Aylık arşivler: Mart 2010

Steve Jobs’tan 10 ders

2000 yılında “Pirates of Silicon Valley”(Silikon Vadisinin Korsanları) adlı film ile Steve Jobs’ın ve Bill Gates’in var olma hikayelerini öğrenmiş ve çok etkilenmiştim.

O gün bu gün Steve Jobs’ı takip ederim. Apple ile başlattığı macera, ilk masaüstü bilgisayarı yapışı(üstteki resim), ipod, iphone ve iPad ile devam eden devrimci yaklaşımı gerçekten izlemeye değer.

Ve şimdi ondan 10 tane altın ders;

1. Steve Jobs der ki “Yenilikler, liderler ile onları takip edenler arasında oluşurlar.”

Yenilikte sınır yok. Tek sınır hayal gücünüz. Şimdi bilinenlerin ya da mevcutların dışında düşünmeye başlamak zamanıdır. Eğer büyüyen bir sektörde çalışıyorsanız daha verimli olabilecek, daha müşteri canlısı olmanız gerekir. Eğer batan bir sektördeyseniz bir an önce başka tarafa sıçramalısınız.

2. Steve Jobs der ki: “Kalite amacınız olmalı. Bazı insanlar mükemmeliğin beklendiği ortamlara alışık değillerdir.”

Mükemmelliğe giden kısa yol yoktur. Mükemmelliği önceliğiniz yapmak konusunda taahhüdünüz gerekir. Tüm beceri, yetenek ve zekanızı bu mükemmelliği yakalamak için kullanmalısınız. Fark yaratacak küçük farklılıkları ancak böyle yakalarsınız. Siz mükemmelliği benimseyip üzerine gittiğinizde hayatta sizi ödüllendirecektir.

3. Steve Jobs der ki: “Büyük iş çıkarmanın yolu yaptığınız işi sevmekten geçer. Böyle bir işi hala bulamadıysanız aramaya devam edin. Bu işin hangisi olduğunu bulduğunuzda anlayacaksınız.”

Sevdiğiniz işi yapın. Sizin için hayata başarıyı, gitmek istediğiniz yolu ve anlamı verecek işi bulmaya çalışın. Yaşamınızın amacını destekleyecek bir iş bulmaya çalışmalısınız. Böylece sadece sağlık ve uzun yaşama değil saynı zamanda zor zamanlarda kendinizi iyi hissedecek bir şeylerede sahip olacaksınız. Eğer Pazartesi sabahı kalktığınızda ayaklarınız geri sayıyorsa doğru işte değilsiniz demektir.

4. Steve Jobs der ki: “Biliyorsunuz, yediğimiz yemek kadar büyümeyiz. Başkalarının diktiği elbiseleri giyeriz. Başkalarının geliştirdiği bir dili konuşur, matematiği kullanırız. Demek istediğim hep bir şeyleri alıyoruz. Asıl önemli olup mükemmel bir duygu sağlayan ise canlıların deneyim ve bilgisine bir şey sunabilmektir.”

Etik sorumluluklarınızı bilerek yaşayın. Bu dünyada küçükte olsa bir fark yaratmaya çalışın. Böylelikle hayatınıza daha fazla anlam katmış olacaksınız. Her zaman yapabileceğiniz şeyler vardır. Ve diğerleri ile neler yaptığınızı konuşun, onları dinleyin.

5. Steve Jobs der ki: “Budizm’de bir söz vardır “Yeni Başlayanın Düşüncesi(Beginner’s mind)” İşte böyle yeni başlayan birinin düşüncesine sahip olmak çok güzeldir.

Bu düşünce tarzında kişi herşeyin orijinal doğasını adım adım ve olduğu gibi görür. Önyargılardan, beklentilerden ve yakıştırmalardan uzak bir düşüncedir. Küçük bir çocuğun ilk kez gördüğü bir şeye bakar yüzünde oluşan heyecandır.

6. Steve Jobs der ki: “Biz beynimizi kapatmak için TV seyreder, beynimizi açmak için bilgisayar kullanırız.”

Her ne kadar herkes TV’nin zararlarını ya da yarattığı zaman kaybını bilsede kendisini ondan alamaz. Halbuki siz TV’den kurtulup birkaç tane beyin hücrenizi kurtarabilirsiniz. Aslında bilgisayarıda sürekli oyun vb. konularda kullanarak aynı zarar yaratılabilmektedir. Önemli olan bilgisayarı faydalı kullanabilmektir.

7. Steve Jobs der ki: “Bir yılda çeyrek milyar dolar kaybeden tek kişi benim ve bu benim karakterimi düzeltti.”

Hata yapmakla hatanın oluşması aynı şey değildir. Hata yapmamak önemli ama bir çok başarılı insan hatalarından sonra hayatını değiştirmekte, performansını artırmakta ve bir sonraki seferde doğrusunu yapmaktadır. Hataları bir uyarı olarak görmek gerekir.

8. Steve Jobs der ki: “Tüm teknolojimi Sokrat ile bir öğleden sonra geçirmek için satardım.”

Her ne kadar Sokrat, Leonardo da Vinci, Nicholas Copernicus, Charles Darwin ve Albert Einstein ile birlikte bağımsız düşünürler içinde yer alsada o “ilk” ti. Çiçero onun hakında şöyle demiş “O felsefeyi göklerden hayatımızın içine çağırdı” Sokrat’ın pensiplerini okuyarak hayatınızı güzelleştirmek elinizdedir.

9. Steve Jobs der ki: “Evrende bir çukur açmak için buradayız. Aksi takdirde neden olalım ki?”

Dünyada büyük işler başaracağınızı biliyor musunuz? Hepimiz bir hediye(gift) ile yaratıldık. Bu hediye ilgi alanlarımızda, meraklarımızda, isteklerimizde ve duygularımızda gizli olan şeyleri ortaya çıkarabilecek bir güce sahip. Bu hediye aynı zamanda amacımız. Kendi amaçlarınızı değiştirmek için izin almanıza gerek yok. Ama öğretmenlerinizin, patronlarınızın, anne babanızın sizin için belirlediği amaçları değiştirebilirsiniz ve kendinize özgü istediğiniz bir amaca sahip olabilirsiniz.

10. Steve Jobs der ki: “Zamanınız kısıtlı ve başkasının hayatını yaşayarak boşa harcamayın. Başka insanların düşüncelerinde var olan şeylerin tuzağına düşmeyin. Başkalarının düşüncelerinin yüksek sesi olmayın. Kalbinizin ve içgüdülerinizin sesini izleyecek cesaretiniz olsun. Sizin ne olmak istediğinizi diğerleri anlamalı.”

Başkalarının rüyalarını yaşamaktan yorulmadınız mı? Hiç şüphe yok ki bu sizin hayatınız ve özgürce dilediğinizce yaşayabilmelisiniz. Yaratıcı becerilerinizi korku yada baskı olmayan bir ortamda kullanabilme şansınızı kendinize vermelisiniz. Kendi seçtiğiniz ve kendinizin patronu olduğunuz bir hayatı yaşayın.

Burada bahsi geçen maddeleri hayata entegre etmek hiçte kolay değil. Fakat her birinin sizleri düşündürdüğünden eminim. En azından deneyin ve bir şans verin kendinize.

Paylaşın:
“5onlineegitim”

Bir yerde konuşma yapacaksanız

Bir topluluğun önünde sunum yapmak yada konuşmak kolay bir şey değildir. Size doğru bakan onlarca göze bir çift göz ile karşılık vermeye çalışırsınız. Hatta bu durum bazıları için bir korku meselesidir.

İşin doğrusu benim çocukluğum çok utangaç olarak geçti. Bir dükkana girip fiyat bile soramazdım. Bu durum giderek hafiflemesine rağmen barmenlik yaptığım döneme kadar çok fazla değişmedi. Barmenlik yaptığım 3,5 yıl boyunca ki üstelik Ankara’nın en ünlü ve büyük barlarında çalıştım, yüzlerce insan ile yakın ve samimi iletişim kurmak, bulunduğum yerden herkesin gözünün içine bakmak zorunda kaldım ve işte o zaman “açıldım” ve hala da öyle gidiyor. Daha sonra danışmanlık ve eğitmenlik dönemlerinde ve hatta bankacılık dönemimde bu elde ettiğim rahatlıkla bir çok seminer, kongre ve toplantıda konuşmalar yaptım, yapmaya da devam ediyorum.

Özellikle seminer, kurultay ve kongreler öncesinde yaptığım bazı şeyleri sizlerle paylaşarak belki işinize yarayacak şeyler söyleyebilirim diye düşünüyorum;

Not taşımak: Birçok kişi eğer elinizdekileri okursanız, dinleyicilerle göz kontağını kaybedersiniz, iyi bir şey değil derler. Sadece size söylemeniz gerekenleri hatırlatacak kelimeleri yazdığınız bir küçük kağıt parçası oldukça işe yarayacaktır.

Göz kontağı: İnsanların gözlerine bakarak hızlıca hareket etmek, göz gezdirmek gerekir. Birisine doğrudan ve dikkatli, sanki bir şey varmış gibi bakmak değil.

Ödevinizi çalışın: Doğaçlama yeteneğiniz olsada konuşmanız öncesinde kısa bir çalışma yapmada fayda vardır. Dinleyicilerin ne duymak isteyeceklerini düşünerek hazırlık yapabilirsiniz.Ve onların duymak isteyecekleri şeyleri keyifli, komik yada metaforik olarak anlatacak yollar bulabilirsiniz.

Duraklama: Motor gibi konuşarak bir sunum yaparsanız kısa bir süre sonra sizi dinleyenler hiç bir şey anlamayacaklardır. Biraz bilgi verip biraz durmak, bilgiyi özümsemelerini sağlamak daha iyidir.

Gevelemeyin: Bir şeyleri ağzınızda geveleyip, yuvarlamayın. Kesin, net ve açık konuşmaya sözlerinize özgüveninizi yansıtmaya çalışın.Hatta mümkünse kendi sesinizi kaydedip sonra dinleyin, belkide belli yerlerde çok sıkıcı olmuşsunuzdur.

Hmmmmm demeyin: Kelime aralarına iiiiiii, hmmmm gibi acaip sesler sokmayın. Düşünmek için sessizliği tercih edin, illaki bir ses çıkarmayı değil.

Katılımı destekleyin: Oaraya gelip sizi inlemek isteyenlerin soracakları yada söyleyebilecekleri şeyler olabilir, onlara sık sk fırsat verin, katılımlarını sağlayın.

Görünmek ve duyulmak: Herkesin sizi görebileceği ve duyabileceği bir yerde durun

Plan yapın: Genel olarak sunumlarda 1 slayt için 4 dakika uygun bir süredir. Toplam sürenize göre slayt sayınızı ve konuşma sürenizi ayarlayabilirsiniz.

Test yapın: Önemli bir konuşmaysa evde ayna karşısında bir ön konuşma yaparak hem vücut dilinizi hemde söylemek istediklerinizi test edebilirsiniz. Ayrıca garip sesler çıkarmamayada çalışabilirsiniz.

Paylaşın:
“5onlineegitim”