yapar ama o kadar önemlidir ki birden hemşeriler birbirini korur, bir arada durmaya, gezmeye başlarlar ve 1 cm diğer taraftaki şehirde doğmuş olanlara farklı gözle bakmaya başlarlar. Diğerlerini adam yerine koymazlar. Hatta bazı illerin ilçesinde oturanlar “nerelisin” diye sorulduğunda özellikle ilçelerini söylerler. Neyi sahiplenirler? Neyi kabul etmezler? bilinmez.

Batılı Doğu’luyu, parası olan parasızı,uzun olan kısayı, okuyan okumamışı ve daha birçok sayabileceğim konuda birbirimizi adam yerine koymuyoruz.

İşte bu noktada “adam yerine konma” savaşı başlıyor?

Spor yap, daha çok çalış ve yüksel, daha çok para kazan, dil öğren, yarış, koş, kopar, kazan, yen, başar.

Aileler çocuklarının gelecekte adam yerine konmaları için gerekenleri listeleyip ona göre davranıyorlar. Çocuklar oyunlarda yer bulamadıkça adam olma özlemleri büyüyor ve her geçen gün biraz daha hırslanıyorlar.

Çetin Altan’ın dediği gibi;

İnsanlar yeryüzünden geçip giderken “adam yerine konmak” özleminde bir teselli arar…

Ve bu teselli iki kanada ayrılır:

1- Yeryüzünden gelip geçerken kendi enerjilerini, kendi meslek alanlarında sürekli somuta dönüştürerek; ömürlerini aşan somut izler bırakmış olmak belirli bir süre yaşadıkları dünyada…

O nedenle de, meslek sahiplerinde, “adam yerine konma” özlemleri, büyük ölçüde aşılmış gibidir.

2- Meslek sahibi olmadıkları için, “adam yerine konma” özlemlerini, “itibar sahibi” olma çabalarında tatmine uğraşanlar…

Politik egemenlikler itiş kakışı, aşiret beylikleri, tarikat şeyhlikleri, makam ve rütbe sahibi olma tutkuları; “adam yerine konma” özlemlerinin değişik çiçekleridir biraz da…

Diyelim ki “adam yerine kondunuz” iş bitiyor mu sanıyorsunuz?

Hayır aksine beklentiler artarak devam ediyor. Adam olma statüsünü korumak için daha fazla uğraşmanız daha fazla gayret göstermeniz gerekiyor.

Siz kimleri adam yerine koyuyorsunuz? Unutmayın, adam yerine koyma kriterlerimiz bizleri o kadar küçük bir dünyaya mecbur ediyor ki farkında bile değiliz.

Paylaşın:
“5onlineegitim”

Daha iyi ve hızlı öğrenme – 6

Öğrenenler ve kendi kendine başarmak isteyenler için vereceğim önerilerle bu yazı dizisi bitiyor. Herkes kendi için ne kadar gayret gösterirse o kadar başarılı olur. Birilerinin sizi düştüğünüz yerden kaldırmasını yada uçurmasını bekleyerek zamanınızı harcamayın. Yapın!

  1. Şaşırtın. Bazen öğrenenler, öğretenden fazla şey bildiklerini düşünerek sıkılabilirler. Öğretenden fazlası olmak gerekir bu tip durumlarda.
  2. Kendinize öğretin. Sürekli aynı müfredat yada tarz ile eğitmek öğretene kolay gelebilir ama verimi düşürür. Eğer birileri sizin için eğitmeyi heyecanlandıracak bir şeyler yapmıyorsa o zaman kendiniz yapın. Yada öğrenciyseniz size herşeyi öğretmenin haber vermesin,i beklemeyin. Merak ettiğiniz konular ıaraştırın öğrenin. Birilerinin size bir şey öğretmesini beklemeyin.
  3. İşbirliği. Bazen bir grup halinde çalışmak öğrenmeyi kolaylaştırıp eğlenceli hale getirebilir.
  4. Bir şeyler öğretin. Bir şeyi öğrenmenin en kolay yollarından biri başkalarına öğretmektir. Hem tekrar etmiş olursunuz hemde atladığınız noktaları yakalayabilirsiniz. Ayrıca birine öğretecek olmak öğrenme motivasyonunuzu artıracaktır.
  5. Hakkında yazın. Bir şeyi öğretmenin yollarından girisi o konuda sık sorulan soruları düşünmek ve bunlara cevapları yazmaktır. Yada b elkide o konuya özel bir blog bile açabilirsiniz. Bömylece hem ne bilip bilmediğinizide test etmiş olursunuz.
  6. Deneyerek öğrenin. Eğer 5 yıl boyunca her hafta 40 saat çalışırsanız yaklaşık 10.000 saat çalışmış olursunuz ve ciddi bir deneyim anlamına gelir. Şimdi uzman olanları bu gözle değerlendirin.
  7. Kendinize sınav yapın. Bazı soruları kartlara yazaak bu katlar ırasgele seçip yamıtlama yolu ile öğrenme kolaylaşır.
  8. Önce doğru şeyleri öğrenin. Önce temeli öğrenmeniz gerekir. Örneğin bir yabancı dil öğrenirken önce alfabe ve temel bilgileri öğrenerek başlarsınız.
  9. Nasıl öğreneceğinizi planlayın. Her zaman iki yol vardır: Planlı ve plansız olan. Siz doğru olanı seçip planlı olanından gidin. Öğrenmeyi ciddiye alın ve zaman ayırın.
  10. Israr edin. Öğrenmede inatçı olmak başarının anahtarıdır. Asla pes etmemek gerekir. Herkes herşeyi öğrenebilir. Einstein’ın deha’nın tanımını yaparken %1 ilham %99 ter ile yapmaktadır.
  11. Uzmanlara meydan okuyun. Disleksi okuma körlüğüdür. Eskiden uzmanlar disleksi hastalarının aptal olduklarını düşünürlerdi. Daha sonrada öğrenemeyecekleri iddia edildi.Fakat aksini ispatlayan bir çok kişi oldu.
  12. Kendinizi değiştirin. İnsanlar tahmin ettiklerinden daha akıllıdırlar.

Son sözüm: İlk önce mutlu olmayı kaygılamamayı öğrenin.

Paylaşın:
“5onlineegitim”