Seth Godin’in “İşinizi küçümsemeyin” kitabını okurken aşağıdaki bölüm çok hoşuma gitti, paylaşmadan edemedim.
Konu organizasyonunuzun sağlamlığına geldiğinde, artık palyaçoluk yapma zamanı sona ermiştir. Palyaço olarak hitap edilmek pek öyle iltifat olarak algılanmaz. Eğer bir sirke katılmayacaksanız, bir kariyer hedefi de değildir. Görünenin aksine, yani kötü bir makyaj ve ayağa büyük gelen ayakkabılara rağmen palyaçoların sayısı şaşırtıcı derecede fazladır. Bunun nedeni basit bir gerçeğe dayanmaktadır: Palyaçolar gerçek insanlar üzerine kuruludur. İnsanların doğalarındaki yanlış şeyleri temsil eder, biraz büyütürler.
Sız bir palyaço musunuz?
Palyaçoluğu sizin için dört genel kategoriye ayırdım:
1-Palyaçolar Bilimi Önemsemezler. Tam teşekküllü 16 palyaçonun bir Volkswagen tosbağanın içine girip giremediği veya palyaçolarla yer çekimi arasında bir mücadele olup olmadığı, neyin gerçek ve palyaçolara göre neyin geçerli olup olmadığı arasındaki tatsız çelişkidir.
Organizasyonlar ve politikacılar bilimin opsiyonlu olduğunu düşünürler. Ama bu şekilde değildir. Eğer reklam verirseniz ve bu işe yaramazsa, üzerinde ne kadar düşünmüş olursanız olun bu işe yaramamıştır. Eğer endüstriniz teknolojik devrim sonucunda değişiyorsa, sizin devrimlere inanıp inanmamanız önemli değildir, devrim her halukarda gerçekleşmiştir. Bilimin bir parçasını değiştirmek için her çeşit işe sahip olabiliriz, ama gerçekleri inkar etmek olumlu bir sonuç vermeyecektir.
Örneğin Kodak yıllarını dijital fotoğrafı ve bunun film işletmesi üzerindeki kaçınılmaz etkilerini inkar ederek, görmezden gelerek ve bundan kaçarak geçirdi. Ve son dönemlerde zaten büyük bölümü yok olmuş olan iş gücünün 1/5’ini sınırlama planını ilan etti. Burada şu şekilde bağırmaktan kendinizi alamayabilirsiniz: “ Siz palyaçolar! Dijital kameraların çağı yakalayacağı daha yeni mi kafanıza dank etti?” Üst yönetim kendisine uyacak bir burun denemekle meşgul olduğu için kendi işlerini kaybeden masum insanlar konusunda kendimi çok kötü hissediyorum.
2-Palyaçolar sonuçları ölçmeyi reddederler. Çünkü bu ölçüm onların dış dünya gerçeğini kabul ettikleri anlamına gelecektir. Hayaller gerçek dünyanın yerini alamaz. Bundan sadece palyaçolar kaçabilir.
3-Palyaçolar Geleceğe Yönelik plan Yapmazlar. Palyaçolar tuğladan oluşan bir duvara çarparken veya onları almadan hareket eden bir arabaya yetişmeye çalışırken herkes kahkahalarla güler.
Elbette sincaplar ve deniz maymunları da geleceğe yönelik plan yapmazlar. Düzenli olarak önsezi gösteren yegane tür insanlardır, ama bunu sadece arada sırada yapmayı başarırız. İnsanlar günü yaşamak için (yarını veya önlerindeki otuz yılı yaşamak için değil) kendilerini kredi kartı borçlarının içinde harcamaktan mutlu olur ve her şeyin yolunda gittiği illüzyonunu sürdürebilmek için olanca güçleriyle çalışırlar, ta ki bunun böyle olmadığını fark edene kadar. Bunun için federal bütçe açığına sebep olmuş insanlara bakmanız yeterli.
4-Palyaçolar Kötü (Veya İyi) Haberlere Aşırı Tepki Gösterirler. Hepimiz bir palyaçonun ayağını bir yere çarptığında veya dondurma külahını düşürdüğünde hüngür hüngür ağladığını hatırlarız. Aşırı heyecanlı bu palyaçolar bir şeyler kendileri için iyi gitmeye başladığında ise coşkulu bir neşe göstererek kahkahalarla yerlere yatarlar.
Bu anlamda bizler bazen palyaçolar gibi davranırız. 60 Minutes (60 dakika) programının Audi’nin güvenilirliğini veya stok pazarındaki anlamsız sallanışını sorgulamasının ardından Audi’nin çöküşe yaklaşmasını ve Howard Dean’ın seçimlerde ani düşüşün hatırlayın.
Palyaçolar Birbirlerine Karşı Kibar Değildirler. Three Stooges’dan Ringling Bros. sirkindeki renkli karakterlere kadar her yerde palyaçolar yanlarındaki diğer palyaçolara kasten zarar verme özellikleriyle ünlüdürler. Seyircilerden en güçlü kahkahanın gelmesinin en kolay yolu bir kerpeten bulundurmaktır. Eğer kerpeten bulamazsanız bir şişe soda da aynı işi görecektir.
Çalışanlarına önem veren bir patrona sahip şirket bulabilmek neden bu kadar olağandışı bir şeydir? Peki takım çalışmasını bencilliğin üstesinden geldiği bir işgücü bulmak neden çok daha olağan dışıdır? Neden ortak hedeflere sahip insanlar birlikte çalışıp başarılı oldukları aşamalı amansız süreç yerine en üstün olma savaşlarına en üst pozisyona gelebilmek için bir ateş hattına girer ve bir kapışma politikasına odaklanırlar?
Eğer palyaçoluk bizim doğal ruh halimiz ise (ve sanırım bu şekilde)o zaman diğer alternatif de antipalyaçoluktur. Başarı içinizdeki palyaçoyu yenmenizde ve dünyanın uzun menzilli görüntüsüne uyum sağlamanız gizlidir (bu sizin görüşünüzden sadece 5 dakika daha fazla uzaklıkta olsa bile).
Bizler bu kitabı okuyan her kişiye kırmızı silgi burunlardan dağıtmalıyız. Kolaylıkla bükülmeleri mümkün, dolayısıyla onları cüzdanınızda taşıyabilirsiniz. Ne zaman bir toplantıda olsanız veya birisi tam anlamıyla bir palyaço gibi davranmaya başlasa, burnu sessizce cebinizden çıkarın ve takın ya da on müdürün yönetim kurulunun karşısında burunlarına kırmızı bir silgi burun takmış şekilde oturduklarını bir hayal edin. Örneğin kısa ömürlü etlere karşı mücadele halin-de olan parlamento üyelerinin tümünün bu burunları taktığını bir düşünün!
Böyle bir durumda Krusty ne yapardı? Veya Chuckles? Bozo? Gerçek bir palyaçonun nasıl davranacağını öğrenin ve tamamen tersini yapın.
