Proje Yönetimi ve Ekonomist Yasası

“Olasılık eşit görünse bile, gerçekler ters gitmeyi seçer.”

Proje yönetiminde belirsizlik yönetimi ve risk analizi, başarının temel bileşenlerindendir. Ancak kimi zaman matematiksel olarak eşit gibi görünen riskler, sahada çok daha yüksek oranda ters sonuçlar doğurur. İşte bu durumu hicivli bir gerçeklikle dile getiren yasa şudur:

“Aktüeryal bazda bir şeyin ters gitme olasılığı yarı yarıya ise, on vakadan dokuzunda ters gidecektir.”

Bu yasa, özellikle teorik risk analizleri ile pratik sonuçlar arasındaki uyumsuzluğa dikkat çeker. Temel mesajı şudur:

“Gerçek dünya, istatistiksel dengeyi değil, sistematik hatayı sever.”

Ekonomist Yasası’nın Yorumu

Bu yasa, klasik “%50 şansı var” mantığının sahadaki karşılığını sorgular. Gerçekte:

  • Modelleme %50 der,
  • Ancak deneyim %90 terslik der.

Neden? Çünkü:

  1. Karmaşık sistemlerde belirsizlik asimetriktir.
  2. Ters gitme senaryoları çoğunlukla daha az görünür ama daha baskındır.
  3. İnsan faktörü, sistemsel gecikmeler, dışsal etkiler genellikle negatif senaryoyu güçlendirir.

Proje Yönetimi Açısından Değerlendirme

Proje yöneticileri, risk analizinde “yarı yarıya ihtimal var” dediklerinde, çoğunlukla psikolojik olarak bu durumu iyimserlik lehine yorumlama eğilimindedir.
Ekonomist Yasası ise bu tutumu sorgular ve şu uyarıyı yapar:

“Yarı yarıya diyorsan, kötü senaryo lehine %90 hazır ol.”

Risk Tahmini vs. Gerçekleşme Oranı (Uygulama Örnekleri)

Karar / Olay Tahmini Olasılık Gerçekleşme Oranı Açıklama
Yeni yazılım modülünün zamanında hazır olması %50 %10 Geliştirici yorumuna dayanır, ancak test süreci göz ardı edilir
Müşteri taleplerinin değişmemesi %50 %5 Talepler sık sık değişir; sözleşmeye rağmen
Ekip motivasyonunun sabit kalması %50 %20 Beklenmedik görev yükü veya iletişim sorunları devreye girer
Tedarik sürecinin kesintisiz olması %50 %15 Lojistik, dış faktörler veya kurum içi gecikmeler baskındır

Neden Bu Yasa Önemlidir?

  • Risklere fazla “nötr” bakma eğilimini kırar.
  • İstatistiksel modellerin, sahadaki davranışsal, kültürel ve sistemsel etkenleri yeterince yansıtamadığını hatırlatır.
  • Proje yöneticisine sayıların ötesinde öngörü geliştirme sorumluluğu yükler.

Ne Yapmalı? — Stratejik Yaklaşımlar

  1. Risk Olasılığını Gerçek Verilerle Tartın

– Benzer projelerde bu olay ne sıklıkla yaşandı?
– İstatistiksel değil, deneyimsel olasılık analizi yapın.

  1. Oranlara Körü körüne Güvenmeyin

– %50 demek, %100 hazırlık gerektiriyor olabilir.
– “İki ihtimal var” diyerek planlamayı gevşetmeyin.

  1. Risklerin Kümülatif Etkisini Hesaplayın

– Birden fazla %50 risk birikince, projenin genel riski çok daha büyük hale gelir.

  1. Terslik için Tasarım Yapın (Fail-safe thinking)

– “Bu iş ters giderse ne olur?” sorusunu her aşamada tekrar edin.
– Planlarınızın sadece “başarı” versiyonu olmasın.

Ekonomist Yasası, istatistiksel modellerin cazibesine karşı bir uyarı niteliğindedir.

“%50’lik bir olasılık, yalnızca Excel sayfasında eşittir — sahada ise çoğunlukla ters sonuç lehinedir.”

Proje yöneticisi, verilerle düşünür ama deneyimle hareket eder. Gerçek riski görmek, sadece olasılığı değil, olasılığın doğasını anlamakla başlar.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

four + 16 =

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.