Aylık arşivler: Şubat 2010

İş görüşmesinde ne sormak gerekir?

Ben İnsan Kaynakları uzmanı değilim ama çalışma hayatımda çok fazla iş görüşmesi yaptım. Hem soran hem de cevaplayan olarak. Her iş görüşmesine gitmeden önce firmayı araştırdım, üstüme başıma dikkat ettim ve doğaçlama yaptım. Halbuki iş görüşmelerimde “soran” olarak hiç hazırlık yapmadan girdim görüşmelere. Sonralarda Microsoft gibi bir çok büyük firmanın iş görüşmelerinde uyguladıkları stratejileri, incelikleri okudum, inceledim.

Lafı uzatmamak adına sonuç olarak kimi ne konuda işe alacaksanız ya da karşınızdakinden beklediklerinize göre sorular sormanız gerekiyor.

Liderlik özelliği aranıyorsa:

Önceki işlerinizde sizin yaptığınız ve siz olmasaydınız olmayacak, gerçekleşmeyecek bir şey hakkında anınız var mı?
Sizi gerçekten hayakırıklığına uğratan bir davranışınız oldu mu?
Hiç bir arkadaşınızı kovmak ya da cezalandırmak zorunda kaldınız mı?
Hiç astlarınızı liderlik anlamında eğittiniz mi? Neler yaptınız?

Bir işi kendisi başlatıp devam ettirecek birini arıyorsanız;

Amacınıza ulaşmak için üstesinden gelmek zorunda kaldığınız büyük zorluklar olan bir projeniz oldu mu?
Hiç uzun vadede gerçekleşecek bir hedef oluşturdunuz mu?
Ya  da uzun süredir üzerinde çalıştığınız bir iş proje var mı?
En son tamamladığınız yada tamamlayamadığınız proje?
Gerçekten inanıp hem politik hemde diğer açılardan onu savunarak gerçekleştirmeye çalıştığınız bir proje oldu mu?
Sırf siz takip edip üzerinde olduğunuz için büyük başarı elde edilen bir iş oldu mu?

Problem çözecek birini arıyorsanız;

Okumaya devam et

Paylaşın:
“5onlineegitim”

Karar verme ve Karşı Saldırı

Bir çok işimizde yeterince bilgi sahibi olmasakta karar vermek zorunda kalırız. Kafamızın içinde iyi-kötü olasılıkları düşünür bir tercih yaparız. Şimdi bu tip durumlarda verilecek kararların mantıklı ve doğru olması için kullanılan bir teknikten bahsedeceğim. Aslında teknik “mantıksız düşünmeyi öneren” bir yöntem. Gerçi böyle söyleyince biraz korkutucu olmasına rağmen işe yaradığıda bir gerçek.

Nalan, Galip’in sözünü kesti “Bunun gerçekçi bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum. Bütçemiz olsa bile 30 adamı alacak vaktimiz yok ki.”

Galip savunmaya geçti. “Ben zaten böyle bir şey önermiyorum. Benim söylediğim eğer bu tamamlanma tarihlerine uyacaksak 30 kişiye daha ihtiyacımız olacağıdır. ”

Burada Galip defansa geçme oyununu oynayarak hem durumu orijinal noktasına çekti, hemde Nalan’ın çarpıtarak başlatmaya çalıştığı çatışmayı engelledi. İşte teknik bu. Bu teknik ile karşınızdakinin pozisyonunu onu yanlış çıkaracak bir hale getirebilirsiniz. Bunu yaparken ortaya konması gereken istenmeyen sonuçlardır. Birisinin yaptığını yanlış olduğunu söylemektense yapıldığında ortaya çıkabilecek olası olumsuz durumları söylemek onunda sizin doğrultunuzda düşünmesini sağlayabilecektir.

Aslında bu tipte davranışları hepimiz zaman zaman yapmaktayız ama bir teknik olarak yada kasıtlı olarak değil tabiki. Bilinmesi gereken insanlar ne zaman bu yola başvururlar ve siz buna hazırlıklı mısınız?

Hayal kırıklığı

Bir tartışma esnasında bir çok sebepten hayal kırıklığı oluşabilir karşı taraf bu yöntemi tercih edebilir.

Eğer birisi sizin işinizi tanımlıyor ya da yerinizde gözü varsa

Birisi sizin iş tanımınızı yapıyor ise bu noktada altını çizeceği, vurgulayacağı, özellikle söylemesi ya da söylememesi gereken şeylerde davranacağı seçicilik çok önemlidir. Belki karşı tarafın hiç sevmeyeceği ya da hoşlanmayacağı bir kelime ile sizi zor duruma düşürebilir. Kendi iş tanımınızı kendiniz yapmaya çalışın.

Kesinlikle söylemedim

Eğer bir konuya açıklık getirmek ya da daha önce söylediğiniz bir şeyi inkar etmek istiyorsanız size karşı bu tekniğin kullanıldığı zamandan iyisi yoktur. Eğer söylediğiniz bir şey yüzünden köşeye sıkıştırılmaya çalışıyorsanız, karşı tarafın argümanının dayanak noktasını başka yöne çevirmelisiniz.

Paylaşın:
“5onlineegitim”

İşyerinde mutlu olma

İşyerinizde mutlu olmak işinizi ne kadar sevdiğinize ve işyerindeki huzurunuza bağlıdır. İşinizi sevmiyorsanız yapacak bir şey yok ama gerek huzurunuzu sağlamak gerekse kontrol edebileceğiniz konularda kendiniz için bir şeyler yapmak elinizdedir.

Çalıştığınız oda veya salonda, masanızda otururken ışık fazla yada az ise yada klima, havalandırma size yakın yada uzak ise rahatınız bozulabilir. Ör. Yazın klimadan uzaksanız ve yerinizi değiştiremiyorsanız daha rahat şeyler giyebilirsiniz.

Koltuğunuzda rahat değilseniz mutlaka aynısında toplantı odasında vb. başka yerlerdede vardır, değiştirebilirsiniz.

Arada bir ayağpa kalkıp esnemek ve vücudunuzu germek, plazalarda çalışmıyor ve pencereden dışarı bakma şansınız varsa camdan şöyle dışarı bakıp derin bir nefes almak sizi oldukça rahatlatabilir.

Masanıza kendinizi rahat hissettirecek eşinizin, çocuğunuzun resmi, masa lambası vb. aksesuarlar alabilirsiniz

Eğer çok telefonla konuşuyorsanız kendinize bir kulaklık seti alın. Her ne kadar Türkiye’de yaygınlaşmamış olsada filmlerde gördüğünüz kulaklık setleri ile tüm gün sürekli telefon konuşmalarını rahatça yapabilirsiniz.

Masanızın üstü kafanızı sürekli meşgul edecek doküman ve dosyalarla dolu olmasın.

Okumaya devam et

Paylaşın:
“5onlineegitim”