Aylık arşivler: Kasım 2009

Projeyi detaylandırmaktan anladığımız

Bir projede aşağıdaki gibi cümleler kurulmaya başlanmışsa işiniz zor demektir;

İşe başlamadan bir gün önce : “Evet şimdi anladım ne istediğini”
İşe başladıktan 2 gün sonra “Benden öncekiler yanlış yapmışlar. Ne yapmamı istersiniz?”
“Bana ne kadar süreceğini sormayın söyleyemem. Sadece bittiğinde haber verebilirim.”
“Böyle bir şey istendiğinden haberim yok.” Ör. dokümantasyon

Projeler detaylandırıldıklarında yani iş ayrışım yapılarının oluşturulmasında dikkat edilecek en önemli şey okunacak ve anlaşılacak düzeyde hazırlanmasıdır. Okunmayan ve ondan da fazlası anlaşılmayan iş ayrışım yapıları yukarıdaki gibi diyalogların yaşanması sonucunda Proje Yöneticisinin “aman bir şey atlanmasın” kaygısıyla detaylandırdığı çalışmalardır. Bu durumda çalışanlar iş ayrışım yapısını sadece “yapılacak işler” listesi olarak görürler ya da proje ekibi ne kendilerinden sonra gelen işe ne de kendilerinden önceki işe dikkat ederler. Sadece verilen işi yapayım gerisi beni ilgilendirmez diye düşünürler. Kendi işinin sorumluluğuna odaklananlar projenin başarısını sahiplenmiyorlar demektir.

Kötü çalışanlar kendilerine verilen ve iyi tanımlanmayan işlere “aşık” olurlar çünkü ne yaparlarsa yapsınlar “mazeretleri” hazır olur. İşini seven ve severek yapanlar iyi tanımlanmayan işlerden mutsuz olurlar, sadece kendi işlerine odaklanmazlar, kendilerinden önceki ve sonraki işleri de hesaba katarlar.

Paylaşın:
“5onlineegitim”

Yöneticinin kulağına küpe çok ama takan kim

managerDaha önce Yöneticilerin kulağına küpe demiştim, SATIŞ ve Pazarlama becerileri adına birkaç madde daha ekleyelim. Yönetim sanatı dediğinizde herkes size başka bir şey söyler. Bu bir günde ya da sadece kitaplardan öğrenilecek bir şey değildir. Teori, pratik ile beslendiğinde gerçekler ortaya çıkar. Bu yüzden her yönetici bir sirkteki jonglör gibi 5 tane topu elleri ile çevirirken ayakları ile halkaları çevirebilmeli, kafasında kutuyu taşıyabilmeli ve aynı zamanda şarkı söyleyebilmelidir. Yani;

1- Projeye, ekibe yada çalışanlara ihtiyaç duydukları kaynakları temin etmeden mucize yaratmalarını beklemeyin.

2- Teknolojiyi maliyet kapısı olarak görmeyin ve şirketinizin ihtiyaçlarına uygun teknolojiye yatırım yapmaktan çekinmeyin.

3- Bir şey olmaz demeyin, araçları ya da yazılımları günü geldiğinde güncelleyin ve hep güncel tutmaya çalışın.

4- Her zaman müşterinize kıymet verin.

5- Onlara sunduğunuz hizmet, servis yada ürünlerle onlara değer katmaya çalışın. Ürün yada servisinizi rakiplerinizden farklılaştırın ve geri gelmelerini sağlamaya odaklanın.

Okumaya devam et

Paylaşın:
“5onlineegitim”

İşi işte bırakabilmek

workaholic1Çok uzun bir süre sıkı bir işkolik olarak çalıştım ve hatta sağlığımı bu yüzden kaybettim.

Nasıl işkoliktim? Sabah 07:00’de işe gidip gece 23:00 gibi çıkan, hatta yolda ve evde bile çalışan bir insandım. Fırsat buldukça haftasonları iş yerine gider yapmam gereken işleri tamamlardım. Konuştuklarımın %90’ı işimle ilgili idi. Fakat sağlığımı kaybedince kendime geldim ve “işi işte bırakmayı” öğrendim.

Bu konuda bir makale okurken benim yaptığım şeylerle önerilenlerin çok örtüştüğünü görüünce sizlerle paylaşmak istedim.

Yolunuzu uzatın. Eğer işten çıktınız ve kafanızda hala bir şeyler var ise yolunuzudeğiştirip, vakit geçirip eve girene kadar onları unutmaya çalışmanız lazım. Evin kapısından girenekadar yapacağınızı yapın.

İşteki patronla evdeki patron aynı değildir. İşyerindeki pozisyonunuz yada size duyulan ihtiyaç ile evdekiler birbirinden farklıdır. Her iki tarafın ihtiyaçlarını ayrı ayrı düşünmeniz gerekir. Arıca evinizdeki insanlar sizin ücretle çalıştırdığınız insanlar değildir, bir hedefe ulaşmak ve size rapor vermek zorunda değilleridir. Bu yüzden iş yerindeki havanızı dışarıda bırakmanız gerekir.

Okumaya devam et

Paylaşın:
“5onlineegitim”

Dalai Lama Derki

dalai_lama“Benim basitçe inancım şu” diyor Dalai Lama*. “Ne tapınak ne de karmaşık felsefeler.

Beynimiz ve kalbimiz tapınağımız, şefkatimiz ise felsefemizdir. Bütün dünyanın takdir ettiği seçilmiş kişilerden sadece bir tanesi. Ve bakın neler diyor;

1. Dalai Lama der ki: “Büyük aşklar ve büyük başarılar büyük riskler içerir.”

Yüksek performanslı kişiler aslında ortak bazı özellikler taşırlar. Başarıya odaklanmışlardır, yaptıkları işe tutkuyla bağlıdırlar, hedefleri bellidir ve başkalarına nazaran daha çok risk alabilirler. Akıllıca risk alabilmek başarının anahtarıdır.

2. Dalai Lama der ki: “Kaybettiğinizde, ders almayı atlamayın”

Hata yapmak insana mahsustur. Yaptığınız ya da karşılaştığınız hatalara karşı nasıl davrandığınız ne kadar akıllı olduğunuzun kanıtıdır. Çünkü hatalaran alınacak dersler ile aynı hata tekrarlanmaz. Bu yüzden hatalar en iyi öğretmenlerdir.

3. Dalai Lama der ki: “Hatanızı farkettiğinizde onu düzeltmek için hemen harekete geçin.”

Yapılan bir hatanın farkedilmemesini ya da kendiliğinden düzelmesini beklemek hatasına düşmeyin. Düzelmeyecektir. Ne kadar erken aksiyon alırsanız o kadar az stres yaşar, problemin büyümesini önlersiniz.

Okumaya devam et

Paylaşın:
“5onlineegitim”