Etiket arşivi: düşün

Cep Telefonu Etiği

Bir düğünde ya da cenazede, iş görüşmesinde, sinemada, kütüphanede ya da uçakta birden bir cep telefonu çalar ve işte o an telefonu çalan kişi panikle kapatmayı unuttuğu telefonunu bulur ve kapatır. (Aslında bazen pişkinler çıkıp telefonu açıp konuşmaya başlamıyorlar değil)

Amerika’da benim bildiğim tiyatro ve müzelerde telefonu açık unutma cezası 50 dolar civarında. Bazı yerlerde de kurulan otomatik sistemlerle cep telefonunuz deaktive ediliyor.

Aslında benim dikkat çekmek istediğim şey şu:

Bütün gün sokaklarda, alışveriş merkezlerinde, asansörlerde, dolmuşlarda, işyerinde ve bilimum yerlerde yüksek sesle telefonuyla konuşan insanları dinlemek zorunda mıyız?

Teknolojik değişimler sosyal değişimlere yol açıyor ama her zaman adaptasyonda güçlük yaşanıyor. Cep telefonları ile yüksek sesle her yerde konuşanlar kişisel yada gizli bilgilerini yüksek sesle dile getirmekten yada başkalaının bunları duymasından çekinmiyorlar.

İnanıyorum ki bu görmemişliğin getirdiği gürültü yavaş yavaş azalacak ve insanlar cep telefonlarını etik kurallar çevresinde kullanacaklar. Hatta bu tip teknolojik cihazlar insanları tembelleştirdiği gibi çevrelerindeki insanlara karşıda duyarsızlaştırıyor.

Gartner Group’un yaptığı bir çalışma 2009 yılında dünya çapında 1 milyaradet cep telefonunun satılacağını gösteriyor. Gürültününde bu oranda artacağını düşünebilirsiniz. Bozulan sinirler, moraller ve tabiki trafik kazalarıda o oranda artacak. YineAmerika’da yapılan bir araştırmada sürücülerin %3’ünün araba kulanrken telefon ile konuştuğu saptanmış. Bence bu oran Türkiye’de %80’ler civarında. Kullanmayanlarda yeni trafiğe çıkmış direksiyonu bırakamayan acemiler diye tahmin ediyorum. Onlarda biraz palazlanınca konuşmaya başlıyorlar.

Cep telefonu kullanan herkes gelişmek zorunda. Belkide herkes telefonunu titreşime geçirerek bir başlangıç yapılabilir.

O zaman cep telefonu olan biri olarak neleri yapalım neleri yapmayalım;

Yapılmayacaklar

1. Bir toplantı, iş görüşmesi, seminer esnasında kişisel arama yapmayın ve kabul etmeyin.

2. Konuşurken çevrenizdeki insanlardan en az 10 adım uzaklaşın.

3. Asansör, kütüphane, tiyatro, müze, restaurant, mezarlık, dişi hekimi vedoktor beklemesalonlarında, hastahane vb. kamuya açık veinsanları rahatsız edebileceğiniz alanlarda cep telefonunuzla konuşmayın. (Ki tuvaletlerde bağıra bağıra konuşanlara o kadar çok rastlıyorum ki)

4. Konsantrasyonu yada dikkati bozacak çirkinlikte ve yüksek seste melodiler kullanmayın.

5. Biriyle konuşurken, alışveriş yaparken, araba kullanırken(araç kitiniz yoksa), bankada işlem yaparken konuşmayın. Aynı anda hem telefonunuzla konuşup hemdeişinizi yapmayın.

6.İş görüşmelerinizi yaparken gizli bilgileri yüksek sesle konuşmayın.

Yapılacaklar

1. Telefonunuzun sizin özel ve kişisel bir aracınız olduğunu unutmadan başkalarını rahatsız etmeyecek şekilde taşıyın ve kullanın.

2. Arabada araç seti, gürültülü yerlerde kulaluk kullanın. Siz kendi sesinizi duyamasanızda karşı tarafın duyabileceğini unutmayın. Karşı tarafın bağırması sizinde bağırmanız gerektiğini göstermez unutmayın.

3. Sizi arayanlara konuşmak için uygun bir ortamda olmadığınızı açık yüreklilikle söyleyin yada telefonunuzu hemen kapatın.

4. Başkalarını rahatsız etmeyecek yerlerde konuşun. Arabanızı yolun kenarına çekerek aramanızı yapın.

5. Başkalarınında cep telefonu etik kurallarına uymaları konusunda uyarın. Birbirimizi eğitmek zorundayız.

6. Cep telefonunuzun melodisini duyabileceğiniz seviyede tutun yada titreşime alın.

Paylaşın:

‘Büyük düşünmek’ dedikleri

“Kendi işimi açıp milyarlar kazanacağım.”
“30 kilo vereceğim.”
“Ünlü bir film yıldızı olacağım!”

Eminim siz de her gün çevrenizdeki iş arkadaşlarınızdan, ailenizden, dostlarınızdan böyle şeyler duyuyorsunuzdur. Onlar size her fırsatı anlatırlar ve siz çoğunlukla her ne kadar saçma sapan da olsa kafamızı sallayarak dinleriz.

Hedeflerini başarmaya yakınlar mı? Hedeflerini başarmak için gerekli adımları atıyorlar mı? Cevap %99.99 HAYIR

Peki yanlış giden ne? Neden hedeflerine ulaşamıyorlar ya da bir türlü başlangıç adımını atamıyorlar? Hedefleri ulaşılamayacak kadar hayali mi?

Cevap evet. Hedeflerini çok yüksek koyuyorlar.
Peki büyük düşünmek yanlış mı? Kesinlikle hayır.
Şimdi eminim kafanızı karıştırdım. Bırakın anlatayım.

Büyü düşünmek muazzam bir şey. Hergün belirli bir zamanınızı büyük hedefinizi düşünmekle geçirmeniz için sizi elimden geldiğince desteklerdim. Bu insan beyninin en büyük besinlerinden biridir.

FAKAT, sadece düşüncenin büyük olmasının size hiç bir faydası dokunmaz. Hatta sadece düşünüyor olmanız bir şeyler yapmanızıda engeller.

BÜYÜK düşünmeden önce KÜÇÜK düşünmeyi öğrenmelisiniz.

İsterseniz bu yazımın ilk cümlesindeki hedefi örnek vererek devam edeyim;

“Kendi işimi açıp milyarlar kazanacağım.”

Bülent’in nereden başlayacağı konusunda hiç bir fikri yoktu. Sürekli plan değiştiriyor ama hiç biri tam anlamıyla istediği sonucu vermiyordu. Tam anlamıyla bir planı oturtamadığı için zaman zaman cesareti kırılıyordu. Hatta bu konuda yardımcı olsun diye kitaplarda alıyordu.:

“Kendi işinle 8 adımda milyoner olma”.
“Kendi işini kurmanın püf noktaları”.
“Çabuk zengin olma sanatı”vb.

Kitapları hırsla okuyor ama hiçbir şey olmuyordu.

Bülent’e ne oluyordu?

Bülent daha kendi adına 1000 lira kazanmayı öğrenmeden milyoner olmaya çalışıyordu. Şimdi ciddi olarak düşünülmesi gereken şuydu: 1000 lira kar edebilmek için ne yapılması gerekiyordu?

Herkesin bildiği bir hikaye vardır: Bir elma alıp parlatıp satarsın 2 elma alırsın, iyice parlatıp satarsın 4 elma alırsın….. diye gider. Bu hikayede gerçekçi olan öncelikle küçük küçük hedefleri gerçekleştirerek büyük hedefe varmanızdır.

Başarılı insanların biyografilerini incelerseniz 2 şey görürsünüz;

1. Koşulların mükemmel olmasını beklemeden bir şeyler yapmaya başlamışlardır.

2. Büyümeleri gerektiği kadar büyümeyi hedefleyerek bugünlerine gelmişlerdir.

Bu tipte bir ilerlemeden bugün birçok kişi korkmaktadır. Herkes HEMEN sonuç peşindedir. Bizim kuşağımızda herkes anında mutlu olmak istiyor. Bir klik uzaklıkta her türlü bilgiye, TV ile tüm dünyaya hakimiz. Bir telefonun tuşlarına tıklayarak dünyanın herhangi yerindeki birine birkaç saniyede ulaşabiliyoruz. Dünya parmaklarımızın ucunda.

Size en önemi tasiyem yukarıdaki başarı tanımına SIKI SIKIYA SARILMANIZDIR.

Neden?

Çünkü böylelikle büyük hedefinize ulaşmak için gerekli olan deneyim ve bilgiye sahip olacaksınız.

Tekrar belirtmek istediğim nokta şudur:

Büyük Düşün -> O ZAMAN Küçük Düşünmeye başla -> Büyü -> “Büyük” haline gel -> Büyük Şeyleri Başar

Şimdi kendinize yapacağınız yatırımı tekrar gözden geçirin ve ne yapacaksanız artık yapın.

Paylaşın: