Etiket arşivi: kahve

Rehberli Çalıştaylar – Facilitation Techniques

facilitation21.      Beyin Fırtınası

Beyin fırtınası veya fikir fırtınası, yaratıcı düşünceyi destekleyen, takım çalışanlarını motive ederek kısa sürede çok fazla fikrin üretilmesine ve süreçlerin neden başarısız olduğuna dair çıkarımlar yapılabilmesine olanak sağlayan bir sürekli kalite geliştirme aracı.Bu kavram bir reklamcı olan Alex Osborn tarafından geliştirilmiştir.

Beyin fırtınası, tek başına veya bir grupla yapılabilir. Fikirlerin, akla gelir gelmez açığa çıkması istenir. Fikirler başta yargılanmaz ve eleştirilmez, hiçbir fikir saçma olarak değerlendirilmez, böylece kişinin tüm fikirlerini çekinmeden, aklına geldiği gibi sunması sağlanmaya çalışılır. Yargılama yapılmadığı için fikirlerin birbirini besleyeceği ve evrileceği varsayılır.

Bir konuya çözüm getirmek, karar vermek, hayal yoluyla düşünce ve fikir üretmek için kullanılan üretimci bir tekniktir.

Proje yönetimi: Müşteri isteklerinin belirlenmesi, risklerin saptanması, kaynakların, görevlerin, yapılabilir olanların, sorumlulukların ve sorunların belirlenmesi.

Yöntem

Bir beyin fırtınası toplantısının yöntemi konusunda değişik yollar izlenebilir, aşağıda genel hatları ile izlenecek yöntem özetlenmiştir.

  • Orta büyüklükte bir toplantı odası bu amaç için kullanılabilir. Odada herkesin oturmasına yetecek kadar sandalye bulunmalıdır. Odada dikkati dağıtacak, telefon, saat gibi şeyler olmamalıdır, cep telefonların ve alarmlarının kapatılması gereklidir. Odada tahta, projektör cihazı, tepegöz gibi görsel desteklerin bulunması gereklidir. Çay, kahve ve yiyecek toplantı sırasında tüketilebilir.
  • Konuyla ilgili kişiler toplantıya katılması için davet edilir, bu kişilerin konunun uzmanı olmaları gerekli değildir. Toplantıdan önce kişiler toplantı konusu hakkında bilgilendirilmelidir.
  • Tartışılacak konu başlığı, genellikle soru olacak şekilde herkesin görebileceği şekilde, bir panoya (veya benzeri) yazılmalıdır.
  • Herkesin fikrini bir kağıda veya post-it kâğıtlarına yazması sağlanır veya bir kişi bütün fikirleri tahtaya yazar. Bu yazılanların toplantıya katılanların görebileceği bir şekilde düzenlenmesi yapılır.
  • Bir kişi toplantı’yı yönlendirmek için seçilir, bu kişi herkesin fikrini belirtmesini, saçma veya komik gözükse de tüm fikirlerin açığa çıkmasını sağlamalıdır. Toplantı yönlendiricisi, toplantının odağını kaybetmemesi için uğraş vermelidir.
  • Belli bir süre sonunda fikir üretme sürecine son verilir.
  • Fikirler, konularına ve ana sorun ile ilişkilerine göre sınıflandırılmalıdır. Bu işlemi toplantı yönlendiricisi yapar. Fikirlerin tartışılması bu aşamada yapılır, ek fikirler üretilmesi mümkündür.
  • Ana konu ve ilgili sorunları ile ilgili fikirler aşamalı olarak tartışılır.
  • Liste tekrar gözden geçirilmeli ve herkesin listeyi anlaması sağlanmalıdır. Bu sırada yinelenen veya saçma fikirler listeden çıkarılmalıdır.

Kaynak: Vikipedi

2. Ters Beyin fırtınası

Beyin fırtınası, hangi düşüncelerle başarılı olunabilir temelinde yapılırken, düşünceler ne şekilde başarısızlığa uğratılabilir amacıyla da yapılabilir. Buna ters beyin fırtınası denir (Başar, Tosunoğlu & Demirci, 2001, s. 20). Ters beyin fırtınası ile yapılabilecek hatalar ve başarı engelleri aranır.

3. T Yöntemi

Her hangi bir konuda lehte- aleyhte veya artıları-eksileri belirleme yöntemidir.

4. Ağırlıklandırma Yöntemi

Herhangi bir konudaki maddeleri oylama veya önceliklendirme yöntemi. Örneğin konuşulan konuda 10 madde varsa herkes 3 tanesini tercih eder. Bu tercihlerine 3, 2 ve 1 puan olmak üzere önem puanını verir. Herkesin tercihi ve puanları toplanarak karar verilir.

5. Düşünce Haritası

Beyin fırtınasının değişik uygulama şekli düşünce haritası kullanılarak yapılır. Burada da düşünce ve uyarılma esastır. Bir daire ya da kutu içine bir konu ya da sorun yazılır. Bu konu ya da sorunla ilgili fikirler daha küçük dairelere veya kutucuklara yazılarak ana daire ile ilişkilendirilir. Küçük daire ile ilgili bir düşünce olursa ona bağlanarak daha küçük daire içine alınır. Bu şekilde yeni düşünceler üretilir.

6. Kontrol Listesi

Odaklanan konu hakkında yaratıcı kişi ya da takımlara, yaratıcı düşünce arama işini kolaylaştırmak için daha önce hazırlanmış sorular sorulur. Burada amaç soru ile konuyu ilişkilendirmek ve yeni düşünce yaratılmasını güdülemektir. Kontrol listesi şeklinde kullanılan sorulardan bazıları şunlardır:

– Başka kullanım alanları olabilir mi? – Kullanımın diğer şekilleri nelerdir?

– Yerine ne konabilir?

– Değişiklik yapmanın olanakları nelerdir?

– Büyütmek olanaklı mı? Çoğaltılabilir bir şeyler eklenebilir mi?

– Küçültmek olanaklı mı?

– Tersine çevrilebilir mi?

– Yeniden nasıl düzenlenebilir?

– Gücü arttırmalı mı? Daha geniş mi olmalı?

7. Gordon Yöntemi

Yaratıcı düşünce tekniklerinden biri olan Gordon yöntemi, beyin fırtınasının kaldığı yerden devam eden daha sistemli bir tekniktir. Diğer tekniklerdeki gibi takımın tüm üyeleri yaratıcı düşünce üretilecek hedefi bilmez, sadece takım lideri hedefi bilir. Diğer üyeler hedefi, yeni ve değişik tarzlarda algılarlar. Hedef belli olmadığı için yaratıcılık önyargılardan ve alışkanlıklardan arındırılmış olur. Yaratılacak şey konusunda belirsizliğin olması kısa süreli çözümlerin ortaya çıkmasını ve kendi çözüm önerilerinin değeri tartışılamaz. Bunun süresi beyin fırtınasına göre daha kısadır. Lider hedef yerine genel bir kavram sunar. Bu teknik yaratıcılıkta ilişki kurmayı sezgileri kullanmayı teşvik eder.

8. Varsayımları Sorgulama

Her türlü düşüncenin başlangıç noktası varsayımdır. Varsayım olmadan düşünmek mümkün değildir. O halde varsayımı bozarak, tersine çevirerek, sorgulayarak, yaratıcı düşünce teşvik edilir. Yeni düşünceler üretmek için her tersine çevrilen bozulan varsayımın potansiyel olarak kabul edilebilirliği vardır ve o varsayım konusunda düşünce yaratılabilir.

9. Matris Yöntemi (Tablolama)

Bu yöntem ürün ile ilgili (kullanış yeri, kullanım şekilleri, ürüne eklenecek özellikler) önemli unsurlar iki boyutlu (yan ve üst) bir tabloya yerleştirilir. Bu unsurların ürünle arasındaki ilişkisinden yeni düşünceler yaratılır. Bu düşünceler de ilgili matrise yerleştirilir. Bu teknik kullanılırken beyin fırtınası tekniğinden yararlanılır.

10. Yatay Düşünme Tekniği

Edward De Bono tarafından 1960′lı yıllarda ortaya atılan bir düşünce tekniğidir. De Bono düşünmeyi yatay ve dikey olarak ikiye ayırır. Dikey düşünme mantıksal düşünmedir. Doğruyu bulmak için her aşaması, doğru olacak, doğru ile sonuçlanacak düşünme biçimidir. Aynı kuyuyu derinleştirmek gibi algılanabilir. Yatay düşünme de amaç, daha farklı kuyular bulmaktır. Yatay düşünme tekniğinde doğru düşünceler bulmak değil, farklı düşünceler bulmak gerekir (De Bono, 1997, ss. 137-139). Dolayısıyla yatay düşünmenin her aşaması doğru sonuçlanmak zorunda değildir. Amaç yeni bir şey bulmaktır. Bu şey çözüm sağlamayabilir ya da doğru olamayabilir.

Bu teknikte rastgele sözcük kışkırtma uygulaması yapılır. Bu teknikle ispatlanabilir özellikte varsayımın ötesine geçilir. Bu şekilde düşüncelere sınır konmaz, düşünce alanı genişler. Farklı düşüncelerin yaratılması sağlanabilir. Çünkü konulara ve sorunlara farklı açıdan bakabilmeyi teşvik eder.

11. Odak Grup Görüşmeleri Tekniği

Bu yöntem 1950′den beri pek çok alanda yaygın kullanılan bir yöntemdir. 8-14 kişilik gruplar halinde, 1-3 saatlik sürelerde, en fazla 4 oturumun yapıldığı, konusunun önceden belli olduğu ve grupların bu konuya ve soruna odaklandığı, sonuçların ek çalışma ile analiz edilebildiği bir yöntemdir. Oturumlar bir yönetici tarafından yürütülür. Her üyeye düşüncelerini ifade edebilme fırsatı verilir. Yönetici, üyelerin konuya odaklanmasını sağlar. Bunun için doğrudan konuya girilebilir ya da sorularla konuya yönlendirilebilir. Oturum ilerledikçe konunun derinlerine girilir. Oturumlar esnek ve dinamik bir yapıda sürdürülür.

PMBOK® 5

4.1.2.2 Facilitation Techniques

Facilitation techniques have broad application within project management processes and guide the development of the project charter. Brainstorming, conflict resolution, problem solving, and meeting management are examples of key techniques used by facilitators to help teams and individuals accomplish project activities.

Yukarıdaki türkçe bilgilerin kaynağı: http://notoku.com/

Paylaşın:

Kahveyi bırakmalı mı? bırakmamalı mı?

Meğerse biz Türkler yıllardır kahveye öyle acıkmışızki Star Bucks’lar, Gloria Jeans’ler hemen hemen her sokağa açılmasına rağmen hepsini tıka basa doldurduk. Kafein, bugün kolay erişilebilen, sosyal olarak kabul görmüş, fiyatı uygun ve yasal olan dünyanın tercih ettiği modern ilaçtır. Sağlığa etkisi açısından olumlu ve olumsuz bir çok şey söylenmesine rağmen bağımlılık yaratmakta olduğu bilinmektedir.

Gençken favorim kola ve meyva suyu idi ve kahveyi hiç sevmezdim. Üniversite ile birlikte uzun çalışma saatleri, sabahlamalar başlayınca kahve(türk kahvesi ve nescafe) ile tanışmıştım. Ama bir alışkanlık olarak değil sadece uyumamam gerektiği için ve gerektiği zamanlarda içiyordum. Yaz geldiğinde kahve aklıma bile gelmiyordu.

Daha sonraları filtre kahve, espresso cappuccino, üçü bir arada gibi kahve çeşitleriyle tanıştım. Hatta Amerika’da kaldığım süre içerisinde bilmeden Starbucks’a gitmiş, sadece “bir kahve lütfen” demeyi düşünürken yanımdakinin 10 dakika kahvesinin içine istediği malzemeleri saymasını izledikten sonra dışarı kaçmıştım. (Daha sonra Türkiye’ye geldikten sonra “siz Starbucks’ı bilmiyor musunuz? gibi ukalalıklar yaptığımı da inkar etmiyorum.)

Fakat bir gün diş ağrısı sebeibyle diş hekimimin yolunu tuttum. Bir dolgu yapılması gerekiyordu ve ağzımı uyuşturmak için bir iğne yaptı. Fakat ağrı hassasiyetim hiç azalmadı, bir iğne daha yaptı, değişen bir şey olmadı. Daha fazlasının bana zararı olacağını söyleyerek dolgumu yaptı. (Hayatımda bu kadar canımın yandığını hatırlamıyorum.) Sonraki konuşmalarda kahve çok içtiğim için metabolizmamın uyuşturuculara dayanıklı hale geldiğini söyledi. O günden sonra kahveyi azalttım. Ve şunları yaptım :

1- Önce kahveden çay’a sonrada çay’dan bitki çaylarına geçtim.

2- Kafeinsiz kahveyi seçtim ve onuda sütle içtim. (Kafeinsiz kahvenin en güzel tarafı hem kahve lezzetini almanız hemde uykunuzun hiç kaçmaması.)

Ancak unutulmaması gereken bir şey var: Kahveyi ve doğal olarak kafein’i bıraktığınızda baş ağrıları vb. sıkıntılar oluşabiliyor.

Neden kahveyi bırakmalı?

Kafeinden gelen enerji ve uyanıklık hissi sunidir. Çünkü etki geçtiğinde yıkım 2 katı fazla olur. Bazı araştırmalarda kişilerin beyin aktivitelerini hızlandırdığı fakat önceliklendirmede yavaşlattığı gibi enteresan sonuçlar var. Bende bazen çok kahve içtiğimde önemsiz bir sürü işe bir sürü vakit ayırdığımı, bir labirentteki fare gibi sürekli enerjik bir şekilde dolanıp durmama rağmen bir sonuca ulaşamadığımı hissettiğim oluyor.

Bazen kahvenin sezgi ve yaratıcılığımıda olumsuz etkilediğini düşünüyorum. Önümde bir yapılacaklar listem var ise kahve içtiğimde hepsini tıkır tıkır yapıyorum. Ama uzun dönemli stratejik bir plan geliştirmek vb. bir konuda beynimi çok hızlı çalıştırdığı için konsantre olmakta zorlanıyorum. Beynim aynı anda bir çok şeyi yapmaya çalıştığı için odaklanmakta zorluk oluşuyor.

Artık geceleri içmiyorum çünkü uyku düzenimi bozuyor. Sabahları kahvaltı sonrası sıcak bir kahve günün geri kalanı için çok iyi oluyor.

Ayrıca kahve hararet yaptığı için özellikle yazları minimumda tutmaya çalışmak gerekiyor.

Hala azımsanmayacak sayıda kahve içiyorum ve sizlere içmeyin demiyorum. Sadece her şeyin alışkanlık yapanı sonradan bir çok sıkıntı ortaya çıkarıyor.

Paylaşın: