Bunları çocuklarınıza mutlaka öğretin!

Hepimiz okul sıralarından geçtik. Gerçek dünyaya ilişkin ne kadar az şey öğretildiğine kızdık, ezberci eğitim dedik.

Bizim okurken boş vaktimiz var ama paramız yoktu, şimdi paramız var ama vaktimiz yok. Okulun bizi buna hazırlaması gerekiyordu.

Yakında baba olacak biri olarak eğer gelecekte başarılı olup gerçek hayata adapte olabilecek bireyler yetiştirilmesi isteniyorsa okulların aşağıdakiler ve benzerlerini öğretmelerinin çok iyi olacağını düşünüyorum (Aşağıda bahsedeceğim konuları öğretmenlerimizin çoğunun bilmediğini de tahmin ediyorum ve üzülüyorum.);

1. Patronla nasıl konuşulur. Okulda bir problem yaşadığınızda bunu öğretmeninizle yüzyüze halledebilirsiniz. Ama iş hayatında problemi ve çözümünü patronunuza bir eposta veya 5 dakikalık kısa bir sürede aktarmak zorundasınız. Ve belki patronunuz problemi duymak bile istemeyecektir. Sizin işiniz sadece cevapları, çözümleri sağlamak olacaktır. İster inanın ister inanmayın gerçek hayatta böyle oluyor.

2. Kendi tarafını biçimlendirmek. Çocuklara kendisine ait yada sorumluluk alanını biçimlendirmek ile ilgili özgüveninin verilmesi. Gerçek dünyada öğretmenimiz, kılavuzumuz olmuyor. Gerçek dünyada uzun ve yalnız bir yolculuğa çıkıyorsunuz, bu yüzden bu yolculukta ihtiyacınız olan herşeyi kendiniz halletmek zorunda kalacaksınız. Onlara örneğin google’da aradığını bulmayı öğretmek, cep telefonunun ajanda kısmını efektif kullanmayı öğretmek gerekiyor.

3. Görüşme nasıl yapılır. TV’lerde gördüğümüz şekilde olmuyor görüşmeler. Bu 5 basit adımda yapılabilir: (1) Görüşme için gerekli doneleri önceden düşünmek; (2) Gerçekten ne istediğinizi belirlemek; (3) Gerçekten ne istemediğinizi ve neye takmadığınızı belirlemek; (4) Karşı tarafın ne istediğini bilmek; ve (5) Herkesin kazançlı çıkacağı bir yol önermek

4. Sohbet etmek. Genelikle “Naaber?” iş hayatında işinize yaramaz. Genellikle “Nasılsınız?” gibi bir başlangıç iyidir. Ben gevezeyimdir çünkü bu tavsiyeyi öğrendiğimde çok geç kalmıştım: Daha az konuşup daha çok dinleyenler daha iyi sohbet eden olmuyorlar ama daha akıllı oldukları kesin.

5. Bir şeyi 30 saniyede açıklamak. Birçok okulda asansör yok diye düşünüyorum. Bu yüzden sadece asansörde iken bir şeyi açıklamak pratiğine sahip değiller. İş dünyasında zaman çok kıymetli. Bizlerin 30 saniyede bir şeyleri karşı tarafa iyice anlatabilmemiz gerekiyor. Şimdi sessiz film vb. oyunlarda karşı tarafa tanıdığınız süreyi 1 dakikadan 30 saniyeye indirerek başlayabilirsiniz.

6. Tek sayfalık rapor yazmak. Okullarda verilen dönem öevlerinde yanlış hatırlamıyorsam en az 10 sayfa vb. sınırlamalar vardı. Dahaçok yazmayı başarı olarak görüyorduk. (Ben çok fazla yazdığım için üniversitede bir dersten 0 almıştım) Gerçek hayatta herkesin vakti çok değerli olduğu için 1 sayfaya sığdırılabilmiş bir rapor hazırlayabilmek gerekiyor.

7. 5 cümleli eposta yazmak. Şimdiki gençler (Dijital Doğanlar) yaşlı kimselerden(Dijital Göçmenler) daha şanslılar çünkü yaşlılar hala mektup yazıp pul yağıştırıp göndermeyi düşünüyorlar. Hatta gençler bugün messenger ve chat programlarını kullanıyorlar. Fakat enteresan olan uzun bir mesaj yazmayı öğretmek kısa bir mesaj yazmayı öğretmekten daha kolay. İnsanlar kısa, az ve öz olarak mesajlarını iletmeyi bilmiyorlar. Önemli olan optimal bir epostanın maksimum 5 cümleden oluşmasıdır.

8. Diğer çalışanlarla koordineli olmak. Okullarda başarı sınav geçmek, ödev hazırlamak, sözlüler vb. ye bağlıdır ve bireyseldir çoğunlukla. Üniversitelerde son dönemlerde grup çalışmaları başlatıldı diye biliyorum. Gerçek dünyada başarı ise bireyselliğin en az ekip çalışmasının en çok ön plana çıktığı durumlarda gerçekleşir. Çoğunlukla diğer iş arkadaşlarımızla beraber gerçekleştirdiğimiz işlerin başarısı bizim başarımızı belirler. Öğretilmesi gereken; gerçek dünyanın bir gemi olduğu ve bu geminin makineciden kaptana kadar herkesin belirli bir ahenk ile çalışması sayesinde yol alabileceğidir.

9. PowerPoint kullanmak. Dersi 60 dakika olan ve her dakika bir slaydı ona bakarak anlatırım diyerek notlarını powerpoint’e aktaran profesörler yetiştirmeyelim. Sunumlar gerçek hayatta her yerde karşımıza çıkacak.Hedefe odaklı sadece ipuçları içeren ve görsel olarak doyurucu sunumlar hazırlanmasının öğretilmesi gerekir.

10. Kötü giden bir toplantıyı kurtarmak. Sizin yöneteceğiniz bir toplantı öncesini iyi düşünmeniz gerekir. 3 şeyden birini seçebilirsiniz; Birincisi konuşulan her şeyi iyi diye kabul edip bunun oyunun bir parçası olduğunu kabullenmek, ikincisi sadece kendi isteklerinize odaklanıp diğerlerini reddetmek ve istediğinizi aldıktan sonra geri çekilip olanları seyretmek, üçüncüsü ileride bir gün kendi kurduğunuz şirkette böyle şeylerin olmayacağını hayal ederek oturmak.

11. Toplantı nasıl yönetilir. Belki daha çok ileride toplantı yönetecekler ama tohumlarını şimdiden atmak lazım. Birinci olarak toplantının amacına karar verilmesi gerekir. Sonra 5 temel ilke var: (1) Herkes orada olmasa bile siz zamanında başlayın; (2) mümkün olduğunca az insan çağırın; (3) toplantı gündemini belirleyin; (4) zamanında bitirin ve herkesin kendisine verilen işe odaklanmasını sağlayın; (5) toplantı kararlarını eposta ile katılımcılara gönderin ve gerekiyorsa onaylatın.

Son bir şey: Okula gitmek iş hayatına hazırlamak değildir ama YAŞAMA HAZIRLAMAKTIR. Çalışmak yaşamın bir parçasıdır ve yukarıda bahsettiğim şeyler spesifik bir kariyer beklentisine yönelik olmayan genel becerileri içermektedir.

Çocukları YAŞAMA HAZIRLAMA adına öğretilmemis yada öğretilmemesi gerekenler konusunda önerileriniz varsa lütfen bu yazının yorum yada mesaj bölümüne yazın.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Beğendiniz mi? Patreonda yer alan kanalımızdan aylık abonelik ile bizi destekleyin!
Paylaşın:

Bunları çocuklarınıza mutlaka öğretin!” hakkında 2 yorum

  1. Neşet evirgen

    Kaleminiz e sağlık savaş bey.harika yazılar yaziyosunuz.tesekkuurler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nineteen − nine =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.