Etiket arşivi: Finans

Evlenmeden önce sorulması gerekenler

Eğitimlerime katılan arkadaşların bazıları yaz dönemi geldiği için evlilik planlarını gerçekleştirmek üzere olduklarını söylüyorlar. Şans eseri New York Times’ın en çok okunanlar listesinde yer alan ve konusu evlenmeden önce sorulması gerekenler olan yazıya rastlayınca dilim döndüğünce paylaşmak istedim. İlişki uzmanları birçok çiftin evlenmeden önce birçok kritik soruyu birbirlerine sormayı atladıklarını belirtiyorlar.

Bu sorular şunlar;

1) Çocuk yapıp yapmayacağınızı eğer yapacaksanız önceliki güvencesini kimin sağlayacağı? (sigorta vb. muhtemelen)

2) Birbirinizin finansal yükümlülük ve hedefleri ile harcama ve tasarruf hakkındaki fikirlerini biliyor musunuz?

3) Ev içi iş dağılımı yada ufak tefek, angarya işleri kimin üstleneceği konusunda hem fikir misiniz?

4) Birbirinizin fiziksel ve ruhsal olarak sağlık geçmişinizi tam olarak biliyor musunuz?

5) Partneriniz sizin beklediğiniz seviyede sevgisini gösteriyor mu?
Okumaya devam et

Paylaşın:

Finansal geleceğiniz elinizde

Birilerinin kolayca zengin olması, diğerlerinin ise her şeyi denemelerine rağmen finansal sıkıntılarının bitmemesi doğal mı? Sizce bu iki tip insan arasında ne tip farklılıklar var?

Eğitim, zeka, beceri, zamanlama, iş yapma şekilleri, bağlantıları(sempatik kanalları), şansları, iş-yatırım tercihleri mi?

Hiç biri değil.

Milyoner Beynin Sırları (Secrets of the Millionaire Mind) adlı kitabında T. Harv Eker şöyle diyor: “Bana 5 dakika verin sizin geri kalan hayatınıza ilişkin finansal geleceğinizi size söyleyeyim!” Eker sizin para ve başarı planlarınızı tanımlıyor. Kişisel para planlarımızın bilinçaltımıza kazınmış olduğunu iddia ediyor ve finansal hayatımız ile ilgili kararlarımızda çok etkin rol oynadığını ekliyor.

Pazarlama, satış, görüşme taktikleri, borsa, emlak vb. birçok konuda çok bilgi sahibi olabilirsiniz ancak beyninizdeki para planınız yüksek başarı için ayarlanmamış ise hiç bir zaman o kadar çok paranız olmayacak demektir. İyi haber ise bu bilinçaltınızdaki engeli kaldırabilir, kendi para planınızı sıfırlayabilir, doğal ve otomatik bir başarı sürecini başlatabilirsiniz.

Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde sokağın, mizahın, kalbinizin ve çocukluğunuzun finansal geleceğinizi nasıl etkilediği anlatılıyor. Böylelikle sürekli büyüyüp gelişecek bir parasal geleceğinizin olması için revize eteniz gerekenleri öğreniyorsunuz.

İkinci bölümde varlıklı insanların diğer orta sınıf insanlardan nasıl farklı düşünüp davrandıklarına ilişkin 17 madde var. Her maddeye ilişkin prtatik örnekler vererek sizinde denemenizi öneriyor.

Eğer finansal durumunuzdan memnun değilseniz parasal kararlarınızı ve bu konudaki düşünce tarzınızı değiştirmeniz gerekiyor. Her sizi bir şey yapmazsanız hiçbir şey ayağınıza gelmeyecek diyor yazar. Eğer zengin insanların hayatlarını, düşünce ve davranış şekillerini iyi gözlemlerseniz sizde kendi adınıza bir atılım yapabilirsiniz.

Yaptırdığı çalışmalardan birisinde;

Sizce para ve başarının ne anlama geldiğini 5 dakikada tanımlayın. Herkesin bu konuda bir bakış açısı mutlaka vardır. Bu bakış açısı düşüncelerinizi, duygularınızı ve para ile ilgili hareketlerinizi belirler.

Geçmişiniz çok önemli. Geçmişinizde sizin bakış açınızı belirleyen aileniz, arkadaşlarınız, büyükleriniz, komşularınız, öğretmenleriniz, hocalarınız, medya ve bulunduğunuz ortamın kültürüydü. Eğer nereye gittiğinizi bilmiyorsanız nereye gittiğiniz farketmez. Yanlış yoldaysanız farkettiğinizde düzeltme şansınız hep vardır.

Paylaşın:

İş dilinde konuşmamak

Burak sabah koşusunu yaparken aklına internet üzerinden satışları artıracak iyi bir fikir gelmişti. Bu fikrin bir maliyetinin olacağını ve bu harcamayı onaylayacak bazılarının bu fikre karşı çıkacağını biliyordu

“Üstesinden gelebilirim” diye düşündü “Üstelik markamız ve imajımız açısındanda çok işe yaracak bir şey”

Bir hafta sonra ilgili yönetcilere fikrini anlatan bir sunum yaptı. Önerdiği değişiklikleri açık ve net bir şekilde anlattı. İyi bir analiz ile kendi markalarının rakip markalarla olan durumunu irdeledi.

Herkes nazikçe dinlemiş, azda olsa ilgilerini gösterir birkaç soru sormuşlardı. Finans Direktörü Füsun ona gelecek hafta döneceklerini söyledi.

Heyecanlı bekleyiş sonrasında Füsun bu öneriye bütçe ayıramayacaklarını belirtti.

“Şu anda internetten satışlarımızı artırmak birinci önceliğimiz değil” dedi.

Burak çok bilinen bir hata yapmıştı: Yöneticilerinin istediği dilde konuşmamış onların değer verdiği şeylere odaklanmamıştı.

Burak eğer iş dilinde konuşsaydı başarma olasılığı daha yüksek olacaktı. Örneğin “Internet sitemizin yapısı sebebi ile gelen müşterilerimizin %30’u hiç bir şey almadan siteden çıkmaktadırlar. Bunun anlamı kişi başı 100 YTL’den her ay 100.000 YTL kayıp anlamına gelmektedir.” Eğer bu şekilde satış kaybını sunumunun merkezine koysaydı tüm ilgiyi yakalayabilirdi.

Ne yapmak lazım?

Yapacağınız pazarlama aktivitelerinden çok sonuca odaklanmak. Eğer pazarlama odaklı kişilerle konuşmayacaksanız pazarlama materyallerinede ihtiyacınız yoktur. Yapacağınız her işin sonuçlarını sunacak şekilde hazırlanmanız gerekir. Örneğin öneriniz yeni bir tip broşür ise bunu talep ederken bu broşürü satışları artıracağı, satış artışının nakit girişini hızlandıracağını ve böylece firmanın yıl sonunda hissedarlarına söz verdiği gibi %3 büyüyeceğini belirtmeniz gerekir.

Pazarlama aktivitelerinizi önceliklendirmenizde çok önemli. En büyük katkı sağlayacak olanları öne çekmeniz lazım. Elinizdeki kısıtlı kaynakları doğru kullanmanız çok önemli.

Doğru yerde doğru kararı alıp almadığınızı test edin. İddia etiğiniz sonuçlara ulaşıp ulaşmadığınızı neden ulaşamadığınızı mutlaka izlemelisiniz. “Doğru öngörü” iş dilinde konuşmanın anahtarıdır. Sakın iş dilinde konuşmak “kafadan atmaktır” diye yanılmayın.

Diyelimki bir gazete içi ilan vermek istiyorsunuz. Şöyle diyebilirsiniz ama doğru olmaz: “Gazete içi ek için 50.000 YTL harcayacağız”. Bunun yerine aynı şeyi söyle söyleyebilirsiniz: “ Gazete içi ek’e yapacağımız 50.000 YTL yatırım ile %10’luk bir geri dönüş sağlamayı planlıyoruz.”

Burada bitmiyor tabiki. Her şey birbirine bağlı. Borsacılar ise analizleri, raporları okurlar sizin pazarlama aktivitelerinizi izlerler ve bunu finansal bir dile dönüştürürler. Örneğin “Agro firması yeni çıkardığı X markası ile pazarda %3’lük bir pay hedefliyor. Bu aynı zamanda yeni reklam kampanyasına başlamış olan Y firmasının hisselerinde de hissedilir bir düşüş yaşanacağı mesajını veriyor” gibi.

Eğer iş dilini doğru kullanırsanız sizden başlayıp diğer kurumlara kadar giden doğru bir dalga yaratma şansınız yüksek olur.

Paylaşın: