Marka Konferansı – Notlar – 1. Gün

Her yıl olduğu gibi bu yılda Marka konferansına ilişkin detaylı ve özenli notlarını benle paylaşan Belgin Usanmaz’a teşekkürlerimi iletiyorum.

Geleceğin marka dünyasına ışık tutmayı hedefleyen  Marka Konferansı, ezber bozmaya devam eden konuklarıyla ve konularıyla bu yıl 10.yılını kutlarken, bu yıl ki  Marka 2009 Ödülü “İSTANBUL” markasının oldu.

Markaya dair herseyin konuşulduğu konferansda  Cenk SERDAR, Berna ELBİLEK, İclal AYDIN, Ali TARHAN, Setap ERENER ‘a ödül verildi.

Konferansa katkılarıyla ünlü konuşmacılardan Cenk SERDAR; Markalar “Şehvet-Aşk yaratmak durumundadır ki etkileyici/kalıcı  olsun derken herkesin İstanbul’a olan büyük aşkın yarattığı etkiyi, İclal AYDIN, mükemmel ses tonu ve anlamlı şiiri ile İstanbul’u anlatmaya çalıştı, trafiği, vazgeçilmezliği ve İstanbul’a bize kazandırdıklarından dolayı ne çok şey borçlu olduğumuzu bir kez daha hatırlatarak….

Marka Konferans katılımcıları;  Sertap ERENER’in büyülü sesinden Marsiyla Festivalinde En iyi “Fotograf ve Müzik Uyumu “ ödülü kazanan Alptekin BALOĞLU dia gösterisinde İstanbul şarkısını dinleme fırsatı yakalarken,  Ali TARHAN ise Mavijeans renklamında BURASI İSTANBUL teması altında yatan mesajı markayla nasıl bütünleştirildiğinden bahsetti.

Berna ELBİLEK ise bir Türk markası olan VİTRA’nın yurtdışındaki markalararası yolculuğunu güzel bir sunum eşliğinde dinleyecilerle paylaştı.

Marka 2009

Konferans Notları

I.GÜN                  : 17. 12.2009

Konuşmacı         : Stefan SAGMEISTER

Grafik Tasarımın Rock Starı

Görüşleri             :TASARIM ve MUTLULUK

Tasarladığı sıradışı albüm kapakları, posterler ve kitaplarıyla grafik tasarım dünyasının en büyük hayran kitlesine sahip yaratıcılarından biri olan Sagmeister, “Tasarım ve Mutluluk” konulu  konuşmasına , “ Yaptığın hersey yada yaşamda gittiğin yolda Niye, Neyi? Yaptığını açıklıyorsa/açıklayabiliyorsan sonucunda  mutlu olunabileceğini belirterek sözlerine başladı. Haz/mutluluğun kısa vadeli, memnuniyet ve tatminin uzun vadeli duygular olduğunu belirtti.

Avusturya doğumlu ünlü tasarımcı eğitim yaşamını Amerikada sürdürdüğünü   ve çalışma hayatını ise Uzak Doğu’da başladığını belirterek , hayatın rutini içinde bazı anları kaçırdığını fark ettiğini noktada herseyi bırakıp, 1 yıllığına Endenozya’da günlük hayatın temposunu unutmuş bir şekilde nasıl bir yaşam sürdürdüğünü fotograflarla katılımcılara aktarmaya çalıştı. Bu deneyimlerini 2008 yılında “Bu güne kadar Hayattan Öğrendiklerim “ başlığını taşıyan kitabında yer verdiğini söyleyen tasarımcı ,Yaşam rutini dışına çıkmakla , meditasyonla, doğa ile yaşamakla tasarım ruhunu bütünleştirdiği bir çok alanda farklı çalışmalarda bulunarak,  ilham kaynaklarını besleyecek konularda arayışlarını sürdürmenin, işine kattığı mutluluğun anlam ve önemi dahilindeki almış olduğu geri bildirimleri  dinleyicilerle paylaştı.

Ünlü tasarım çalışmalarını Zürih, Viyana, Mew York,Berlin, Tokyo , Osaka ve Miami gibi dünyanın çeşitli şehirlerinde düzenlenmekte olan bağımsız sergilerle geniş kitlelere nasıl  ilham verdiğini  gözler önüne sermeyi başaran ünlü tasarımcı, çalışmalarında en ince ayrıntılara gösterdiği özenle izleyicilere her bakışta yeni bir yönünü keşfettirdi.

Tasarımın sayısız markaya dokunarak ve onların öykülerine nasıl bir anlam kattığını vurgulayan Grammy Ödüllü(2005) tasarımcı, ilham kaynağı olacak herseyi bir koltuk, bir lamba,bir mobilyada nasıl can bulduğunu ve  insanların bu tasarımlarla nasıl kendi duygu düşüncelerini bağdaştırdığını ve yapılan işin memnuniyet ölçüsünün hem kendisine hem markalara neler kattığını fotoğraflarla katılımcılara sunmaya çalıştı. Stefan, işine ne kadar büyük ciddiyetle bağlı olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.

Konuşmacı                   : Chritian LOUBOUTIN

Kırmızı Tabanlı Ayakkabıların Büyücüsü

Görüşleri             : MARKANIN ADI LOUBOUTIN

Moda dünyasını kırmızı tabanlı, sivri topuklu ayakkabılarıyla fetheden ünlü modacı, 1982 yılında dönemin ünlü ayakkabı tasarımcısı ve Christian Dior ayakkabı kolleksiyonunun yaratıcısı Charles Jourdan’ın yanında işe başlarken  bugün 46 ülkede çok büyük bir uluslararası marka konumuna geleceği hakkında hiçbir fikri olmadığını söyleyerek konuşmasına başladı.  Louboutin, O zamanlarda hayalgücünü kullanarak kendince bir tasarım oluşturmaya başladığını bunun oldukca zaman aldığını belirterek, “Bir takım şeyleri yapıp, beklemek ve sonuçlarına göre onu takip etmenin “bugünlere gelişindeki 17 yıllık deneyimini dinleyicilere aktarmaya  çalıştı. Bir markanın ortaya çıkması” zaman alıyor, birikim gerekiyor ve değişim her daim devam ediyor “diyen ünlü modacı;

–          Her zaman kaliteye odaklanılmalı

–          Yaratıcılığa önem verilmeli

–          Deneyim önemli

Bunlar olduktan sonra geri kalan her alanda başarı sağlanabilecek olduğunu vurguladı.  “Tasarım mı şirketi sürüklüyor, Şirket mi tasarımı sürüklüyor? “ sorusu ile karşılaştığında kesinlikle Tasarım diyen konuşmacı, marka olmak için ürünü satın alanların ürüne dair bir hikayesi olması gerektiğini düşündüğünü belirtti ve yaşadığı örnek hikayeleri dinleyicilerle paylaştı. “Marka sadece üst segmente hitap etmemeli, ayakkabılarını sadece ünlülerin değil herkesin giymesini istediğini belirten ünlü modacı, eğer ürünün tüketicisi, üreticisine olağan davranışları ile ilham veriyorsa marka oluşmuş demektir” diyerek , “İstanbul’un nasıl bir ayakkabıya ihtiyacı var?” sorusuna ise ünlü ayakkabı modacısı, “Siyah. Güneşin yüzünü çok fazla gösterdiği bu şehre siyah ve kadife bir ayakkabı yakışır” diye cevap verdi.

Yurtdışında bir çok ülkede kapak olmuş ürün ve tasarımları katılımcılarla paylaşan ünlü modacı; “Ayakkabı bazen elbise gibidir, bazen ise soyunmak gibidir” diyerek tasarımın ürüne dönüştüğü noktada insanlar tarafından  tercih edilmesinin arkasında yatan özelliklerin neler olduğunu müşterilere çok iyi anlatılması gerektiğini vurgulayarak sunumunu noktaladı.

Konuşmacı                   :Dean ARAGON(Elidor Dünya Başkan Yardımcısı)

Guy MURPHY(Elidor Global St.Planlama Direktörü)

Görüşleri             :CO-CREATION :Marka Deneyiminde Yeni Bir Dönem

Unılever’in 60’dan fazla ülkede satışa sunulan , en büyük saç bakım markası Elidor’un dünyada 55, türkiye’de 36 yıldır kadınların farklı saç sorunlarına ve ihtiyaçlarına çözümler üreten markaya yön veren konuşmacıları, Co –Creations ile yepyeni bir soluk getiren marka yapılanma stratejilerinin neler olduğunu anlatarak sözlerine başladılar.

1- A PRESENTATİON ABOUT

Marka gereğinden fazla ego sahibi olmamalı, Markalar alçakgönüllü , mütevazi olmalıdır.

2- BRAND CONFİDENCE

Markaya güven herseyin önündedir.

3-1+1=3

Marka dışından farklı şeyler eklemek, ünlü /uzman birini markaya dahil etmek

4-PRODUCT is KİNG

Hizmettin yanında üretim yeri/koşulları önemli,teknoloji nasıl kullanıldı. Ürün zafiyeti pazarlama ve reklam ile giderilmez.

5-CO-CREATION WİTH EXPERTS

Uzmanlar ve deneyim sahibi kişiler tarafından üretim ve kullanım tercih ve  teknikleri tüketiciye anlatılmalı

6- 4 PRINCIPLES OF Co CREATIONS

Ürünün yeri rahattayken yeni bir marka çıkarıp markayı canlandırmak.

Konuşmacılar, dünya genelinde yapılan araştırmalarda kadınların saç konusunda kendi tercihleri ya da arkadaş önerilerinden çok o konunun uzmanı olarak gördükleri kişilerin öneri ve tavsiyelerine itibar ettiklerini söylediler. Konuşmacılar, Yeni marka deneyiminde bu konuya önem vererek dünyaca ünlü 7 saç uzmanı ile biraraya geldiklerini ve bu hareketle Co-Creations sersini yarattıklarını ve yeni bir deneyim yaratmak için markayı yeni bir yolculuğa çıkarttıklarını anlattılar.

LOVE                             RESPECT

Brand                                      Product

TECHNOLOGY                TEAM

Consumers                    Formats

Dean ARAGON , Yapılan bir diğer araştırma sonucunda;”Bir kadının saçları o gün formundaysa karşısında durabilecek bir engel olmadığı, ancak cansız ve sönük ise o gün tatsız ve keyifsiz bire gün geçirdikleri “sonucu çıktığını ve Elidor’un  yeni marka deneyimini yaşatırken bunu gözönüne alarak uzmanlarca markayı taçlandıracak her türlü üretim, tanıtım ve tasarım desteği verilmesinden kaçınılmadığını  sözlerine ekleyerek kendilerine ayrılan süreyi tamamladılar.

Konuşmacı                   : Dilek BAŞARIR

Pazarlama Direktörü

Görüşleri             :Marka Bu Kapağın Altındadır.

BAŞARIR, Marka Bu Kapağın Altındadır temalı konuşmasına ; Üreticisinden, tüketicisine, çalışanından iş ortaklarına kadar 40 yıllık deneyim sahibi bir markanın  bu kültürü  nasıl oluşturduğunu maddeler halinde, tarihten sahnelerle anlatmaya başladı.

Efes’in kuruluş aşamasında bazı Mitleri olduğundan bahseden konuşmacı,

–          Pazar ilk giren marka

–          Mevzuata müdehale etmiş

–          Baskı kurulmasına rağmen reklam

–          Tombul şise/görsel tasarım farklılığı

–          Dağıtım şirketi olarak varlığı

Bu mitlere karşı yılmayan Efes’in  5 ana konuya odaklandıklarını belirtti.

1-Tüketici odaklı olmak(marka adı yarışması düzenledi)

2-Ortaklık kültürü(hayatın içinde yer aldı)

3-Cesaret

4-Yenilikçilik

5-Sosyal marka olmak

Konuşmacının asıl amacı; Efes’in, kültür, sanat ve sosyal sorumluluk projeleriyle geçen 40 yıllık marka deneyimini nasıl başlayıp bugünlere geldiğini , markanın önüne çıkan engelleri ve ufkunu açan kararların Türkiye sınırlarını aşarak bir dünya markası olma yolunda büyümesinde  40 yılı dolduran geniş bakış acısını katılımcılara anlatmaktı. Bunu örneklerle sunan konuşmacı, “Markalar hangi tip insanları içine almak istiyorlarsa o kitlelere yönelik her türlü bağlantı noktalarını tutması gerektiğini” özellikle vurgulamaya çalıştı. Bu açıdan bakıldığında  Efes Pilsen spor markası, Efes tutkunları Birahaneler, Efes Jazz Konserleri ile  yenilikçi ve hayatın içinde olan bir marka mesajlı vererek, olumlu geri dönüş alındığını, bu faaliyetlerin Efes’in  bugünlere gelişinde tercih edilebilir olduğu noktaları çok iyi beslediklerini belirtti.

Markaya oluşan güven, inanç,farklılaşma ile Efes’i tercih edenlerde mutluluk, rahatlık verdiği noktada başarı kaçınılmaz oldu diyen konuşmacı, katılımcıları 40 yıl öncesi ilk Efes reklamından bugüne essiz bir marka yolculuğu yapmasına fırsat tanıdı.

GÜVEN                                                       KATILIM

Başarı                    İyilik

Rahatlık                 Mutluluk

ALIŞKANLIK                                                TEMSİL

Konuşmacı           : Mehmet NANE

Teknosa Genel Müdür

Görüşleri             :Herkesin Markası Olmak

Eskiden “marka olabilmek” önemliyken şimdilerde “marka kalabilmek” önemli diyerek sözlerine başlayan NANE, 2000 yılında kurulan Teknosa’nın  marka kalabilmek için hangi aşamalardan geçtiğini inter aktif bir sunumla katılımcılarla paylaşmaya çalıştı.

Teknosa’nın kuruluş amacını,  “Elektronik ürünlerin tek bir noktada sergilenmesi, tüketiciler tarafından ürünlerin deneyimlenmesi ve müşteriye markalar bazında seçim hakkı tanıyacak merkezler oluşturmaktı “ diyen konuşmacı, tüketiciler tarafından bu merkezlerin çok beğenildiğini vurguladı. “Her zaman marka olmak ve herkesin markası olmak” bir diğer amaçları olan  Teknosa’nın , piyasadaki bu tercih edilir özelliğinin  diğer uluslararası  markalara kapılarını açtığını belirten NANE,   Tüketicinin olduğu her yerde olmak istediklerini sözlerine ekledi.” Gitmediğin köy senin değildir” diyerek tüm markalara seslenen konuşmacı, şu anda 69 il ve 29 ilçede, 2010 yılında ise daha bir çok noktada Teknosa açılacağı müjdesini dinleyicilerle paylaştı.

Sunumunda yapılan araştırmalarada yer veren konuşmacı, Türkiye’de satılan 4 notebook’dan birinin ,2 PDA’dan birinin, 10 dect tel.4 tanesinin Teknosadan aldığının sonuçlara yansıdığını belirterek bundan guru duyduklarını ve daha gidilecek çok yer olduğunu belirtti. Ayrıca müşteri merkezli bir çok araştırmada ise fiyat /ürün çeşidi araştırması için mağazaların tercih edildiği sonuçlarını gördüklerinden bahseden konuşmacı, bilime ve akla önem veren her markanın kazanacağını düşündüklerini söyledi.

Markaların hata yapmaktan korkmamaları gerektiğinin altını çizen NANE, “hata yapan insanlar/markalar çalışan insanlardır/markalardır “ ve hatalardan ders çıkararak bir markanın bugün diğer markalardan daha önde olacağını düşündüğünü sözlerine ekledi.

NANE, Markaların GÜVENİLİR, SÖZÜNE SADIK, DEĞER VERDİĞİNİ HİSSETTİREN, YALIN, DENEMEKTEN KORKMAYAN, BİLİMSEL,DUYARLI ve SAMİMİ özellikleriyle  ancak “Herkesin markası” olabileceğini ve marka olarak kalabileceğine ekip olarak inanmanın öneminden bahsetti. Tüm çalışmalarına  bu mesajı verdiklerini   ve gelişime büyük yarırım yaptıklarını belirterek, iş ortakları ile ilişkilerde yalın davrandıklarını ayrıca topluma ve çevreye duyarlı iş yapış biçimleri belirlediklerini de sözlerine ekledi.

NANE, ekip çalışmasına verdikleri önemi farklı  görevlerde  çalışan  Teknosa  çalışanlarını sahneye davet ederek onları tek tek kutlayarak bir kez daha göstermiş oldu ve  sunumunu herkesin markası olmak büyük bir alkış ister diyerek , aldığı büyük alkışlarla sözlerini noktaladı.

Konuşmacı                   : Martin ROLL

Büyük Marka Stratejisti

Görüşleri             :ASYA MARKA STRATEJİSİ:Yeni Bir Paradigma

Sigapur’da yaşayan , Asya pazarlarındaki uzmanlığı ve bu pazarlara yönelik stratejik çalışmalarıyla iş dünyasının en çok dikkat çeken marka stratejisti, küresel deneyimi ile lider markaların yaratım sürecinde ve yeni markaların pazarda zirveye giden yolculuklarından örnekler vererek sözlerine başladı.

Konuşmacı sunumuyla, LENOVO-IBM-Huawel-Jım Thompson  gibi markaların global marka olmak için farklı şeyler yaptıklarını gözler önüne serdi. “Tüketicilerin kendine benzer düşündüğü şeyleri tercih ettiklerini “ özellikle vurgulayan ünlü stratejist, markaların rekabet avantajı yakalaması için bu özellikleri” keşfetmesi ve farklı yaşam tarzlarına hitap etmesi gerektiğini vurguladı.

ROLL, Asya pazarıyla ilgili uzmanlığı ve sürdürebilir rekabet avantajı konusunda masaya getirdikleri pek çok tanınmış şirketin yönetim kurulu tarafından takip edilirken ,kendisine markalaşma ve pazarda ileri gitmek için; 2 temel soru sorulduğunu belirtti.

1-Şirketin çıkarı nedir?

2-Bunu nasıl ölçeriz?

Bu temel sorulara verilen net evaplar dahilinde ROLL, global şirketlerin sürdürebilir büyümenin sırrının  uzun vadede keşfedilebilir olduğunu sözlerine ekledi.

Asya pazarında markaların taktiksel bir yol izlediğini sözlerine ekleyen konuşmacı, iş dünyasını cesur düşünceye sevk eden ve ikonik markaların yaratılmasını sağlamak gerektiğini vurgulayarak , bu yöndeki şirketlerle ilgili çalışmalarını 2006 yılında çıkardığı Asya Marka Stratejisi kitabında toplandığından bahsederek, çeşitli Asya markalarından örneklerle sunumunu noktaladı.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Beğendiniz mi? Patreonda yer alan kanalımızdan aylık abonelik ile bizi destekleyin!
Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 × five =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.