Yüzleşme

Yazar: Adnan Erdoğmuş

Kişi, hayatın durağanlığından uzaklaşmak isteyip hayal kurmaya başladığı anda, yüzünü gerçek hayata geri çevirir. Gözlerini kapatır, sükûnet arar, düşünceye dalar. Bir arayış içinde, kendi düş alemine girer.

O an; gerçek hayattaki hissiyatları, bundan üzüntü duyar, telaşlanırlarmış. Bu gerginlik içinde yüz hatları birbirine girer, bir yüzleşme başlar; ağız, burun kıpırdar, kulaklar kabarır, gözler süzülürmüş. Hesaplar görülürmüş:

– “Ne geliyorsa başımıza, boşboğazlığın yüzünden geliyor. Senin ses tellerin varsa, bizim içerimiz zar dolu. İstesek bu hayat oyununda, zarları hep düşeş atar, vurdum duymaz olur, ne nağmeler okuruz. Sükût altındır diyoruz, susuyoruz” demiş iki kulak birden tek bir ses olup, ağıza: “Sen kıssayı hisse yapıyor, ağzına geleni söylüyorsun, biz dinlerken yoruluyoruz.”

– “Ağzınıza sağlık!” demiş burun, ağzı kulaklarında: “Kıssayı hisse yapmakla yetinse iyi, kokladığım her naneyi ağzına alıp, çiğniyor. Kaç sefer söyledim, arzuhale yazdırdım. Az konuşmalı kendin bilen, az yemeli. Üzümü sirke, domatesi salça yapıyor, yine doymak bilmiyor.

– “Siz duyuyor kokluyor, siz bakıyor görüyorsunuz, yahu siz elalemi kör, beni sağır mı sanıyorsunuz? Benim de bir nefsim var, dayanamıyorum” diye cevap vermiş ağız.

Burun delikleri genişleye, gözler kısıla, kulaklar havaya dikiledursun, söylenmeye devam etmiş:

– “Acı biberin kokusunu alamıyor, sıcak çorbayı soğuğundan ayıramıyorsunuz, sonra benim canım yanıyor. Can boğazdan gelir, boğaz benden açılır, ağzımı her açtığımda sesiniz çıkmıyor, bir güzel afiyetleniyorsunuz! Azık, karın doyurmuyor, aç gözlü olan sizlersiniz, ben sizin zaaflarınıza yenik düşüyorum. Ben zaafa düşmesem, siz zafiyet çekiyorsunuz. Daha iki göz, bir burun bir hizada duramıyorsunuz, beni çekemiyorsunuz!”

– “Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu senin” diye tepki vermiş burun, ta derinden soluyarak: “Hangi gülü koklasam, kalkıp şerbetini istiyorsun, diline lal gele, ettiğin bulasın, sen önce kendi nefsine hakim olsana!”

– “Sizin nefsiniz çok mu bütün” diye çıkışmış ağız: “Her şeyi kokluyor, her sese kulak veriyorsunuz. Sıra bana gelince, hevesiniz yolda kala, sanki benim ağzım yok dilim var, hepiniz bana yükleniyorsunuz. Bazen kendime hakim oluyor, yemeden içmeden kesiliyorum. Sineme çekiliyor, dut yemiş bülbüle dönüyorum. Ben kepenklerimi indirince, kişi kendini dinliyor, siz yine beni suçluyorsunuz. Yetti be kaderin cevri, hep bana mı geçer hükmü, sebil iken çöle döndüm, gayri çekemem bu nazı! Kem gözlere şiş, kötü sözlere siz sağır olsanıza, el aleme laf yetiştirmekten benim boğazım kuruyor. “Göz ve gönlün her ikisinin elinden feryad ki, gözün gördüğü her şeyi gönül yadediyor, ucu çelikten olan bir hançer yapar, gönlü kurtarmak için göze vururum” demiş Baba Tahir, siz hepiniz birlik olmuş, bir bana vurup duruyorsunuz!

– “Torba değil ki büzüvereydik ağzını, bak bir söyledik, bin ah işittik. Sitem edilecekse eğer en başta biz etmeliydik, bu kadar lafa karşılık şimdi göz mü yummalıyız! Hayale daldıkça kişi, üflenip sönen biziz, her ferimiz sönende, geceye döner günümüz! Bülbül gülü görünce ötmez mi, gönül tutup fermanın yazmaz mı, dalın koparıp tahtına almaz mı? Bakar kör mü olaydık!” demiş, sağ göz seğirerekten. Sol göz, bütün bu tartışmalardan bitap düşmüş, açamadan göz kapağını, söylemiş son sözü:

– “Bu dünyanın nimeti de külfeti de bize, bir bize seslenir bülbül bir bize görünür felek, zevki de cefası da başımız üste, bir bize kokar sümbül, bir bize tat verir kabak! Hayatın tadına bizimle varırken, nasıl bizi terk eder, dinler kişi kendini! Meraklanmayın, sizinkisi boşa endişe. Birazdan düşlerinden uyanır, kendine gelir bizim kişi. O düşlerken, ben hayalini gördüm, sileyim gözün yaşını, muştulayım: Bu kış uzun sürmüş, işleri çok yoğunmuş, havalar ısınınca, şöyle sakin bir deniz kenarında canı tatil çekiyordu: Kıyıda dalga sesleri, eğilmiş zeytin dalları, gün mü gördük bütün kış, rast giderken işleri! Uyanınca cananımız, canımız yol almalı. Yakında hepimize çok iş düşecek. Hazırlanmalı!”

Kaynak: marjinal.com.tr

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Beğendiniz mi? Patreonda yer alan kanalımızdan aylık abonelik ile bizi destekleyin!
Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

twenty − seven =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.