Yazar arşivleri: savassakar

Projelerde Çatışma Yönetimi

Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Projelerde zaman zaman çatışmalar yaşanabilir. Proje Yöneticilerinin, çatışmalara doğru şekilde yaklaşması gerekir. 

Çatışma Sebepleri

  • Proje ekibindeki disiplinsel yaklaşım farklılıkları,
  • Güçsüz Proje Yöneticisi, ödüllendirme ya da cezalandırmada yetki eksikliği,
  • Projenin hedef ve amacının net olmaması, ekip tarafından anlaşılmaması,
  • Belirsizlikler,
  • Proje ekibinin hedefe olan inancı,
  • Proje yönetimini tehdit olarak gören departmanlar,
  • Projeye destek olan departmanların projeye olan ihtiyaçlarının farklılığı,
  • Üst yönetimin projeye gereken desteği vermemesi sayılabilir.

Çatışmaları Çözme

  1. Şirket içi politika ve prosedürler oluşturmak,
  2. Projeye özel çatışma çözüm prosedürleri geliştirmek,
  3. Hiyerarşi kullanımı,
  4. Doğrudan iletişime geçilmesi sayılabilir.

Doğrudan iletişimde dikkat edilmesi gerekenler;

  • Ortamın hazırlanması, paydaşların katılımı istemelerini sağlanması,
  • Büyük resmin analiz edilmesi – Kendinizi ve başkalarını nasıl görüyorsunuz, onlar sizi nasıl görüyorlar?
  • Bilgi toplanması, duygu ve düşüncelerin öğrenilmesi,
  • Problemin tanımlanması,
  • Gerekli bilginin önceden paylaşılması,
  • Önceliklerin ve zamanlamaların belirlenmesi,
  • Uygulama planı geliştirilmesi,
  • Uygulamaya geçilmesi ve
  • Takip edilmesi gerekir.

Çatışmayı Azaltma Taktikleri

  • Hareket etmeden ve konuşmadan önce düşünün.
  • Güven yaratın.
  • Ver-Al yaklaşımı geliştirin.
  • Kendi bakış açınızı doğru ifade edebilmek, yanlış anlaşılmamak için çalışın.
  • Hatalı olduğunuzda söyleyin.
  • Kahraman ya da mağduru oynamayın.

Çatışma Çözümünü Kolaylaştırıcılar

  • Şirketinizin süreç, politika ve kültürünü öğrenin.
  • Anlamak için dinleyin. Anlamadığınızda sormaktan çekinmeyin.
  • Çatışmanın kökenini anlamaya çalışın.
  • Empati kurun, karşınızdakilerin duygularını anlamaya çalışın.
  • Farklılıkları çözecek öneriler getirmeye çalışın.
  • Çatışan tarafların iletişim kurmalarını sağlayın.
  • İletişim planı hazırlayın ve uygulayın.
  • Çözümlenene kadar peşini bırakmayın.

Çatışmalarda Hangi Çözüm Ne Zaman?

Problem Çözme – Confronting (Collaborating)

Yüz yüze olur.

  • Eğer gerçekten taraflar haklı olduklarını düşünüyorlarsa
  • Ortak güç temeli oluşturmak için
  • Ortak düşmana karşı hareket için
  • Eğer beceriler birbirini tamamlayıcı ise
  • Yeterince zaman var ise anlamlıdır.

Uzlaşma – Compromising

  • Güven varsa
  • Karşı tarafın yapabilirliğine güveniniz varsa

Ver-al yaklaşımı ile kazan-kazan ilişki yaratmaktır.

  • Eğer her iki tarafta kazanmak istiyorsa
  • Kazanamayacağınız zaman
  • Diğerleri sizin kadar güçlüyse
  • Kazanmaya vaktiniz yoksa
  • Karşıtınızla bir ilişki kurmanız gerekiyorsa
  • Doğruluğunuzdan kesin emin değilseniz

Yumuşatma – Smoothing (Accommodating)

3 maddede anlaştık 2 maddede anlaşamadık durumudur.

  • Zorlayıcı bir hedefi kabul ettirmek için
  • Sonraki bir tarihe kararı ertelemek için
  • Çıkarınız azsa
  • Sadakat sınırlıysa
  • Uyum yaratmak için
  • Alternatif sonuçlar mümkünse
  • İyi niyet gösterisi için yapılır.

Zorlama – Forcing (Competing, Being Uncooperative, Being Assertive)

Tek taraflı baskı uygulamaktır, önerilmez.

  • Gerçekten doğru olduğunuzdan eminseniz,
  • Kazan ya da kaybet riskini alıyorsanız,
  • Çıkarınız yüksekse
  • Önemli kurallara uyulması şartı var ise
  • Yeterince güçlüyseniz
  • Statü ya da güç elde etmek için
  • Kısa dönemde tek atışlık anlaşmalar
  • İlişki önemli değilse
  • Oynanan oyunun herkes farkındaysa kullanılabilir.

Kaçınma – Avoiding (Withdrawing)

  • Kazanamayacağınızda
  • Çıkarınız azsa
  • Çıkarınız yüksek ama siz hazır değilseniz
  • Zaman kazanmak için
  • Karşıtınızı kızdırmamak için
  • Tarafsızlığınızı korumak için
  • Problemin ortadan kalkacağına inandığınızda
  • Geciktirerek kazanacağınızda

Paylaşın:
Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Bizans Oyunlarından Uzak Durun

Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Küçük, büyük fark etmeksizin her kurumda Bizans Oyunları ile karşılaşırsınız. Sizin bu oyunları iyi oynamanız değil şirketinizi iyi anlayıp kariyerinizde doğru yolları seçerek ilerlemeniz önemlidir. 

Bizans oyunlara gelmemeniz ve insanları tuzağa düşürmemeniz gerekir. Bizans oyunlarıyla kariyerinde yükselenler olduğunu görebilir veya düşünebilirsiniz. İtibarınızı kaybetmeden, kariyerinizde ilerleyebilmek için dikkat etmeniz gerekenler şunlardır;

  • Bir iş arkadaşınızın yüzüne karşı söyleyemeceğiniz hiç bir şeyi başkalarına söylemeyin. Birilerini arkasından eleştirmek ya da onun hakkında dedikodu yapmak sizin itibarınızı zedeler.
  • Şirket içi dedikoduları gerçek ve balon olanlar olarak ayırabilmeniz gerekir. Her hangi bir söylentiye istinaden anında harekete geçmeyin. Teyit etmeye, gerçekliğini netleştirmeye çalışın.
  • Tüm iş arkadaşlarınızla çok iyi iletişim kurun. Onlara vakit ayırın ve dinleyin. Şirket içi güçlü birliktelikler ve arkadaşlıklar her zaman iyidir. Onlara destek olun, pozitif yaklaşın.
  • Şirket içi yazılı ve yazılı olmayan kuralları öğrenin ve uygulayın. Her şey prosedürlerde yer almayabilir. Şirketin alışkanlıkları ve beklentileri doğrultusunda davranmanız gerekir. Düzeni bozmakla düzeni değiştirmeyi birbirine karıştırmayın.
  • Birlikte çalıştığınız kişileri anlamaya ve tanımaya çalışın. İşlere yaklaşım tarzları ve tepkilerini gözlemleyin, nasıl iletişim kurmaktan hoşlandıklarını ve beklentilerini öğrenin. Sadece tanıdığınız insanları yönetebileceğinizi unutmayın.
  • Küçük sıkıntı veya problemler istenmedik boyutlara ulaşabilirler. Problemler ya da sıkıntı durumunda işi çözümleyecek sakin duruma gelene kadar bekleyin. Fevri davranmayın, araştırmadan ve durumu iyice anlamadan aksiyona geçmeyin. Duygusal ve mantıksal karar dengenizi sağlamaya çalışın. Herkesin size iyi davranmasını ya da herkesin yakın arkadaşınız olmasını beklemeyin, bir arada çalışmak zorunda olduğunuzu unutmayın.
  • Her şirketin kendine has bir kültürü olduğunu unutmayın. Geçmiş deneyimleriniz size yol göstersin ama bunu çalıştığınız yeri kötülemek için kullanmayın. Her zaman arkadaşça yaklaşın, az ve öz konuşarak işleriniz halletmeye çalışın.

Paylaşın:
Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Zor Zamanlarda Proje Ekibini Yönetmek

Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Zor bir dönemden geçiyoruz. Zor dönemlerin getirdiği olumsuz gelişmelere rağmen gerek rekabet gerekse stratejik hedefleri tutturabilmek için projelerimizi gerçekleştirmemiz gerekiyor. Böyle dönemlerde çalışanlar geleceklerinden kuşku duymaya başlarlar, motivasyon kaybı performans düşüklüklerini getirir. Bu tip dönemlerde Proje yöneticileri neler yapmalıdırlar?

Önce kendi oksijen maskeni tak – Proje ekibinizi desteklemeniz gerektiğini unutmayın. Öncelikle kendi stres ve kaygılarınızı anlamalı ve yönetmelisiniz. Duygularınızı anlamaya çalışın. İçinde bulunulan durumu ve duygularınızı anladıkça daha doğru kararlar verdiğinizi göreceksiniz. Aynı durumda siz olsaydınız ne beklerdiniz? Sizin için ne önemli olurdu? Empati kurmaya çalışın.

Belirsizliği kabullenin – Çalışanlar şirketin ve kendilerinin geleceğinden şüphe duyuyor olabilirler.  Bu düşünceleri inkar etmeyin, gerçek olduklarını kabullenin. Çalışanların önceki dönemlerde gösterdikleri performansı göstermelerini beklemeyin ya da göstermediklerinde şaşırmayın. Geçmiş ile mevcut dönemde aynı performansı sergilemeleri için zorlamak doğru olmayacaktır. Çalışanlar görmezden gelindiklerini düşünebilirler. Probleme, yaşanan sıkıntılara odaklanın. Kaotik ve öngörülemeyen bir dönemde olduğunuzu kabullenin. Negatif düşüncelerinizi yansıtmayın, kendinizi kısır döngüye sokmayın. Diğerlerinin duygularını kabullenerek bir ekip olarak ne yapabileceğinizin peşine düşün.

Olumlu düşünmeyi cesaretlendirin – Ekibinizin stresi kabullenmelerini ve bunun normal olduğunu anlatın. Aynı stres altında başarılı iş çıkaranları ve performans sergileyenleri göstermeye çalışın. Stresten kaçmanın ya da negatif düşünceleri büyütmenin yarardan çok zarar getireceğini açıklamaya çalışın. Sizinde stresiniz yüksek olacaktır, ekibinizle paylaşın. Geçmiş deneyimleriniz ve üstesinden geldiğiniz durumları anlatarak, yalnız olmadıklarını gösterin.

Ne istediklerini sorun – Ekibinizle teke tek görüşmeler yapın ve neler olup bittiğini anlatın. Onların yerine kendinizi koymalı, ne düşündüklerini ve hissettiklerini doğru bir şekilde anlamalısınız. Ekibiniz onları anladığınızı düşünürse problemi çözmenin bir parçası olup destek vereceklerdir. Hep beraber neler yapabiliriz diye düşünmeli, yapacakları işlerde onlara destek olacağınızı göstermelisiniz. Örneğin dikkatlerini dağıtan belirli unsurlardan onları kurtarabilir, iş önceliklerini değiştirebilir, belirli konularda esneklikler sağlayabilirsiniz.

Yapılana odaklanın ve kontrol edin – Yapılacak işleri daha küçük parçalara ayırmak, kısa süreler içerisinde başarı hissi yaratabilir. Ekibin kendi çalışma sürelerini ayarlamalarına izin verilebilir. Sadece yapılacak olana odaklanarak kontrol etmek, yapılmayanları gündem etmemek stresi azaltacaktır.

Ekip için neyin önemli olup olmadığını onlara sorarak öğrenebilirsiniz. İçinde bulunulan sıkıntılı durumda hep beraber ya da birbirinize nasıl davranılması gerektiğini belirleyebilirsiniz. Birbirine anlayış gösteren ve saygıyla yaklaşan bir ekip başarılı olmak için elinden geleni yapıyor demektir. Ortak bir amaç için ekibin birleşmesi ve davranması çok önemlidir.

Rol model olun – Uyku, spor ve sağlıklı beslenme stres ile mücadele için önemlidir. Ekibiniz için örnek olmalı, kendilerine bakmaları için cesaretlendirmelisiniz. Geceleri e-posta atmayın ya da çalışanınızın telefonunu yatak odasına götürmemesini isteyin. Bunları emir şeklinde değil tavsiye şeklinde yapın.  

Unutmayın;

  • Belirsizlik durumunda stres normalidir.
  • Ekibinizin kendi işleri üzerindeki kontrolünü artırın.
  • Ekibinize kendilerine bakmaları (uyku, spor vb.) konusunda cesaretlendirin
  • Kendi kaygı ve çekincelerinizi görmezden gelmeyin
  • Ekibinizin duygularını görmezden gelmeyin.
  • Belirsizliğin işlerin başarılamaması için bir mazeret olabileceğini bilin.

Paylaşın:
Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Duygusal Zeka ve Proje Yönetimi

Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

 

Duygusal Zeka, basitçe kendinizin ve diğerlerinin duygularını izleyebilmeniz ve bu doğrultuda hareket etmenizdir. Duyguların farkındalığı ve bunların yönetilmesi diyebiliriz.

Duygusal Zeka kavramı 1964 yılında Michael Beldoch tarafından ilk kez kaleme alınmış, 1989 yılında Stanley Greenspan ne olduğuna ilişkin bir model geliştirmiş. Bu model daha sonra Peter Salovey ve John Mayer tarafından geliştirilmiştir.

Daniel Goleman, Duygusal Zeka adlı kitabı ile iş dünyası için konuyu ele almış, Harvard Business Review ve Forbes gibi dergilerde bu konuda makaleler yazmıştır.

EQ (Emotional Quotient), duygusal bölüm diyebiliriz doğuştan gelen zekamızı pratik hayata nasıl yansıttığımızı ifade etmekle birlikte EI (Emotional Intelligence) ile aynı anlamda kullanılabilmektedir.

Travis Bradberry’nin yaptığı bir araştırmada Proje Yöneticileri başarısının, %58 oranında duygusal zekaya bağlı olduğu çıkmıştır. Yüksek performanslıların %90’nında duygusal zeka yüksek çıkmıştır.

Duygusal zeka insani ve teknik yeteneklerin entegrasyonunu kapsar. Doğru değerlendirme ve iletişim için önemlidir. Kazanılmış değer analizi için veri toplama ya da sonuçları açıklamak, gerçekleşme verilerini toplayabilmek ya da sonuçların iletişimini sağlamak örnek verilebilir.

Proje Yönetimi Bilgi alanları üzerinden kısaca açıklayalım;

Kapsam Yönetimi: İş tarafı tam isteklerini ifade edemediği için kapsamı onaylamak istemez. Proje Yöneticisi bunun farkında olmalı, kapsamın belirlenmesinin önemi ya da kapsam değişikliklerinin yaratacağı problemleri açıklamalıdır.

Zaman Yönetimi: Zaman baskısı altında ekibin yaşayacağı sıkıntıları Proje Yöneticisi görerek, ekibe destek olmalıdır. Sponsordan zaman esnekliği isteme ya da ek kaynak talebinde bulunmak vb. çözümler aramalıdır.

Maliyet Yönetimi: Yanlış tahminleme sonrasında problemler ortaya çıkarır. Proje Yöneticisi doğru tahminleme için gereken desteği sağlamalıdır. Doğru tahminleme için işin uzmanına mı sorulmalı, toplantı mı yapılmalı, danışmandan destek mi alınmalı gibi farklı bakış açılarıyla durum değerlendirilmelidir.

Kalite Yönetimi: Denetimcilerle müzakere etmek, ekibin ihtiyaçları ile denetimcilerin beklentilerini dengelemek Proje Yöneticisinin görevidir.

İnsan Kaynakları Yönetimi: Çatışmaları çözümlemek, müzakereler ve iyi ilişkiler kurmak için duygusal zeka şarttır.

İletişim Yönetimi: Proje Yöneticisi kendinin ve tüm paydaşların ihtiyaçlarını karşılayacak iletişim yöntemlerini belirlemelidir. Duygusal zeka beklentileri anlamada yardımcı olur.  

Risk Yönetimi: Beyin fırtınası vb. yöntemlerle riskleri ve doğru öncelikleri belirlemede, ekibin ortak hareket edebilmesini sağlamada Duygusal Zeka kullanışlı hale gelir.

Tedarik Yönetimi: Sözleşme müzakereleri ve tedarikçi yönetiminde kendinize ve firmalara ilişkin farkındalık önemlidir. Bitiş zamanlarının ve diğer ekip üyelerinin rol ve sorumlulularının farkında olmanız gerekir.

Paydaş Yönetimi: Şirket politikaları ve iç iletişimi yönetebilmeniz gerekir.

Entegrasyon Yönetimi: Tüm proje işlerini bir bütün olarak görmeniz gerekir. Mevcut bilgiyi nasıl değerlendireceğiniz, personel ile nasıl çalışacağınız, nasıl iletişim kuracağınız çok önemlidir. İletişim ve teknik becerilerinizi bir bütün olarak yönetmeniz gerekir.

Duygusal Zekanızı geliştirmek için;

  • Başarılı gördüklerinizi inceleyin, neyi nasıl yaptıklarını anlamaya çalışın. Kopyalamayın ama esinlenin.
  • Kendinizi keşfedin. Geliştirmeniz gereken yönlerinizi belirleyin.
  • Düşüncelerinizi ve işe yarayacak şeyleri not alın, daha sonra üzerinde geçin.
  • Proje Yönetimine ilişkin becerilerinizi geliştirin. Sadece teknik tarafınızın yeterli olmayacağını bilin.

Paylaşın:
Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Proje Yönetimini Önemsemek

Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Proje Yönetimine ilişkin yüzlerce eğitim verdim, binlerce öğrencim oldu. Hemen hemen her eğitimin başında proje yönetiminin önemini aktarmaya çalışıyorum.

Bir çok tekniğin neden önemli olduğunu, yapılması gerektiğini, kimin ne zaman yapması gerektiğini anlatmaya çalışıyorum. Bir çok firmada “yöneticiler” bu eğitimi almak istemedikleri için istenilen etkiyi yaratılamıyor. Yöneticilerin proje yönetimi eğitimi almamaları konusunda kişisel deneyimlerim aşağıdadır;

  • Astları ile aynı ortama girmemek.  Sadece üst yönetim olarak eğitimimi alan firmalar oldu. Astları üzerinde baskı uygulayan yöneticilerin, katıldıkları eğitimlerde katılımcılar çok sessizleşti. Astların katılmamalarının daha doğru olduğu düşünülen firmalarla karşılaştım.
  • Yıllardır çalışıyorum, deneyimliyim, zaten biliyorum düşüncesi. Bu düşünce bildiklerinin doğru olduğundan %100 emin yöneticiler için ama sonra eğitimlerde anlattıklarımı yapmaya çalışanların önlerindeki en büyük engel oluyorlar.
  • Bunlar hikaye, eğitim aldıralım yine de kendi bildiğimi okurum rahatlığı. Eğitmenler, kimsenin bilmediği çok özel şeyleri anlatma iddiasında değildirler fakat güncel bilgiye sahiptirler. Konuları kendi düzeyinde iyi dinleyen katılımcılar, ilgilendikleri detayda sorularla eğitmeni yönlendirebilir ve ihtiyacı olanı alırlar. 
  • Eğitim motivasyon sağlar ama eğitimde olan çalışanlara iş vermeme engel değil rahatlığı. Eğitimi ciddiye almayan, eğitim olsa ne olur olmasa ne olur diye düşünen, şirket politikası ya da çalışanın isteği üzerine eğitime onay veren yöneticiler ne kadar zarar verdiklerinin farkında değildirler. Çalışanın yöneticisine olan bakış açısını ve güvenini çok zedeleyen bir durumdur.

Katılımcılara proje yönetiminin önemli olduğunu söylerken aşağıdakileri kast ediyorum;

Değişimi Yönetebilmek – Eğitimlerde çeşitli teknik ve yöntem anlatıyorum. Yaparsanız iyi olur, yapmanın faydaları vb. açıklamaya çalışıyorum. Dayandığım temel, en iyi uygulamalar (best practices) yani kendi uydurmalarım değil. Yapılması gerekenler mevcut alışkanlıklar dışında ise bunun anlamı “değişim” oluyor. En önemli konulardan birisi yönetimin ve çalışanın değişimi yönetebilmesi.

Odağı kaybetmemek – Proje ya da programlarda gerek sponsor gerekse proje-program yöneticilerinin odaklarını kaybetmemeleri gerekiyor. Konsantrasyon olmadığında bildiğiniz teknik ve araçların önemi kalmıyor.

İnsan ilişkileri – İletişimi yeterince önemsemeyen, diğerleri ile etkili ve etkin iletişim kuramayan sponsor, proje veya program yöneticisinin başarılı olması çok zor.

Yazılı kültür – Bir çok teknik ve araç kaliteli veri gerektirir, kayıt tutmak anlamına gelir. Yazılı kültüre uzak, iyi yazamayan ve okuyamayan, bunu zaman kaybı olarak gören bir ortamda kurumsal hafıza oluşturulamaz.

Ortak Dil – Aynı dilde konuşmanın önemi anlaşılamadığında çatışmaların ve iletişimin önündeki engeller giderek büyümeye başlar. “Ben” den “Biz”e geçiş için ortak dil şarttır.

Bunların başarılabilmesi için;

  • Size özgün, sizi pazarda farklılaştıran bir proje yönetimi kültürüne,
  • Uzun vadeli ve stratejik bir düşünce yapısına,
  • Değişime ve bu değişimi şirkete adapte edecek iradeye,
  • Üst Yönetimin desteklediği, liderlik tarafı güçlü proje-program yöneticilerine,
  • Bilgi ve teknolojiyi en iyi şekilde kullanabilecek şirket içi birlikteliğe,
  • Ekip çalışmasına ihtiyacınız vardır.
Paylaşın:
Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Gerçeklerle Yüzleşmeyen Projelerinde Başarı Bekleyemez

Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Geriye dönüp baktığımda firmaların proje yönetimi yaklaşımlarının değiştiğini, eğitimler, yazılımlar vb. ile projelerini daha iyi yönetmeye çalıştıklarını görüyorum. Dinamik bir iş ortamı projelere yaklaşımı doğal olarak değiştirdi.

Projelerde “sihirli değnek” beklentisi nedense değişmiyor. Alınan eğitimlerle, seçilen proje yöneticileriyle, alınan yazılımlarla, her şeyi kitabına göre yapmakla kısa sürede başarı (mucize) beklentisi değişmiyor.

Çünkü gerçeklerle kimse yüzleşmek istemiyor.

Eğer projenin SADECE çıktılarına odaklanırsanız süreç ve performansta, süreç ve performansa odaklanırsanız çıktılarda sıkıntı yaşarsınız.

Belirsizlik ve kararsızlıkla yola çıkılan projelerde işi yapan ekiplerin değişikliklere karşı dirençleri ile karşılaşırsınız.

Her şeyi “bildiğiniz” gibi yapmaya kalktığınızda “bilmediklerinizden” gol yersiniz ama maç bitmiştir.

Kapsam, zaman, maliyet ve kaliteyi gerçekleştirmenin başarıyı getireceğine olan inanç insan faktörünü bir kenara itiyorsa problemler başlayacak demektir. Projeler hedeflerini tuttursalar bile hayal kırıklıklarına yol açabilirler. Projenin hayata geçtikten sonra “sürdürülebilir” olmaması ya da bunun proje esnasında düşünülmemesi istenmedik durumlara yol açabilir.

Proje ve programlara ne kadar stratejik ve iş odaklı yaklaşılıp yaklaşılmadığı önemlidir. Yönetimin sorması, uygulayanların sorgulaması gereken budur.

Proje ve programları planlar ve dokümanlar değil insanlardır. Planlar, dokümanlar, prosedürler karar almayı, ilerlemeyi ve kontrolü sağlayıp proje ve programın insan tarafını destekleyecek nitelikte olmalıdır.

Bir ekibin işini iyi yapması için motivasyona ve ilhama ihtiyacı vardır. Bu durum proje ve program yöneticisinin liderlik özelliklerine sahip olmasını gerektirir. Projeyi, hedeflerini ve insanları anlayacak bir proje-program yöneticisine ihtiyaç vardır.

Liderliği elinde tutma gayretindeki üst yönetimlerin, proje-program liderliğini önemsemeyip her şeye karışmaları, proje ve program yöneticilerini sadece “yapan” olarak görmeleri çoğu zaman itiraf edemedikleri gerçekleridir.

Proje Yöneticilerini bir lider olarak yetiştirin ve destekleyin. Proje yönetiminin teknik tarafının %30, insan tarafının %70 olduğunu unutmayın.

Proje ve Program Yöneticileri, konfor alanından vererekte olsa kendinizi geliştirin. Proje ve Program dışı zamanlarınızı yetkinliklerinizi, insanları anlama ve yönetme konusunda becerilerinizi geliştirmeye ayırın. Okuduklarınızı ve deneyimlediklerinizi proje-programınıza nasıl uyarlayabileceğinize kafa yorun. Değişimin ve gelişimin maliyetine katlanmazsanız, başarının kendiliğinden gelmeyeceğini anlayacaksınız.

5 Online Eğitim – 120 TL – Google Classroom

Paylaşın:
Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Proje Yönetimi ve Balanced Scorecard (Kurumsal Karne)

Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

 

Kurumsal Karne tekniği temel olarak istenilen sonuçlara istenilen performansla ulaşılmasını hedefler. Misyon ve vizyonu ölçülebilir ve ulaşılabilir hedeflerle tanımlar.

Proje Yönetimi açısından ele alırsak;

  • Finansal Performans – Beklenen fayda ile gerçekleşen fayda, yatırımın getiri dönüşü, nakit akışı
  • Süreç Performansı – Verimlilik oranları, kalite ölçütleri, zaman ve bütçe uyumu
  • Ekip Performansı – Projeye katılım, destek oranları

Proje Yöneticilerinin bu tekniği kullanmak istemesi durumunda;

  • Şirket vizyon, misyon ve hedeflerini öğrenmeleri,
  • Performans kategorilerini belirlemeleri,
  • Performans ölçüm kriterlerini geliştirmeleri,
  • Ölçütlerin kurum genelinde kabulünü sağlamaları,
  • Bütçeleme, izleme ve iletişim gibi konularda uygun yöntemleri belirlemeli,
  • Planlanan performansla gerçekleşeni karşılaştıracak verileri toplamaları,
  • Beklenmedik sapmalarda düzeltici eyleme geçmeleri gerekmektedir.

Nerede kullanılabilir?

  • Stratejik hedefler doğrultusunda doğru projelerin seçimi için,
  • İş stratejilerini hedeflere dönüştürmek ve hedefleri portföy, program ve proje bazında ele alabilmek için,
  • Portföy, program ve proje ilerleyişini stratejiler ile hizalamak ve beklenen performansın izlenmesi için,
  • Stratejik hedeflerle kaynak dağılımı uyumunu sağlamak için,
  • Doğru tedarikçilerin, yöntemlerin seçilmesi,
  • Performansın ölçümü için kullanılabilir.

3 eğitimi alana (Portföy Yönetimi + Proje Ölçütleri ve Ölçüt Yönetimi – Projelerde Temel Performans Göstergeleri) SEPETTE %50 indirim (100 TL yerine 50 TL)

 

Paylaşın:
Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Proje Yönetiminde Belge Analizi

Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Proje Yöneticileri, proje yönetimi sürecini doğru yönetilmek için bir çok belgeye ihtiyaç duyarlar. Form, rapor vb. belgelerin iyi hazırlanması ve anlaşılabilir olması önemlidir.

Belgelerin doğru analiz edilebilmesi projede neler olup bittiğini anlamada yardımcı olur. Mevcut belgeler analiz edilerek istek, problem, durum anlaşılabilir.

Proje Yönetiminde belge analizi sürecinin özellikle gereksinim analizinde öne çıktığını görürüz. Hangi gereksinimin önemli olduğu ve öncelik verilmesi gerektiği konusunda yol göstericidir. Analiz edilen belgeler iş planları, sözleşmeler, süreç akışları, politika ve prosedürler, talep formları, raporlar, yasal belgeler vb. çok farklı tiplerdedir.

Gerekli ve önemli bilginin elde edilmesi gerek planlama gerekse paydaşlarla yapılacak görüşmeler öncesinde çok önemlidir.

Belge analizi 3 aşamada gerçekleştirilir;

  1. İlgili analiz için gerekli belgeler belirlenir.
  2. Belgeler gözden geçirilir ve ilgili paydaşlara sorulacak sorular belirlenir.
  3. Paydaşlarla görüşmeler yapılarak, yanıtlar alınır, analiz tamamlanır.

Proje Yöneticilerinin etkin ve etkili proje yönetimi için her süreç öncesinde ilgili belgeleri analiz etmeleri ve harekete geçmeleri gerekir. Doğru adımların atılması ve kararların verilmesi konusunda belge analizi hayati önem taşır.

PMI, PMBOK6’da Gereksinimlerin Toplanması, Kalitenin Yönetilmesi ve Proje veya Faz Kapanışı süreçlerinde Belge analizini bir araç ve teknik olarak önerir. PMP sınavına hazırlananların bilmeleri gereken bir konudur.

120+ doküman şablonunu bilgisayarınıza indirebileceğiz, 50+dokümanın anlatıldığı Proje Dokümanları eğitimimi 30 TL’ye alabilirsiniz. Eğitim içeriği ve sipariş vermek için aşağıdaki görsele tıklayınız;

Paylaşın:
Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Proje Yönetimi ve Ortak Uygulama Geliştirme (Joint Applicaton Development (JAD))

Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Ortak Uygulama Geliştirme (OUG) (Joint Application Development (JAD)) bilgi teknolojileri projelerinde tasarım sürecini hızlandırmak için kullanılır. Geliştiriler ve kullanıcılar (müşteri) bir araya gelerek ortak bir çözüm oluşturmaya çalışırlar. OUG öncesi gereksinimler paydaşlarla birebir görüşmelerle alınmaya çalışılır.   

OUG, ekip odaklı bir yaklaşımdır. Oybirliğine dayalı problem çözümü modelidir. Paydaşların katılımını tam ve kaliteli olursa geleneksel yöntemlerden çok daha hızlı gereksinimler netleştirilebilir. OUG, teknolojik ve iş gereksinimlerini birleştiren bir tekniktir.

OUG, ilk kez IBM’den Chuck Morris tarafından 1977’de coğrafik dağıtım sistemlerine ilişkin gereksinimlerin belirlenmesi için kullanıldı. 1984’te IBM OUG tekniğini resmileştirdi. OUG, tanımlama, analiz ve tasarım konularına odaklandı, geliştirme ile ilgili kısımlar tekniğin dışında tutuldu.

Ortak Uygulama Geliştirme hangi projelerde uygulanabilir;

  • Yeni sistem geliştirme
  • Mevcut sistemi iyileştirme
  • Sistemi dönüştürme
  • Yeni sistem alımı

Proje Karakteristikleri

  • Birden fazla fonksiyonel departman içeren,
  • Şirketin gelecekteki başarısı için kritik bir rol oynuyorsa,
  • İstekli kullanıcılar varsa,
  • Şirket için ilk defa yapılıyorsa,
  • Geçmişte benzer projelerde problem yaşanmışsa tercih edilmelidir.

Ortak Uygulama Ekibi

  • Sponsor – Yönetimden, karar verme yetkisi olan
  • Kolaylaştırıcı (Facilitator) – Toplantıları ve atölye çalışmalarını yöneten
  • Bilgi Teknolojileri Sorumlusu – Bilgi Teknolojilerini temsil edecek yeterlilikte
  • Yazman – Tüm görüşmeleri kayıt altına alan
  • Gözlemci – Tüm çalışmaları izleyen

Ortak Uygulama Yaşam Döngüsü

Planlama/Tanımlama

  • Sponsorun Belirlenmesi
  • İhtiyacın tanımlanması
  • Tanımlama için gerekli ekibini belirlenmesi
  • Toplantının kapsamının belirlenmesi

Hazırlık

  • Zaman Çizelgesi tasarlama toplantıları
  • Tasarım ile ilgili paydaşların oryantasyon ya da eğitimlerinin gerçekleştirilmesi
  • Gerekli malzeme, oda, yazılım vb. ayarlanması
  • Tasarım toplantısı gündeminin hazırlanması
  • Başlatma Toplantısının Yapılması

Tasarım Toplantıları

  • Kapsam, hedef, ve tanım belgelerinin gözden geçirilmesi
  • Veri, süreç ve system gerekliliklerinin tanımlanması
  • Sistem arayüzlerinin tanımlanması
  • Prototip geliştirilmesi
  • Kararların, durumların, varsayımların ve terimlerin yazılı hale getirilmesi
  • Çözülmesi gereken durumlara sorumlu atanması

Tamamlama

  • Tasarım belgelerini tamamlanması
  • Tasarım belgelerinin onaylanması
  • Sponsora sunum yapılması
  • Prototipin gösterilmesi
  • Sponsor onayının alınması
  • OUG Sürecinin değerlendirilmesi

Faydaları

  • Tasarımı hızlandırır
  • Müşteri ile birlikte ekip çalışması sağlar
  • Müşteri bakış açısıyla tasarım geliştirilmesini sağlar
  • Geliştirme ve bakım maliyetlerini düşürür.

OUG’nin başarılı olması aşağıdaki faktörlere bağlıdır;

  • Tüm karar vericiler gerektiğinde destek verirse,
  • Kolaylaştıcı grubu hedeflere odaklarsa,
  • Farklı bakış açıları hızla çözümlenirse,
  • Hataların çoğu analiz ve Tasarım aşamasında tespit edilirse,
  • Sistem tasarımı kullanıcı beklentilerini karşılarsa,
  • Problemler hıla çözülürse
  • Varsayımlar yazılı hale getirilir ve iyi anlaşılırsa
  • Süreç hızı düşürmeyip artırırsa.

Uyarılar

  • Kolaylaştırıcı gerekli tüm eğitimleri almış olmalıdır.
  • Müşteri temsilcisi (Kullanıcı) gereki eğitimi almış olmalıdır.
  • OUG ile ilgili tüm rollere ilgili kişiler atanmadan başlamayın.
  • Toplantıları şirket dışında yapın.
  • Toplantıları herkes katıldığında yapın.
  • Tüm varsayımları ve durumları yazılı hale getirin.
  • Tüm çözülmesi gereken durumlara bir sorumlu atayın.

Kritik Başarı Faktörleri

  • Yönetim desteği ve katılımı
  • Eğitimli ve deneyimli kolaylaştırıcı
  • Toplantılara doğru kişilerin katılımını sağlama
  • Tüm katılımcıların eşit kabul edilmesi
  • Hazırlık aşamasına gereken önemin verilmesi
  • İyi bir günden ve gündeme sadık kalma
  • Toplantılarda uygun araç ve teknikleri kullanma
  • Teknik terim kullanımını en az düzeyde tutma
  • Son belgeleri kaliteli tamamlama

Kaynak: Dave Rottman https://www.umsl.edu/~sauterv/analysis/488_f01_papers/rottman.htm

Paylaşın:
Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Projelerde Maliyet-Fayda Analizi

Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız

Maliyet Fayda Analizi, ürün, servis veya sonucun gerçekleştirilmesi için gereken maliyetin elde edilecek faydalarla karşılaştırılmasını sağlayan fayda ölçüm yöntemlerinden biridir. Gelecekteki kazanımların paranın bugünkü değeri ile hesaplanmasını ve farklı projelerin karşılaştırılabilmesini sağlar.

Maliyet-Fayda analizinin amacı şirket hedefleri ile uyumlu olan ve ve en yüksek kazanç sağlayacak projeyi belirlemektir. 

PMI, PMBOK 6’da Maliyet Fayda Analizini Proje İşlerinin İzlenmesi ve Kontrolü, Entegre Değişiklik Kontrolünün Gerçekleştirilmesi, Kalite Yönetiminin Planlanması, Kaynakların Kontrolü, Risk Yanıtlarının Planlanması süreçlerinde kullanılabilecek bir teknik olarak ifade etmektedir. 

Maliyet Fayda Analizi aşağıdaki konularda faydalı bilgiler elde edilmesini sağlar;

Elde edilecek kar

Maliyet Fayda Analizi tüm yatırım maliyetleri ile gelirleri parasal olarak ifade eder. Elde edilecek gelirden maliyetler çıkarılarak aradaki farka bakılır. Eğer fark pozitif (istenilen düzeyde) ise devam edilir, aksi takdirde projeden vazgeçilir.

Elde edilecek karın zaman değeri

Maliyet Fayda analizinde belirli bir süre sonra elde edilecek karın, enflasyon vb. etkilerle eriyebilecek olan değeri bugünkü değerler üzerinden hesaplanır. Proje sonrasında elde edilecek kar bugünkü değerlerle aynı olmayacaktır. Bu hesaplama yapılırken enflasyon oranı, faiz vb. dikkate alınır.

Örneğin 100.000 TL yatırdığınız bir projeden 1 yıl sonra 100.000 TL kazanmayı planlıyorsanız ve enflasyon oranı %5 kabul edilirse;

  • Gelecekteki Değer (GD) = Bugünkü Değer (BD)x(1+r/100)^n
  • r= enflasyon oranı
  • n= zaman dönemi

Örnek;

  • GD=100.000
  • r=%5
  • n= 1 yıl

100.000 = BD(1+0.05)^1

BD = 100.000/1.05

BD = 95.238

Karın bugünkü değeri 95, 238 TL olacaktır.

Projeleri karşılaştırmak için temel

Birden fazla proje içerisinden birini seçmeniz gerekiyorsa Maliyet-Fayda analizi yaparak en yüksek kar getireni seçmelisiniz.

Sonuç olarak;

  • Maliyet-Fayda Analizi kar için yapılan yatırımların karşılaştırılmasını sağlar.
  • Gelecekteki karları, paranın bugünkü değeri üzerinden karşılaştırmanızı sağlar.
  • En karlı projeyi seçmenizi sağlar.
  • Genellikle, Fayda Maliyet Analizine üst yönetim dahil olur.
  • Maliyet Fayda Analizi, Proje Başlatma Belgesi Hazırlanmadan önce yapılır.
Paylaşın:
Google Classroom eğitimlerim için tıklayınız