Kategori arşivi: Saglikli Yasam

Beyni yaşlanmaktan korumak

10’lu yaşlarımda anneme satranç öğretmeye çalışmıştım. O zeki kadının basit bir piyon hareketi dahil bir çok şeyi aklında tutamamasını ve bu yüzden oyunu beğenmemesini hiç anlamamıştım. Ama şimdi anlıyorum ki, o zaman bendeki taze beyin annemdeki yorgun beyni haksız yere eleştiriyordu. Şimdi anlamanın da ötesinde beyni çalışır ve taze tutmak ile ilgili bir çok şey okuyor ve inceliyorum.

Daha önceki Beyninizi güçlendirin ve çalıştırın yazılarımda da bu ilgimi gösterdiği sanıyorum. Tüm bunların yanısıra beyin sağlığımız içinde yapmamız gerekenler var;

Beynimize faydalı gıdalar tüketmek. Genellikle balıklarda daha çok bulunan Omega-3, protein, antioksidanlar, meyvalar, sebzeler ve özellikle vitamin B. Kabul edilebilir oranlarda karbonhidrat.

Beyniniz aktif tutun – Birşeyler öğrenmek, birşeyşerle uğraşmak, bilmece, bulmaca(Sudoku) gibi şeyler beyninizi canlı tutarlar.

Düzenli egzersiz yapın. Egzersiz kan dolaşımınızı artırır, koordinasyonunuzu geliştirir, kalp krizi vb. risklere karşı direncinizi artırır.

Sosyal olun. Arkadaşlarınızla, ailenizle vakit geçirin, özellikle İstanbul’da yaşıyorsanız haftasonları 2 günlüğüne bir yerlere kaçın.

Yeterince uyuyun. Az uyku beyne zarar verir.

Stresi yönetin. Yoga, meditasyon yapın, arkadaşlarla vakit geçirin, nefes almayı öğrenin.

Beyninizi koruyun. Eğer arazi işi yapıyorsanız baretsiz dolaşmayın. Kışın beresiz, yazın şapkasızke çıkmayın.

Diğer sağlık durumunuzu gözden geçirin. Vücudunuzdaki diğer olumsuzluklar beyin sağlığınızı etkileyebilir. Yılda bir kez check-up yaptırın.

Kötü alışkanlıkları bırakın. Sigara, alkol vb.

Paylaşın:

Sigarayı bırakırsanız ne olur?

Yaklaşık 15 yıl boyunca C….(develi olan) sigaradan başkasını içmeden ciddi bir tiryaki olarak yaşadım. Çocuk yapmaya karar verdiğimizde sigarayı bir anda bıraktım. İlk bir hafta çok zor geçti ama “sağlıklı bir insan” olmak ve sağlıklı bir insan hayata getirmek adına üstesinden geldim. Şimdi hayatımdan çok memnunum.

Hesap yaptığımda 15 yılda günde bir paketten hesapladığımda(ki daha fazladır) 109.000 adet sigara içmişim.

Sigarayı bıraktıktan ;

  • 20 dakika sonra kalp atışlarınız düşüyor
  • 12 saat sonra kanınızdaki karbon monoksit oranı normale düşüyor
  • 2 hafta-3 ay aralığında kalp krizi riskiniz düşüyor, ciğer fonksiyonlarını iyileşmeye başlıyor.
  • 1 ila 9 ay sonra öksürük ve nefes darlığı sıkıntınız azalmaya başlıyor
  • 1 yıl sonra sigara tiryakilerine göre koroner kalp rahasızlığı riskiniz yarı yarıya azalıyor (ben artık bu aşamadayım, 4 yıl oldu)
  • 5 yıl sonra kalp krizi riskiniz çok azalmış durumda.
  • 10 yıl sonra sigara tiryakilerine göre akciğer kanserinden ölme riskiniz yarı yarıya azalmış, diğer kanser türlerine yakalanma riskiniz iyice azalmış olacak.
  • 15 yıl sonra hiç sigara içmemiş biri kadar kalp krizi riskiniz var.

Sigarayı nasıl bırakırım diyorsanız birkaç yöntem var; Okumaya devam et

Paylaşın:

Oburluğu beyninde olanlar!

Bir çoğumuzun problemi “düşündüğünden fazla yemesi” veya “sağlıksız şeylere olan tutkularımız”. En son okuduğum bir makale “oburluğu beyninde olan” bu tip(benim gibi) insanlar için birkaç öneri getirmiş;

  • Yüksek kalorili yiyecekleri bir tabağa koyun ve mutfakta bırakın.
  • Normal yiyeceğiniz miktarın %15-20’si oranında daha az yemeye çalışın.
  • Küçük tabaklarda yiyin ve ikinci tabağı almayın.
  • Yemeden tuz atmayın, hatta hiç atmayın.
  • Tavuk kemikleri yada balık kılçıklarını masadan hemen kaldırmayın. Gözünüzün önünde ne kadar çok yediğinizin kanıtı durursa o kadar az yersiniz.
  • Yediğiniz şeylerin kalorisini öğrenin. Böylece her yemekte ne kadar kalori aldığınızı hesaplayabilir ve belki kendinizi frenleyebilirsiniz.
  • Masada en yavaş yiyenin hızında yemek yiyin. En son yemeğe siz başlayın ve her lokmanızı çiğneyin.
  • Küçük porsiyonlarda yiyin.
  • Masada ne kadar çok yemek ve çeşit varsa o kadar çok yersiniz. Çeşidi azaltın.
  • Elinizi masadan uzak tutun.
  • Sizin için faydalı olmayacağını bildiğiniz yiyeceklerle vedalaşın ve onları geri buzdolabına gönderin.
  • İnce ve uzun bardak ile içeceklerinizi için. Rakı bardağı gibi.
  • Sohbet ve yeme aynı anda olmasın. Yemeğinizi yiyin, biraz durum sohbetinizi edin. Bir şeylerle uğraşırken yemek yerseniz ne kadar yediğinizi farketmezsiniz.
Paylaşın:

Uyku deyip geçmeyin

Yeni doğmuş bir bebek anne-babasına ilk yılında 400-750 saatlik uykuya malolur.

Derin uyku(REM) toplamda yaklaşık 2 saat sürüp uyuduktan 90 dakika sonra başlar.

Rüyalar hem derin hemde normal uyku esnasında görülüyor. Aslında hiç rüya görmeden geçen bir süre olmadığı iddia ediliyor.

17 saatlik yorgunluk ile düşen performans kandaki alkol oranının %5 seviyesinde olmasına eşit.

Doğal alarm saati mekanizması stres hormonu olan adrenocorticotropin’i tetikliyor ve kişi ya uyuyamıyor yada sürekli uykulu oluyor.(Bende sürekli uyku hali olur.)

5 gün düzensiz uyku uyumak, 3 bardak içkinin etkisini düzenli uyumuş birinin 6 bardakta göreceği etkiye eşitliyor.

Horlayanların yüzde onu solunum bozukluğu yaşıyorlar ve yaklaşık her gece 300 kez nefes alamıyorlar ve kalp spazmı-krizi riski taşıyorlar.

Gençlerde çocuklar gibi günde 10 saat uykuya ihtiyaç duyarken, 65 yaş üstüne 6 saat yetebiliyor. 25-55 yaş grubu 8 saatlik standart uyku ile optiali yakalayabiliyorlar.

Bazı çalışmalar kadınların erkeklerden daha çok uykuya ihtiyaç duyduklarını gösteriyor ama tam olarak bir dayanağı yok.

Paylaşın:

Televizyon çocuklarımızı nasıl etkiliyor? – 2

Sağlık uzmanları uzun süreyle TV seyretmenin yüzyılın sağlık problemi olan obziteye yol açtığını söylüyorlar. TV seyreden çocuklar inaktif ve genellikle kestirmeye(uyku) meyilli oluyorlar. Buda metabolizmalaının yavaş çalışması ve obeziteye doğru giden bir yola girmeleri anlamına geliyor. Öteyandan seyrettikleri reklamlarda da sağlıksız beslenme ürünlerini (ör. Fast food, patates cipsi ve saçma sapan içecekler) seyrediyorlar.

Ayrıca çok fazla eğitim odaklı tv yayınlarıda çocuk sağlığını tehdit ediyor. Örneğin 4 saat boyuna eğitim içerikli bile olsa tv seyreden bir çocuk fiziksel olarak egzersiz yapmamış oluyor. Halbuki kitap okuyabilir, arkadaşlarıyla oynayabilir bu süre zarfında.

Yapılan çalışmalar TV seyretme süresi azaltılan çocukların kilo verdikleri ve Vücut kütle oranlarının (body mass index – BMI) düştüğü gözlemlenmiştir.

Reklamlar

Amerika’da çocuklar her yıl 40.000 reklam seyrediyorlar. Haftasonu çizgi filmleri, saçma sapan gıdalar ve oyuncak reklamları ile dolu oluyor. Kutu içinden çıkan sürpriz hediyeler yada oyuncaklar gibi pazarlama mesajları ile çoçuklar bombardımana uğruyor. Tüm bunlar herkes için ideal, normal gibi algılanıyor çünkü çoğu kimse bunların olumsuz etkilerinin farkında değil.

( yaş altındaki çoğu çocuk yapılan ticari reklmalrın satış yapma amacını anlamıyor. 6 yaş altındakiler ticari ile ticari olmayan reklamları ayıramadıkları için onlar için yatratılmış kahramanların sundukları ürünler ile dikkatleri çekilmeye çalışılıyor.

Tabiki pazarlama mesajlarını tamamen yok etmek yada kaldırmak mümkün değil. Siz her ne kadar TV’yi kapatsanız yada izlemey isınırlandırsanızda reklamlar herhangi bir şekilde ya çok tekrarı olduğundan yada akadaşlarından vb. nlara mutlaka erişiyor.

Burada sizin yapabileceğiniz çok akıllıca bir şey var: Çocuğunuzla birlikte bir reklamı seyrederken onun bu ürün hakkından ne düşündüğünü sormak ve onu iyi bir tükeici olaak yetiştirmek. Burada biraz provokatif sorular sorabilirsiniz: “ Bunun neyini beğendin?” “Reklamda göründüğü kadar güzel, büyük, renkli olduğunu düşünüyor musun?” “Sence bu iyi bir seçim mi?” gibi.

Reklamların aslında insanların gerçekten ihtiyaç duymadıkları şeylere yönelik olan taraflarını mutlaka çocuğunuza açıklayın. Sorsada sormasada. Bazen bu reklamlardan etkilenip ilgili ürünü alırsak mutlu olacağımıza inanabiliriz. İşte bu noktada çocuklarımıza gerçe kdünyada neyin nasıl hayatımızı etkileyeceği yada onun hayatını etkileyeceğini açıklamamız gerekir.

Çocukların reklamlardan çok fazla etkilenmemeleri için:

  • Reklamı az olan kanalları tercih etmek
  • Programları cd yada kasede alıp reklamsız olarak seyrettirmek
  • Sadece çocuklar için satılan CD-DVD’leri almak
  • Baby Channel gibi özel kanalları tercih etmek

Türkiye’de toplumun farklı kesimlerinin temsil edildiği geniş çaplı bir araştırma sonucu anne babaların %80’e yakınının televizyon programlarının içeriği konusunda bilgilenmek ve uyarılmak istediklerini ortaya koymuştur.

Akıllı İşaretler sistemi, konuyla ilgili bağımsız uzmanlar tarafından geliştirilmiş karma bir sistemdir. Bu sistem, iki konuda bilgi vermektedir. Bunlar, programın olası zararlı içeriği ve programın hangi yaş grubuna uygun olduğudur.

1) Programın olası zararlı içeriği: Zararlı etkileri olabilecek içerik alanları; şiddet ve korku, cinsellik ve örnek oluşturabilecek olumsuz davranışlar (ayrımcılık, alkol ve sigaranın aşırı kullanımı, madde kullanımı, yasa dışı davranışlar ile kaba konuşma / küfür) olarak belirlenmiştir.

2) Programın hangi yaş grubuna uygun olduğu: Programlardan etkilenme düzeylerine göre yaş grupları, Tüm izleyici, 7 yaş, 13 yaş ve 18 yaş olmak üzere dört grupta ele alınmıştır.

Fakat her halukarda bir programın tam ve doğru olarak değerlendirilip doğru akıllı işaretin verilemeyebileceğini unutmayın. Yani tam olarak güvenmeyin. “Genel İzleyici” damgalı bir dizideki çocuk yaralanınca bunu seyreden bir arkadaşımın kızının uzun süre etkisinde kaldığını yaşadım.

Paylaşın:

Stresi azaltma yolları

Günlük koşturmaca, trafik, işyeri, haberler, müşteriler, yetişmesi gereken işler… Her gün stres yükümüz artıyor ve bu gidişlede artmaya devam edeceğe benziyor. Çoğu zaman stres yaratan şeyleri bilmemize rağmen önlem almayız. Yada stresliyken rahatlamanın yolunu değil daha fazla gerilmenin yollarını ararız.

Bu yüzden çoğunu zaten bildiğinizi ve yaptığınızı düşündüğüm ama belki birkaç tane farklı şey yakalayabileceğiniz derlediğim öneriler aşağıda;

  • 15 dakika erken kalkın
  • Sabah giyeceğiniz yada yanınıza alacağınız şeyleri akşamdan hazırlayın
  • Sıkan elbise ve ayakabı giymeyin.
  • Hafızanıza güvenmeyin not alın.
  • Önleyici bakım yaptırın. Yani başınıza geldiğinde düzeltirim diyeceğiniz problemlerle ilgili önleyici önlem alın.
  • Ev yada araba anahtarınızın yedeğini yaptırın ve güvenli bir yere koyun.
  • Daha sık hayır deyin
  • Hayatınızda öncelikler belirleyin
  • Negatif insanlardan uzak durun
  • Zamanınızı iyi kullanın
  • Yapacağınız herşeyi basitleştirin.
  • Önemli evraklarınızın kopyasını çıkartın
  • Yardım isteyin
  • İyi çalışmayan yada bozuk şeyleri hemen tamir ettirin
  • Büyük işleri küçük işlere dönüştürüp çözmeye çalışın
  • Problemleri fırsatlar olarak düşünün
  • Hayatı karmaşıklaştırmayın
  • Gülümseyin
  • Yağmura, çamura hazırlıklı olun.
  • Gülün
  • Hayvan besleyin
  • Herşeyin cevabını bilmeye çalışmayın
  • Bardağın dolu tarafına bakın
  • Birilerine güzel bir şeyler söyleyin
  • Bir çocuğa uçurtma uçurmasını öğretin
  • Yağmurda yürüyün
  • Birileriyle bir şeyler oynayın
  • Uzun bir duş yada küvet keyfi yapın
  • Kendinize inanın
  • Kendinizi cezalandırmayın
  • Kendinize negatif şeyler söylemeyin
  • Kendinizi kazanırken hayal edin
  • Mizah gücünüzü geliştirin
  • Yarının daha iyi olacağını düşünmeyi bırakın, bugünü yaşayın.
  • Kendinize hedefler koyun
  • Tanımadığınız birine günaydın deyin.
  • Birilerine sarılın.
  • Yıldızlara bakın
  • Yavaş ve derin nefes alın. Burnunuzdan alın ağzınızdan verin.
  • Islık çalın.
  • Şiir okuyun
  • Daha önce dinlemediğiniz müzikleri dinleyin.
  • Bale seyredin.
  • Bir şeyler okuyun
  • Yeni bir şey yapın
  • Kötü bir alışkanlığınızı bırakın.
  • Kendinize bir çiçek alın.
  • Çiçeği koklayın.
  • Başkalarından destek alın.
  • Başkalarına yardım edin.
  • Bugün yapın.
  • Neşeli ve iyimser olun
  • Önce sağlık-güvenlik unutmayın.
  • Herşeyi sakince yapın.
  • Başarmaya çalışın, mükemmel olmaya değil
  • Hergün limitlerinizi biraz esnetin
  • Bir sergi yada müzeye gidin
  • Şarkı mırıldanın
  • Dengeli beslenin
  • Ağaç dikin
  • Kuş besleyin
  • Ayağa kalkın ve esneme hareketleri yapın
  • Her zaman B planınız olsun
  • Resim çizin
  • Bulmaca çözün
  • Fıkra öğrenin ve anlatın
  • Duygulaınızın sorumluluğunu alın
  • İhtiyaçlarınızın peşinden gidin
  • Kendi limitlerinizi bilin, diğerlerinin bilmesini sağlayın
  • Kağıttan uçak yapın
  • Egzersiz yapın
  • İşe erken gidin
  • Pikniğe gidin
  • İşe farklı yoldan gidin
  • Arabanıza koku alın
  • Film seyredin
  • Tiyatroya gidin
  • Film seyrederken patlamış mısır alın.
  • Yürüyüşe çıkın
  • Maça gidin ve tezahurat yapın.
  • Kayık kiralayın ve boğazda gezin.
  • Mum ışığında yemek yiyin.
  • Günlük tutun
  • Her zaman bir alternatif olacağını düşünün.
  • İnsanları değiştirmeye çalışmayın.
  • Ayakkabılarınızı ve çoraplarınızı çıkararak sokaklarda yürüyün.
  • Az konuşun
  • Daha fazla dinleyin
  • Bir şeyleri saymayı bırakın.
Paylaşın:

Söğüt ağacı ve Aspirin

Söğüt ağacının tedavi edici özelliği 3500 yıldır biliniyor. Yaprak ve kabuklarından tabii olarak üretilen bitkisel ilaçlar eski çağlarda da ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak kullanılıyordu. Hipokrat, salisilik asidin farkında olan ilk hekimlerden biriydi. Bazı rahatsızlıkların tedavisi için reçetesine söğüt ağacı kabuğundan sağlanan suyu ilaç olarak yazmıştır. Suda bulunan ve ağrıyı hafifleten madde bugün bildiğimiz tanımıyla salisilik asittir.

Kimyager Felix Hoffmann’ın 1897’de saf asetilsalisilik asit (ASA) üretmesiyle ortaya çıkan ilaca ASPİRİN denmiştir. ASA, ağrı kesici ve ateş düşürücü olarak kullanılan Aspirinin etken maddesidir. Kaynağı ise dünyanın her yerinde yetişen söğüt ağacıdır.

Aşağıdaki yazı epostama gelince sizlerle paylaşmak istedim. Aspirin her zaman bir köşede durmalı. Eğer bu yazıda yanlış olan noktalar var ise lütfen doktor arkadaşlarım yorumlarını eklesinler.

ASPIRIN: HARIKA ILAÇ

Kaşıntıyı kesiyor:

Birkaç tablet Aspirin’i ezip toz haline getirin. Elde ettiginiz tozu bir miktar nemlendiriciyle karistirip kasinan bölgeye sürün. Bu losyon Aspirin’in cilde nüfuz etmesini saglayacak ve kasintiyi durduracaktir.

Tansiyonu düsürüyor:

Ispanyol bilimadamlarinin yaptigi bir arastirma, Aspirin in yüksek tansiyona iyi geldigini ortaya koydu. Her gün alinan 100 miligram aspirin büyük ve küçük tansiyonu belirgin oranda düsürüyor.

Ancak uzmanlar uyariyor: Aspirini sabah degil, geceleri içmelisiniz.

Günes yanigina karsi:

Yazin bir anda korunmasiz olarak günesin altinda kalmaktan kaynaklanan yaniklar bir hayli can yakicidir ve ardindan cildin kabarciklar seklinde su toplamasina neden olur. Ancak çok fazla günes altinda kaldiktan en az bir-iki saat sonra alinacak iki adet Aspirin hem yanmayi hem de cildin su toplanmasini azaltir.

Kalp dostu:

Günde en az 75 miligram Aspirin almak kani inceltip damar iltihaplanmasini önleyerek kalp hastaliklari riskini yüzde 30 oraninda düsürebiliyor. Gögüs agrisi hissedildiginde bir

Aspirin çignemek, olasi kalp krizini bastan önlemeye yardimci oluyor ve kriz geçirilmisse bile bunun yarattigi tahribati azaltiyor.

Nasıra iyi geliyor:

5-6 adet Aspirin i toz haline getirip yarimsar çay kasigi su ve limon suyuyla karistirin. Nasırli bölgeye bu karisimi sürdükten sonra üzerini sicak ve nemli bir bezle 10 dakika örtün. Aspirin in içindeki asit nasiri yumusatacak ve sünger tasiyla biraz ovduktan sonra nasiriniz düzelecektir.

Prostati önlüyor:

Ünlü saglik merkezi Mayo Clinic in uzmanlari tarafindan 1400 erkek üzerinde 5.5 yil boyunca yapilan bir arastirma, prostat riskinin her gün Aspirin içen erkeklerde iki kat azaldigini gösterdi.

Kolon kanserini önlüyor:

Aile bireylerinizden biri kolon kanseriyse her gün Aspirin içmenizde büyük fayda var. Zira arastirmalara göre günde 81 miligram Aspirin alan erkeklerde kolon kanseri riski, almayanlara göre yüzde 50 oraninda düsebiliyor.

Uçuklari geçiriyor:

Macar uzmanlar tarafindan yapilan bir arastirmaya göre, her gün alinacak 125 miligram Aspirin uçuklarin cilt üzerindeki ömrünü ortalama 8 günden 5 güne düsürerek, neredeyse yari yariya azaltabiliyor. Aspirin, uçuga neden olan iltihabi da azaltarak, etkilenmis bölgenin daha çabuk iyilesmesini sagliyor.

Alzheimer dan koruyor:

Hollanda daki Erasmus Tip Merkezi nde görevli bilim adamlari tarafindan yapilan bir arastirmaya göre birkaç yil boyunca düzenli Aspirin kullananlarda Alzheimer hastaligina yakalanma riski, bu ilaci düzensiz kullananlara göre yaklasik yüzde 80 oraninda daha az ortaya çikiyor.

Kadinda kisirliga iyi geliyor:

Arjantinli uzmanlar, çocuk sahibi olamayan bir grup kadin üzerinde testler yapti. Kadinlardan bir bölümüne sadece kisirlik ilaci, diger gruba ise kisirlik ilaciyla birlikte 100 miligram Aspirin verildi. Aspirin, yumurtalikta kan dolasimini artirdigi için, ilaci Aspirinle alanlarin hamile kalma sansi yüzde 40 artti. Sadece kisirlik ilaci alanlarda ise yüzde 20 artis görüldü.

Sigilleri söküp atiyor:

Bir parça bant alin, ortasina yuvarlak bir delik açin ve bu delik tam sigilin üzerine gelecek sekilde banti cildinize yapistirin. Ucu banttan disari çakan sigilin üzerine, daha önce toz haline getirdiginiz Aspirini sürün ancak cildinizin diger taraflarina bulastirmayin. Sonra bunun üzerini baska bir bantla kapatip ayni islemi üç gece üst üste uygulayin.

Sigiliniz iyilesecektir.

Felçten koruyor

Felcin nedeni kan pihtilasmasi. Aspirin in en önemli özelligi de pihtilasmayi önlemesi. Her gün alinacak bir Aspirin in, felç geçirmis erkeklerde yeni bir felç riskini yüzde 25 oraninda önledigi biliniyordu.

Bundan yola çikan uzmanlar, genel olarak felç riski tasiyanlarda da ayni oranda etkili olacagini düsünüyor. Hatta bazi arastirmalar bu oranin daha da yüksek olabilecegini gösteriyor.

Dikkat: Aspirin midenizi delebilir!

Bu yeni faydalariyla Aspirin in gerçekten mucize ilaç oldugu bir kez daha kanitlandi. Ancak her ilaç gibi Aspirin in de zararli etkileri olabiliyor. Uzmanlar özellikle mide hastalarini uyariyor: Dikkat, Aspirin mideyi delebilir. Çünkü mide asit salgilayan bir organ. Aspirin veya romatizma ilaçlari midenin koruyucu örtüsünü ortadan kaldiriyor. Böylece iç örtü asitle dogrudan temasa geçiyor.

Paylaşın:

3 Boyutlu İnsan Anatomisi: Visible body

Visible Body sitesi insan anatomisini 3D olarak interaktif bir şekilde sunan bir site. Vücudun tüm organları ve sistemleri (1700 anatomik yapı) 3D olarak mevcut.

body

body

Uygulama herkese açık. Sadece bilgisayarınıza Unity Web Player browser plugin‘i kurmanız gerekiyor.

Öncelikle demoya bakmanızda fayda var.

Paylaşın:

İyi bir uyku için yapmanız gerekenler

Eğer uyku problemi çekiyorsanız, yani uyuyamıyor, sık sık uyanıyor, sabahları kendinizi dinlenmiş hissetmiyorsanız uyku miktarınızı ve kalitenizi yükseltmeniz gerekir.

Yatmadan önce birşeyler atıştırmayın. Özellikle şeker ve karbonhidrat içeren şeyleri. Eğer böyle yaparsanız uykuda iken kan şekeriniz düşecek (hypoglycemia) ve uyuyamıyabileceksiniz.

Olabildiğince karanlıkta uyumaya çalışın. Eğer odada ışık olursa 24 saatlik vücut ritminizi, melatonin** ve seratonin* üretiminizi bozabilir. Hatta banyoya gittiğinizde eğer mümkünse ışığı açmayın. Eğer birden ışık açarsanız bu uyumanız için gereken melotoninin üretiminin durmasına yol açabilir.

Yatağınızın karşısında TV olmasın. (Hatta becerebilsek tüm evimizden çıkarabilsek çok daha iyi olacak.) TV, beyninizi sürekli uyardığı için uyumanızı geciktirecektir.

Eğer ayaklarınız üşüyor yada soğuksa çorapla yatın. Eğer dolaşımınızda bir zayıflık varsa vücudunuzda soğuğu ilk önce ayaklarınız algılar. Hatta bunun gece sık uyanmalarla ilgisi olduğu yönünde iddialar mevcut.

Sizi rahatlatacak bir şeyler okuyup, dinleyin. Sakın kafanızı kurcalayacak, beyninizi yoracak şeyler olmasın.

Günlük tutun. Yatmadan önce kafanızdaki ve o gün yaşadığınız herşeyi günlüğünüze yazarak, kafanız boş ve rahat bir biçimde yatabilirsiniz.

Olabildiğince erken yatın – Özellikle adrenalin, kendini yenileme ve yüklemeyi gece 23:00 ile 01:00 arasında yapmakta. Aynı saatlerde toksinlerde salınmaktadır. Eğer o saatlerde uyanıksanız toksinler tekrar dolaşım sisteminize girmekte ve sağlınıza zarar vermektedir. Güneş battıktan kısa bir süre sonra uyumak oldukça sağlıklı bir yöntemdir.

Yatak odanızda elektromanyetik şeyler bulundurmayın. Özellikle cep telefonunuzu odanızın dışında bırakın. Elektromanyetik alan serotonin ve melotonin sagılanamasını azaltırlar.

Yatak odanızın ısısı 21-22 dereceyi geçmemeli. Küçük bir termometre alarak odanıza koyabilirsiniz. Çok sıcak odalar uyumayı zorlaştırır.

Yatmadan en az 3 saat önce akşam yemeğinizi yemiş olmalısınız. Böylelikle melatonin ve serotonin üretimini artırmış olursunuz.

Birkaç meyva yemek Tryptophan, “Calming chemical” rahatlatıcı kimyasal adı verilen serotonin maddesini beynin salgılamasını sağlar.

Kullandığınız ilaçların prospektüslerini mutlaka okuyun. Uyarıcı etkisi olan ilaçlar uyumanızı engelleyebilir.

Kafein almayın. Bazı bünyeler kafeinden geçde olsa etkilenmektedir. Yani değil yatmadan önce öğleden sonra içilen bir kahve bile uykunuzu kaçırmaya yetebilir.

Saat vb. cihazları yatağınızdan en az 2 metre uzağa taşıyın. Saati özellikle göremeyeceğiniz bir yere koyun.

Alkolden kaçının. Alkolün uyuşturucu etkisi geçtiğinde uykuya dalmak zorlaşır. Ayrıca alkol derin uykuya geçmenizi engeller.

Kilo verin. Fazla kilo gece uykularını olumsuz etkiler .

Hassas olduğunuz yada sizi olumsuz etkileyen gıdalardan uzak durun. Ör. Gaz yapan yada mideağrısı yapan diye örnek verebilirim.

Yatağa girmeden en az 2 saat önce son sıvıyı alın. Böylelikle tuvalet ihtiyacınızı yani gece uyku ortasında kalkmayı minimize etmiş olursunuz.

Yatmadan önce sıcak bir duş alın. Unutmayın çok sıcak su-buhar beyninize zarar verebilir.

Uyku saatinizi değiştirmeyin. Hergün ve hatta haftasonları bile yatma ve kalkma saatlerinizde düzenli olun. Böylelikle vücudunuzun uyku ritmini yakalamasını sağlamış olacaksınız.

Düzenli egzersiz yapın. Hergün 30 dakika egzersiz iyi bir uykuya yardımcı olacaktır. Yatmaya yakın yaparsanız uykunuzu kaçıracaktır. En iyisi sabah yapılan egzersizdir.

Diyelim ki uykunuzu bir düzene oturttunuz. Şimdi sıra sabahları kendinizi uyandıktan sonra iyi hissetmekte.

*Serotonin uykuyu, seksüel enerjiyi, ruh halini, ani ve aşırı istekleri ve iştahı düzenler. Düşük serotonin miktarı, sinirli, huzursuz ve depresif ruh hallerine yolaçabilir. Vücuttaki serotonin miktarını arttırmanın yollarından birisi, şeker ve karbonhidrat açısından zengin yiyecekler yemektir.

**Melotonin – uyku hormonu

Paylaşın:

Beyin gücünüzü artırmanın yolları

İnsan yaşlandıkça hafızasını yönetmekte zorlanıyor. Zaman zaman madem istediğim şeyleri hatırlayamıyorum bari  istemediğim şeyleri silebilsem diyorum kendi kendime. Artık öyle bir noktaya geldim ki sabit diskim dolmuş gibi hissediyorum. Çevremdeki bilgiler her gün katlanarak artıyor. Kendimi güncel tutmak için harcadığım çaba artıyor. Bu yüzden mevcut bilgileri işlemek, değerlendirmek, yönetmek ve işimize yarar hale getirmek için beynimizin gücümüze her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

Bu da beynimizi formda tutmamız anlamına geliyor.

1. Düzenli egzersiz yapmalısınız: Yapacağınız fiziksel egzersizler vücudunuz kadar beyninize de fayda sağlar. Yapacağınız egzersizler beyninize daha çok oksijen gitmesini, konsantrasyonunuzun artmasını, daha hızlı ve net düşünmenizi sağlar. Eğer birde beyninize egzersiz yaptırırsanız hem giderek performansınızın arttığını hemde kendinizi daha iyi hissettiğinizi göreceksiniz. Daha iyi konsantre olarak, daha hızlı karar vererek, problemleri daha çabuk çözerek ve daha yaratıcı olarak hayat kalitenizi yükseltmiş olacaksınız. Ayrıca son çalışmalar yapılan egzersizlerin, yeni beyin hücrelerinin gelişimine katkıda bulunduğunu göstermektedir.Unutmayın daha çok yemek yiyerek çalıştırdığınız beynin ilgili kısmının size bir faydası yok.

2. İyi bir uyku: Kalifoniya Üniversitesi’nin yaptığı bir çalışmada 21 saat uyanık kalan birinin çok sarhoş biri ile aynı duruma geldiği bulunmuştur. Uyku, beynin yeni hatıraları işlemesini, yeni becerileri sınamasını ve problemleri çözmesini sağlar. Buyüzden iyi bir gece uykusu beyin gücünün anahtarıdır. Değişmekle beraber uyuma süresini 6-8 saat olarak kabul edebilirsiniz.

3. Karbonhidratlardan uzak durun: Şeker belki enerji seviyenizi yükseltir ancak düşüşte o kadar ani olur. Bunun sonucuda çabuk sinirlenen ve çabuk dikkati dağılan biri haline gelirsiniz. Şeker ihtiyacınızı olabildiğince meyvalardan almaya çalışın. Hatta çay-kahvenize de marketlerde satılan Fruktoz(meyva şekeri) koyabilirsiniz.

4. Omega 3 alın: Beyin sağlığı için önemli olan Omega-3 beyin hücre zarlarındaki akışkanlığı ve beyin hücreleri arasındaki iletişimi geliştirmektedir. Haftada 2 öğün balık, yada hazır kapsül şeklinde Omega-3 alabilirsiniz.

5. Sudoku çözün: Hemen hemen her gazetede ve internette kolayca bulabileceğiniz Sudoku bulmacaları beyninizin mantık, sebep-sonuç ve konsantrasyon yönünü güçlendirecektir.

6. Çukulata yiyin: Çukulata sevenler yaşadı. Yapılan araştırmalar çukulatada yer alan Theobromine ve Phenylethylamine’nin zihinsel gücü artırdığını göstermektedir. Phenylethylamine diğer adıyla “aşk ilacı” mutluluk vermektedir.

7. Yaratıcı hayalgücünüzü kullanın: Beyninizin zihinsel gücünü kullanarak hayatınızı daha iyi bir hale getirmeye çalışabilirsiniz. Önce hayal eder daha sonra bu hayallere erişebilmek için neler yapabileceğinizi planlayabilirsiniz. Bir şeyleri hayal edip ona ulaşmaya çalışırken beyninizin öğrenme hızını artıracak, hafızanızı ve motivasyonunuzu güçlendireceksiniz.

Bunları denemekten birşey kaybetmezsiniz aksine çok işinize yarayabilir.

Paylaşın: