Etiket arşivi: yazı

Blogumun daha fazla okunmasını nasıl sağlarım?

blog content3Sürekli soruyorlar, bilmiyorum diyorum, bilsem ben yaparım diyorum inanmıyorlar. Bende herrkes gibi yazılar yazıyorum, yorumlar alıyorum, yorum yapıyorum. Ama bir şekilde her uygulamanın doğasında olduğu gibi durağan bir noktaya gelineceğini de biliyorum. Bu yüzden hedeflerimden birisi de blog’larımı daha fazla nasıl okutabileceğimin yollarını bulmak. Eğer doğru bir şey yaptığımızı düşünüyorsak bundan daha fazla kişinin yararlanmasınıda sağlamaya çalışmalıyız.

Bu konuyu araştırdığımda bulduklarım şöyle;

1. Eğer sizinle aynı çizgide blog yazanları okur ve yorum bırakırsanız onlarda size yorum bırakacaklardır. Aslında hangi yazı olduğunu hatırlamıyorum ama bir yazıda “Siz birilerine yorum yazdığınızda o kişi kendisini sorumlu hissederek sizin bloğunuzu okuyor yada yorum yazıyor. ” demişti bir blogger arkadaşım. Eğer yorumunuz ilginç ise o blog yazarı sizin blog sayfanıza gelerek öncelikle sizi keşfetmeye çalışacaktır. Bu maddeyi Milliyet Blog içi olarak düşünmeyin, normal dış dünyadaki blogları düşünün lütfen. Diğer bloglara yorum bırakırken kendi blog adresinizi imza olarak bırakın.

2. Yazdığınız konularla ilgili internette yer alan forumlara üye olun ve yazılarınızın linkini forumda yer alanlarla paylaşın. Sakın sizle ilgili olmayan forumlarda bunu yapmayın.

3. Etkili başlıklar yazmak – Yazdığınız başlık ilginç ise onu okuyan yazınızı merak edip okumaya başlayacaktır. Ama başlığınız mutlaka içerik ile uyumlu olmalıdır.

4. Arkadaşlar – Tüm arkadaşlarınızın yazdığınız blog’dan haberi var mı? Size blogunuzla ilgili hiç eleştiri yada öneri getiriyorlar mı? Onları haberdar edin.

5. İnat – Birileri çok yazıyor, az okunuyorum vb. sebeplerle pes etmeyin. Siz yazmaya devam edin. Internet’in en güzel taraflaındna biryazdığınız yazı ile ilgilenen birini size herhangi bir zamanda ulaştırabilmesi.

6. Soru sormaya teşvik edin – Kendi konunuzla ilgili blogunuzdan sizesoru sorulmasını sağlamaya çalışın. Soru sorup yanıtını alan kişi tekrar blogunuzu ziyaret edecektir.

7. İşe yarayacak şeyler – İnsanların işine yarayacak şeyler yazmaya inanıyorum. Onlara yadımcı olacak yada açıklayıcı olacak bir şeyler. Internet kullanıcılarının en çok kullandıkları şey arama moorları. Demekki bir çok konuda bilgiye ihtiyaçları var. Umarım mesaj alınmıştır.

8. Kışkırtma – Benim tercih etmediğim ama düğnyada yaygın bir uygulama. Öyle bir yazı yazıyorsunuz ki herkes ya size saldırıyor yada birbirine giriyor. Fakat sonuç olarak herkes sizin yazınızı okumuş oluyor. Reklamın kötüsü olmaza inananlar için birebir.

9. Çok okunanı yazma – Benceciddi bir yanılgı çok okunan tarzda yazılar yazmak. Çünkü herkes bu taktiğin peşinde. Siz siz olun, kendinize özgün olun. Farklılıkla ve eksiklikleri tamamlayarak daha çok okunabilirsiniz.

10. Para bekleyerek yazmayın – Öncelikle trafiğinizi ve popülaritenizi atırmaya odaklanın. Para isteyebilmek için önce ciddi bir yer kapmak gerekiyor. Acaba siz olmasanız ne farkeder diye düşünün.

11. Abonelik – Okuyucularınızı (Milliyet Blog’da Blog Habercisi) abone olmaya teşvik edin. Kendi blogunuz vasa email adreslerini alın ve düzenli olarak yazılarınızı paylaşın.

12. İnsanlar bedavayı severler – Lokantanız varsa indirim, eğitmci iseniz bedava ders vb. birşeyler vererek blogunuzun kulakytan kulağa yayılmasını sağlayabilirsiniz.

13. Epostalarınızın altına adınızı yazıyorsanız bundan böyle blog adresinizide yazın. Böylece attığınız bir epostayı alan başkalarınada yönlendirirse otomatik reklamınız olmuş olur.

14. Anahtar kelimeler – Anahtar kelimeler bilgiye ihtiyacı olan kullanıcıların sizin yazınıza erişmek için kullanacakları kelimelerdir . Yazınız kadar anahtar kelimelerede vakit ayırın.

15. Kalite – Kalite her zaman çekicidir. İçeriğinizin kalitesi okuyucunuzu artırır.

16. Eposta gruplarına blog yazılarınızın linkini gönderin. Ama ilgili ilgisiz değil tabiki.

17. İnsanlar haberdar edilmekten hoşlanırlar. Unuttukları şeyleri hatırlatan yada onlara yadımcı olacak şeyler her zaman hoşlarına gider.

18. Düzenli yazın. Sizi okumaya alışanları hayal kırıklığına uğratmayın.

19. Kendi blogunuzla ilgili profesyonel yada tecrübeli blogger’ların düşüncelerine başvurun. Her şey bir söz ile başladı, unutmayın. . .

20. Sizin yazılarınızla ilgilenebilecek websitelerine bir tantım yazısı gönderin. Bloglarınıza link verebilirler.

21. Güncel olun.

Paylaşın:

Söz uçar mı? Yazı kalır mı?

EXO“Söz uçar, yazı kalır” dediğimizde herkesin anladığı, sözün yok olan, kaybolan, buharlaşan, bir özelliğe sahip olduğu, buna karşın yazının kalıcı ve ebedi bir karakter taşıdığı yönündedir. Bu bir yanılgı mı?

Latincesi “mane scripte verbe volant”. Şimdilerde bu söz, ‘söz’ün ‘kıymetsizliği’ne ‘yazı’nınsa ‘kıymetliliği’ne vurgu yapıyor. Söz, gerçekten kıymetsiz bir şey mi? Sadece uçar da gidip bir yere konmaz mı? Konduğunda bir şeyler yapmaz mı?

Tuğrul İnançer ile Kenan Gürsoy, Gönül Gözü adını verdikleri kitaplarında şöyle diyorlar;

Az çok sosyal bilim okumuşlar bilir ki, her medeniyetin bir grameri vardır. Braudel’in Uygarlıkların Grameri kitabı bu hakikatin altını çizer. Eski Yunan’da felsefe, Roma’da hukuk, Doğu’dan ve Batı’dan ayrı bir yerde duran bizde ise daha çok ‘söz’ vardır. Şifahi kültür denen şey ne ise o… Sözün pişirdiği sohbetlere yaslanan bir irfan kültürümüzden bahsedilebilir. Öyledir, zira dünyayı bir misafirhane bilen insanların ‘burada’ kalıcı olmak gibi bir dertleri olmaz. Kısa süreliğine yaşadıkları dünyada yıkılmaz evler yapmazlar; çünkü zamana hâkim olmak, zamana rağmen ‘kalmak’ gibi bir amaçları yoktur. Sadece kendilerine verilmiş ‘an’ı/ömrü yaşarlar, bunun için de ‘an’la uyumlu yaşamayı, geçen zamanla birlikte uçup gitmeyi yeğlerler. Söz, bu durumu karşılar. Evet, söz uçar, hareket halinde olur. Uçar, ama gider kalplerde konuklanır, kalplerde bir hayat başlatarak hayatta kalır. Kalplerinde konukladıkları sözlerin etrafında bir hayat kuran insanların medeniyetinden, mimarisinden, müziğinden, estetiğinden bahsediliyorsa, sözün uçar oluşu da doğru değildir demektir. ‘Yazı’ya gelince, o başka bir şey söyler; ‘an’ içinde donup kalmayı işaret eder, geçecek zamana rağmen ‘kalma’nın altını çizer. Her söz de uçup gitmez ve her yazı da öylece kalmaz.

Öte yandan Yusuf Özkan Özburun, karakalem sitesindeki yazısında şöyle söylüyor;

Söz ‘uçar’ çünkü, ‘Uçmak’tan (Cennet) gelmiştir. Yazı ‘kalır’, çünkü insanın hakikate sahiplenme iddiasından, varlığın üzerine abanıp onu sembollere mahkum etmekle kendini güya sonsuzlaştırma yanılgısından peydahlanmıştır. Yazı yere yayılmıştır (yazılmıştır). Yüzü yere dönüktür yazının, arza ilişkindir, o yüzden yer’de kalır. Söz, Semavi’dir, bu nedenle daima aslına dönmek ister, mahiyeti nurani olduğu için hep Sema’nın çekimi altındadır. Ama küçük harfle ‘söz’ olsa olsa lakırdı, laf gibi yer’de kalan, yer’e ilişkin, ibare ve ifadelerdir. O yüzden ‘laf salatası’ denir de, ‘Söz salatası’ denmez mesela… O yüzden ‘Önce Söz Vardı’ diye bellediğimiz meşhur Söz, Yaratışıyla Konuşan, Konuşmasıyla Yaratan, her şey bir ‘kelime’si olan, Kün emriyle (ki emir de bir Söz yani Kelam’dır) kainatı her an yeniden yaratan bir Mütekellim-i Ezeli’yi işaret eder.

Paylaşın:

Blog’unuzun okunurluğunu artırmak

Eğer blog’unuzu gizli ve kişisel olarak yazmıyorsanız önemli olan ziyaretçilerinizi sürekli okuyucularınız haline nasıl getireceğinizdir.

Aslında bir blog açıldıktan sonra bir sürü kişi tarafından ziyaret ediliyor olabilir, başka siteler sizin blogunuza link veriyor olabilir. Ben bu konuda özellikle eski ve profesyonel blogger’ları okurken, yazarın beni sürekli kendisini takip eder hale getirmek için neler yaptığına bakıyorum. Bu konuda profesyonel tavsiyeleri okuyorum. Bunların bir kısmı sizler için derlemeye çalıştım;

Sohbet
Ziyaretçiler kendileri ile sohbet eden yazıları severler. Eğer ziyaretçilerle bir sohbet yakalayabilirseniz onların yorum yazmalarını sağlarsınız. (Ben hala yeterince burada bahsettiğim sohbeti yakalayamadım.) Yorumlara mutlaka yanıt verin, ziyaretçilerinizle iletişim kurmaya çalışın ve onları blogunuza geri gelmek konusunda cesaretlendirin.

Sen, sen ve yine Sen
Siz blogunuzun sahibisiniz ama okuyucularınız olmadan bir hiçsiniz. Bencil olmayın, okurlarınızın sizden istedikleri şeyleri yapmaya, onlara yardımcı olmaya çalışın.

İçerik
İçeriğiniz okuyucularınızı size geri getirecek olan anahtardır. Ama isterseniz dizi mantığında bir yazı dizisi ile de okuyucu çekebilirsiniz.

Eşsiz
Başkalarının yazmadığı ya da değinmediği noktalarda yazılar hazılayın. Eğer yazınız eşsiz olursa ilgi çekecektir. Aslıda önemli olan yazdığınız blogun insanları düşündürebilmesi, konuşturabilmesi, tetikleyebilmesidir.

Beklenmeyen
Yazılarınızı sıkıcı olmaktan çıkarın ve insanları şaşırtın. Acaba bugün, bu hafta ne yazdı diye merak edilir olduğunuzda blog işinde oldukça güçlü bir adım atmış olacaksınız. Eğer yazılarınız okuyucularınızı heyecanlandırırsa iki yönlü fayda olacak: Hem sürekli okuyucunuz olacaklar ve belki de onlarda kendi bloglarını yazmaya başlayacaklar.

Kullanışlı
Yazdığınız şeylerin okuyucular tarafından kolay anlaşılır olmasını sağlamalısınız. Eğer okunması anlaşılması zor şeyler yazarsanız tekrar sizi okumayı tercih etmeyeceklerdir.

Eğer sizinde sürekli okuyucu yaratma konusunda önerileriniz varsa buraya yorum olarak gönderebilirsiniz.

Paylaşın: