Günlük tutmak üzerine

Birçok insan günlük tutmaz çünkü ya yazacak bir şey bulamaz yada düşündüklerimi, yaşadıklarımı yazsam ne olacak diye düşünür. Zaten zor olan hayatlarını bir de günlük tutarak zorlaştırmak istemezler. Aslında tutulan günlükler -ki artık bloglarda bu işi görür oldu, “kişisel ve sivil tarihlerimizi” oluşturuyor, kendi kimliklerimizi bulmamızı sağlıyorlar.

Aslında günlük tutarak şu sorulara yanıt bulmak mümkün;

Ben kimim?

Ben şu anda ve bu konularda ne düşünüyorum?

Günlük tutmanın ya da günlük olarak yazmanın en güzel tarafı o günün düşüncelerini, hissedilenlerini, sıkıntılarını, kızgınlıklarını ve deneyimlerini kayıt altına almak. Bu ne işe yarayacak derseniz cevabım şöyle olur; hem kişisel olarak gelişiminize katkınız olacak, hem kendinizi keşfetmenize hem de dayatılan resmi tarihin ötesinde gerçek tarihin kayıt altına alınmasına. Birde düşünce ve duygularınızı yazıya dökmeniz farkında olmadığınız özellik ve güçlerinizi, içinizdeki dehayı ortaya çıkaracaktır.

Yazma ve Bağımlılıklarımız

Şişmanlayan insanlar hatayı yedikleri, yiyeceklerde buluyorlarsa problem var demektir. Yemeği isteyen sizin beyniniz ve sonuçlarına katlanan bedeninizdir. Eğer beyniniz bir şeyin size keyif vereceğini iyi olacağını düşünüyorsa yapmanızı destekler. Fakat öte yandan siz sağlıklı olma mantığına ulaştığınızda bu seferde diyet yada sağlıklı beslenme ile ilgili beyninizin karar mekanizmasını değiştirmeye çalışırsınız. Örneğin günlük yazmaya başlarsanız öncelikle kendinizle barışıp beyninizin doğru düşünmesi için gerekli farkındalığı yakalayabilirsiniz. Eğer hergün içki içiyor ve sarhoş oluyorsanız yazdığınız günlüğe bir süre sonra geri dönüp okuduğunuzda ne kadar yanlış yaptığınızı görebilirsiniz. Hele birde daha az içebilmek için yapmayı planladıklarınızı yazıp yaptıkça tekrar günlüğünüze kaydetseniz işte gerçek başarıyı yakalamak için en büyük adımı atmışsınız demektir.

Bu arada günlüğü belki farklı başlıklar altında düşünmenizde fayda olabilir;

1. Öfkemi yansıtabileceğim en güvenli yer.

Trafikte ya da başka bir yerde çok kızdığınızda, tepenizin attığı durumlarda belkide hiç istemediğiniz bir şeyler yapmak zorunda kalıyorsunuz ya da yapamadığınız için beyninizin içinde sürekli o olayı hatırlayıp “keşke şunu yapsaydım” diyorsunuz. Şimdi yaşadığınız şeyi ve öfkenizi günlüğünüze kaydederek olası istenmeyen bir durumdan kendinizi kurtarabilirsiniz. Sadece çok öfkelendiğinizde bunu akşama günlüğüme yazmalıyım diye düşünmeye kendinizi alıştırmanız yeterli. Üstelik yazdığınızda belkide çok aptalca bir şey yaptığınızı ya da olaya kendinizin sebebiyet verdiğinide farkedebilirsiniz.

2. Stresimi alan şey.

Tüm duygu e düşüncelerinizi günlüğünüze yazabilirsiniz. Eğer tüm korkularınızı, kaygılarınızı, özlemlerinizi yazabiliyorsanız ruhsal gelişiminize bilmedende olsa bir katkı sağladığınızı göreceksiniz. Kendinizi keşfettikçe kendinize yeni yeni yollar çizebilecek, stratejiler belirleyebileceksiniz. Eğer kafanız çok karışıksa bunları yazıya dküp karşınıza alarak bir düzen ve intizam sağlama şansınız olacaktır. Yazacağınız şeylerde “Bugün şöyle hissediyorum;”, “İhtiyacım olan şey” yada “İstediğim şey” şeklinde başlayan cümleler kurmalısınız.

3. Günlük, hayatın gerçeklerini doğrular

İnsanın objektif olarak kendine sevecen ve şefkatli davranmayı öğrenmesi zordur. Günlük tuttuğunuzda hayatınızın sizi sürüklediği macerayı, kim olduğunuzu, nerede olduğunuzu ve nereye gittiğinizi keşfedersiniz. Yazdıkça içinizde gömülü olan duyguların dışarı çıktığını göreceksiniz. Aslında kendinizi keşfettikçe içinizdeki suçluluğu öldürecek, suçluluk hissinizin azaldığını göreceksiniz. Kendimizde yani içimizde tuttuğumuz duyguların ağırlığını bir süre sonra taşıyamayacağımızı hissederiz. Yazdığımız zaman bu duyguların hangilerinin bizi motive hangilerinin demotive ettiğini bulabiliriz. Hayatınız ve genel hayat üzerine yazmak sizin amaçlarınızı tazeler, size güç verir. Ve tabiki yeni bir yön.

4. Günlük kimliğin yeniden kazanılmasını sağlar.

Kendini yemeğe vererek yada kötü alışkanlıklarla beyninizi uyuşturabilir, hayatı kendinizden uzaklaştırabilirsiniz. Sadece kalem ve kağıdı yada klavyeyi keşfederek kendinizde gizli kalmış yerleri ortaya çıkarabilirsiniz. Bazen bilinmesini istemediğimiz şeyleri günlüğe gizlerken, bazen yeni fikirlerimizi yazarız. Yazmak dünyanın kilidini açmaktır aslında. Yazılarımızla sezgilerimizi, yaratıcılığımızı ve hayal gücümüzü geliştiririz. Yazarak doğru zamanda doğru şeyi ifade edebilecek en doğru kelimeyi bulmayı öğreniriz.

5. Günlük hayallerinizi somutlaştırır.

Bir çoğumuz kendimizle olan ilişkimizi dikkate almayız ve hatta böyle bir şeyin olduğunu bile kabul etmeyiz. Halbuki kendimizi anlamak ve keşfetmek belkide yolculuğumuzun ilk çıkış noktası olmalıdır. Eğer yazmaya başlarsak düşüncelerimizin ve hayallerimizin hangilerinin daha önemli ve anlamlı olduğunu yavaş yavaş keşfetmeye başlarız. Ve gerçekten hayattan ne beklediğimizi ancak böyle keşfedebiliriz.

Nasıl günlük tutacağım?

1. Bir ajanda bulun. Her gün bir gün öncesini ya da her akşam o gün neler yaşadığınızı, düşüncelerinizi buraya yazın. Hatta yarın neler olacağını, beklentilerinizide yazın. Her ay sonunda yazdıklarınıza göz atın bakalım neler düşüneceksiniz.

2. Bir küçük defter alın. Bu defteri çantanız dahil her yerde taşıyın. İy ibir şeyler olduğunda yada tam tersi hemen not alın. Yani bir şeyleri yaşar yaşamaz, düşünür düşünmez hemen not alın. Bunu otobüste giderken ya da birilerini beklerken bile yapabilirsiniz.

Kolay gelsin

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6 + 9 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.