Kategori arşivi: Stres

Acil Bitmesi Gereken Karmaşık Projeler İçin Öneriler

Teknik ve organizasyonel açıdan karmaşık projelere aceleyle başlayıp bir an önce bitirilmesi istendiğinde problemler yaşanmaya başlar. Kafadan atma bitiş tarihleri ciddi baskı oluşturur. Problemler, proje üzerindeki kontrolün kaybedilmesine yol açar.

Proje teknik açıdan karmaşıksa iyi planlama, organizasyonel bir karmaşıklık söz konusuysa güçlü sponsor ve etkin iletişim önem kazanır.

Yapılması gerekenler;

  • Sponsor ve paydaşlarla yapılması şart olan işlerin, başarı ve başarısızlık tanımlarının netleştirilmesi gerekir. Proje teslimatlarının faydalarının net olarak ortaya konmalı, yazılı hale getirilmelidir. Böylelikle kaynaklar ve bütçe güvence altına alınır.  
  • Problemlerin eskalasyon ve çözümlenmelerine ilişkin yöntem belirlenmeli, yönetim zamanında destek vermeyi garantilemeli, Proje Yöneticisine gerekli yetkiler tanımlanmalıdır.
  • Proje Yöneticisi, proje süresince sponsor ve kilit paydaşlarla sık sık bir araya gelerek projeye ilişkin iyi ve kötü haberleri paylaşmalıdır.
  • Küçük problemler kördüğüm olmadan çözülmeli, proje üzerinde baskı yaratmasına engel olunmalıdır.
  • Projenin kaynak sürekliliği sağlanmalıdır. Kaynakların katılımı izlenmeli, önceliklerinin değişmesi vb. durumlara sponsorun desteği alınarak anında müdahale edilmelidir.
  • Proje ekibinin, performansını etkileyen faktörler (çalışma ortamı vb.) ile ilgili problemler giderilmelidir.
  • Proje planları ilerleyiş esnasında “gelecekteki işler” dikkate alınarak güncellenmeli, projenin raydan çıkması engellenmelidir.
  • Proje ekibinin proje gereksinimlerini net olarak anlaması, yapılan planların gereksinimleri karşılaması sağlanmalıdır.
  • Projenin tamamı net olarak planlanamayabilir. Yakın dönem (önümüzdeki 15 gün, 1 ay vb.) detaylı olarak planlanmalı, gelişmelere göre planlar güncellenmelidir.
  • Paydaşların planları onaylamaları ve temel çizgilere uygun organize olmaları sağlanmalı, kontrol edilmelidir.
  • İletişim, problem, karar, satınalma, değişiklik vb. süreçler projenin gerektirdiği hıza uygun, basit ve etkin olmalıdır.  
  • Agresif planlar, izleme ve kontrolde disiplin gerektirir. Plandan sapmaların erken fark edilebilmesi şarttır.
  • Problemlerin ekiple birlikte ele alınması, ekip içinde çözülebilecekken yönetime aktarılmaması gerekir.
  • İletişimler net, durum raporları kolay anlaşılır olmalıdır. Önemli kilometre taşlarına vurgu yapılmalı, proje başarısını doğrudan etkileyecek içeriğe sahip olmalıdır.

Paylaşın:

Projelerde Problemlere Yaklaşım

Projeler dinamiktir. Zaman geçtikçe Proje Yöneticisini sıkıntıya sokacak gelişmeler ortaya çıkabilir. Proje Yöneticisi politik davranmak, zor kararlar almak zorunda kalabilir.

Problemi Netleştirin – Öncelikle problemin ne olduğu konusunu netleştirmeniz gerekir. Eğer problem net olarak tanımlayabiliyorsanız ne yapmaya başlayacağınızı, nasıl devam edeceğinizi ve nasıl sonlandıracağınızı kestirme şansınız var demektir.

Sizin probleminiz mi? – Aceleyle davranırsanız kendinizi sizi ilgilendirmeyen bir problemi çözmeye çalışırken bulabilirsiniz.

Beklersem ne olur? – Bazı problemler doğaları gereği ortaya çıktıktan sonra kendiliklerinden çözülürler. Öte yandan yaşanan problemin beklentileriniz doğrultusunda bir zarar verip vermeyeceği konusunu iyi düşünün.

Kimin problemi? – Problemin asıl sahibini bulun. Problemler doğu kişi tarafından sahiplenilmezse daha çok soruna yol açabilirler. Sizi ilgilendirmeyen problemler konusunda işgüzarlık yapmayın. Problemi çözene destek olmakla çözmeye çalışmayı birbirine karıştırmayın.

Doğru problem çözmek – Doğru problemi çözmüyorsanız çözüm bulmanın bir anlamı yoktur. Bazen problemin tamamı değil bir kısmı sizin sorumluluğunuzda olabilir.

Problemi parçalara ayırmak – Bazen probleme uzaktan ve dikkatli baktığınızda parçalar halinde görebilirsiniz. Parça parça çözüm üretmek mantıklı olduğunda bir sıraya koyun.

Yardım İstemek – Yardım istemek zayıflık ya da bilgisizlik göstergesi değildir. Destek istemeden problem çözmeye çalışmak daha kötü sonuçlar doğurabilir. Bağımsız davranmak kontrolü sizde hissettirebilir ama olmayabilir. Problemi tüm sahipleri birlikte ele almalıdırlar. Kapasiteniz kadar performans gösterebileceğinizi unutmayın ve destek isteyin.

Nasıl bir destek yardımcı olur?– Deneyiminiz ve bilginizle çözemediğiniz problem zordur. Başka bakış açılarına, deneyim ve bilgi sahiplerinin desteğini isteyin.

Yüzleşmek – Başka çalışanların hareketlerinden kaynaklanan problemlerde, karşımızdakileri değiştirmeye çalışırız. Bu durum ilişkilere zarar verebilir. Bu durumda karşınızdakine yaşadığınız problem anlatabilir ya da ne istediğinizi söyleyebilirsiniz.

Ne biliyorum? – Deneyimlerinizi ve bilgilerinizi stres altında etkin bir şekilde kullanamayabilirsiniz. Sakinleşin ve kendinize zaman tanıyın.

Paylaşın:

Bizans Oyunlarından Uzak Durun

Küçük, büyük fark etmeksizin her kurumda Bizans Oyunları ile karşılaşırsınız. Sizin bu oyunları iyi oynamanız değil şirketinizi iyi anlayıp kariyerinizde doğru yolları seçerek ilerlemeniz önemlidir. 

Bizans oyunlara gelmemeniz ve insanları tuzağa düşürmemeniz gerekir. Bizans oyunlarıyla kariyerinde yükselenler olduğunu görebilir veya düşünebilirsiniz. İtibarınızı kaybetmeden, kariyerinizde ilerleyebilmek için dikkat etmeniz gerekenler şunlardır;

  • Bir iş arkadaşınızın yüzüne karşı söyleyemeceğiniz hiç bir şeyi başkalarına söylemeyin. Birilerini arkasından eleştirmek ya da onun hakkında dedikodu yapmak sizin itibarınızı zedeler.
  • Şirket içi dedikoduları gerçek ve balon olanlar olarak ayırabilmeniz gerekir. Her hangi bir söylentiye istinaden anında harekete geçmeyin. Teyit etmeye, gerçekliğini netleştirmeye çalışın.
  • Tüm iş arkadaşlarınızla çok iyi iletişim kurun. Onlara vakit ayırın ve dinleyin. Şirket içi güçlü birliktelikler ve arkadaşlıklar her zaman iyidir. Onlara destek olun, pozitif yaklaşın.
  • Şirket içi yazılı ve yazılı olmayan kuralları öğrenin ve uygulayın. Her şey prosedürlerde yer almayabilir. Şirketin alışkanlıkları ve beklentileri doğrultusunda davranmanız gerekir. Düzeni bozmakla düzeni değiştirmeyi birbirine karıştırmayın.
  • Birlikte çalıştığınız kişileri anlamaya ve tanımaya çalışın. İşlere yaklaşım tarzları ve tepkilerini gözlemleyin, nasıl iletişim kurmaktan hoşlandıklarını ve beklentilerini öğrenin. Sadece tanıdığınız insanları yönetebileceğinizi unutmayın.
  • Küçük sıkıntı veya problemler istenmedik boyutlara ulaşabilirler. Problemler ya da sıkıntı durumunda işi çözümleyecek sakin duruma gelene kadar bekleyin. Fevri davranmayın, araştırmadan ve durumu iyice anlamadan aksiyona geçmeyin. Duygusal ve mantıksal karar dengenizi sağlamaya çalışın. Herkesin size iyi davranmasını ya da herkesin yakın arkadaşınız olmasını beklemeyin, bir arada çalışmak zorunda olduğunuzu unutmayın.
  • Her şirketin kendine has bir kültürü olduğunu unutmayın. Geçmiş deneyimleriniz size yol göstersin ama bunu çalıştığınız yeri kötülemek için kullanmayın. Her zaman arkadaşça yaklaşın, az ve öz konuşarak işleriniz halletmeye çalışın.

Paylaşın:

Zor Zamanlarda Proje Ekibini Yönetmek

Zor bir dönemden geçiyoruz. Zor dönemlerin getirdiği olumsuz gelişmelere rağmen gerek rekabet gerekse stratejik hedefleri tutturabilmek için projelerimizi gerçekleştirmemiz gerekiyor. Böyle dönemlerde çalışanlar geleceklerinden kuşku duymaya başlarlar, motivasyon kaybı performans düşüklüklerini getirir. Bu tip dönemlerde Proje yöneticileri neler yapmalıdırlar?

Önce kendi oksijen maskeni tak – Proje ekibinizi desteklemeniz gerektiğini unutmayın. Öncelikle kendi stres ve kaygılarınızı anlamalı ve yönetmelisiniz. Duygularınızı anlamaya çalışın. İçinde bulunulan durumu ve duygularınızı anladıkça daha doğru kararlar verdiğinizi göreceksiniz. Aynı durumda siz olsaydınız ne beklerdiniz? Sizin için ne önemli olurdu? Empati kurmaya çalışın.

Belirsizliği kabullenin – Çalışanlar şirketin ve kendilerinin geleceğinden şüphe duyuyor olabilirler.  Bu düşünceleri inkar etmeyin, gerçek olduklarını kabullenin. Çalışanların önceki dönemlerde gösterdikleri performansı göstermelerini beklemeyin ya da göstermediklerinde şaşırmayın. Geçmiş ile mevcut dönemde aynı performansı sergilemeleri için zorlamak doğru olmayacaktır. Çalışanlar görmezden gelindiklerini düşünebilirler. Probleme, yaşanan sıkıntılara odaklanın. Kaotik ve öngörülemeyen bir dönemde olduğunuzu kabullenin. Negatif düşüncelerinizi yansıtmayın, kendinizi kısır döngüye sokmayın. Diğerlerinin duygularını kabullenerek bir ekip olarak ne yapabileceğinizin peşine düşün.

Olumlu düşünmeyi cesaretlendirin – Ekibinizin stresi kabullenmelerini ve bunun normal olduğunu anlatın. Aynı stres altında başarılı iş çıkaranları ve performans sergileyenleri göstermeye çalışın. Stresten kaçmanın ya da negatif düşünceleri büyütmenin yarardan çok zarar getireceğini açıklamaya çalışın. Sizinde stresiniz yüksek olacaktır, ekibinizle paylaşın. Geçmiş deneyimleriniz ve üstesinden geldiğiniz durumları anlatarak, yalnız olmadıklarını gösterin.

Ne istediklerini sorun – Ekibinizle teke tek görüşmeler yapın ve neler olup bittiğini anlatın. Onların yerine kendinizi koymalı, ne düşündüklerini ve hissettiklerini doğru bir şekilde anlamalısınız. Ekibiniz onları anladığınızı düşünürse problemi çözmenin bir parçası olup destek vereceklerdir. Hep beraber neler yapabiliriz diye düşünmeli, yapacakları işlerde onlara destek olacağınızı göstermelisiniz. Örneğin dikkatlerini dağıtan belirli unsurlardan onları kurtarabilir, iş önceliklerini değiştirebilir, belirli konularda esneklikler sağlayabilirsiniz.

Yapılana odaklanın ve kontrol edin – Yapılacak işleri daha küçük parçalara ayırmak, kısa süreler içerisinde başarı hissi yaratabilir. Ekibin kendi çalışma sürelerini ayarlamalarına izin verilebilir. Sadece yapılacak olana odaklanarak kontrol etmek, yapılmayanları gündem etmemek stresi azaltacaktır.

Ekip için neyin önemli olup olmadığını onlara sorarak öğrenebilirsiniz. İçinde bulunulan sıkıntılı durumda hep beraber ya da birbirinize nasıl davranılması gerektiğini belirleyebilirsiniz. Birbirine anlayış gösteren ve saygıyla yaklaşan bir ekip başarılı olmak için elinden geleni yapıyor demektir. Ortak bir amaç için ekibin birleşmesi ve davranması çok önemlidir.

Rol model olun – Uyku, spor ve sağlıklı beslenme stres ile mücadele için önemlidir. Ekibiniz için örnek olmalı, kendilerine bakmaları için cesaretlendirmelisiniz. Geceleri e-posta atmayın ya da çalışanınızın telefonunu yatak odasına götürmemesini isteyin. Bunları emir şeklinde değil tavsiye şeklinde yapın.  

Unutmayın;

  • Belirsizlik durumunda stres normalidir.
  • Ekibinizin kendi işleri üzerindeki kontrolünü artırın.
  • Ekibinize kendilerine bakmaları (uyku, spor vb.) konusunda cesaretlendirin
  • Kendi kaygı ve çekincelerinizi görmezden gelmeyin
  • Ekibinizin duygularını görmezden gelmeyin.
  • Belirsizliğin işlerin başarılamaması için bir mazeret olabileceğini bilin.

Paylaşın:

Kaygılarımızı Yönetmek Elimizde

Özellikle ortada hiç bir sebep yok iken kaygılanmak, fiziksel ve ruhsal yaşantımı sıkıntıya sokmaktan başka bir şeye yaramadı. Zamanla iki konuda ikna oldum;

  1. Geçmiş geçmişte kalmıştır ve değiştirilemez.
  2. Geleceği bilemezsiniz.

Mevcut anı yaşamak dururken olup olmadık şeyleri kafaya taktığımda beni çok yıprattığını fark ettim. Bir çok probleme doğru yaklaştığımda anlamlı adımlar atabildiğimi gördüm.

Geleceğimizi göremeyiz ama kendimiz inşa ederiz. Eğer siz elimizden geleni doğru bir şekilde yaparsa hayat bizi gerektiği gibi ödüllendiriyor. Kaygı hiç bir zaman ödüllendirmiyor.

Lisedeyken üniversiteyi kazanacak mıyım, üniversitedeyken iş bulacak mıyım ve daha saymayacağım onlarca şey için kaygılandım, durdum. Eğer evden vaktinde çıkmazsam trafiğe takılırım tarzında kaygıları hala yaşıyorum. Eski kaygılarım belirsizliğin getirdikleriydi şimdi tecrübenin getirdiği kaygılar var. Artık zamanın kıymetini iyi öğrendiğim için bana zaman kaybettirecek her konuda kaygı duyuyorum ama korktuğumun başıma gelmemesi içinde elimden geleni yapıyorum.

Kaygılarım eskisine göre kılıf ve nitelik değiştirdi ve ama onlarla baş etme kabiliyetim gelişti. Artık bardağın dolu tarafını görebiliyorum. “Her zaman iyi ol” prensibi ile pozitif yapabileceklerimi öncelikli olarak değerlendiriyorum. Eğer bu şekilde problemimin üstesinden gelebilirsem kendimi başarılı hissediyorum.

Kaygıları yok saymak, problemlerimi ortadan kaldırmadığı için “görmezden gelmemeye” ya da “geçiştirmemeye” çalışıyorum. Problemin kafamda patinaj yapmaya başlarsa başka açıdan yaklaşıp çözüme ulaştırmaya çalışıyorum.

Çözdüğüm problemleri nasıl çözdüğümü, yaklaşım tarzımı analiz edip, fırsat buldukça yazıyorum.

Hayatımızda izlediğimiz yolları belediyeler yapmıyor ki çukur ve engebelere kızalım. Kızmaya devam etmek problemi gidermiyor. Önemli olan hangi kasiste ne kadar yavaşlayıp nasıl geçeceğimiz, hangi çukuru erkenden fark edip önlem alacağımızdır. Hayatı kendimiz ve çevremizdekiler için kolaylaştırmaya çalışmamız önemlidir.

Kaygılarımızı yönetebilirsek daha uzun ve mutlu yaşayabileceğimizi düşünüyorum.

Paylaşın:

Patronluk Taslayanlarla Yaşamak

Hayatımız boyunca “zor insanlarla” bir arada yaşamak ve/veya çalışmak zorunda kalıyoruz. Zor insan tiplerinden birisi “patronluk taslayanlardır”. Üstlerine vazife olmadığı halde bize neyi, ne zaman yapmamız ya da yapmamamız gerektiğini söylerler. Yaptıkları ya da söyledikleriyle bize “kıyak” ya da “iyilik” yaptıklarını düşünürler.

Gençken bile sürekli birilerinin ne yapacağımızı söylemesi bizi sinirlendirirken, kendimizi uzman hissettiğimiz konularda başımıza geldiğinde oldukça fazla sinirleniriz. Birinin bize patronluk tasladığını düşünüyorsak o konuda kendimizi ondan daha iyi hissettiğimiz içindir. Daha iyi hissetmiyorsak onun öneri ya da uyarılarından rahatsız olmaz, onu gerçekten patronumuz rolünde görür ve sinirlenmeyiz.

Hiç kimse sürekli birilerinin ona patronluk taslamasından ya da sürekli kontrol altındaymış gibi hissetmekten hoşlanmaz. Bu tip durumlarda patronluk taslayana karşı suçlayıcı bir şekilde karşı saldırıya geçer, tersler ve tartışırız. Halbuki daha akıllıca ve pozitif yollar mümkündür;

  1. Akıllıca karşı koymak. Bize patronluk taslanmasını saldırı gibi algılasakta nezaketi elden bırakmamamız gerekir. Uyarı ya da öneri konusunda teşekkür edebilir fakat bu işi kendi bildiğiniz şekilde halletmeyi tercih ettiğinizi söyleyebiliriz. “Bana yardım etmek için böyle söylediğini anlıyorum fakat ben bu işi şöyle şöyle yapmak istiyorum” gibi.
  2. Sürtüşmeyelim. Etrafımızda bu tip insanlar olduğunda kızgın, gergin ve stresli oluyoruz. Bu özgüvenimizi zayıflatıyor. Bu duygulardan kurtulmamız lazım. Bu duyguların bizi istemediğiniz bir noktaya getirmesine izin vermemeliyiz.
  3. Kendi alanımızda kalalım. Bize patronluk taslayanların kesin bir şekilde davranışlarımızı değiştirmeyeceğimizi anlamaları gerekir. Anlamadıkları sürece müdahale ve kontrol etmeye devam ederdir. Mesajınızı vermeli ve kararlılığımızı göstermeliyiz. Ör., “Sizinde bildiğiniz gibi gerek finansal gerekse idari işler açısından her konuda kurallara uymaya çalışıyorum fakat konu internet projeleri olduğu zaman personelimi kendim seçmek istiyorum.”
  4. Tavrımızın doğru olduğunu gösterelim. Patronluk taslayanlar çoğu zaman yaptıkları ya da söylediklerinin ne kadar rahatsız edici olduğunun farkında olmuyorlar. “Hassas” bir şekilde patronluk taslayacak bir tavırla yaklaşıp durumu yaşamalarını ve anlamalarını sağlayabiliriz. Fakat bu çok dikkatli olmamız gerekir.
Paylaşın:

Patron Problemleri İle Baş Etme

Her yiğidin farklı bir yoğurt yiyişi, her patronunda kendine has bir tarzı var. Bana sorulan ve deneyimlediklerim ile ilgili bir kaç öneri;

Kronik mikro yönetici problemi

Eğer patronumuz bir şey yapmamızı istiyor ama tam ve açık olarak ne istediğini söylemiyor, işimizi yaptığımızda “olmamış” diyebiliyor. Yapmamız gereken her işimizi planlamak, sık ve düzenli raporlayarak doğru yolda olup olmadığımızı teyit etmektir.

Belirsiz öncelik problemi

Patronumuzun sürekli öncelikleri değişiyor, başlanan işler yarısında bırakılıyor, yapılan işlerin getirisine ya da faydasına bakılmaksızın sadece “patronumuz istediği” için yapılıyor olabilir. Yapmamız gereken, patrondan yapmamız gerekenler konusunda ne anladığımızı yazarak, teyit etmektir. Eğer bazı işleri yarıda kesmek zorunda kalacağımızı biliyor, ileride tekrar gün yüzüne çıkabileceğini düşünüyorsak ilgili tüm bilgi ve dokümanları saklamamızda fayda var.

Patlayan tahammülsüz patron problemi

Hatalara yaklaşım, kişilerin kalitesini ve zekasını gösterir. Patronumuz çok çabuk sinirleniyor olabilir. Sakin kalmalı, bize gerçekten ne söylemeye çalıştığını, gerçekte neye kızdığını anlamaya çalışmamız gerekiyor. Mümkünse kızgın anını sadece kafa sallayıp onaylamak, sakinleştiğinde gidip konuşmak gerekiyor.

Gerçekçi olmayan beklentiler problemi

Patron işi yapanların verdikleri süreleri sürekli öne çekmeye çalışıyor, onlara danışmadan çok kısa tamamlanma süreleri taahhüt ediyorsa güven problemi vardır. Patronumuzun karar verme dinamiklerini öğrenmeli, daha doğru tahmin yapma konusunda desteklemeliyiz.

Küçümseyen patron problemi

Patronumuz astlarına başkalarının yanında olumsuz geri beslemelerde bulunuyor, söylediklerini yalanlıyor ya da sürekli düzeltiyorsa güven problemi var demektir. Özel bir görüşmeyle herkesin içinde yaşanan bu durumun bizi ne kadar olumsuz etkilediğini, demotivasyon ve verim düşüklüğüne yol açtığı açıklamalıyız.

Kararsız patron problemi

Sürekli kararsız ve noktayı koyamayan patronlar belirsizlik ortamları yaratırlar.  Onların karar vermelerini kolaylaştırıcı rapor ve sayıları hazırlamalı, gerekli çalışmaları yapmalıyız. Onların kararlılığı bizim huzurunuzdur.

Fazla mesai isteyen patron problemi

Fazla mesai yapmayı performans olarak görmüş ve çalışanlarından da aynı şekilde davranmalarını bekleyen patronlarımız olabiliyor. Fazla mesai yapanları takdir edip, yapmayanları eleştirirler. Bu durumda ya mesaiyi uzatmak ya da sonuçlarına katlanmak gerekiyor.

Paylaşın:

UDEMY Eğitimlerimiz

Paylaşın:

Proje Yönetimi Sohbetleri 44 – 2.1.4.2. Kendi Hulo-Hoop’unuzla Kalın

Proje Yönetimi Sohbetleri 44 – 2.1.4.2. Kendi Hulo-Hoop’unuzla Kalın

Projelerde başkalarının işlerini üstleniyor musunuz? Gelen her isteğe “Hayır” diyememek sizi nasıl etkiler?

Anlatan: Savaş ŞAKAR

Youtube’daki Proje Yönetimi Sohbetleri Kanalıma buraya tıklayarak ulaşabilir, abone olabilirsiniz.

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

Paylaşın:

Gözünüzün yemediği problemlerle baş etmek

Bazı problemlerle nasıl baş edeceğinizi bilemiyorsanız korkmanız kaçınılmazdır. Bu sebeple bu tip problemlerle sizi yüz yüze getirecek şeylerden kaçarsınız. O halde gerçekten korkutucu problemlerle nasıl uğraşılmalı?

Birilerine bir şey söylemeye hiç çekindiğiniz olur mu? Problemlere karşı tahammülsüz ve ters yaklaştıkları için sizin sessiz kalmanıza ve hatta yalan söylemenize sebep olanlar var mı çevrenizde? Hatta bir şeyler sorduğunuzda sizi bilgisiz ve yetersiz olarak değerlendirecekleri korkusuyla bir şeyler sormaya çekindiğiniz kimseler var mı?

Bu tip insanların yarattığı sonuçlar bellidir: sessizlik yada kişinin kendi kafasına göre davranması. Çünkü bazen işi yapmanın stresi onunla ilgili şeyleri dile getirme stresinden daha azdır. Sonuçlarına katlanmak bile daha az üzücü olabilir.

Zor bir problemle karşılaştığınızda bunun nedenlerini sorgulamak ve problemi ilgili kişiye iletebilmeniz problemin çözümü için en gerekli şeydir. Bunun içinde tüm olumsuzluklara rağmen beyninizi kullanarak bir çözüm bulabilmeniz gerekir.

Öncelikle size karşı olan olumsuz tavırların “beyninizi kapattığını” ve sizi strese soktuklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu yüzden öncelikle bu duruma gelip gelmediğiniz konusundaki belirli sinyalleri anlayabiliyor olmanız gerekir ;

  • Birdenbire terliyor yada üşüyorsanız
  • Elinizin içi birden çok sıcaklaşıyor yada soğuyorsa
  • Kaslarınızda gerginlik hissediyorsanız
  • Kalp atışlarınızı hızlanıyorsa
  • Çok sık acıkıyor yada mideniz bulanıyorsa
  • Erken kalkıp, geceleri uykusuzlık çekiyor, gün içinde kestirme ihtiyacı duyuyorsanız
  • Yeterki beni dinleyen olsun diye herkesle konuşmaya çalışıyorsanız
  • Yalnız kalmaya ihtiyaç duyuyorsanız sıkıntılar başlamış demektir.

Öncelikle yapmanız gerekenler;

  • Kendinize güvenli ve rahat bir yer bulun
  • Derin nefes alıp verin
  • İstediğiniz zaman durabileceğinizi kendinize söyleyin
  • Zor olacak olası konuşmayı hayal edin ve neyi nasıl söyleyebileceğinizi düşünün
  • Her defasında sizin karşınızdakinin tavrına göre vereceğiniz cevapların geliştiğini göreceksiniz. Bu yüzden gerekiyorsa bu konuşmayı öncebir iş arkadaşınızla yapın.

Konuşmayarak ya da sormayarak bir yere varamayacaksınız. Sadece nasıl konusunda kendinizi geliştirmeniz gerekir ya da oradan uzaklaşmanız.

Karşınızdakini tavrı sizi gerçekten olumsuz etkiliyorsa vesiz elinizden gelen her şeyi yaparak iletişim kanalını sağlıklı bir hale getiremiyorsanız “neden hala orada olduğunuzu” düşünmeye başlamalısınız. Eğer mazoşist değilseniz ve azda olsa özgüveniniz varsa kendinize daha doğru bir yol çizmek için bir an önce kolları sıvamanız gerekir.

Paylaşın: