Aylık arşivler: Aralık 2009

Sizden çok iyi bir şarj chazı olabilir

employee-motivationEskiden çalıştığım bir şirkette çok yoğun bir hafta yaşamıştık. Şirket kuralları gereği her gün saat sabah 10:00 ve öğleden sonra saat 14:00’te Türk kahvesi servisi olur aralarda çay gelirdi. Çaycımız Ali ile her gün bu çay ve kahve seferi esnasında selamlaşır, hal hatır sorardık. Bir gün Ali’nin kahveyi masama “kafama vurur” gibi bırakıp gitmesi üzerine yanımda çalışan arkadaşıma “Ne oluyor?” diye sordum. O da “Farkında değil misin? Neredeyse bir haftadır yoğun çalışmaktan iki laf etmedin, oda sana küstü muhtemelen” dedi. Hemen gidip Ali’nin gönlünü aldım ama bu bana iyi bir ders oldu.

Ali’nin duymak istediği tek şey “Merhaba” ya  da “Nasılsın?” kelimesi idi. İhtiyacı olan, onu motive eden buydu. Biz onunla böyle bir samimet kurduğumuzda o her kahveyi bıraktığında diğerini bırakmaya istek ve sevgi ile gidiyordu. Çünkü her merhaba yada nasılsın sözü yaptığı işin takdiri, onun orada olduğunun kabulü idi.

İnsan insana, insan gibi kurulan iletişimin ne kadar önemli olduğunu anlamıştım. Karşınızdakinin gözlerinin içine bakarak ve tüm samimiyetinizle nasıl olduğunu sormak o kadar güçlü bir motivasyon aracıydı ki şaşırmıştım. Aslında beni şaşırtan ya da sevindiren şey küçücük bir şeyle nasıl pozitif bir etki yaratabildiğim idi. Birisi için daha olumlu bir fark yaratabilmek, işte önemli olan buydu ve bunu yapmak için gereken tek şey sadece bir kelime idi.

Hayatım boyunca iki şey ile motive oldum. Öncelikle başarılı olmayı kendime motivasyon aracı olarak kullandım. Bir şeyleri başarıyor olmak bana her zaman yetti. Öte taraftan ise başkalarında yaratabildiğim pozitif etki ile motive oldum ve hala oluyorum. Beni görünce gülümseyen insanları görmek çok güzel.

Babamın söylediği “Her zaman iyi ol oğlum” sözünü daha iyi anlıyorum şimdi. Ne istediğime değil ne verebileceğime odaklanıyorum. Burada yazı yazmamın sebeplerinden en önemlisi bu zaten. Biliyorum ki burada yazacağım birkaç kelime ile insanlar motive olabilir, gülümseyebilir ve belkide onları üzen bir konuda tekrar denemeye karar verebilirler. Buradan başlayan pozitif dalga berberinde yine pozitif etki yaratır.

Sizden çok iyi bir şarj cihazı olabileceğini bilin. Sadece iki dudağınızın arasından çıkacak birkaç kelime ile karşınızdakini enerji ile doldurabilirsiniz.

Ya çevrenizin enerjisini tüketirsiniz ve karanlık olur yada enerjinizle herkesi doldurur etrafı aydınlatırsınız. Hayat sizin, seçim sizin…

Paylaşın:
“5onlineegitim”

Yazılımcılar pazarlamadan nefret eder

Aslında sadece yazılımcılar değilde teknik ağırlıklı çalışanlar demek belki daha doğru olacak. Fakat eğer projelerin yönetiminde yer almaya başlayacaksanız “pazarlama” konusuna ısınmanız gerekiyor.

Pazarlama kavramını bu güne kadar tanıdığınız ve hoşlanmadığınız insanlarla beraber düşünmeyin, ayrıca pazarlamanın insanın ruhunu şeytana  satması olarak ta görmeyin. Pazarlama insanları kandırmak, onlara istemedikleri bir şeyi almaya ikna etmek değildir.

Proje Yöneticisi olduğunuzda tüm paydaşlarla(projende etkilenen herkes) kazan-kazan(win-win) ilişkiler kurmak zorundasınız. Aslında bu durum sadece paydaşları “dinlemek” olarak algılansa da projedeki belli noktalara dikkat çekmek, belli noktaların önemini vurgulamak gibi bir çok farklı şekilde düşünülmelidir.

Projelerin çoğu paydaşların istekleri, korkuları, hayalleri, beklentileri ile şekillenir. Paydaşlar özellikle çıkarlarına doğrudan etili olan isteklerine sarılır, onları savunur ve korumaya çalışırlar. Beklentilerinin ne kadar mantıklı olduğu konusunda sizi ikna etmeye çalışırlar.

Proje yöneticisi tüm bu istekleri yönetmek için herkesle diyalog ve anlaşma peşinde olacaktır. Eğer teknik bir adam karşısındakinin bakış açısından “faydayı” görebilirse daha doğru ve uygun sonuçlar üretebilir.

Okumaya devam et

Paylaşın:
“5onlineegitim”

Projelerde bir arada olmayan ekip üyelerini yönetmek

Bir arada olmayan bir ekibi yönetmek zordur. Böyle bir ekip ile çalışıyorsanız net bir proje vizyonuna, iyi bir iletişime, motivasyon stratejilerine ve bireysel farklılıkların farkındalığına ihtiyacınız var demektir. Artık bir çok projede farklı departmanlarla ve dış kaynaklarla çalışıyoruz yani proje ekibi farklı lokasyonlarda yer alıyorlar. Böyle bir çalışmada işe yarayacak birkaç ipucu vermek istiyorum;

1.   Çatışmaların ya da anlaşmazlıkların etkin çözümlenmesi

Ekibin birbiri ile konuşması konusunda cesaretlendirmeniz gerekir. Bu tip dağınık ekiplerde problemin konuşulmadan büyümesi ya da olan bitenden haberinizin olmamasıdır. Olası anlaşmazlıkları profesyonelce yönetmek herkesin sorumluluğundadır. Anlaşmazlıkların her zaman kötü sonuçlar doğuracağını söylemek gerçekçi olmayacaktır. Her hangi bir anlaşmazlığa müdahale edebilmeniz için öncelikle  haberdar olmanız gerekir. Bu yüzden ekibinizi olası anlaşmazlıklarda sizi bilgilendirmeleri ve/veya profesyonel bir biçimde sorunu çözmeleri konusunda cesaretlendirmeniz gerekir. Bazı anlaşmazlıkların ekip içinde çözülmeleri daha uygundur. Bu yüzden her şeye müdahale etmenizi önermiyorum.

Anlaşmazlıklar çoğu zaman proje bulunulan aşamaya göre benzerlikler gösterebilir. Örneğin projenin başlangıcında ekibin birbirine kendini göstermeye çalışması, kültürel farklılıklar ya da aynı dilde konuşmamak anlaşmazlıkların sebebi olabilir. Sonuçta Proje Yöneticisi öncelikle anlaşmazlığın sebebini iyice anlayıp duruma ilişkin tavrını belirlemeli, teknik ya da yaratıcı bir çözüm üretmelidir. Benim önerim, anlaşmazlık çıktığında sebeplerine odaklanmanız ve tekrarlamasını engelleyici önlemlerin alınması olacaktır. Eğer olasılık anlamında anlaşmazlık ya da çatışma yüksek ise “önleyici” tedbirler projenin en başından düşünülmelidir.

2.   Performansı sürekli gözden geçirmek ve izlemek

Bugün işlerin yolunda gitmesi yarın yolunda gideceği anlamına gelmez. Ayrıca yüksek performanslı bir ekipte bir anda ortaya çıkmaz. Üstelik bir arada olmayan ekiplerin yüksek performansa gelmeleri daha zordur. Bu yüzden öncelikle ekibin yüksek performanslı olması için gerekenleri düşünmeniz ve ekibinizle nasıl daha iyi bir performans gösterebileceklerini tartışmanız gerekir.

Proje ekiplerine yeni girenler bir dengesizliğe sebep olabilirler. Bu dengesizliği en aza indirecek şekilde hazırlıklı olmanız gerekir.

3.   Krizleri çabuk çözmek

Her projede zaman zaman krizler yaşanır. Fakat özellikle sanal ekiplerde herkesin problemin farkında olduğundan ve neler olup bittiğinden haberdar olmalarını sağlamanız gerekir. Örneğin stratejik bir değişiklik ya da istek olması durumunda herkesin aynı anda aynı bilgiye sahip olması çok önemlidir. Ekip üyelerinin kendilerini projeden izole hissetmemeleri çok önemlidir.

Krizler ya da değişiklikler ekip üyelerinin bir araya gelerek ortak çözüm üretebilmeleri için birer fırsattırlar.

Paylaşın:
“5onlineegitim”