Etiket arşivi: blog

Kendinizi bileyleyin!

Eğer her gün aynı balta ile odun kesmeye kalkarsanız giderek körleştiğini ve işe yaramadığını görebilirsiniz. Bu yüzden en iyi çözüm düzenli olarak bileylemektir. Kendi hayatınızda da farklı değil aslında. Her gün vücudunuzu ya da beyninizi kullanarak körleşmelerine neden oluyorsunuz aslında.

Sürekli ve yoğun çalışırken köreldiğinizi hissettiğinizde ara vermenin ya da tatile gitmenin bir çözüm olacağını düşünebilirsiniz ama geçek anlamda “bilenmek” anlamına gelmez sadece bir süreliğine baltayı, bıçağı bırakıp dinleniyorsunuz anlamına gelir. Tatilden geldikten sonraki ilk gün aynı yıpranmışlık ve yorgunluk elbisesini üstünüzde buluverirsiniz.

Bilemek ya da bilenmek nasıl olacak:
Okumaya devam et

Paylaşın:

Bir blog neden okunmaz?

Blog-ReadingYapılan bir çalışmada okuyucuların hangi durumlarda blog’u ve blogger’ı okumayı durdukları araştırılmış. Bazıları zaman zaman burada da konu edilen, altı çizilen şeyler bazıları ise oldukça şaşırtıcı. Madem blog yazıyoruz, madem okunmak istiyoruz okuyucularımızı kaçırmamamız gerekiyor. Umarım bu araştırma tüm blogger arkadaşlarımın işine yarar. Yapılan araştırmada saptanan yanlışlar şunlar;

* Çok fazla yazı yayınlamak

* Düzensiz yazı gönderme

* Alıntılar

* Blog odağını kaybettiğinde, farklı konulara atladığında

* Her zaman karşılaşılan aynı konular içermesi

* İlginç olmayan içerik

* Önemsiz içerik

* Blogger’ın çok fazla kendi reklamını yapması

Okumaya devam et

Paylaşın:

Blogumun daha fazla okunmasını nasıl sağlarım?

blog content3Sürekli soruyorlar, bilmiyorum diyorum, bilsem ben yaparım diyorum inanmıyorlar. Bende herrkes gibi yazılar yazıyorum, yorumlar alıyorum, yorum yapıyorum. Ama bir şekilde her uygulamanın doğasında olduğu gibi durağan bir noktaya gelineceğini de biliyorum. Bu yüzden hedeflerimden birisi de blog’larımı daha fazla nasıl okutabileceğimin yollarını bulmak. Eğer doğru bir şey yaptığımızı düşünüyorsak bundan daha fazla kişinin yararlanmasınıda sağlamaya çalışmalıyız.

Bu konuyu araştırdığımda bulduklarım şöyle;

1. Eğer sizinle aynı çizgide blog yazanları okur ve yorum bırakırsanız onlarda size yorum bırakacaklardır. Aslında hangi yazı olduğunu hatırlamıyorum ama bir yazıda “Siz birilerine yorum yazdığınızda o kişi kendisini sorumlu hissederek sizin bloğunuzu okuyor yada yorum yazıyor. ” demişti bir blogger arkadaşım. Eğer yorumunuz ilginç ise o blog yazarı sizin blog sayfanıza gelerek öncelikle sizi keşfetmeye çalışacaktır. Bu maddeyi Milliyet Blog içi olarak düşünmeyin, normal dış dünyadaki blogları düşünün lütfen. Diğer bloglara yorum bırakırken kendi blog adresinizi imza olarak bırakın.

2. Yazdığınız konularla ilgili internette yer alan forumlara üye olun ve yazılarınızın linkini forumda yer alanlarla paylaşın. Sakın sizle ilgili olmayan forumlarda bunu yapmayın.

3. Etkili başlıklar yazmak – Yazdığınız başlık ilginç ise onu okuyan yazınızı merak edip okumaya başlayacaktır. Ama başlığınız mutlaka içerik ile uyumlu olmalıdır.

4. Arkadaşlar – Tüm arkadaşlarınızın yazdığınız blog’dan haberi var mı? Size blogunuzla ilgili hiç eleştiri yada öneri getiriyorlar mı? Onları haberdar edin.

5. İnat – Birileri çok yazıyor, az okunuyorum vb. sebeplerle pes etmeyin. Siz yazmaya devam edin. Internet’in en güzel taraflaındna biryazdığınız yazı ile ilgilenen birini size herhangi bir zamanda ulaştırabilmesi.

6. Soru sormaya teşvik edin – Kendi konunuzla ilgili blogunuzdan sizesoru sorulmasını sağlamaya çalışın. Soru sorup yanıtını alan kişi tekrar blogunuzu ziyaret edecektir.

7. İşe yarayacak şeyler – İnsanların işine yarayacak şeyler yazmaya inanıyorum. Onlara yadımcı olacak yada açıklayıcı olacak bir şeyler. Internet kullanıcılarının en çok kullandıkları şey arama moorları. Demekki bir çok konuda bilgiye ihtiyaçları var. Umarım mesaj alınmıştır.

8. Kışkırtma – Benim tercih etmediğim ama düğnyada yaygın bir uygulama. Öyle bir yazı yazıyorsunuz ki herkes ya size saldırıyor yada birbirine giriyor. Fakat sonuç olarak herkes sizin yazınızı okumuş oluyor. Reklamın kötüsü olmaza inananlar için birebir.

9. Çok okunanı yazma – Benceciddi bir yanılgı çok okunan tarzda yazılar yazmak. Çünkü herkes bu taktiğin peşinde. Siz siz olun, kendinize özgün olun. Farklılıkla ve eksiklikleri tamamlayarak daha çok okunabilirsiniz.

10. Para bekleyerek yazmayın – Öncelikle trafiğinizi ve popülaritenizi atırmaya odaklanın. Para isteyebilmek için önce ciddi bir yer kapmak gerekiyor. Acaba siz olmasanız ne farkeder diye düşünün.

11. Abonelik – Okuyucularınızı (Milliyet Blog’da Blog Habercisi) abone olmaya teşvik edin. Kendi blogunuz vasa email adreslerini alın ve düzenli olarak yazılarınızı paylaşın.

12. İnsanlar bedavayı severler – Lokantanız varsa indirim, eğitmci iseniz bedava ders vb. birşeyler vererek blogunuzun kulakytan kulağa yayılmasını sağlayabilirsiniz.

13. Epostalarınızın altına adınızı yazıyorsanız bundan böyle blog adresinizide yazın. Böylece attığınız bir epostayı alan başkalarınada yönlendirirse otomatik reklamınız olmuş olur.

14. Anahtar kelimeler – Anahtar kelimeler bilgiye ihtiyacı olan kullanıcıların sizin yazınıza erişmek için kullanacakları kelimelerdir . Yazınız kadar anahtar kelimelerede vakit ayırın.

15. Kalite – Kalite her zaman çekicidir. İçeriğinizin kalitesi okuyucunuzu artırır.

16. Eposta gruplarına blog yazılarınızın linkini gönderin. Ama ilgili ilgisiz değil tabiki.

17. İnsanlar haberdar edilmekten hoşlanırlar. Unuttukları şeyleri hatırlatan yada onlara yadımcı olacak şeyler her zaman hoşlarına gider.

18. Düzenli yazın. Sizi okumaya alışanları hayal kırıklığına uğratmayın.

19. Kendi blogunuzla ilgili profesyonel yada tecrübeli blogger’ların düşüncelerine başvurun. Her şey bir söz ile başladı, unutmayın. . .

20. Sizin yazılarınızla ilgilenebilecek websitelerine bir tantım yazısı gönderin. Bloglarınıza link verebilirler.

21. Güncel olun.

Paylaşın:

Bloglasak mı bloglamasak mı?

Wharton Üniversitesi blog kullanımı ile ilgili kendi içinde bir araştırma yapıyor. Çok enteresan bulgular elde ediliyor.

İş etiği ve hukuk konusunda Wharton profesörlerinden Dan Hunter günde yaklaşık 100’e yakın blog okurken ipin ucunu kaçırıyor ve takip edemez hale geliyor. Daha sonra teknoloji, entellektüel sermaye, video oyunları, mimari, iç mimari vb. konularda 50 blog’u düzenli takip etmeye başlıyor. “Böylelikle hem profesyonel hemde özel hayatımda kendini güncel tutabildiğini söylüyor.

Pew Internet & American Life Project(www.pew.org) raporuna göre ABD’de internet kulanıcılarının %39’u olan 57 milyon kullanıcının blogları okuduğunu gösteriyor. Hatta 12 milyon kullanıcınında kendi blog’u var. Blog yazma sebepleri farklı farklı: profesyonel yada kişisel fikirlerini paylaşma, mizah paylaşımı, politşk ve siyasi gelişmelerde yorum yapmak veya güncel olaylar hakkında görüşlerini yazmak

Aynı bölümün profesörlerinden Kevin Werbach ise profesyonek bir blog yönetim aracı olan NetNewsWire kullanarak 300-400 blog’u güncelleme olduğunda okuyarak takip ediyor. Herhangi bir sorusu olduğunda blogger’a sormaktan çekinmediğini belirtiyor. Ayrıca kendisi telekom politikaları, yeni jenerasyon internet firmaları ve iş modelleri ile yeni iletişim teknolojileri üzerinde bir blog tutuyor.

İstatistik ve Bilgi Teknolojileri profesörlerinden J. Michael Steele ise İstatistik 434 adlı dersini blog üzerinden veriyor. Bu bloguna ders içeriklerini, notları, ödevleri koyuyor. Ayrıca özel blog’unda kuş gribinin ekonomik etkileri üzerine yazıyor. Aslında burada yaptığı kuş gribini merkeze alarak çeşitli konularla bağlantısını kurmak. Ör Paris Hiton ve Kuş Gribi vb. Enteresan bir fikir gerçekten.

Peki bu blog patlaması nereye kadar gidecek?

Şu anda bloglar daha önce sesini duyurma şansı olmayanlar için büyük bir fırsat durumunda. Ayrıca bloglara olan ilgi bir üyelik mekanizması olmamasına karşın(son dönemde feedblitz çıktı ama sayılmaz) insanların favourite’larına, bookmark’larına yada sık kullanılanlarına atarak destekledikleri bir medyaya dönüştü.

Boglardaki bir sıkıntıda herhangi birinini “ben bu konunun uzmanıyım” diye işe girişmesi. Bu yüzen blogger’ların özgeçmişleri onları takip edenler için çok önemli.

Pazarlama bölümü profesörlerinden Barbara E. Kahn bazı bloglarda yaratıcı fikirler, müşteri yorumları vb. yararlı bilgiler bulduğunu belirtiyor. Aslında herhnagi bir müşteri şikayeti gördüğünde bu konu ile ilgili diğer internet sitelerindede araştırma yaparak bir pazararaştırması yapabildiğini belirtiyor.

İşletme profesörlerinen Saikat Chaudhuri ise bloglara biraz şüpheci yaklaşıyor. Gerçekten işine yarayan bloglara bir değerlendirme süreci sonrasında karar veriyor.

Bloglar bir çoğuna göre yeterince gürültü yaratıyorlar ve değer içeriyorlar. Bloglar bireysel düşünceleri içerdiğinden ve social bookmarking siteleride (digg.com) en çok ilgi çeken konuları derleyince aslında çoğunluğun neler izlediğini yada nabzını tutmanın bloglar sayesinde bir yolu olduğu ortaya çıkıyor.

Diğer öğretim görevlilerinin bloglara yaklaşımı farklılık gösteriyor, bir kısmı bazı blogları haftada bir takip etmeye çalışıyor, bazıları derslerinde kullanabilecekleri malzemeleri toplayabilecekleri blogları tercih ediyorlar.

Bloglar insanların profesyonel ve özel kişisel dünyalarını paylaşabildikleri önemli bir mecra olarak hayatımıza girdi. Internet’i bilgi edinmek ve eğlenme amaçlı kullananlarda blog içeriklerini izliyorlar.

Ayrıca bloglar için ekapanık yada kendini ifade etme konusunda kapalı olanları açıp, açık olanların kendilerini geliştirmelerini sağlıyor. Özellikle öğrencilerin blog açma konusunda cesaretlendirildiği ve böylelikle daha dışa dönük hale geldikleri belirtiliyor. Böylelikle hata yapmaktan korkmalarından yada baskı altında bir şeyler yapmalarındansa kendilerine ait bir alanda özgürce kendilerini ifade edebilecekleri iddası var.

Paylaşın:

Internet’ten para kazananlar – Reklam

Geçen sene yaptığım bir araştırmadan hazırladığım yazıyı paylaşmak istedim. Internet’ ten para kazanma konusunda bir çok şehir efsanesi var. Bir kısım “ oturduğu yerden para kazanacaqğını ” düşünürken bir kısım ise “hayatta para kazanılmaz” diye düşünüyor.

Şimdi size SADECE Google reklamlarını kullanarak kazanılan paralardan bahsedeceğim. Bu sitelerin diğer reklam yöntemlerini kullanarak daha fazla gelir elde ettiklerini unutmamanızı belirtmek istiyorum.

1: Markus Frind: PlentyOfFish.com – internetteki en büyük bedava online buluşma sitesi ile ayda 300,000 ABD doları kazanıyor. Aylık sayfa görüntülenme sayısı 500 milyonu bulan sitesini evden yönetiyor. Yüzlerce insan çalışmıyor sadece kız arkadaşı müşteri epostalarını yanıtlıyor. Tüm kodunu kendisi yazmış ve 4 makinede çalışıyor.

2: Kevin Rose: Digg.com – 2004 yılının Aralık ayında sadece 1000 USD ile kurduğu sitesi şu anda aylık 250,000 ABD doları reklam geliri getiriyor. Aylık 200 milyon sayfa görüntülenmesine ve 400.000 üyeye sahip.

3: Jeremy Shoemaker – shoemoney.com – Internetten pazarlama konusunda uzmanlaşan sitenin aylık reklam kazancı 140,000 ABD doları. Jeremy, google reklam uzmanı.

4: Jason Calacanis: Weblogs, Inc. – Blog kavramının babası Weblogs’u AOL’ye (Amercan Online – Amerika’nın en büyük internet erişim firması) 25 milyon ABD dolarına sattıktan sonra şu anda aylık reklam geliri 120,000 ABD doları civarında.

5: David Miles Jr. & Kato Leonard – freeweblayouts.net – sitelerinde myspace.com’da kullanılabilecek temalar satarak ayda 100,000 ABD dolarlık bir reklam gelirine ulaştılar.

6: Tim Carter: AskTheBuilder.com – Aslında tesisatçı ve marangoz olan Tim Carter’ın radyo şov’u ve bazı televizyonlarda da programları var. Sitesi ayda 30,000 ABD doları gibi bir reklam geliri elde edebiliyor.

7: Shawn Hogan – DigitalPoint.com ile ayda 10,000 ABD doları reklam geliri elde ediyor.

Paylaşın:

Blogger’daki Blogunu Yedekleyebilirsin

export blogger

Blogger’da Import&Export özelliği açıldı. Duyurusunu buradan okyabilirsiniz. Settings sekmesinden ulaşmanız mümkün.

“Export Blog” seçeneği ile blogunuzun tam bir koptyasını bilgisayarınıza indirmeniz mümükün olabiliyor. Neden yedekleyeyim diyorsanız geçtiğimiz aylardaki gibi Blogger’ın kapatılması ya da istemeden bazı kayıtlarınızı sildiğinizde geri kurtarabilmeniz için yapmanızda fayda var.

Hatta birden fazla blogunuz varsa birleştirerek tek bir yedek almanız mümükün olabiliyor.

Paylaşın:

Blog’unuzun okunurluğunu artırmak

Eğer blog’unuzu gizli ve kişisel olarak yazmıyorsanız önemli olan ziyaretçilerinizi sürekli okuyucularınız haline nasıl getireceğinizdir.

Aslında bir blog açıldıktan sonra bir sürü kişi tarafından ziyaret ediliyor olabilir, başka siteler sizin blogunuza link veriyor olabilir. Ben bu konuda özellikle eski ve profesyonel blogger’ları okurken, yazarın beni sürekli kendisini takip eder hale getirmek için neler yaptığına bakıyorum. Bu konuda profesyonel tavsiyeleri okuyorum. Bunların bir kısmı sizler için derlemeye çalıştım;

Sohbet
Ziyaretçiler kendileri ile sohbet eden yazıları severler. Eğer ziyaretçilerle bir sohbet yakalayabilirseniz onların yorum yazmalarını sağlarsınız. (Ben hala yeterince burada bahsettiğim sohbeti yakalayamadım.) Yorumlara mutlaka yanıt verin, ziyaretçilerinizle iletişim kurmaya çalışın ve onları blogunuza geri gelmek konusunda cesaretlendirin.

Sen, sen ve yine Sen
Siz blogunuzun sahibisiniz ama okuyucularınız olmadan bir hiçsiniz. Bencil olmayın, okurlarınızın sizden istedikleri şeyleri yapmaya, onlara yardımcı olmaya çalışın.

İçerik
İçeriğiniz okuyucularınızı size geri getirecek olan anahtardır. Ama isterseniz dizi mantığında bir yazı dizisi ile de okuyucu çekebilirsiniz.

Eşsiz
Başkalarının yazmadığı ya da değinmediği noktalarda yazılar hazılayın. Eğer yazınız eşsiz olursa ilgi çekecektir. Aslıda önemli olan yazdığınız blogun insanları düşündürebilmesi, konuşturabilmesi, tetikleyebilmesidir.

Beklenmeyen
Yazılarınızı sıkıcı olmaktan çıkarın ve insanları şaşırtın. Acaba bugün, bu hafta ne yazdı diye merak edilir olduğunuzda blog işinde oldukça güçlü bir adım atmış olacaksınız. Eğer yazılarınız okuyucularınızı heyecanlandırırsa iki yönlü fayda olacak: Hem sürekli okuyucunuz olacaklar ve belki de onlarda kendi bloglarını yazmaya başlayacaklar.

Kullanışlı
Yazdığınız şeylerin okuyucular tarafından kolay anlaşılır olmasını sağlamalısınız. Eğer okunması anlaşılması zor şeyler yazarsanız tekrar sizi okumayı tercih etmeyeceklerdir.

Eğer sizinde sürekli okuyucu yaratma konusunda önerileriniz varsa buraya yorum olarak gönderebilirsiniz.

Paylaşın:

Bir blogger bunları mutlaka bilmeli…

Yaklaşık 4 yıldır ciddi ciddi bloglarımla uğraşıyorum. Hem yazıyorum hemde bloglar konusunda dünyadaki gelişmeleri de takip etmeye çalışıyorum. Gerek yeni başlayanların gerekse uzun süredir uğraşanların blog konusunda ANLAMALARI gereken bazı ciddi noktaları yazmak istedim;

1- Her okuyucunun bir fikri vardır ve hepsi kendini haklı görür. Sizinle hem fikir olanda olmayanda olacaktır. Herkesin fikrine değer verin, bir sohbet başlatın.

2- Herkesle aynı şeyi yazıyor olmak sizi görünmez kılar. Herhangi bir yerde okunabilecke bir şey için neden siz tercih etsinler?

3- Bir önceki maddenin farklı bir söylenişi: farklı yazmak farkedilmenizi sağlar. Bu kuralı sürekli tekrarlayın . Değişik ve ilgi çekici şeyler ile farkedilirsiniz. Hiç kimsenin göndermediği bir bilgi, hiç yazıya dökülmemiş kavramlar, fırsatlar vb.

4- Aslında yazdıklarınıza karşı olanların sizin yazınızı okumaları taraftarlarınızın okumasından iyidir. “Ben de senin gibi düşünüyorum” diyenlere sıkılabilirsiniz. Milleti provoke edin (kötü anlamda değil sadece tartışma anlamında) Duygular yanıtları ortaya çıkarır.

5- Okuyucularınızın sadece küçük bir kısmı yorum bırakacaklar. Eğer yüzlerce yorum alacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bazende yazdıklarınız öyle bir tetiklerki insanları gerçekten onlarca yorum alabilirsiniz.

6- Hep aynı kişiler yorum bırakacaklar. Bu iyi bir şeydir. Sürekli bir okuyucunuz olduğu anlamına gelir.

7- Sayfanızı ziyaret edenlerin sayısı kimsenin ilgisini çekmez. Çok ziyaret ediliyor olmak değil okunmak önemlidir.e nazından reklamcıların ilgisini çekecek kadar çok ziyaretçiniz olana kadar.

8- Kimlerin sizi okuduğunu iyi irdeleyin. Blog’unuzun trafiğini iyi analiz edin. Ne yazacağınız konusunda en önemli ipucu oradadır.

Yukarıdakilerin hiçbiri zor değil. Sadece birkaç dakika ayırıp bu işi daha iyi nasıl yapabileceğinizi düşünün. Gerçekten bakmayı ve görmeyi aynı anda yapabildiğiniz noktada çok olumlu sonuçlar alacaksınız.

Paylaşın:

Blogundan nasıl para kazanırsın?

Artık web siteleri ve blogların sayısı ciddi oranda artmış durumda. Üstelik bazı blog ve web siteleri çok yüksek ziyaretçi sayılarına ulaşmış, kendilerini sürekli takip eden bir kitle yaratmış durumdalar. İşte bu noktada özellikle blog sahiplerinin nasıl para kazanabileceğine ilişkin biraz araştırma yaptım bakalım işinize yarayacak bir şeyler çıkacak mı;

  • Eğer beni sürekli takip eden bir kitlem oluştu diyorsanız markanız ya da blogunuz ile ilgili kupa ya da tişört yaptırarak satabilirsiniz. Hatta bunu yaparken zaten internet üzerinden isteğe özel tişört hazırlayan bir site( örneğin http://www.yaratbeni.com/) ile anlaşarak sadece o sitedeki satışlardan belli bir üyzde alabilirsiniz.
  • Kendi uzmanlık konunuza ilişkin hazırlayacağınız e-kitapları satabilirsiniz.
  • Yine kendi uzmanlı konunuza ilişkin olarak hazırlayacağınız periyodik bir epostaya abonelik satabilirsiniz.
  • Uzmanlık konunuza ilişkin olarak elinizdeki kaynakları kağıda basılı olarak satabilirsiniz.
  • Sitenizdeki belli içeriklere girişi üyelik aidatı ödeyenlere açarak gelir edebilirsiniz. (Ör. http://turk.internet.com )
  • Uzmanlık alanınıza ilişkin özel isteklere yönelik araştırma ya da bilgiyi satabilirsiniz.
  • Blogunuzda Google Adsense veya diğer reklamları yayınlayabilirsiniz. Burada Adsense dışında reklam veren bulmak biraz zor olabilir. Ama kendi konunuzla ilgili firmalara reklam vermeleri yönünde teklifinizi göndrebilirsiniz.
  • Türkiye’ye geldi gelecek dediğimiz PayPal geldiğinde “Donate Me”- “Beni Destekleyin” şeklinde gelir elde etmek mümkün olacak.
  • Eğer uzmanlık alanınıza yönelik eğitim ve seminer veriyorsanız blogunuz aracılığı ile katılımcı davet ederek dolaylı yoldan kazanç sağlayabilirsiniz.
  • Yavaş yavaş kurumsal bloglar artacak. Eğer kendinizi “kiralık blogger” olarak lanse ederseniz kurumsal blog açmak isteyen kurumlar sizden içerik satın alabilirler.
  • Eğer blogunuz spesifik bir konuda ise o konuya ilişkin olarak ziyaretçilerinizin alım-satımlarına aracılık edebilirsiniz.
  • Eğer podcast ile sesli içerikte üretiyorsanız sesli reklam alma olasılığınızı artırmış olursunuz.
  • Eğer belli bir sayıda üyeye ulaşmışsanız bu üyelerinize yapacağınız bir gönderime reklam alabilirsiniz.
  • Blogunuzun teması ya da sizin uzmanlığınıza uygun firmaların sponsorluğunu alabilirsiniz. Bunun için sitenizde sponsor olmak isteyenler için koşullarınızı belirtmenizde fayda var.

Sizin başka öneriniz varsa lütfen yorum olarak yazın.

Paylaşın:

İyi bir blogger ne yapmalı?

Geçen sene bu zamanlarda Milliyet Blog’un en aktif yazarıydım. Birden fazla blog’um olduğu halde arkadaşlarım bu işi nasıl yaptığımı / yönettiğimi sormaya başlamışlardı ve bende neler yaptığıma ilişkin aşağıdaki yazıyı yazmıştım;

Önerilerim:

– Yazmaya zaman ayırın. Boş zamanlarınızda yazmayın yazmak ciddi bir iştir. En yaratıcı olduğunuz saatleri yazmaya ayırın. Benim için sabahın erken saatleri ile gece 22:00-24:00 arası.

– Bir düzen oturtun. (Haftada 1 yazı vb. ) Eliniz alıştıkça bu hızı artırabilirsiniz. Fazladan yazı yazarsanız taslak olarak saklayın, düzenli olarak yayınlayın.

– Bir fikir defteri tutun. Benim sürekli yanımda kalem ve defter bulunur. Aklınıza geleni hemen not alın. Fikrin nerede ve ne zaman geleceği belli olmaz. Hatta bir ara ses kayıt cihazı alıp arabada aklıma gelenleri deli gibi ona okuyordum.

– Bazen ilham ansızın gelir hemde bir sürü fikir ile birlikte. İşte bu tip zamanlarda hemen yazmaya başlayın.

– Yazamıyorsanız kendinizi zorlamayın. Bazen boşluklar yaşayabilirsiniz, umdunuzu yitirmeyin. Kendinize zaman tanıyın.

– Okuyun. Hem de çok okuyun. Mümkün olduğunca okuyan insanların önerdikleri doğru kitaplara ayırın zamanınızı. Hergün düzenli olarak okumaya vakit ayırın. Zaten okudukça aklınıza bir sürü fikir gelecek.

– Bir başlık atın yazınıza. Bazen bu başlık kelimeleri çeker, yazının devamını getirir. Ben başlıksız başlıksız yazmaya başlıyorum. Yazım bittiğinde uygun bir başlık buluyorum.

– Konuşur, sohbet eder bir usulde yazmaya çalışın. Siz ne kadar samimi olursanız yazınız da o kadar okunmaya değer olur.

– Okuyucularınızla bir bağ kurun ve onları motive edin. Eğer yazınıza yorumlar ve mesajlar gelmeye başlamışsa bir okuyucu kitleniz oluşmuş demektir ve bundan güzel motivatör yoktur. Yazınızı okuyanlardan yorum yazmalarını isteyin. Böylelikle ekstra enerjiyi içeri çekip yeni fikirlerin önünü açabilirsiniz.

– Hata yapmaktan korkmayın. Hatalardan birşeyler öğrenmeye çalışın.

– Dilbilgisine çok takılmayın. Güzel Türkçemizi de katletmeyin. (Gerçi ben blogger diyerek zaten bu önerim ile çelişiyorum ama henüz iyi bir karşılık bulamadım. )

– Buraya gönderdiğimiz yazıları editörler okuyorlar ve yaptığımız hataları düzeltiyorlar. Milliyet çalışanlarına eziyet etmeyelim. Yazdığını okumayanlardan olmayın.

– Pozitif olun. Sizin vereceğiniz pozitif enerji tüm okuyanlara yansıyacaktır. Gereksiz abartı, yalan, manipülasyon ve dramatizasyondan kaçının.

– Yeni bir şey deneyin. Sizi okuyanlar sizinle yenilenmeli. Sürekli tekrar edenler bayatlarlar. Hem farklı olun hem de okuyucularınızın kendilerini farklı hissetmelerini sağlayın. Eğer akılda kalıyorsanız başarmışsınız demektir.

– Sizlerin de bu konudaki görüşlerini mutlaka duymak isterim. Lütfen yorumlarınızı / mesajlarınızı / sorularınızı benden esirgemeyin.

Paylaşın: