Kategori arşivi: Çeşitli

Yöneticilerle Proje Yönetimi Çalıştayı


Proje Yönetimine ilişkin yaklaşımları, sahadaki uygulamalar ve teori ile birlikte değerlendireceğimiz bu çalıştayda “Neleri Doğru Neleri Yanlış Yapıyoruz?” teması üzerinden gideceğiz.

Çalıştayda, aşağıdaki başlıklarla sınırlı kalmamak üzere katılımcıların üzerinde durmak istedikleri her konuya değinmeye çalışacağız;

  • Doğru projelerin seçilmesi
  • Önceliklendirme
  • Doğru Proje Yöneticisinin Atanması
  • Proje Başlangıcının Doğru Yapılması
  • Planlamada Dikkat Edilmesi Gerekenler
  • Kapasite ve Yeterlilik Doğrultusunda Kaynak Atama ve Yönetimi
  • Yürütme Desteği
  • İzleme & Kontrol Süreçlerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
  • Proje Faydalarının İzlenmesi
  • Performans Değerlendirme
  • Hatalara Yaklaşım
  • Kişisel Değil Kurumsal Geri Besleme
  • Başarı-Performans Değerlendirme
  • İlişkisel değil İlkesel Yönetim
  • Başarının Tanımı
  • Sürekli Gelişim
  • Şirket Kültürü Yazılı Olmayan Kurallar
  • Hedef Koyma
  • Gerçekçi Bitiş Süreleri
  • Kurumsal Hafızanın Geliştirilmesi
  • Varsayımları Sürekli Gözden Geçirme
  • Çalışanlara Destek Olmak
  • Yönetimin Müdahalesi Ve Dozu
  • Değişimi Yönetmek
  • Çevresel/Politik Ortam
  • Açık Kapı Politikası
  • Çok Başlılık

Çalıştay Tarihi: 8 Mayıs 2020 Cuma
Çalıştay Süresi ve Saatleri: 1 gün – 09:30 – 17:30
Kontenjan: 20 Kişi
Eğitim Yeri: İstanbul
Eğitim Yeri: Tam Factoring Genel Müdürlüğü Toplantı Salonu, Mecidiyeköy, Cemal Sahir Sokağı Profilo AVM, 34394 Şişli/İstanbul
Sertifika: Katılım sertifikası verilecektir.
Ücret:
1 kişi – 750 TL (KDV Dahil)
2 kişi – 700 TL + (KDV Dahil) (kişi başı)
>3 kişi – 650 + (KDV Dahil) (kişi başı)

Ödeme Bilgileri:
Havale/EFT
SAVAŞ OSMAN ŞAKAR
GARANTİ BANKASI GÜNEŞLİ ŞUBESİ (295) HESAP NO: 6842747
IBAN: TR94 0006 2000 2950 0006 8427 47
Kredi Kartı
Kredi Kartı ile almak için tıklayınız.

Yöneticilerle_Proje_Yönetimi_Çalıştayı_Savaş_Şakar


Paylaşın:

UDEMY Eğitimlerimiz

Paylaşın:

Girişimcilerin, Proje Yöneticilerinden Öğreneceği Çok Şey var

Proje Yönetimi, girişimcilik yolculuğuna çok değer katabilir.  Bir proje, benzersiz bir ürün, hizmet veya sonuç yaratmak için üstlenilen geçici bir çaba olarak tanımlanır. Girişimciler için, hayaller ile gerçekte neler olup bittiği arasında büyük bir kopukluk olabilir. Bir iş kurma projesinin nasıl yönetileceğine dair bilgileri sınırlı olabilir. Girişimciler için proje yönetiminin temel unsurlarının girişimcilik yolculuğunda nasıl uygulanacağını öğrenmek çok yararlı olacaktır.

Pek çok yeni girişim, proje ve portföy yönetiminin ortak disiplinlerini anlamayan girişimciler nedeniyle başarısızlığa uğramaktadır. Girişimciler kendilerini, girişimlerinin proje yöneticileri olarak görürlerse, durum farklı olacaktır.

Proje yöneticileri, kapsamı belirleme, planlama, paydaşları yönetme, sorunları ve riskleri belirleme ve bütçeleme arasında güçlü bir ilişki kurulmasını sağlayan ve projeyi başarıya götüren belirli disiplinleri kullanırlar. Proje portföyü, aynı zamanda, organizasyonel hedeflere ulaşmak için kaynakları en iyi şekilde değerlendirmek üzere projelerin özenle seçilmesini sağlayan önemli bir unsurdur.

Bugün, bilgi temelli bir gelecekte ayakta kalması gereken bir nesil yetişiyor. Kariyer odaklı hazırlanmış eğitim ve gelişim programları, çok hızlı değişen bir gelecekte işe yaramayabilir. Herkesin, yaşam boyu öğrenenler olması şart gözüküyor.

Disiplinli girişimcilik kavramı (Aulet, 2013)-1, girişimcilik yolculuğundaki başarı ile müşteri bulma, faaliyetlerini yürütme ve kaynakları yönetme disiplinlerine harcanan efor arasında güçlü bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır.

Girişimciler, projeleri yönetmek için kullanılan yöntemler ile iş kurma süreçleri arasında nasıl bağlantı kurabilirler?

Girişimciler, genellikle işin kurulması için kapsam tanımına daha az vakit ayırıp, önce ürüne, pazara veya operasyonlara odaklanırlar. Halbuki, ürün, pazar ve operasyonunu dengeleyecek olan kapsamdır.

Girişimcilerin, kapsamını netleştirmeleri ve başarı tanımlarını ortaya koymaları gerekir. Başarıyı tanımlama için aşağıdaki sorular sorulabilir;

  • Pazarım nedir?
  • Biz müşterilere ne satacağız?
  • Lojistik güvenilir ve hızlı nasıl olmalı?
  • Ödemeler nasıl olacak?
  • Kim, hangi işi yapacak?

Girişimcinin proje yöneticisi olarak görevi, önce bu soruların nasıl yanıtlanacağını belirlemek ve sonra harekete geçmektir.

Başarıyı tanımladıktan sonra, bir sonraki adım yapılacakları detaylandırmak olacaktır. Girişimci, büyük resme ulaşmak için atılacak adımları detayladırmalı, planlama yapmalıdır.

Unutulmaması gereken 5 süreç var;

  • Başlangıç
  • Planlama
  • Yürütme
  • İzleme&Kontrol
  • Kapanış

Girişimci unutmamalıdır ki, yukarıdaki her sürecin kalitesi, diğer süreçlerin kalitesini belirleyecek, başarıyı belirleyen olacaktır.

Girişimciler, bir fikri hayata geçirmek ve hayata geçen fikrin sürekliliğini sağlamak için gereken süreçleri yaratmalıdırlar.

Belirsizlikle başa çıkmanın yolu planlı yaklaşımdır. Planlı yaklaşım alternatifleri değerlendirmeyi, doğru araç ve teknikleri kullanarak proaktif davranmayı gerektirir.

Girişimciler, attıkları her adımı değerlendirmeli, çıkardıkları dersleri (olumlu veya olumsuz)  dikkate alarak ilerlemelidirler.

Kapsamı, zamanı ve kaynakları sürekli dengelemek gerekir. Alternatif senaryolar üzerinden geleceği öngörmeye çalışmak ve hazırlıklı olmak gerekir.

Girişimciler, proje yöneticileri olarak, farklı maliyet ve bütçe senaryoları doğrultusunda ilerleyebilmeli, güçlü kontrol mekanizmaları oluşturmalıdırlar.

Kiometre taşlarını belirleyip, adım adım ilerlemelidirler. Örneğin, bir müşteriden kar etme, tüm müşterilerden kar etme ve yatırımcılar için anlamlı kar merkezi olma.

Proje kapsamında yer alan her şeyi dikkatli gerçekleştirilmesi, doğrulanması ve onaylanması gerekir. Doğru yolda ilerlendiği konusunda şüphe bırakmayacak controller yapılmalıdır. Fazla ya da eksik kapsam gerçekleştirilmemesi konusunda dikkat olunmalıdır.

Yapılan her iş sürekli değerlendirilerek, iyileştirmenin yolları aranmalı, gereksiz işlerden vazgeçilmelidir.

  1. Aulet, B. (2013). Disciplined entrepreneurship: 24 steps to a successful startup
Paylaşın:

Projelerde Süre Kısaltma Teknikleri

UDEMY’de yeni bir eğitim hazırladım: Proje Süre Kısaltma Teknikleri

Ayrılan ya da belirlenen zamanlarda projelerinizi bitirmede problemler yaşıyor musunuz?

Sürekli projeleriniz gecikiyor mu?

Kafadan atma bitiş tarihleri, müşteri baskısı ve rekabet ortamı gibi sebeplerle projelerinizi daha kısa sürede bitirmek zorunda kalıyor musunuz?

Gelişen rekabet ortamında, baskıcı zaman hedefleri yüzünden projelerin zamanında tamamlanması giderek zorlaşmaktadır. 

Projenin, planlanırken istenilen sürenin tutturulması, yürütme süreçlerinde yapılan sürekli kontroller ile geri kalan işlerin zamanında tamamlanabilmesi için süre kısaltma çalışmalarının yapılması gerekmektedir. 

Süre kısaltma, maliyet ile birlikte düşünülerek doğru ve uygun çözümler üretilebilir.

Kimler bu eğitimi almalı?
 
  • Üst Yönetim ve Ortak Kademe Yöneticiler
  • Portföy, Program ve Proje Yöneticileri
  • Proje Ekip Üyeleri
  • Girişimciler
  • Ptojelerde zaman yönetimi konusunda rol ve sorumluluk üstlenenler
  • Akademisyenler
  • Araştırmacılar
  • Danışmanlar

Hemen Başvurun:

https://www.udemy.com/projelerde-sure-kisaltma-teknikleri/

Paylaşın:

Proje Yönetimi Sohbetleri 23 – 1.2.1.13. Proje Yönetiminde Etik Kurallar

Bazı Proje Yöneticileri Pinokyo’ya benzerler. Her yalan söylediklerinde ya proje süresi uzar ya da maliyetler artar.

Anlatan: Gökrem TEKİR

Youtube’daki Proje Yönetimi Sohbetleri Kanalıma buraya tıklayarak ulaşabilir, abone olabilirsiniz.

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

Paylaşın:

Proje Yönetimi Sohbetleri 22 – 1.2.1.12. Proje Yönetiminde Şunlara Dikkat

Proje Yönetiminde küçük ayrıntılar, büyük farklar yaratabilir.

Anlatan: Gökrem TEKİR

Youtube’daki Proje Yönetimi Sohbetleri Kanalıma buraya tıklayarak ulaşabilir, abone olabilirsiniz.

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

Paylaşın:

Proje Yönetimi Sanatını Önemsemek

Proje Yönetimine ilişkin yüzlerce eğitim verdim, binlerce öğrencim oldu. Hemen hemen her eğitimin başında proje yönetiminin bir teknikten çok bir sanat olduğunun altını çizmeye çalıştım.

Eğitimlerde bir çok teknik öğretiyoruz. Hangi tekniğin neden önemli olduğunu, yapılması gerektiğini, kimin ne zaman yapması gerektiğini anlatıyoruz. Fakat bir çok firmada “yöneticilere” bu eğitimi veremediğimiz için istenilen etkiyi yaratamıyoruz.

Yöneticilerin bu eğitimi almama sebepleri “bence” şu yüzden;

  • Astları ile aynı ortama girmemek.  Benden sadece üst yönetim olarak kapalı grup eğitim alan firmalar oldu. Astları üzerinde baskı uygulayan yöneticilerin olduğu eğitimlerde katılımcılar çok sessizleşir, katılmamalarının yerinde olduğu firmalarda oldu. Bunu bile test etmek için katılmalılar. 
  • Yıılardır çalışıyorum, deneyimliyim, zaten biliyorum düşüncesi. Bu düşünce bildiklerinin doğru olduğundan %100 emin yöneticiler için ama sonra bizim eğitimlerde anlattıklarımızı yapmaya çalışanların en büyük engeli oluyorlar.
  • Bunlar hikaye, eğitim aldıralım yine de kendi bildiğimi okurum rahatlığındaki yöneticiler. Eğitmenler kimsenin bilmediği çok özel şeyleri anlatma iddiasında olmazlar fakat günceldirler. Eğer konuları kendi düzeyinde iyi dinleyen katılımcı olursa ilgilendiği detayda sorularla eğitmeni yönlendirebilir ve ihtiyacı olanı alır. 
  • Eğitim motivasyondur ama eğitimde olmaları onlara iş vermeme engel değil rahatlığındaki yöneticiler. Eğitimi ciddiye almayan, eğitim olsa ne olur olmasa ne olur diye düşünerek ama ya şirket politikası ya da çalışanın isteği üzerine eğitime onay veren yöneticiler ne kadar zarar verdiklerinin farkında değildirler. Çalışanın yöneticisine olan bakış açısını ve güvenini çok zedeleyen bir durumdur.

Katılımcılar için proje yönetimi sanatı dediğimde ne kast ediyorum;

Değişimi Yönetebilmek – Biz eğitimlerde çeşitli teknik ve yöntem anlatıyoruz. Yaparsanız iyi olur, yapmanın faydaları vb. açıklamaya çalışıyoruz. Dayandığımız temel ise en iyi uygulamalar (best practices) yani kendi uydurmalarımız değil. Yapılması gerekenler mevcut alışkanlıklar dışında ise bunun anlamı “değişim” oluyor. En önemli konulardan birisi yönetimin ve çalışanın değişimi yönetebilmesi.

Odağı kaybetmemek – Proje ya da programlarda gerek sponsor gerekse proje-program yöneticilerinin odaklarını kaybetmemeleri gerekiyor. Bu konsantrasyon olmadığında bildiğiniz teknik ve araçların önemi kalmıyor.

İnsan ilişkileri – İletişimi yeterince önemsemeyen, diğerleri ile etkili ve etkin iletişim kuramayan sponsor, proje veya program yöneticisinin başarılı olması çok zor.

Yazılı kültür – Bir çok teknik ve araç kaliteli veri gerektirir ve kayıt tutmak anlamına gelir. Yazılı kültüre uzak, iyi yazamayan ve okuyamayan, bunu zaman kaybı olarak gören bir ortamda kurumsal hafıza oluşturulamaz.

Ortak Dil – Aynı dilde konuşmanın önemi anlaşılamadığında çatışmaların ve iletişimin önündeki engeller giderek büyümeye başlar. “Ben” den “Biz”e geçiş için ortak dil şarttır.

Bunların başarılabilmesi için;

  • Size özgün, sizi pazarda farklılaştıran bir proje yönetimi kültürüne,
  • Uzun vadeli ve stratejik bir düşünce yapısına,
  • Değişime ve bu değişimi şirkete adapte edecek iradeye,
  • Üst Yönetimin desteklediği, liderlik tarafı güçlü proje-program yöneticilerine,
  • Bilgi ve teknolojiyi en iyi şekilde kullanabilecek şirket içi birlikteliğe,
  • Ekip çalışmasına ihtiyacınız vardır.

>———————–KİTABIMIZ ÇIKTI——————————< 

Hayatımız Proje – Proje Yöneticisinin El Kitabı

Gökrem Tekir – Savaş Şakar
 65 TL (Yurtiçi gönderimlerde kargo dahil)

Nasıl Sipariş Verebilirim?

Linkedin, Facebook veya Twitter hesabımdan mesaj gönderebilir savassakar@gmail.com adresine eposta atabilir ya da sipariş formunu doldurabilirsiniz. Göndereceğiniz mesajlarda; Adınız – Soyadınız, Telefon numaranız, Teslimat Adresi ve kaç adet kitap istediğinizi belirtmeniz yeterli olacaktır. 

Uyarı: Yayınevlerinde ya da kitapevlerinde yoktur.

Paylaşın:

Proje Yönetimi – Çeşitlemeler

  • Proje Yöneticisi yavaşsa proje geç biter, Proje Yöneticisi çok hızlıysa problem çok olur.
  • Hoca cemaat ilişkisine yönelik özlü söz Proje Yöneticisi ve Sponsorlar için geçerlidir.
  • Projelerde zaman yanınızda yer almak, ya önünüzdedir ya da arkanızda.
  • Proje Yöneticisi ekibinin ortak aklını kullanmalıdır. Akıl yerine kurnazlığı kullanmak yarardan çok zarar getirir.
  • Projelerde yaşanan problemlerin %90’I öngörülebilir risklerden gelir.
  • Dikkatsiz Proje Yöneticisi yürüdüğü ormanda ne yangını ne de yakacak odunu görür.
  • Proje Yöneticisi kartal gibi yükselip her şeyi en üst noktadan da görebilmeli, tavuk gibi alçaktan uçup yakından da görebilmelidir.
  • Projelerde raporların çok olumlu olması, olumsuzluğun işaretidir.
  • Proje Yöneticisi projesini temsil ettiğini unutmamalıdır. Tavır, duruş ve hatta giyimine bile özen göstermelidir.
  • Proje Yöneticisi tüm paydaşlarla iletişimini iyi tutmak zorundadır ama kurt olduklarını bilerek ve elindeki baltayı bırakmadan.
  • Projelerde yapmış gibi konuşanlar ile yapıyor gibi görünenlere dikkat etmek gerekir.
  • Projelerde düşünmeden karar verilmez, planlamadan harekete geçilmez.
  • Nefret sinek avlarken işe yarayabilir ama projelerde asla yeri yoktur.
  • Proje Yöneticisi cesur olmalıdır. Unutmamalıdır ki “Islak adam yağmurdan korkmaz.”
  • Yönetimin projelerde odaklandığı konular (zaman, para vb.) odaklanmadıkları konuların (kalite, risk vb.) üstünü örter.

Kitabımız Hayatımız Proje – Proje Yöneticisinin El Kitabı – Gökrem Tekir – Savaş Şakar çıktı. Bilgi almak ve İMZALI kitap siparişi (65 TL – Yurtiçi Kargo dahil) vermek için tıklayınız.

Uyarı: Yayınevlerinde ya da kitapçılarda yoktur.

Paylaşın:

Bir Şeyleri Tamamlama Dürtüsü: ZEİGARNİK ETKİSİ

Gerek özel hayatımızda gerekse iş hayatımızda en önemli problemlerden biri olarak gördüğüm bir konudaki yazıyı paylaşmak istiyorum.

Geçmiş dönemde planlayıp da gerçekleştiremediğimiz işlerimize, projelerimize ait başarısızlıklar bize, Zeigarnik Etkisi olarak ve “keşke” şeklinde geri döner. 

1920’lerin ortalarında bir grup psikolog, Berlin Üniversitesinin restoranına gider. Kalabalık grup, siparişlerini verir. Siparişi, tek bir garson alır. Ancak, hiçbir siparişi kaydetmez. Grup, yemeklerini yer ve restorandan çıkar. Daha sonra, gruptan bir psikolog, geri dönerek, aynı garsonu bulur ve bunca siparişi aklında nasıl tuttuğunu sorar. Garson, üniversitenin onca kalabalık restoranındaki değil biraz evvel aldığı siparişi, psikologlardan oluşan grubu bile hatırlamamaktadır. Garsonun psikoloğa söylediği tek şey, siparişleri aklına yazıp, yemeklerin ilgili kişilere ulaştırılmasını sağladıktan sonra siparişleri aklından sildiğidir.

Konu, Rus öğrenci Bluma Zeigarnik’in (1901-1988) ilgisini çeker. Hocası Kurt Levin ile yaptığı çalışmada; bitirilmemiş, sonlandırılmamış işlerin, zihni meşgul ettiğini görürler. İş bitince, zihin bu meşguliyetten kendini kurtarmaktadır.

Zeigarnik Etkisi adı verilen, zihnin bu faaliyeti çerçevesinde aşağıdaki deneyleri gözden geçirelim.

Deney -1 Zeigarnik, bir takım deneklerden, bir seans içinde birden fazla defada, belli renkteki boncukları, kendilerine verilen sırada dizmelerini ister. Ancak, Zeigarnik bazen, boncuk dizilmesi esnasında, deneklere engel olup, boncuk dizme işini yarım bıraktırır. Söz gelimi, her bir denekten, on beş defa ve istenilen sırada boncuk dizmesi istendiğinde, bu on beş adet dizme işlemi içindeki herhangi üç adedinde, boncuk dizme işlemi yarım bıraktırılır. Daha sonra Zeigarnik, aradan belli zaman geçtikten sonra, deneklere, hangi dizimlerin akıllarında kaldığını sorduğunda, “kendilerine yarım bıraktırılan boncuk dizimleri” olduğunu söylerler.

Deney-2 Bir grup deneğe, bir roman okumaları ve romana ait detayları aktarmaları istenir. Detayların hatırlanması konusunda, deneklerin romana, beklenilen düzeyde konsantre olamadığı görülür. Bir başka deneyde ise, tamamlanmamış işleri olan ancak, bu işleri tamamlamaları için kendilerine plan yapmalarına izin verilen kişilerin (işleri tamamlamaları için değil, tamamlanmamış işlerin nasıl tamamlanacağına yönelik plan yapmaları için) okudukları romana ait detayları daha iyi hatırladıkları görülür. Buradan şu anlam çıkmaktadır ki, zihnin bilinçdışı çalışan kısmı, başka bir işe daha rahat geçebilmesi için, bir evvelki işin bitirilmesi doğrultusunda, bilinç dâhilinde çalışan kısma (prefrontal kortekse) plan yapması için baskı yapmaktadır. Aksi halde, sonraki işler (belki de bütün bir hayat) negatif olarak etkilenebilecektir.

Deney -3 Zeigarnik deneylerinden altmış yıl sonra, Kenneth McGraw, deneye katılan deneklerden belli bir ödül karşılığında olmak üzere zor bir yapbozu yapmalarını istedi. Deney başladıktan belli bir süre sonra hiç kimseye, yapbozu tamamlamasına fırsat verilmedi ve deneyin bittiği söylendi. Ancak deneklere, yapbozları tamamlamadıkları halde ücretleri ödendi. Deneyi tertipleyen uzmanlar, deneyin yapıldığı ortamdan ayrıldılar. Ancak deney, asıl bundan sonra başlıyordu. Deneye katılanların büyük çoğunluğu, kendilerinden istenmediği halde, deneyin yapıldığı ortamda kalarak yapbozu tamamlamaya devam ettiler.

Muhtemel ki, geçmiş dönemde, okuldayken, çözdüğümüz problemlerden çok, çözemediklerimiz akıllarımızda kalmıştır. Kısacası geçmiş dönemde planlayıp da gerçekleştiremediğimiz projelerimize ait başarısızlıklar bize, Zeigarnik Etkisi olarak ve “keşke” şeklinde geri döner. Peki, Zeigarnik etkisi, diğer her zihin faaliyetleri gibi, insanoğluna ne tür bir fayda sağlamaktadır acaba?

Öncelikle, “Sorumluluk” denen duygu durumu ile Zeigarnik Etkisi arasında bir bağ kurabiliriz. Genlerimizle gelen ve beyne ait bir mekanizmanın (limbik sistem), içinde yaşadığımız topluluk ve çevre koşulları ile beraber işlenen bu sorumluluk duygusunu, çoğunlukla farkında olmadan (bilincimiz dışında) edinmiş olmalıyız. Bir başka deyişle, sorumluluk duygusu, beynimizin düşünen kısmına ait değildir. Bunun da anlamı, sorumluluk denen mekanizma, genellikle, düşündüğümüz için değil, limbik sistem (beynimizde, duygu sistemimizin olduğu bölüm) tarafından gönderilen elektrik sinyalleriyle, düşünen beynimizin (prefrontal lop) uyarılması ve harekete geçmemiz şeklinde gündeme gelmektedir.

İkinci ve belki de daha önemlisi, içinde yaşadığı topluluğun, bu kişiye yüklediği (bilinç veya bilinçaltı) görevleri (sorumlulukları) eksik bırakmadan yerine getirmeye motive eden bir mekanizma olma düşüncesidir. Her ne kadar, sorumluluk duygusu günümüzde önemli bir kavram ise de, sorumluluk duygusunun esas fonksiyonel faydası, insanlığın ortaya çıkışındaki zamanda görülmüş olmalıdır. Söz gelimi avcı toplayıcı bir zamanda, erkekler, elde ettiği besini, eşi, çocuğu gibi bekleyenlerine götürerek bu sorumluluk döngüsünü tamamlamakta, böylece, sorumluluk, kendi dölünün de devamını sağlayacak bireylerin ve benzer üyelerin korunduğu bir mekanizmanın halkası olarak önümüze çıkmaktadır. Ayrıca, sorumluluk duygusu ile harekete geçen bu mekanizma, bireyin kendisini ve içinde yaşadığı grubu, tehlike veya tehdit altındaki durumlarda korumak adına bireyi, görev döngüsünü yarım bırakmadan tamamlamaya zorlayacaktır.

Özetle diyebiliriz ki, beynimizin duygusal formunu oluşturan ve bize sorumluluğumuzu hatırlatan beyin mekanizmasının  gerek dış, gerekse iç etkenler ile uyarılması sonucu, bu kısımdan çıkan sinyaller prefrontal yani beynimizin düşünen, karar alan kısmına ulaşır. Böylece, düşünen beyin, sorumluluk merkezinden aldığı emri yerine getirmeye, tamamlanmamış döngüyü tamamlamaya çalışır.

“Sorumluluk” denen kavram bir hissediş olup, bu mekanizma olmadan, düşünen beynimiz, ne kadar düşünürse düşünsün, bu sorumluluğu hissedemeyecektir. Şu halde, sorumluluk olarak, bir bireyden, gerek kendisi için gerekse içinde bulunduğu toplumun beklentisi ölçüsünde yetişmediği veya yetiştirilmediği durumlarda o bireyi, sorumluluklarını yerine getirmediği gerekçesi ile suçlayabilir miyiz? Buna hemen cevap vermeden evvel, beynin düşünen kısmı ile duygu alanımızın bize yüklediği sorumluluk duygusu alanlarının farklı yerler olduğunu hatırlatmakta yarar var.

Erol Güldürsün

Referanslar:

İrade, Roy F. Baumeister & Joh Tierney, Tual Yayınları, Sh.116

Paylaşın:

Proje Yönetimi ve Dijital Dönüşüm (Digital Transformation)

Son dönemin ne popüler söylemlerinden biri. Çoğu firma dijital dönüşüm adı altında bir şeylerin peşinde. Dijital Dönüşümün anlamı dijital teknolojileri organizasyonun strateji ve operasyonlarına uygulamasıdır. Fiziksel ve dijital dünyaları fırsatlar doğrultusunda birleştirmektir. Hedefin müşteri memnuniyetini artırması, rekabetçi avantaj yaratması ve büyümeyi hızlandırması olması gerekir.

Ancak gördüğüm bazı uygulamalar Dijital Bozulma (Disruption) odaklı. Dijital Bozulma fiziksel dünyadaki uygulamaları dijitalleri ile değiştirmek anlamına geliyor. Yönetimler, insan yerine dijital çözümler kullanarak tüm işlerin halledilebileceğine inanıyorlar. Çalışanlar teknolojik dönüşümlerle işsiz kalacaklarını düşünüyorlar. Halbuki önemli olan dijital dünyada rekabet edebilecek doğru insan-teknoloji karşımını bulmaktır.

Dijital teknolojiler ile fiziksel dünyanın, inovatif yaklaşımlarla yeni değerler üreten yapılara dönüşmeleri gerekiyor.

Dijital dönüşüm sadece dijital teknolojilere değil insanların gelişimlerine yapılacak yatırımlarla başarıya ulaşabileceği unutulmaması gereken bir diğer konu.

Proje, Program, Portföy Yöneticileri veya Proje Ofisi Dijital Dönüşüm sürecinde aşağıdaki maddelere dikkat etmelidirler;

  • Mevcut portföy, program ve projelerin durumunu analiz etmeli, hangi düzeyde teknoloji (Excel, MS Project, PPM vb.) kullanımı gerektiğini belirlemeli, gelecekteki durumu masaya yatırmalıdırlar.
  • Teknolojik bir dönüşümün kurum için Kabul görmesine ilişkin koşulları tanımlamalıdırlar.
  • Teknolojik dönüşümün katacağı faydaları sayısallaştırmalıdırlar.
  • Sektördeki mevcut uygulamaları ve bu uygulamaları kullananları ziyaret etmeli, deneyimlerini dinlemelidirler.
  • Dijital dönüşümle beraber personel gelişimini sağlayıcı tedbirler almalıdırlar.
  • Dijital dönüşümü bir plan dahilinde düşünmeli, tüm şirketin katılımını sağlamaya çalışmalıdırlar.

Nerede kullanılır?

  • Proje istek ve onay sürecinde,
  • Planlama sürecinde,
  • İzleme ve kontrol sürecinde,
  • Raporlamada,
  • Yürütme sürecinde gerçekleşme verilerinin girişinde,
  • Problem ve Değişiklik kayıtlarının iletilmesi ve saklanmasında,
  • Portföy, Program ve Proje Durum Gösterge tablolarının hazırlanmasında,
  • Tedarik süreçlerinin izlenmesinde,
  • İletişimlerde kullanılır.

Hayatımı Proje – Proje Yöneticisinin El Kitabı – Gökrem Tekir – Savaş Şakar çıktı. Bilgi almak ve İMZALI kitap siparişi vermek için tıklayınız.

Uyarı: Yayınevlerinde ya da kitapçılarda yoktur.

Paylaşın: