Etiket arşivi: Tv

Televizyon çocuklarımızı nasıl etkiliyor? – 2

Sağlık uzmanları uzun süreyle TV seyretmenin yüzyılın sağlık problemi olan obziteye yol açtığını söylüyorlar. TV seyreden çocuklar inaktif ve genellikle kestirmeye(uyku) meyilli oluyorlar. Buda metabolizmalaının yavaş çalışması ve obeziteye doğru giden bir yola girmeleri anlamına geliyor. Öteyandan seyrettikleri reklamlarda da sağlıksız beslenme ürünlerini (ör. Fast food, patates cipsi ve saçma sapan içecekler) seyrediyorlar.

Ayrıca çok fazla eğitim odaklı tv yayınlarıda çocuk sağlığını tehdit ediyor. Örneğin 4 saat boyuna eğitim içerikli bile olsa tv seyreden bir çocuk fiziksel olarak egzersiz yapmamış oluyor. Halbuki kitap okuyabilir, arkadaşlarıyla oynayabilir bu süre zarfında.

Yapılan çalışmalar TV seyretme süresi azaltılan çocukların kilo verdikleri ve Vücut kütle oranlarının (body mass index – BMI) düştüğü gözlemlenmiştir.

Reklamlar

Amerika’da çocuklar her yıl 40.000 reklam seyrediyorlar. Haftasonu çizgi filmleri, saçma sapan gıdalar ve oyuncak reklamları ile dolu oluyor. Kutu içinden çıkan sürpriz hediyeler yada oyuncaklar gibi pazarlama mesajları ile çoçuklar bombardımana uğruyor. Tüm bunlar herkes için ideal, normal gibi algılanıyor çünkü çoğu kimse bunların olumsuz etkilerinin farkında değil.

( yaş altındaki çoğu çocuk yapılan ticari reklmalrın satış yapma amacını anlamıyor. 6 yaş altındakiler ticari ile ticari olmayan reklamları ayıramadıkları için onlar için yatratılmış kahramanların sundukları ürünler ile dikkatleri çekilmeye çalışılıyor.

Tabiki pazarlama mesajlarını tamamen yok etmek yada kaldırmak mümkün değil. Siz her ne kadar TV’yi kapatsanız yada izlemey isınırlandırsanızda reklamlar herhangi bir şekilde ya çok tekrarı olduğundan yada akadaşlarından vb. nlara mutlaka erişiyor.

Burada sizin yapabileceğiniz çok akıllıca bir şey var: Çocuğunuzla birlikte bir reklamı seyrederken onun bu ürün hakkından ne düşündüğünü sormak ve onu iyi bir tükeici olaak yetiştirmek. Burada biraz provokatif sorular sorabilirsiniz: “ Bunun neyini beğendin?” “Reklamda göründüğü kadar güzel, büyük, renkli olduğunu düşünüyor musun?” “Sence bu iyi bir seçim mi?” gibi.

Reklamların aslında insanların gerçekten ihtiyaç duymadıkları şeylere yönelik olan taraflarını mutlaka çocuğunuza açıklayın. Sorsada sormasada. Bazen bu reklamlardan etkilenip ilgili ürünü alırsak mutlu olacağımıza inanabiliriz. İşte bu noktada çocuklarımıza gerçe kdünyada neyin nasıl hayatımızı etkileyeceği yada onun hayatını etkileyeceğini açıklamamız gerekir.

Çocukların reklamlardan çok fazla etkilenmemeleri için:

  • Reklamı az olan kanalları tercih etmek
  • Programları cd yada kasede alıp reklamsız olarak seyrettirmek
  • Sadece çocuklar için satılan CD-DVD’leri almak
  • Baby Channel gibi özel kanalları tercih etmek

Türkiye’de toplumun farklı kesimlerinin temsil edildiği geniş çaplı bir araştırma sonucu anne babaların %80’e yakınının televizyon programlarının içeriği konusunda bilgilenmek ve uyarılmak istediklerini ortaya koymuştur.

Akıllı İşaretler sistemi, konuyla ilgili bağımsız uzmanlar tarafından geliştirilmiş karma bir sistemdir. Bu sistem, iki konuda bilgi vermektedir. Bunlar, programın olası zararlı içeriği ve programın hangi yaş grubuna uygun olduğudur.

1) Programın olası zararlı içeriği: Zararlı etkileri olabilecek içerik alanları; şiddet ve korku, cinsellik ve örnek oluşturabilecek olumsuz davranışlar (ayrımcılık, alkol ve sigaranın aşırı kullanımı, madde kullanımı, yasa dışı davranışlar ile kaba konuşma / küfür) olarak belirlenmiştir.

2) Programın hangi yaş grubuna uygun olduğu: Programlardan etkilenme düzeylerine göre yaş grupları, Tüm izleyici, 7 yaş, 13 yaş ve 18 yaş olmak üzere dört grupta ele alınmıştır.

Fakat her halukarda bir programın tam ve doğru olarak değerlendirilip doğru akıllı işaretin verilemeyebileceğini unutmayın. Yani tam olarak güvenmeyin. “Genel İzleyici” damgalı bir dizideki çocuk yaralanınca bunu seyreden bir arkadaşımın kızının uzun süre etkisinde kaldığını yaşadım.

Paylaşın:

Televizyon çocuklarımızı nasıl etkiliyor? – 1

Çocuklara TV seyrettirme yada seyrettirmeme ile ilgili birçok şehir efsanesi var. “Seyrettirmeyelim zararlı” diyenler çoğunlukta fakat bu kişilere “Neden?” diye sorduğunuzda şiddet, seks gibi unsurlardan çocuğun etkileceği gibi basit bir yanıt alıyorsunuz. Ben konunun biraz üzerine gidince enteresan şeylerle karşılaştım.

Çocukların çoğu okula başlamadan önce televizyon ile tanışıp ona bağlanıyorlar. Hatta bazı çocuk kreşleri gün içinde çocuklara TV seyrettiyor.

Özellikle 2 yaşına gelene kadar ki dönem çocuğun beyin gelişimi için en kritik dönem. Bu yüzden asla TV’yi ebeveyn-çocuk etkileşimi arasına sokmamak gerekiyor. Çocuğun kavrama, fiziksel, sosyal ve duygusal açıdan gelişimi bu dönemde anne babası ile gireceği araştırma, öğrenme, karşılıklı iletişim ile mümkün.

Aslında iyi uygulamalarda yok değil. Amerika’da okul öncesi çocuklara TV’den alfabe, temel hesaplama ve doğal hayat, belgeseller aracılığı ile öğretiliyor. Fakat zararları daha fazla;

Günde 4 saatten fazla TV seyreden çocuklar aşırı kilolu oluyor.

Şiddet içerikli yayın seyreden çocuklar dünyanın korkutucu bir yer olduğunu ve başlarına mutlaka kötü bir şey geleceğine inanıyorlar.

TV’de seyredilenler sonucunda çocuğun kadın-erkek tanımı ve ırksal farklılıklar konusunda farkındalığı güçleniyor. Yani kadın ve erkek ile ilgili tanımlamalarını TV’den esinlenerek yaparken(eşini döven bir erkek onun kafasında erkeğin eşini dövmesi motifini oluşturabiliyor), ırk ayrımını (siyah-beyaz vb.) TV’den öğreniyor.

TV izleme mutlaka kontrol altında tutulmalı, TV yerine arkadaşlarla oynama, spor yapma yada okuma özendirilmelidir.

Şiddet

Amerika’da yapılan bir araştırmada 18 yaşına gelen bir gncin hayatı boyunca TV’den yaklaşık 200.000 şiddet olayına şahit olduğu saptanmış. İşin kötü tarafı çoğunlukla şiddetin keyif ve eğelence ile bağlantılı olarak sunulması yada bir çok yerde haklı gösterilmeye çalışılması. Sonuç olarak şiddete dayalı gösterimler “iyi adam” olmayı çocuklar için erdem haline getiriyorlar fakat birsıkıntı var. Anne-babalar”aman vurma” “kavga etme” derken TV, eğer iyi adamsan “vur, kır, dök” demeye başlıyor.

Çocuklar 2 ila 7 yaşları arasında gerçeklik ile fantaziyi tam olarak birbirinden ayıramadıkları için korkunç görünümlü şeylerden etkileniyorlar. Örneğin Afrika maskları yada canavar heykelleri gibi.

8-12 yaşa gelen çocukların seyrettikleri filmler, haberler ve reality şovlardan etkilenerek şiddet, doğal afet ve çocuklara verilen zararlardan korktukları saptanmış. Bu noktada çocuklara dürüst ve güvence veren konuşmalar yapılarak korkuları giderilmeli. Yada çocukların bu tipteki programları izlemelerini sınırlayabilirsiniz.

Riskli Davranışlar

TV’de hoş, neşeli ve heyecanlı gibi gözüken ancak alt tarafında seks, şiddet vb. öğeleri dile getiren ve riskli davranışları ön plana çıkaran bir çok program yer alıyor. Hatta birçok programda bu riskli davranışlar aleni gösterliebiliyor. (Alkol almak, sigara içmek vb.)

Yapılan çalışmalar seksüel içerikli programları izleyen çocukların izlemeyenlere göre daha önce seks hayatını aktive ettiği saptanmış.

Paylaşın:

Anne ve Babalara Öneriler – 3

Benden bu kadar. 3 bölümde topladığım bu maddelerin %95’ini zaten bildiğinizden eminim. %5’i de inşallah işinize yarar. Bizlerin bu ülke, bu dünya ve tüm insanlar için “insan gibi insanlar” yetiştirmemiz lazım.

Hepimize kolay gele..

Çocuğunuzun günde kaç saat TV seyrettiğini belirleyin.

Onun TV seyrettiği zamanlarda sizde onunla seyredin.

Ailecek seyrettiğiniz bir diziyi düşünün. Oradaki konuşmalara benzer konuşmalar yapıyor musunuz?

TV seyretmek yerine okumak, şarkı söylemek vb .başka aktiviteler seçin

TV’yi bir bebek bakıcısı gibi görmeyin.

Çocuğunuzun sevdiği programları seyretmesi, seyrettiği programlarında ona okumayı sevdirmesi önemli. Ör. Küçük tiyatrolar, belgeseller, tarih)

TV’yi ceza yada ödül olarak kullanırsanız ona çok önem veriyor olursunuz.

Sadece çocuk odasında TV olmasın, salonda herkesin izlediği yerde olsun.

Ödev ve yemek zamanı TV’yi kapatın. Ödev veyemek bitmeden TV izlenmemesi kuralını koyun.

Gerçek hayat ile TV arasındaki farkı ona anlatın.

Kendi TV seyretme alışkanlıklarınızı gözen geçirin, örnek alınacaksınız.

Çocuğunuza uygulanan sınav ve testler hakkında yeterince bilgi sahibi olun.

Sınavlara ilişkin sorularınızı öğretmenlerine mutlaka sorun.

Çocuğunuza uygulanan sınav ve yanıtlarına erişebiliyor musunuz? Çocuğunuzun doğru değerlendirildiğini bilmek isteyebilirsiniz.

Sınavlarını çocuklarınız ile birlikte evde gözden geçirebilirsiniz.

Sınavlardan alınan notların ileride neyi nasıl etkileyeceğini (orta öğretim puanı vb.) öğrenin.

Çocuğunuza okulda eğer varsa bilgisayar konusunda ne kadar eğitim ve imkan verildiğini öğrenin.

Internet kullanıyorlar mı? Internet erişimlerinde beirli kısıtlamalar yapılmış mı?

Bilgisyar kullanımında kız-erkek ayrımı yapılıyor mu? Kız çocuklarının kullanım konusunda cesaretlendirilmeleri gerekebilir.

Öğretmeni bilgisayarı nasıl kullanıyor?

Paylaşın: