Televizyon çocuklarımızı nasıl etkiliyor? – 1

Çocuklara TV seyrettirme yada seyrettirmeme ile ilgili birçok şehir efsanesi var. “Seyrettirmeyelim zararlı” diyenler çoğunlukta fakat bu kişilere “Neden?” diye sorduğunuzda şiddet, seks gibi unsurlardan çocuğun etkileceği gibi basit bir yanıt alıyorsunuz. Ben konunun biraz üzerine gidince enteresan şeylerle karşılaştım.

Çocukların çoğu okula başlamadan önce televizyon ile tanışıp ona bağlanıyorlar. Hatta bazı çocuk kreşleri gün içinde çocuklara TV seyrettiyor.

Özellikle 2 yaşına gelene kadar ki dönem çocuğun beyin gelişimi için en kritik dönem. Bu yüzden asla TV’yi ebeveyn-çocuk etkileşimi arasına sokmamak gerekiyor. Çocuğun kavrama, fiziksel, sosyal ve duygusal açıdan gelişimi bu dönemde anne babası ile gireceği araştırma, öğrenme, karşılıklı iletişim ile mümkün.

Aslında iyi uygulamalarda yok değil. Amerika’da okul öncesi çocuklara TV’den alfabe, temel hesaplama ve doğal hayat, belgeseller aracılığı ile öğretiliyor. Fakat zararları daha fazla;

Günde 4 saatten fazla TV seyreden çocuklar aşırı kilolu oluyor.

Şiddet içerikli yayın seyreden çocuklar dünyanın korkutucu bir yer olduğunu ve başlarına mutlaka kötü bir şey geleceğine inanıyorlar.

TV’de seyredilenler sonucunda çocuğun kadın-erkek tanımı ve ırksal farklılıklar konusunda farkındalığı güçleniyor. Yani kadın ve erkek ile ilgili tanımlamalarını TV’den esinlenerek yaparken(eşini döven bir erkek onun kafasında erkeğin eşini dövmesi motifini oluşturabiliyor), ırk ayrımını (siyah-beyaz vb.) TV’den öğreniyor.

TV izleme mutlaka kontrol altında tutulmalı, TV yerine arkadaşlarla oynama, spor yapma yada okuma özendirilmelidir.

Şiddet

Amerika’da yapılan bir araştırmada 18 yaşına gelen bir gncin hayatı boyunca TV’den yaklaşık 200.000 şiddet olayına şahit olduğu saptanmış. İşin kötü tarafı çoğunlukla şiddetin keyif ve eğelence ile bağlantılı olarak sunulması yada bir çok yerde haklı gösterilmeye çalışılması. Sonuç olarak şiddete dayalı gösterimler “iyi adam” olmayı çocuklar için erdem haline getiriyorlar fakat birsıkıntı var. Anne-babalar”aman vurma” “kavga etme” derken TV, eğer iyi adamsan “vur, kır, dök” demeye başlıyor.

Çocuklar 2 ila 7 yaşları arasında gerçeklik ile fantaziyi tam olarak birbirinden ayıramadıkları için korkunç görünümlü şeylerden etkileniyorlar. Örneğin Afrika maskları yada canavar heykelleri gibi.

8-12 yaşa gelen çocukların seyrettikleri filmler, haberler ve reality şovlardan etkilenerek şiddet, doğal afet ve çocuklara verilen zararlardan korktukları saptanmış. Bu noktada çocuklara dürüst ve güvence veren konuşmalar yapılarak korkuları giderilmeli. Yada çocukların bu tipteki programları izlemelerini sınırlayabilirsiniz.

Riskli Davranışlar

TV’de hoş, neşeli ve heyecanlı gibi gözüken ancak alt tarafında seks, şiddet vb. öğeleri dile getiren ve riskli davranışları ön plana çıkaran bir çok program yer alıyor. Hatta birçok programda bu riskli davranışlar aleni gösterliebiliyor. (Alkol almak, sigara içmek vb.)

Yapılan çalışmalar seksüel içerikli programları izleyen çocukların izlemeyenlere göre daha önce seks hayatını aktive ettiği saptanmış.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Beğendiniz mi? Patreonda yer alan kanalımızdan aylık abonelik ile bizi destekleyin!
Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

19 − 6 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.