Gonca Gül

Kimdi bu Gonca Gül? Ben neden arıyordum bu kadını? Bilmediğim, tanımadığım bir kadını neden arıyordum, niçin araştırıyordum? Kimdi bu kadın, beni neden böyle etkilemişti? Hakkında araştırma yapacak kadar ne yapmıştı bu kadın?

Bir tek adını öğrenebildim : Gonca Gül…

Yılmadım, araştırdım. Bu kadın kimdi? Ben bu kadın için neden yollara düştüm, neden eski şarkıcılarla, plakçılarla görüştüm, neden İstanbul’da onu aradım?

Oysa onu bulamayacağımı adımın Erden Erkin olduğunu bildiğim gibi biliyordum. Bu kadın kimdi, beni neden böylesine derinden etkilemişti? Her kadın beni böyle etkilerse bu dünyayla işim vardı, sahi azıcık deli miyim ne, hiç tanımadığım bir kadını araştırıyordum.

Rıza Polat için İskenderun’a giden ve araştıran, öldüğünü duyunca hiç tanımadığım bu adamın İskenderun’daki mezarını meyhaneciye buldurtup, mezarı başında ağlayan ben değil miydim? Bu ölecek adam değildi diye mezar taşıyla dertleşen ben değil miydim?

Ben buydum işte, ben böyleydim; tükenen bir neslin son temsilcisiydim. Ben arardım, ben hiç tanımadığım birini de araştırırdım, ben bu dünyanın adamı değildim. Azıcık kaçık, azıcık uçuktım, ben bendim! Başkasına benzemezdim.

Bu kadın, aradığım kadın Gonca Gül’dü.

Ne yazık ki kadını kimse tanımıyordu. Ne şiirini besteleyip şarkı yapan, ne de plakçısı onu tanımıyordu, kimse görmemişti onu, kimse bilememişti, kimse sevememişti onu, o sadece birini sevmişti. Bu biri kimdi? Onu da kimse bilmiyordu, kimse tanımamıştı. Bilinmeyen tek şeyi öğrenmiştim ve anımsadıkça için için ağlamıştım.

Gonca Gül İstanbul’daydı. İstanbul’da yaşamıştı. Gazinolarda şarkıcıydı, bu olay 1950 lerin sonunda ya da altmışların başında olmuştu. Şimdi Gonca Gül piyasada olsa eminim ortalığı siler süpürürdü, şimdiki olanaklar ona sunulsa en ünlü şarkıcılardan biri olurdu.

Ne yazık ki Gonca Gül sadece pavyon şakıcısı olabilmişti ve Görüldüğü en son yer Gaziantep pavyonlarıydı. İstanbul’u bir aşk için terk etmişti.

Birini çok sevmişti, şimdiki zamanlarda görülmeyen, bilinmeyen çok büyük bir aşktı, şimdiki gençlerin enayilik dediği türden. Her şeyini sevdiği adama vermişti. Servetini, kadınlığını, aşkını…Aklınıza ne gelirse herşeyini bu adama vermişti Gonca Gül.

Sonra bir gün adam elinde avucunda ne varsa alıp kayıplara karışmıştı.
Sonraları başka bir kadınla birlikte olduğunu duymuştu.

Gururluydu Gonca Gül. Bir defa bile olsun ağlanmadı, sızlanmadı, adamı görmeye bile gitmdi. Bir gün İstanbul’u terk etti. Gidiş o gidiş…Bir daha İstanbul’da onu gören olmaı. Anadolu pavyonlarında uzun yıllar şarkı söyledi, en son Gaziantep pavyonlarında görüldü. Çok uzun yıllardır ne gören var, ne de yerini bilen. Belki de ölmüştü.

Yaşıyorsa da çok yaşlı biri olmalıydı.

Öğrenbildiğim öldüğüydü ve yerini kimsenin bilmediği.

Ve adının, gerçek adının Gonca Gül olmadığını da öğrendim. Bu sahnelerdeki takma adıydı. Gerçek adını bilen çok az kişi, en çok üç beş kişi ya vardı, ya yoktu. Sanırım bilenler de hayatta değildi.

Gonca Gül’ün öyküsünü anlattım size. Aşağıda şarkısını duyunca siz de tanıyacaksınız ve şarkısını duymamanız mümkün değil. O şarkıyla bütün şarkıcılar ünlü olmuştu.

İşte şarkı…Yıl 1960′ ların başı, ben dünyada yokum o zaman!

Makam: Kürdili-Hicazkâr
Usûl : Düyek
Beste: Bâki Duyarlar
Güfte: Gonca Gül

Seni ben ellerin olsun diye mi sevdim?
Herşeyimi uğruna ben boş yere mi verdim?
Yalan sözlerle aldatıp, “seninim” derdin, Herşeyimi uğruna ben boş yere mi verdim?

ERDEN ERKİN…
GONCA GÜL / Gerçek yaşamöyküleri…

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 + thirteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.