Sen de pazarlamacısın!

Her ne kadar pazarlama konusunda akademik bir eğitim almadıysam da 20 yıllık iş hayatım bu konunun en iyileri ile birlikte geçti.

Bu sayede pazarlama konusunda “işi bilenlerin” çırağı olabildim. Ve öğrendiğim en önemli 2 şeyden birisi: her ne ile uğraşıyorsanız uğraşın aslında pazarlamacısınızdır .” Eğer bu pazarlamacı tarafınızı keşfettiyseniz önce kendinizle barışmanız ve kendinizi keşfetmeniz gerekiyor. (Diğer öğrendiğim önemli şey doğru zamanda doğru yerde olmak prensibi idi o konuda ayrı bir yazı yazacağım. )

Pazarlamacı olduğunuzu nasıl farkedersiniz?

Eğer bir şey gördüğünüzde onun kaç para olduğunu nerede satıldığını veya nasıl alabileceğinizi düşünüyorsanız siz “alıcı” grubundasınız demektir. Ama her gördüğünüz şey ile yaptığınız işi bir arada düşünüyorsanız örneğin kredi kartı pazarlama işi yapıyorsunuz ve bir parfüm gördünüz eğer içinizden kokulu kredi kartları yapılsaydı kesin tutardı diyorsanız siz “pazarlamacı”sınız demektir.

Birde özellikle şirketlerde “ben mühendisim” yada “ben muhasebeciyim” pazarlamacı değilim diyenlere rastlarsınız. Pazarlamacılık illaki müşterileri gezip eldeki katalogdan ürünleri tanıtmak mıdır hayır. Bir şirketin en büyük pazarlamacısı öncelikle genel müdür, başkanıdır. Daha sonra HERKES pazarlamacısı haline gelir. Herkesin pazarladığı şirket herkesle beraber yükselir.

Pazxarlamadaki en önemli faktörlerden biriside yaratıcılık. Yaratıcılık konusunda benim çok sevdiğim şu oyunu proje yönetimi eğitimi verdiğim zamanlarda katılımcılara oynatırdım:

Önce bir hedef belirlenir (yukarıdaki örneğe döneceğim) diyelimki hedefimiz kredi kartı pazarlamak olsun. Aklınıza gelen kelimeleri yada elinize aldığınız bir kitabı rasgele açıp bir kelime seçersiniz. Örneğin aklınıza “beş” kelimesi geldi “eğer bir kredi kartı sahibi 5 kişiye bizim kredi kartımızı önerirse ona şu ödülü verelim” yada “bu hafta benzin alışverişlerinde puanları 5 ile çarpalım” “ 5 kişiye X 55 kişiye Y 555 kişiye Z verelim” gibi fikirler bulabilirsiniz.

Gerçek anlamda “pazarlama”nın yani müşteriye ulaşmanın yolu yaratıcılıktan ve müşteriyi anlamaktan geçer. Sn. Serdar Erener bir sunumunda hiç unutmuyorum 2 slatyt göstermişti: “Göz ve Kulak”. Eğer bu ikisine hitap edecek yaratıcılığı yakalarsanız her şeyi yapabilirsiniz.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Beğendiniz mi? Patreonda yer alan kanalımızdan aylık abonelik ile bizi destekleyin!
Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

seventeen − 10 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.