Kategori arşivi: Stres

Etkili Proje Yönetimi İçin Liderlik Yetenek ve Becerileri – 5


Proje Yöneticisinin Uyumu

Proje yöneticisi, zaman zaman stresli durumlarla karşılaşabilir. Proje riskleri, sorunlara dönüşür,  başarılı olmak için kritik dönüm noktalarına gelinebilir. Sorunları paydaşlara iletme, uygulanabilir alternatifler geliştirme ve proje planlarını güncelleme sürecine birde paydaşların olumsuz yaklaşımları eklenebilir. Baskı altında sorunları etkin bir şekilde çözmek kolay olmayabilir. Proje Yöneticisinin kendini kontrol edebilmesi, kurum ve proje hedefleri ile uyumu sağlaması gerekir. Bu uyumu değerlendirmekiçin bazı değerlendirme soruları aşağıdadır;

  • Proje yöneticisi, potansiyel olarak stresli durumlarla karşılaştığında, özellikle de ilgili diğer kişiler olmadığında, sakin ve toplayıcı mıdır?
  • Proje yöneticisi, proje ekibini, kriz durumlarında toparlamakta, sağlam değerlendirmelere ve mantıklı çözümlere yönlendirmekte iyi midir?
  • Proje yöneticisi sonuca varmaktan, aceleci veya kolaya kaçan kararlar almaktan kaçınıyor mu?

Bu sorulara verilen olumlu cevaplar, baskı altında serin olan bir proje yöneticisinin işaretleridir.

Proje Yöneticisi Takım Oluşturma Becerileri

Proje ekibi ne kadar büyük olursa , ekibin bir bütün olarak iyi koordine edilmesini, üretken ve yüksek performans göstermesini sağlamak işi o kadar karmaşık ve zorlu olur. Proje Yöneticisinin, farklı bireyleri (çeşitli kişilikler, motivasyonlar, yetenekler ve tutumlar) ve fonksiyonel departmanları (belirli teknik uzmanlığa, yönetim stillerine ve potansiyel olarak çelişen çıkarlara sahip) bir araya getirmesi gerekir. Bu durum, rol ve sorumlulukların, kişilerarası iletişim becerilerinin ve başkalarını etkin bir şekilde etkileme ve motive etme konusunda güçlü bir yaklaşım gerektirir. Proje yöneticisinin takım oluşturma becerilerini değerlendirirken dikkate alınması gereken bazı sorular aşağıdadır;

  • Proje yöneticisi, proje ekibini ve paydaşları proje hedeflerine öncelik verme ve gayret gösterme konusunda etkileyebiliyor mu?
  • Proje yöneticisi, çatışmalarla ve farklı kişilik tipleriyle etkin bir şekilde başa çıkmak için gerekli kişilerarası iletişim becerilerine sahip midir?
  • Proje yöneticisi ekip üyelerine, ekip üyeleri Proje Yöneticisine güven duyuyor mu?
  • Proje yöneticisi kurum içi çatışmaları ve departmanların farklı çıkarlarını anlıyor ve bunları dikkate alıyor mu?

Bu sorulara verilen olumlu cevaplar, iyi bir takım oluşturma becerisine sahip bir proje yöneticisinin işaretleridir.

Proje Yöneticisi Problem Çözme Becerileri

Proje yürütme sürecinde, sorunlar ortaya çıktıkça, Proje Yöneticisinin ve ekibin bu sorunları en uygun ve etkili şekilde çözmeleri beklenir. Proje Yöneticisi, farklı problemleri çözmek için kullanılacak araç ve teknikleri biliyorsa, proje ekibinin projenin başarısına güveni artar. Problem çözme becerileri, genellikle geçmiş proje sorunlarıyla ilgili deneyimlerin bir sonucu olarak edinilir. Çalışanlar, geçmişte yaşanmış benzer durumlarda işe yaramış veya başarısız olmuş teknikleri hatırlama eğilimindedirler. Deneyimli Proje Yöneticileri, geçmişe yönelik bilgi ve deneyimleri bulma ve etkin bir şekilde değerlendirme konusunda gereken hassasiyeti göstermelidir. Proje Yöneticisinin problem çözme becerilerini değerlendirirken dikkate alınması gereken bazı sorular aşağıdadır;

  • Proje yöneticisi, problem çözme araç ve teknikleri hakkında bilgi sahibi mi?
  • Proje yöneticisi, belirli bir durum veya problem için hangi tekniklerin uygulanacağını (veya dikkate alınması gerektiğini) anlama kapasitesine sahip midir?

Bu sorulara verilen olumlu cevaplar, iyi bir problem çözme becerisine sahip bir proje yöneticisinin işaretleridir.

Paylaşın:

UDEMY Eğitimlerimiz

Paylaşın:

Projelerde Baskıyı Yönetmek

Proje Yöneticilerinin ne yaptıkları değil neyi başardıkları önemlidir. Yönetimler “durum” raporundan çok “ilerleyiş” raporu görmek isterler.

Projeler zaman zaman hızlarını kaybedebilirler. Bu tip zamanlarda raporlama konusunda ihtiyaç artmaya başlar. Gidişata ilişkin kaygılar ne olup bittiğini anlama ihtiyacı doğurur.

Bu tip durumlarda geçmiş projelerde aynı durumu yaşamış kişileri bulmak, mevcut durumu değerlendirmelerini ve desteklerini istemek faydalı olur.  

Proje Yöneticisinin gidişata ilişkin suçlama veya mazeret üretmek yerine projenin geri kalanına ilişkin planlarını, taktiklerini, yöntem ve araçlarını hızlıca gözden geçirmesi gerekir.

Kısa vadede başarılacaklar belirlenmeli, uzun vade başarılacaklar varsayımları ile birlikte açıklanmalıdır.

Proje Yöneticisi üzerindeki baskıyı savuşturmak yerine verime dönüştürebilecek yöntemlerin peşine düşmelidir.

Yönetim ve müşterinin beklentileri gerçekleşmediğinde baskının artacağı unutulmamalıdır. Baskıyı ekibe aktarmak çözüm olmayacak, problemleri artıracaktır. Önemli olan baskıyı yönetebilmektir.

Projenin başında ne tip tersliklerin ortaya çıkabileceği Yönetim ve Müşteri ile paylaşılmalıdır. Yönetimin ve müşterinin projenin başarısızlığı durumunda içine düşecekleri zor durumlar dikkate alınmalıdır. İlk defa gerçekleştirilen projelerde, gereksinimlerin net olmadığı projelerde vb. neler yaşanabileceğini Yönetime ve Müşteriye anlatın.

Yaşanabilecek aksiliklere hazırlı olun, beklenmedik durum planlarınızı yapın.

Projeye yönelik verilecek taahhütler konusunda samimiyetin önemini tüm paydaşlara açıklayın.

Üzerinizdeki baskıyı ekibinizle paylaşarak görüşlerini alın, dengelemeye çalışın.

Projeyi olumsuz etkileyebilecek karar veya değişiklikleri yönetmeye çalışın. Karar verme ve değişiklik yönetimi sürecinin sistemik olması için girişimde bulunun.

Zamanında bilgiledirmenin önemini unutmayın, unutturmayın. Görmezden gelmek ya da ötelemek çözümden çok soruna yol açacaktır.

Üzerinizdeki baskının moral bozukluğuna, motivasyon kaybına yol açmaması için ekibinize profesyonel yaklaşın.

Projelerde beklentiler ile gerçekleşmeler örtüşmediğinde baskı artacaktır. Projenin başında beklentilerin netleştirilmesi gerekir. Proje ile ilgili verilen taahhütler ve karşı tarafın ne anladığı konusunda tüm paydaşlarla uzlaşmaya çalışın.

Projelerde kilometre taşları teslimatları (başarı noktalarını) tanımlamak için kullanılır. Her kilometre taşında neyin başarılacağının anlaşılmasını sağlamak ve göstermek baskıyı azaltacaktır.

Kilometre taşlarına yaklaştıkça gerilim artabilir. Her kilometre taşında ortaya bir şeyler koymak önemlidir. Düzenli izleme ve kontrollerle proje ekibinin odağını kaybetmemesini sağlayın, ilerleyiş konusunda Yönetimi bilgilendirin. Yönetimin projenin nasıl gittiği konusunda endişeleri baskıya dönüşür.

Projelerde işleri “ötelemek” yapılması gerektiğinde baskıya dönüşür. Her şeyi vaktinde ve doğru yapmaya odaklanın.

Projenin yolunda gittiğini ve kontrol altında olduğunu, beklentilerin karşılanacağını ve karşılandığını düzenli aralıklarla Yönetime ve Müşteriye raporlayın.

Kendi önünüzdeki engelleri Yönetim ile paylaşmak, ekibin önündeki engelleri kaldırmaya çalışmak baskıyı azaltacaktır.

Paylaşın:

Proje Yönetimi Sohbetleri 44 – 2.1.4.2. Kendi Hulo-Hoop’unuzla Kalın

Proje Yönetimi Sohbetleri 44 – 2.1.4.2. Kendi Hulo-Hoop’unuzla Kalın

Projelerde başkalarının işlerini üstleniyor musunuz? Gelen her isteğe “Hayır” diyememek sizi nasıl etkiler?

Anlatan: Savaş ŞAKAR

Youtube’daki Proje Yönetimi Sohbetleri Kanalıma buraya tıklayarak ulaşabilir, abone olabilirsiniz.

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

Paylaşın:

Acil Bitmesi Gereken Karmaşık Projeler İçin Öneriler

Projelere aceleyle başlayıp bir an önce bitirilmesi söylendiğinde problemler yaşanmaya başlar. Kafadan atma bitiş tarihleri ciddi baskı oluşturur. Problemler proje üzerindeki kontrolün kaybedilmesine yol açar.

Proje teknik açıdan karmaşıksa iyi planlama şarttır. Organizasyonel bir karmaşıklık söz konusuysa güçlü sponsor ve etkin iletişim önem kazanır.

Yapılması gerekenler;

Sponsor ve paydaşlarla yapılması şart olan işlerin, başarı ve başarısızlık tanımlarının netleştirilmesi gerekir. Proje teslimatlarının faydalarının net olarak ortaya konmalı, yazılı hale getirilmelidir. Böylelikle kaynaklar ve bütçe güvence altına alınır.  

Problemlerin eskalasyon ve çözümlerine ilişkin yöntem belirlenmeli, yönetim zamanında destek vermeyi garantilemeli, Proje Yöneticisine gerekli yetkiler tanımlanmalıdır.

Proje Yöneticisi, proje süresince sponsor ve kilit paydaşlarla sık sık bir araya gelerek projeye ilişkin iyi ve kötü haberleri paylaşmalıdır.

Küçük problemler kördüğüm olmadan çözülmeli, proje üzerinde baskı yaratmasına engel olunmalıdır.

Projenin kaynak sürekliliği sağlanmalıdır. Kaynakların katılımı izlenmeli, önceliklerinin değişmesi vb. durumlara sponsorun desteği alınarak anında müdahale edilmelidir.

Proje ekibinin, performansını etkileyen faktörler (çalışma ortamı vb.) ile ilgili problemler giderilmelidir.

Proje planları ilerleyiş esnasında “gelecekteki işler” dikkate alınarak güncellenmeli, projenin raydan çıkması engellenmelidir.

Proje ekibinin proje gereksinimlerini net olarak anlaması, yapılan planların gereksinimleri karşılaması sağlanmalıdır.

Projenin tamamı net olarak planlanamayabilir. Yakın dönem (önümüzdeki 15 gün, 1 ay vb.) detaylı olarak planlanmalı, gelişmelere göre planlar güncellenmelidir.

Paydaşların planları onaylamaları ve temel çizgilere uygun organize olmaları sağlanmalı, kontrol edilmelidir.

İletişim, problem, karar, satınalma, değişiklik vb. süreçler projenin gerektirdiği hıza uygun, basit ve etkin olmalıdır.  

Agresif planlar, izleme ve kontrolde disiplin gerektirir. Plandan sapmaların erken fark edilebilmesi şarttır.

Problemlerin ekiple birlikte ele alınması, ekip içinde çözülebilecekken yönetime aktarılmaması gerekir.

İletişimler net, durum raporları kolay anlaşılır olmalıdır. Önemli kilometre taşlarına vurgu yapılmalı, proje başarısını doğrudan etkileyecek içeriğe sahip olmalıdır.

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

Paylaşın:

Zor Zamanlarda Proje Yönetmek

Çoğu proje heyecanla başlar. Zaman geçtikçe Proje Yöneticisini sıkıntıya sokacak çeşitli gelişmeler olur. Proje Yöneticisi politik davranmak, zor kararlar almak zorunda kalır.

Problemi Netleştirin – Öncelikle problemin ne olduğu konusunu netleştirmeniz gerekir. Eğer problem net olarak tanımlayabiliyorsanız ne yapmaya başlayacağınızı, nasıl devam edeceğinizi ve nasıl sonlandıracağınızı kestirme şansınız var demektir.

Sizin probleminiz mi? – Aceleyle davranırsanız kendinizi sizi ilgilendirmeyen bir problemi çözmeye çalışırken bulabilirsiniz.

Beklersem ne olur? – Bazı problemler doğaları gereği ortaya çıktıktan sonra kendiliklerinden çözülürler. Öte yandan yaşanan problemin beklentileriniz doğrultusunda bir zarar verip vermeyeceği konusunu iyi düşünün.

Kimin problemi? – Problemin asıl sahibini bulun. Problemler doğu kişi tarafından sahiplenilmezse daha çok soruna yol açabilirler. Sizi ilgilendirmeyen problemler konusunda işgüzarlık yapmayın. Problemi çözene destek olmakla çözmeye çalışmayı birbirine karıştırmayın.

Doğru problem çözmek – Doğru problemi çözmüyorsanız çözüm bulmanın bir anlamı yoktur. Bazen problemin tamamı değil bir kısmı sizin sorumluluğunuzda olabilir unutmayın.

Problemi parçalara ayırmak – Bazen probleme uzaktan ve dikkatli baktığınızda parçalar halinde görebilirsiniz. Parça parça çözüm üretmek mantıklı olduğunda bir sıraya koyun.

Yardım İstemek – Yardım istemek zayıflık ya da bilgisizlik göstergesi değildir. Destek istemeden problem çözmeye çalışmak daha kötü sonuçlar doğurabilir. Bağımsız davranmak kontrolü sizde hissettirebilir ama olmayabilir. Problemi tüm sahipleri birlikte ele almalıdırlar. Kapasiteniz kadar performans gösterebileceğinizi unutmayın ve destek isteyin.

Nasıl bir destek yardımcı olur?– Deneyiminiz ve bilginizle çözemediğiniz problem zordur. Başka bakış açılarına, deneyim ve bilgi sahiplerinin desteğini isteyin.

Yüzleşmek – Başka çalışanların hareketlerinden kaynaklanan problemlerde karşımızdakileri değiştirmeye çalışırız. Bu durum ilişkilere zarar verebilir. Bu durumda karşınızdakine yaşadığınız problem anlatabilir ya da ne istediğinizi söyleyebilirsiniz.

Ne biliyorum? – Deneyimlerinizi ve bilgilerinizi stres altında etkin bir şekilde kullanamayabilirsiniz. Sakinleşin ve kendinize zaman tanıyın.

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

Paylaşın:

Şirket İçi Bizans Oyunlarından Uzak Durun

Küçük, büyük şirket fark etmeksizin her yerde Bizans Oyunları ile karşılaşırsınız. Sizin bu oyunları iyi oynamanız değil şirketinizi iyi anlayıp kariyerinizde doğru yolları seçerek ilerlemeniz önemlidir.  

Bu oyunlara gelmemek ve insanları tuzağa düşürmemeniz gerekir. Bu oyunlarla kariyerine yükselenler olduğunu görebilir veya düşünebilirsiniz. İtibarınızı kaybetmeden, kariyerinizde ilerleyebilmek için dikkat etmeniz gerekenler şunlardır;

  • Bir iş arkadaşınızın yüzüne karşı söyleyemeceğiniz hiç bir şeyi başkalarına söylemeyin. Birilerini arkasından eleştirmek ya da onun hakkında dedikodu yapmak sizin itibarınızı zedeler.
  • Şirket içi dedikoduları gerçek ve balon olanlar olarak ayırabilmeniz gerekir. Her hangi bir söylentiye istinaden anında harekete geçmeyin. Teyit etmeye, gerçekliğini netleştirmeye çalışın.
  • Tüm iş arkadaşlarınızla çok iyi iletişim kurun. Onlara vakit ayırın ve dinleyin. Şirket içi güçlü birliktelikler ve arkadaşlıklar her zaman iyidir. Onlara destek olun, pozitif yaklaşın.
  • Şirket içi yazılı ve yazılı olmayan kuralları öğrenin ve uygulayın. Her şey prosedürlerde yer almayabilir. Şirketin alışkanlıkları ve beklentileri doğrultusunda davranmanız gerekir. Düzeni bozmakla düzeni değiştirmeyi birbirine karıştırmayın.
  • Birlikte çalıştığınız kişileri anlamaya ve tanımaya çalışın. İşlere yaklaşım tarzları ve tepkilerini gözlemleyin, nasıl iletişim kurmaktan hoşlandıklarını ve beklentilerini öğrenin. Sadece tanıdığınız insanları yönetebileceğinizi unutmayın.
  • Küçük sıkıntı veya problemler istenmedik boyutlara ulaşabilirler. Problemler ya da sıkıntı durumunda işi çözümleyecek sakin duruma gelene kadar bekleyin. Fevri davranmayın, araştırmadan ve durumu iyice anlamadan aksiyona geçmeyin. Duygusal ve mantıksal karar dengenizi sağlamaya çalışın. Herkesin size iyi davranmasını ya da herkesin yakın arkadaşınız olmasını beklemeyin, bir arada çalışmak zorunda olduğunuzu unutmayın.
  • Her şirketin kendine has bir kültürü olduğunu unutmayın. Geçmiş deneyimleriniz size yol göstersin ama bunu çalıştığınız yeri kötülemek için kullanmayın. Her zaman arkadaşça yaklaşın, az ve öz konuşarak işleriniz halletmeye çalışın.

>—————————————————————————————-<

Hayatımız Proje – Proje Yöneticisinin El Kitabı

Gökrem Tekir – Savaş Şakar
 65 TL (Yurtiçi gönderimlerde kargo dahil)

Kredi Kartı ile almak için tıklayınız.

Uyarı: Yayınevlerinde ya da Kitapevlerinde yoktur.

savassakar.com/…/hayatimiz-proje-proje-yoneticisinin-el-kitabi

Paylaşın:

Zor Zamanlarda Proje Ekibini Yönetmek

Şirketler zor dönemler yaşayabilirler. İşten çıkarmalar, organizasyonel değişimler başlar. Öte taraftan gerek rekabet gerekse stratejik hedefleri tutturabilmek için projeler gerçekleştirmeleri gerekir. Böyle dönemlerde çalışanlar geleceklerinden kuşku duymaya başlarlar, motivasyon kaybı performans düşüklüklerini getirir. Bu tip dönemlerde Proje yöneticileri neler yapmalıdırlar?

Önce kendi oksijen maskeni tak – Proje ekibinizi sizin desteklemeniz gerektiğini unutmayın. Öncelikle kendi stres ve kaygılarınızı anlamalı ve yönetmelisiniz. Duygularınızı anlamaya çalışın. İçinde bulunulan durumu ve duygularınızı anladıkça kendi değer ve inançlarınız doğrultusunda daha doğru kararlar verdiğinizi göreceksiniz. Aynı durumda siz olsaydınız ne beklerdiniz? Sizin için ne önemli olurdu? Empati kurmaya çalışın.

Belirsizliği kabullenin – Çalışanlar siyasi gelecekten, şirketin ve kendilerinin geleceğinden şüphe duyuyor olabilirler.  Bu düşünceleri inkar etmeyin, gerçek olduklarını kabullenin. Çalışanların önceki dönemlerde gösterdikleri performansı göstermelerini beklemeyin ya da göstermediklerinde şaşırmayın. Geçmiş ile mevcut dönemde aynı performansı sergilemeleri için zorlamak doğru olmayacaktır. Çalışanlar görmezden gelindiklerini düşüneceklerdir. Probleme, yaşanan sıkıntılara odaklanın. Kaotik ve öngörülemeyen bir dönemde olduğunuzu kabullenin. Negatif düşüncelerinizi yansıtmayın, kendinizi kısır döngüye sokmayın. Diğerlerinin duygularını kabullenerek bir ekip olarak ne yapılabileceğinin peşine düşün.

Olumlu düşünmeyi cesaretlendirin – Ekibinizin stresi kabullenmelerini ve bunun normal olduğunu anlatın. Aynı stres altında başarılı iş çıkaranları ve performans sergileyenleri göstermeye çalışın. Stresten kaçmanın ya da negatif düşünceleri büyütmenin yarardan çok zarar getireceğini açıklamaya çalışın. Sizinde stresiniz yüksek olacaktır, ekibinizle paylaşın. Geçmiş deneyimleriniz ve üstesinden geldiğiniz durumları anlatarak, yalnız olmadıklarını gösterin.

Ne istediklerini sorun – Ekibinizle teke tek görüşmeler yapın ve neler olup bittiğini anlatın. Onların yerine kendinizi koymalı, ne düşündüklerini ve hissettiklerini doğru bir şekilde anlamalısınız. Ekibiniz onları anladığınızı düşünürse problemi çözmenin bir parçası olup destek vereceklerdir. Hep beraber neler yapabiliriz diye düşünmeli, yapacakları işlerde onlara destek olacağınızı göstermelisiniz. Örneğin dikkatlerini dağıtan belirli unsurlardan onları kurtarabilir, iş önceliklerini değiştirebilir, belirli konularda esneklikler sağlayabilirsiniz.

Yapılana odaklanın ve kontrol edin – Yapılacak işleri daha küçük parçalara ayırmak, kısa süreler içerisinde başarı hissi yaratabilir. Ekibin kendi çalışma sürelerini ayarlamalarına izin verilebilir. Sadece yapılacak olana odaklanarak kontrol etmek, yapılmayanları gündem etmemek stresi azaltacaktır.

Ekip için neyin önemli olup olmadığını onlara sorarak öğrenebilirsiniz. İçinde bulunulan sıkıntılı durumda hep beraber ya da birbirinize nasıl davranılması gerektiğini belirleyebilirsiniz. Birbirine anlayış gösteren ve saygıyla yaklaşan bir ekip başarılı olmak için elinden geleni yapıyor demektir. Ortak bir amaç için ekibin birleşmesi ve davranması çok önemlidir.

Rol model olun – Uyku, spor ve iyi beslenme stres ile mücadele için önemlidir. Ekibiniz için örnek olmalı, kendilerine bakmaları için cesaretlendirmelisiniz. Geceleri e-posta atmayın ya da çalışanınızın telefonunu yatak odasına götürmemesini isteyin. Molalarınızda dedikodu yapmak yerine yürüyüşe çıkın. Bunları emir şeklinde değil tavsiye şeklinde yapın.  

Unutmayın;

  • Belirsizlik durumunda stres normalidir.
  • Ekibinizin kendi işleri üzerindeki kontrolünü artırın.
  • Ekibinize kendilerine bakmaları (uyku, spor vb.) konusunda cesaretlendirin
  • Kendi kaygı ve çekincelerinizi görmezden gelmeyin
  • Ekibinizin duygularını görmezden gelmeyin.
  • Belirsizliğin işlerin başarılamaması için bir mazeret olabileceğini bilin.

>—————————————————————————————-<

Hayatımız Proje – Proje Yöneticisinin El Kitabı

Gökrem Tekir – Savaş Şakar
 65 TL (Yurtiçi gönderimlerde kargo dahil)

KREDİ KARTI İLE ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Uyarı: Yayınevlerinde ya da Kitapevlerinde yoktur.

Paylaşın:

Gözünüzün yemediği problemlerle baş etmek

Bazı problemlerle nasıl baş edeceğinizi bilemiyorsanız korkmanız kaçınılmazdır. Bu sebeple bu tip problemlerle sizi yüz yüze getirecek şeylerden kaçarsınız. O halde gerçekten korkutucu problemlerle nasıl uğraşılmalı?

Birilerine bir şey söylemeye hiç çekindiğiniz olur mu? Problemlere karşı tahammülsüz ve ters yaklaştıkları için sizin sessiz kalmanıza ve hatta yalan söylemenize sebep olanlar var mı çevrenizde? Hatta bir şeyler sorduğunuzda sizi bilgisiz ve yetersiz olarak değerlendirecekleri korkusuyla bir şeyler sormaya çekindiğiniz kimseler var mı?

Bu tip insanların yarattığı sonuçlar bellidir: sessizlik yada kişinin kendi kafasına göre davranması. Çünkü bazen işi yapmanın stresi onunla ilgili şeyleri dile getirme stresinden daha azdır. Sonuçlarına katlanmak bile daha az üzücü olabilir.

Zor bir problemle karşılaştığınızda bunun nedenlerini sorgulamak ve problemi ilgili kişiye iletebilmeniz problemin çözümü için en gerekli şeydir. Bunun içinde tüm olumsuzluklara rağmen beyninizi kullanarak bir çözüm bulabilmeniz gerekir.

Öncelikle size karşı olan olumsuz tavırların “beyninizi kapattığını” ve sizi strese soktuklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu yüzden öncelikle bu duruma gelip gelmediğiniz konusundaki belirli sinyalleri anlayabiliyor olmanız gerekir ;

  • Birdenbire terliyor yada üşüyorsanız
  • Elinizin içi birden çok sıcaklaşıyor yada soğuyorsa
  • Kaslarınızda gerginlik hissediyorsanız
  • Kalp atışlarınızı hızlanıyorsa
  • Çok sık acıkıyor yada mideniz bulanıyorsa
  • Erken kalkıp, geceleri uykusuzlık çekiyor, gün içinde kestirme ihtiyacı duyuyorsanız
  • Yeterki beni dinleyen olsun diye herkesle konuşmaya çalışıyorsanız
  • Yalnız kalmaya ihtiyaç duyuyorsanız sıkıntılar başlamış demektir.

Öncelikle yapmanız gerekenler;

  • Kendinize güvenli ve rahat bir yer bulun
  • Derin nefes alıp verin
  • İstediğiniz zaman durabileceğinizi kendinize söyleyin
  • Zor olacak olası konuşmayı hayal edin ve neyi nasıl söyleyebileceğinizi düşünün
  • Her defasında sizin karşınızdakinin tavrına göre vereceğiniz cevapların geliştiğini göreceksiniz. Bu yüzden gerekiyorsa bu konuşmayı öncebir iş arkadaşınızla yapın.

Konuşmayarak ya da sormayarak bir yere varamayacaksınız. Sadece nasıl konusunda kendinizi geliştirmeniz gerekir ya da oradan uzaklaşmanız.

Karşınızdakini tavrı sizi gerçekten olumsuz etkiliyorsa vesiz elinizden gelen her şeyi yaparak iletişim kanalını sağlıklı bir hale getiremiyorsanız “neden hala orada olduğunuzu” düşünmeye başlamalısınız. Eğer mazoşist değilseniz ve azda olsa özgüveniniz varsa kendinize daha doğru bir yol çizmek için bir an önce kolları sıvamanız gerekir.

Paylaşın:

Kaygılarımızı yönetmek elimizde

concernBir zamanlar geçmiş ve gelecek ile ilgili ciddi kaygılarım vardı. Bir şeyler kötü gittiğinde kaygılanırdım, bir şeylerin kötü gideceğini düşündüğümde de. Ama zaman içerisinde hem yakınlarımı kaybettiğimde hem de sağlığımla ilgili problemler yaşadığımda farkettimki kaygılanmanın hiç bir faydası olmuyor.

Sizek üçük bir test önereceğim: Şimdi kaygı duyduğunuz şeyleri bir kağıda yazın. Bir ay sonra bu kağıdı okuyun. Eminim çok güleceksiniz.

Kaygılanarak yaptığımız tek şey: ortada hiç bir sebep yok iken fiziksel ve ruhsal yaşantımızı sıkıntıya sokmaktır.

Şu iki konuda anlaşalım;

1- Geçmiş geçmişte kalmıştır ve değiştirilemez.

2- Geleceği bilemezsiniz.

Şu anı yaşamak dururken olup olmadık şeyleri kafaya taktığınızda bu negatif enerjinin sizi ne kadar yıprattığını biliyor musunuz? Eğer problemlere doğru noktadan doğru şekilde yaklaşırsanız anlamlı adımlar atabileceğinizi biliyor musunuz? Ya da farkında mısınız? Aslında geleceği göremesenizde kendiniz inşa edersiniz. Ve eğer siz elinizden geleni yaparsanız hayatta sizi gerektiği gibi ödüllendirecektir. Kaygı hiç bir zaman ödüllendirilmez.

Lisedeyken üniversiteyi kazanacak mıyım diye, üniversitedeyken iş bulacak mıyım diye, bekarken evlenebilecek miyim diye ve daha saymayacağım onlarca şey için kaygılandım durdum. Hala eğer evden vaktinde çıkmazsam trafiğe takılırım gibisinden kaygıları yaşamıyor değilim. Eski kaygılarım belirsizliğin getirdikleriydi şimdi ise tecrübenin getirdiği kaygılar var. Artık zamanın kıymetini iyi bildiğim için bana zaman kaybettirecek her konuda kaygı duyuyorum ama korktuğumun başıma gelmemesi içinde elimden geleni yapıyorum. (Her ne kadar bazen eşimi kızdırsamda:)

Kaygılarım eskisine göre kılıf ve nitelik değiştirdi ve hatta arttı ama onlarla başetme kabiliyetim gelişti. Artık mutlaka bardağın dolu tarafı ile başlıyorum. “Her zaman iyi ol” prensibi ile pozitif yapabileceklerimi birinci öncelikli olarak değerlendiriyorum. Eğer bu şekilde problemin üstesinden gelebilirsem kendimi “çok” başarılı hissediyorum.

Kaygıları yok saymak problemleri ortadan kaldırmadığı için “görmezden gelmek” ya da “geçiştirmek” işe yaramıyor. Eğer problemin kafanızda patinaj yapan tarafını bir kenara bırakıp başka tarafından yakalarsanız mutlaka bir çözüme ulaşıyorsunuz.

Çözdüğünüz problemleri nasıl çözdüğünüzü ve nasıl bir düşünce ile yaklaştığınızı daha sonrasında analiz edin ve hatta yazın. Nasıl doğru kararları erip, doğru şekilde işi çözümlediğinizi iyice irdeleyin.

Yaşadığımız hayatta izlediğimiz yolları belediyeler yapmıyor ki çukur ve engebelere kızalım. Eğer kızmaya devam ederseniz hiç bitmeyecek unutmayın. Önemli olan hangi kasiste ne kadar yavaşlayıp nasıl geçeceğiniz, hangi çukuru erkenden farkedip önlemi alacağınızıdır. Eğer böyle yaparsanız hayatı kendiniz ve çevrenizdekiler için kolaylaştırmış olursunuz.

Kaygılanmayı bırakırsanız daha uzun ve mutlu yaşayacaksınız. Hatta daha verimli olacaksınız çünkü problemleri ayağınıza bağ etmeyecek, çabucak çözebileceksiniz. Etrafınıza yayacağınız pozitif enerji ile çevrenizdede olumlu etkiler yaratabileceksiniz.

Paylaşın: