Blogger gibi düşün, kendine gel!

Siteler kapanabilir, bloglar kapanabilir, kapatabilirler. Blog işi aslında bir tür yazma pratiği yapmaktır. Birçok blogger yazma ve iletişim becerisini geliştirmek ve bunu diğerleriyle paylaşabilmek için blog açar.

Blogger bir zaman sonra açılacak ama onun kapalı kalması yazmamak anlamına gelmemeli. Aksine yazarak yenebilirsiniz sığları, daha da fazla yazarak gösterebilirsiniz yazmanın güzelliğini ve gücünüzü.

Benim blog açmamdaki amacım araştırma ve geliştirmeye verdiğim önem sebebiyle sahip olduğum bilgileri ve yaklaşık 20 yıllık iş tecrübemin farkettirdiği bir takım şeyleri paylaşmaktı. Aslında tecrübenin bana verdiği en önemli şey iyi, doğru, güzel yada farklı olanı anlamak ve farketmek diyebilirim.

Bence bundan böyle internet kullanan herkes hayatının bir bölümünde mutlaka bir blog’a sahip olacak, olmalı. Çünkü yazmak artık düşünmenin, yaşamanın ve deneyimlemenin ayrılmaz bir parçası oluyor. Fotoğraf makineleri, kameralar, kameralı cep telefonları, ses kayıt cihazları, tüm bunlar yaşadığımız anları belgeleyebilmek için hep elimizin altında. Hayatımızı bu kadar kayıt altına alıyorsak yaşadıklarımızdan öğrendiklerimizi de paylaşmamız doğal değil mi?

Bir iddiam var: Bir blogger olmak değil bir blogger gibi düşünmek önemli. Gördüklerini, yaşadıklarını kayıt altına alıp paylaşmak, sivil tarihi oluşturuyor olmak, yol göstermek, uyarmak, şaşırtmak. . . . her neyse. . . .

Blog yazmak sadece yazı yazmaktan ibaret değil. Hatta blog yazmak gazetecilikten bir adımda daha ileride diye düşünüyorum. Çünkü siz blog yazmaya başladığınızda çok daha hızlı ve gerçek bilgiyi sunmaya çalışırken bir o kadar da okuyucu ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Aynı zamanda blog yazarken sizin yazdığınız benzer düşünceler yada görsel öğeleride bir arada kullanabiliyorsunuz. Sadece birkaç köşe yazarının yazısını okumaya mahkumken artık değerli zamanınızı ayırıp okuyabileceğiniz birçok gerçek hayat hikayesini bloglar sayesinde yakalayabiliyorsunuz.

Gerçekten inandığım bir diğer şey ise blogların gerek öğretmenlerin öğrencilerine ulaşımı, gerek yıldızların hayranlarına ulaşımı gerekse siyasetçilerin vatandaşa ulaşımı için yakın bir zamanda vazgeçilmez olacağı.

Şu anda çevremdekileri blog yazma konusunda cesaretlendirmeye, hayatlarını yazılı hale getirmelerini sağlamaya çalışıyorum. Bizlerin yazacakları sivil tarih gelecek için çok önemli bir altyapı olacaktır. Bir blogger gibi düşündüğünüzde dünyanın daha güzelleşeceğinden emin olabilirsiniz.

Ve bir blogger pes etmemeli. Eğer bizim yazmadığımızı farkederlerse, eğer bizi korkuttuklarını düşünürlerse işte o zaman fena.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Paylaşın:

Blogger gibi düşün, kendine gel!” hakkında 1 yorum

  1. halil

    düşüncelerinize ve öngörülerinize kesinlikle katılıyorum. dediğiniz gibi olmalı aslında ve mutlaka devlet adamlarımızda bunların birgün farkına varacaklardır.. belki biz göremeyiz torunlarımız görür ama orası başlı başına bir konu zaten 🙂
    bunları okurken bi hocamın bi lafı geldi aklıma; “dolu kap taşar” demişti. aslında bu tam olarak doğru bir laf değil zira sizinde demek istediğiniz gibi dolu olmaya çalışan kapta taşabilir. saygılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

18 + eleven =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.