Etiket arşivi: yatırım

Parasal yanlışlarınızı düzeltin

Eğer nereye ne kadar harcayacağınız farketmeyecek kadar zenginseniz lütfen bu yazım ile vakit kaybetmeyin, paranızı çarçur etmeye devam edin. Benim sözüm diğerlerine. Geliriniz her ne olursa olsun akıllıca kullanmanız gerekir. Bu yüzden belkide hiç alışık olmadığınız bazı şeyleri yapmaya kendinizi zorlamanız gerekir.

Bütçesiz harcama

Çoğumuz aylık giderlerini hesaplayıp aylık gelirinden çıkararak elimizde kalacak parayı hesaplarız. Mantığımız hep bunun üzerinedir. Halbuki “bütçe” mantığında düşünme gerekir. Yani evimize aylık giren para bu kadar deyip birkenara yazabilirsiniz. Ama daha ay başında elektrik bütçemiz bu kadar deyip o ay elektrik masrafınızı düzenlemeniz gerekir. Kullanıp kullanıp sonra gelen faturaya bakıp üzülmek çözüm değil.

Bunu yapmak için önce gelirinizin hangi yüzdelerde nereye gittiğini analiz edin.Ör Gıda %20, kira %15 vb. Daha sonra bunu istediğiniz gibi düzenleyin.

Her halukarda öngörmediğiniz ekstra harcamalar çıkacaktır. Arabanın bakımı, şofben tamiri vb. Bu yüzden her zaman acil durumlar için biraz nakit ayırmanızda fayda vardır.

Kredi Kartı Kullanımı

Kredi kartı borcunu tam olarak ödemeyen ve her ay faiz ödeyenler bankaların en sevdikleri müşterilerdir. Borcunu her ay tam olarak ödeyebileceğiniz oranda kredi kartını kullanın. Aksi takdirde ciddi oranlarda faiz ödemenin mahkumu olursunuz.

Okumaya devam et

Paylaşın:

Enteresan fikirler nereden bulunur?

Parası olanlar nereye yatırım yapsam diye enteresan fiklirler peşindeler. Girişimciler bu pastadan pay kapabilmek için fikir arayışındalar.  Bu konuda her iki tarafta bir arayış, araştırma peşinde. Bu arayışa bir nebze destek olabilecek bedava yollardan bazılarını paylaşmak istedim;

Arama Motorları: Artık yazmak bile gereksizi ama istenilen bir kelime ile ilgili her türlü bilgiye erişimin en kısa yolu. Favorim http://www.google.com ve bir de http://clusty.com.

About: http://www.about.com benim çok eskiden beri takip ettiğim ve modelini çok beğendiğim bir sitedir. Bir çok konuda(750 adet) o konunun uzmanı o konu ile ilgili her türlü bilgi, haber vb. detayı paylaşır. Hatta ilgili konuda  “See What’s Hot Now” linkine tıklayarak o konudaki en güncel bilgilere erişebilirsiniz.

Bloglar: Özellikle kendi konusunda uzman kişilerin blogları o konunun güncel gazetesi gibi faydalı olabiliyor. Google’ın bu konudaki http://blogsearch.google.com/ sitesi favorim.

BoardReader: Bu site yaklaşık 750.000 sitenin forum ve mesaj panolarında arama yapabilmenizi sağlıyor. http://www.boardreader.com

Ebay : http://buy.ebay.com/index_A-1 sayfasında Ebay’de yapılmış en popüler aramaları ve bu suretle en çok ilgilenilen ürünleri keşfedebilirsiniz.

E-zines: http://www.Tile.net sitesinde bir çok e-zines, mail listeleri vb. bilgi mevcut. http://www.EzineArticles.com ise 150,000’den fazla uzmanın makalelerini içeriyor.

Google Trends: http://www.google.com/trends sitesinde ilgili anahtar kelimelerin aramalarına ilişkin bilgiler veriyor.

Google Insights: http://www.google.com/insights/search/# Ülke, bölge vb. bazında  aramaların incelenmesini sağlıyor.

Google Groups: http://www.groups.google.com sayesinde istediğiniz konuların tartışıldığı grupların yazışmalarını izleyebilirsiniz.

MediaFinder: ABD ve Kanada’nın en geniş dergi, katalog ve gazete veritabanı.http://www.mediafinder.com arama yaparak ilgilendiğiniz konularda medyada çıkan yazıları takip edebilirsiniz.

Yahoo Answers: http://www.answers.yahoo.com ile bir çok soru ve cevabına erişilebilir.

Paylaşın:

Yenilikçi fikri satmak

Guy Kawasaki benim sürekli takip ettiğim blogger’lardan biridir. Geçen sene PubCon’da yaptığı sunumda yenilikçi firmaların yeni ürün ve servis geliştirmelerde dikkat etmeleri gerekenlerden bahsetmiş. Bende sizlere dilim döndüğünce aktarmaya çalışayım;

1) Anlam yaratmak – Bir yenilikte en önemli şey anlamlı olmasıdır. Uzun dönem başarının anahtarı anlamlı ürün ve servislerin geliştirilmesidir. Anlamlı olmak ise insanların hayatına ve aldıkları verime olan olumlu etkidir. Yatırımcılar yatırım yapacakları projenin insan hayatına katkısını değerlendirirler.

2) Mantranızı* hazırlayın – Sadece birkaç kelime ile varlığınızı ifade edebilmeniz gerekir. Uzun ve sıkıcı misyon, vizyonlar sadece kafa karıştırır. Örneğin;

Milliyet – Basında Güven

Nokia – Connecting People

Savaş Şakar – There is no spoon!

3) Yeni dalgaya sıçrayın – Mevcut ürünleriniz üzerinde kısmi değişikliklerle kendinizi kısıtlamayın. İleriye bakarak hangi tip problemlerin çözümlenmesi gerektiğini analiz edip bu problemlerin ne tip yeni ürünlerle çözülebileceğini sürekli düşünün.

4) DATİD kuralı :

Derinlik: İyi ürün ve servisler, hizmet süresince sizinle beraber büyümelidirler. Örneğin lambası olan terlik olsa hem ayağınızı koruyacak hemde gece yürürken önünüzü görmenizi sağlayacaktır.

Akıllı: İnsanların ihtiyacı olan bir ürün olmalı. Örneğin birden fazla pil boyutu ile çalışabilen lamba olsa, elinizdeki pil neyse onu takar kullanırsınız.

Tam Olma: Sadece araba satmak değil, öncesinde ve sonrasındaki hizmetleri verme, yedek parça, bakım, kasko vb.

İncelik: Apple yada iPOD’daki tasarımı düşünün. İyi bir tasarım çok önemlidir.

Duygulandırıcı: Harley Davidson en şiyi örneklerden biridir. Ürünlerine duyguyu katarak sadakati en üst düzeyde tutarlar.

5) Çekinme, üstüne git – Gerçekçi olmak gerekirse, asla özür dileyemeyeceğimiz bir pazarda yer alıyoruz. Bu yüzden hem hızlı ilerlemeli hemde doğru iş çıkarmalıyız.

6) İnsanları Toplayın – Müşteri tabanı oluşturmaktan çekinmeyin. Ürünlerin asıl geliştiricisi kullanıcı gruplarıdır.

7) 100 çiçeklik buket yapın – Yüksek sayıda üyeniz olmasına rağmen bunların çoğu doğru müşteri değilse probleminiz yok demektir. Herkese çiçek dağıtmaya devam edebilirsiniz çünkü artık iyi müşterinizin kim olduğunu biliyorsunuzdur.

İnsanlara gidin ve satın aldıkları ürünleri neden aldıklarını sorun. Herkesin bir sebebi vardır ve bunu değiştirmek zordur. Fakat rakip ürünleri alanların düşünceleri sizin ürünlerinizi ne yönde değiştirmeniz gerektiği konusunda size kılavuzluk ederler.

Bazen ummadığınız ürününüz popüler olurken, istediğiniz ürün olmayabilir. Bu tip durumlarda belki ürünün yönünün değiştirmek gerekebilir.

8) Çalkala yavrum çalkala – Eğer devrimci, yenlikçi bir tarafınız varsa hayatınız reddetmekle geçecek demektir. Size yaptığınız işler esnasında “Yapamazsın” “Beceremezsin” gibi bir sürü eleştiri gelecektir. Siz yaptığınız işi bitirip karşınıza aldıktan sonra insanların bu tip eleştirilerini dikkate almaya başlayın.

Birinci versiyonu yapmadan ikinici versiyona geçmeyin. Nelerle karşılaşacağınızı ve neleri ekleyip çıkaracağınızı ancak birinci versiyondan sonra netleştirebilirsiniz.

9) Niş olmak – Sadecesiz üretmediğiniz halde değer içeren bir ürün yaratmışsanız fiyatla rekabet etmek zorundasınız. Eğer sadece size özel bir ürün olursa hem köşebaşını hemde fiyatı belirleyen konumunu kapmış olursunuz. Ve iyi bir fiyatlama ve politika ile o alana girişlerin önünün bile kesebilirsiniz.

Yatırımcılara fikrinizi götürürken 10/20/30 kuralını uygulayın;

• 10 adet – sunumunuzda kullanacağınız optimum sayfa sayısı

• 20 dakika – sunum süreniz

• 30 boy– Sunumunuzdaki font büyüklüğü. Hatta dinleyicilerin ortalama yaşının yarısı kadarını font standartı olarak kullanabilirsiniz.

10) Negatiflerin Etkisi – Bazı yatırımcılar size karşı olumsuz tavır sergilerler ve sizin moralinizi bozarlar. 2 tip vardır diyebiliriz; Cahil olup bilmeden eleştirenler ile ben zenginim beni ikna etmek zordur diyenler ki bunlara para ile zeka arasında bir korelasyon olmadığını hatırlatmak gerekir.

* http://tr.wikipedia.org/wiki/Mantra

Paylaşın:

Mercedes Benz Sendromu

Adamın biri arkadaşının işine yatırımcı bulması için yardım ediyormuş. Bir gün potansiyel bir yatırımcı ile öğle yemeği yemişler. Yatırımcı ertesi gün yemeği organize eden adamı aramış ve yatırım yapamayacağını belirtmiş. Neden diye sorulduğunda “ o kişide Mercedes Benz sendromu” var demiş.

Bunun ne olduğunu sorduğunda yemek esnasında yatırım isteyen kişinin yeni aldığı lüks ev için ayda 5.000 dolar banka kredisi ödediğini öğrendiğini söyledi. Yatırımcı bu durumu Mercedes Benz Sendromu diye adlandırmıştı. Yani yapacağı yatırımın gelir ya da kar getiren işlere değilde kişinin gereksiz lüksüne ya da kişisel harcamalarına gideceğini(ör Mercedes’i olan birinin ona harcayacağı metaforu) düşünmüştü.

İşte girişimcilerin yaptıkları en büyük hatalardan biriside budur. Girişimciler, yatırımcıların getirdikleri parayı kar gibi ya da istedikleri konuda harcayabileceklerini düşünürler. Bu konuda verişen teşviklerde de (Teydeb-Tübitak vb.) aynı düşünce hakim. Şirketler kendi özellerine aldıkları araçları, yaptıkları seyahatleri bu tip yatırımlardan elde ettikleri paralarla aklama derdine düşüyorlar. Halbuki yapmaları gereken işlerine, çalışanlarına ya da kendilerine yatırım yapmak.

Fakat yapılan yatırımı işe dönüştüreceğim derken çalışanların yemeklerinden ya da servislerinden kesmenin manası yok tabiî ki.

Siz siz olun yaptığınız her işte mutlaka tasarruf edebileceğiniz bir miktar bırakın. Yani kazancınızın bir oranını disiplinli olarak acil durumlar için saklayın. Gerek kriz durumlarında gerekse önemli anlarda bir emniyetiniz olsun. Eğer bu emniyeti almaz özel ve iş harcamalarınızı aynı havuzdan kullanmaya başlar ve bunu yönetemezseniz kendi kendinizi tüketir duruma gelirsiniz.

Paylaşın:

Sakın bu yalanları söylemeyin!

Yöneticilik yaptığım son 10 yılda önüme getirilen projeleri ya da girişimcileri değerlendirmem gereken onlarca toplantıya katıldım. Girişimcilerin hazırladıkları sunumları izledim, onları dinledim.

Her ne kadar her girişimci kendine özgün doneler getirmeye çalışsada maalesef hemen hemen hepsi AYNIYDI. Yeni bir proje hazırlayıp bunu satmayı/pazarlamayı düşünenler bu yazımı mutlaka okusunlar. Böyle bir süreçte arkadaşı olanlar da onlara yönlendirsinler.

Eğer burada bahsedeceğim yalanlar deşifre olursa en azından daha yaratıcı malzemeler toplanacaktır sanıyorum! Yani amacım yaratıcılığı tetiklemek:)

1- “Bizim projeksiyonlarımız çok sade, gösterişsiz.” Bir girişimcinin projeksiyonu asla sade ve gösterişsiz olamaz. Ben hiçbir yatırımcının en düşük projeksiyonunu tutturup para kazandığını görmedim. Şöyle düşünmeniz lazım “çok düşük projeksiyon hiç ilgi çekmez, çok yüksek projeksiyon hayal gördüğümü düşündürür.” Ben anlatılan her projenin söylenen bitiş süresine en az bir o kadar süre daha ekleyip maliyetinide 2 katı olarak düşünürdüm.

2- “(Büyük Araştırma Firması)nın dediğine göre Pazar 2010 yılında 50 milyar dolar olacak.” Her girişimci mutlaka birkaç sayfa Pazar durumunu anlatan slayt hazırlar ve bu gelecek yıllarda milyonlarca dolarlık büyümeleri gösterir. Özellikle yatırımcılar bu tip sayılara asla güvenmezler. Çünkü her gün aynı konuda farklı sayılar duyarlar. Büyük danışman firmaların pazar kestirimlerini sunuma alarak etkilemeye çalışmayın.

3- “(Büyük bir firma) ile gelecek hafta büyük bir anlaşma imzalayacağız.” %99 böyle bir anlaşma olmayacaktır. Zaten haftalardır bekliyordur yada o firma ile yapılan bir görüşmede pozitif bir tepki alınmıştır. Halbuki siz bu konuda ne olduğunu sorduğunuzda ya o firmanın genel müdürü ayrılmıştır ya firma batmıştır. Eğer illaki bu kartı oynayacaksanız anlaşmayı imzalayana kadar sabredin.

4- “Kilit personel bize katılmak için yatırım yapılmasını bekliyor.” Hiçbir yatırımcı bu kilit personelin büyük bir holding patronu vb. olduğunu düşünmeyecektir. Yılda 100.000 usd kazanan bir profesyonelin bu kazancını yeni bir şirkete geçerek bırakacağını düşünüyorsanız yanılırsınız. Bunu kimse yemez. Eğer bu kilit kişiler hazırsa toplantı sonrasında hemen görüşmek isteyen yatırımcı ile karşılaşabilirsiniz.

5- “Bizim yaptığımızı bizden başka yapan yok.” Çok aptalca bir yalan. İki olasılık var: eğer başkası yoksa pazar yok demektir yada girişimcinin en azından google’da arama yapsa göreceği bir rakibi mutlaka vardır. Bir pazarda tek olmak veya pazar hakkında bilgi sahibi olmamak yatırımı tehlikeye atar. Eğer çok iyi bir fikriniz varsa en az 5 firma daha yapıyordur, fikriniz mükemmel ise en az 15 firma.

6- “Bizim yaptığımızı başkası yapamaz.” Bu yukarıda bahsettiğimden daha da kötüsü “kendini beğenmişliktir.” Ortalama olarak 90 gün içerisinde bir proje kopyalanır ve yayılır. Dünya büyük ve sizin kadar akıllı bir sürü insan var. Kendini bir konuda monopol olarak gören bir girişimci ciddi bir komedyendir. Ben bir konuda biz tekiz diyen bir firmadan bir gün sonra aynı işi yapan bir başka firma ile görüşme yapmıştım.

7- “Sizin dışınızda bizimle görüşmeyi bekleyen başka yatırımcılar var.” İyi haber: Bu yatırımcı vazgeçilmez değil. Kötü haber: Sizde vazgeçilmez değilsiniz. Çok sevdiğim bir söz: Asla makineli tüfekle rus ruleti oynama. Eğer birden fazla alıcı varsa alıcılar tedirgin olurlar çünkü fiyatın yükseleceğini düşünürler unutmayın. Durduk yerde kıtlık hissi yaratmayın.

8- “Diğer firma korkulmayacak kadar kötü.” Kendi uçağı ve yatı olan büyük girişimci ile genç ve parasız girişimci kendini kıyaslamamalı. Büyük firmalarla rekabet zor iştir. Bunu yatırımcılar ya annemin dediği gibi “yalancı kabadayılık” yada “cahil cesareti” olarak kabul ederler.

9- “Bizim kendini ispatlamış bir yönetim ekibimiz var.” Yatırımcı için kendini ispatlamış demek yatırımcısına milyon dolarlar kazandırmış olan demektir. Böyle diyen bir girişimci ya para istemeyecektir yada bu iddiasına sahip çıkmayacaktır. En iyi strateji ya ortalama sektör tecrübesi olduğunu söylemek yada başarmak için elinden geleni yapacağını söylemektir.

10- “Patentlerimiz bizi korur.” Sadece yapığınız işin patentini almış olduğunuzu söylemeniz yeterlidir. Eğer çok tekrar ederseniz sizin kendiniz korumak için birçok patent aldığınız düşünülebilir. Patent yeterince güçlü bir koruyucu değildir.

11- “Pazarın %1’ini alsak bize yeter.” Burada pazar 50 milyar dolar %1 alsak 500 milyon usd demek oluyor bu. Bir kere hiçbir yatırımcı sadece %1’i hedefleyen birine yatırım yapmaz.

Paylaşın:

Paranızı akıllı harcayın!

Aslında birçoğumuz sadece ekmek paramızı çıkarmaya çalışıyoruz. Birçok kişi zorunlu yaşam gereksinimlerini karşılamak için çalışıyor. Bu insanları plazma TV yada bir Rolls Royce alabilmek motive etmiyor.

Her haftasonu tatile gitmek, bir defada 50 çift ayakkabı almak, Amerika’dan yemek getirtmek gibi alışverişkolik harcamalarını da akılsız harcama olarak tanımlamıyorum. Aslına bu tip harcamaları genellikle gücü yeten kişiler yapar ve zararsız harcamalardır. Alışverişkoliklik para harcamanın en zararsız yoludur.

Neden?

Çünkü öncelikle kişi bunu istemekte ve neye ne harcadığını bimektedir. İkinci olarak yukarıda da söylediğim gibi zaten zengindir. Zaten bunları satın almak için çalışmıştır, kazanmıştır veya mirastır.

Aslında birçoğumuz sadece ekmek paramızı çıkarmaya çalışıyoruz. Birçok kişi zorunlu yaşam gereksinimlerini karşılamak için çalışıyor. Bu insanları plazma TV ya da bir Rolls Royce alabilmek motive etmiyor.

İşte sınkıntı burada başlıyor. Parayı ihtyacımıza yada bize faydası olacak şeylere harcamak. Ben buna “akıllı harcama” diyorum.

Sizleri akılsız harcamalardan korumak için birkaç önerim olacak;

İhtiyacınızı görmeyecek sigortayı yaptırmayın. – Bir sigorta sizi finansal anlamda gerçekten korumuyorsa almayın. Örneğin çoraplarınızı sigortalatmayın çünkü en kötü durumda bir çift çorabı kolayca alabilirsiniz. Sigortaya ödeyeceğiniz para sigortalattığınız şeyden yüksek olabilir.

Ürünün garantisine dikkat edin – Ürünlerin garantileri artık minimum 1 yıl. 2 ve 5 yıla kadar çıkabiliyor. Ürünün garantisi ona ödediğiniz bedelin geri dönüş verimliliğini gösterir. Eğer bir araba alıyorken garantisini 3 yıldan 5 yıla ve 100.000 km. den sınırsız km’ye çıkarmak gibi bir teklif gelirse şöyle düşünün: Arabayı birkaç yıl içinde satarken garantisi olduğu için daha fazla paraya satabilirim yada zaten 1 yıl sonra satacağım bu kadar garanti yeter şeklinde bir karar vermeniz gerekir.

Gerçek fiyatı öğrenin – Ticaretin en basit numaralarından birisi çıplak fiyatı göstermektir. Siz almaya karar verdiğinizde o fiyata vergi, kargo vb. diğer kalemlerde eklenir. Önemli olan sizin cebinizden çıkacak olan paradır. En son ödeyeceğiniz miktarı sorgulayın. Ayrıca bir şeye sahip olmanın rutin bir takım yükümlülüklerinide bilmeniz, öğrenmeniz gerekir. (Emlak alırsanız emlak, çöp vergisi, araba alırsanız motorlu taşıtlar vergisi, egzos kontrolü, muayene vb.)

Pazarlamacının ısrarı ile alım yaptığınızda – Pazarlamadaki en önemli kurallardan birisi müşterinin daha önce hiç düşünmediği bir şeyi onun ihtiyacı haline getirmektir. Bu yüzden gerçek ihtiyacınızı ve bütçenizi bilerek alışverişe başlayın. İyi pazarlamacılar size gerçekten ihtiyacınız olmayan şeyleri satma becerisi ile donatılmış kişilerdir. Gerçi bu satın aldığınız şeyler sizi çoğu zaman mutsuz etmezler, işe de yararlarJ

Finansal hizmet alımlarında – Kredi kartı vb. finansal bir hizmet aldığınızda (yapmayacaksınız ama) mutlaka sözleşmesini okuyun. Finansal hizmetlerin alımında ör. Döviz kredisi alıyorsanız gelecekteki döviz hareketlerini değerlendirmeniz gerekir, normal krediler ise zaten ekonomik koşullara bağlıdır. Finansal kuruluşların size imzalattıkları sözleşmeleri profesyonel hukukçular ile hazırladıklarını unutmayın.

Paranızı değerlendirin – Paranızı yastık altında saklamayın. Mevduat, fon, tahvil vb. yatırım araçlarını kullanın. Parayı akıllıca harcamak gibi akıllıca harcamadan değerlendirmekte önemlidir. Paranızı değerlendireceğiniz zaman finansal kuruluşun kurumsal olarak imajına, büyüklüğüne ve güvenilirliğin çok dikkat edin. Bu ülkede “çok kazandıran banka” sloganı ile tüm parasını o bankaya yatırıp herşeyini kaybetmiş çok aile var. Mutlaka birkaç bankayı aynı anda değerlendirin.

Diğer aklıma gelenler;

  • Hijyen problemi olmayan kullanılmış/2.el ürünleri yakınlarınızdan alıp kullanabilirsiniz.
  • Çok açken lokantaya gitmeyin.
  • Mağazaların kartlarını alıp indirimlerinden faydalanın.
  • Kredi kartı programlarının ekstra puan, taksit vb. uygulamalarını takip edin.
  • Fabrika satış mağazalarının avantajlarından yararlanın. Özellikle Güneşli ve Yenibosna tarafında.

Şimdi sizlerin “akıllı harcama” konusundaki önerilerinizi bu yazıya yorum/mesaj olarak bekliyorum.

Paylaşın: