
Proje yönetimi, planlama, yürütme ve kontrol süreçlerinin teknik yönlerini içerdiği kadar; değer üretimi, kalite ayrımı ve kaynakların verimli kullanımıyla da ilgilidir. Bu bağlamda, genellikle edebiyat ve kültür eleştirileri bağlamında anılan Sturgeon Yasası, proje yöneticilerine önemli bir düşünsel çerçeve sunar: Her şeyin büyük kısmı ortalamanın altındadır; önemli olan gerçekten değerli olanı ayırt edebilmektir.
Sturgeon Yasası, 1950’li yıllarda bilimkurgu yazarı Theodore Sturgeon tarafından öne sürülmüştür ve şu şekilde özetlenir:
“Ninety percent of everything is crap.”
(Her şeyin %90’ı berbattır / kalitesizdir / işe yaramazdır.)
Bu yasa ilk başta bilimkurgu edebiyatına yöneltilen eleştiriler karşısında savunma olarak kullanılmış olsa da, zamanla evrensel bir gözlem haline gelmiştir. Yani yalnızca bilimkurgu değil, her türlü içerik, ürün, süreç ya da fikir dünyasında ortalamanın altında kalanların oranı oldukça yüksektir.
Sturgeon Yasası, proje yönetimi bağlamında şu açılardan değerlendirilebilir:
| Uygulama Alanı | Sturgeon Yasası’nın Yansıması |
| İş Paketleri ve Teslimatlar | Hazırlanan çıktıların büyük bir kısmı ilk taslakta yetersiz olabilir; kalite süzgecinden geçirilmelidir. |
| Fikir ve Girişimler | Üretilen çözüm önerilerinin çoğu uygulanabilir ya da etkili değildir; eleme gerekir. |
| Dokümantasyon ve Raporlama | Belgelerin büyük kısmı yüzeysel veya tekrar eden bilgiler içerir; anlamlı veri ayıklanmalıdır. |
| Toplantılar | Zamanın çoğu düşük değerli tartışmalarla geçebilir; verimlilik ön planda olmalıdır. |
| Geri Bildirimler | Alınan yorumların çoğu yüzeyseldir; değerli olanı seçmek gerekir. |
Stratejik Yorum: Sturgeon Yasası ile Seçici Odaklanma
Bir proje yöneticisi olarak hedefiniz, bu yasa karşısında herkese eşit davranmak değil, kaliteyi sistematik olarak ayıklayarak öne çıkarmaktır.
Ne Yapmalı?
- Fikir havuzlarında: Sayısal çokluktan ziyade fikirlerin etki potansiyeline odaklanın.
- İş paketlerini: Pareto analizi ile değerlendirip %20’lik kritik işleri önceliklendirin.
- Kaynak kullanımında: Enerjinizi ve bütçenizi yüksek katkı sağlayan unsurlara yönlendirin.
- Toplantılarda: Her söylenene eşit zaman vermek yerine net hedefe katkısı olan içeriği öne çıkarın.
SCAMPER, Agile ve Lean ile Bağlantısı
| Yaklaşım | Sturgeon Yasası ile İlişki |
| SCAMPER | Fikirlerin çoğu değersiz olabilir; yöntem, işe yarayanı ayıklamaya yardımcı olur. |
| Agile/Scrum | Sprint sonunda çıkan işin bir kısmı iptal edilebilir; iterasyonlar sayesinde kaliteye ulaşılır. |
| Lean (Yalın) | “İsraf”ı ortadan kaldırma mantığı, Sturgeon Yasası’nın temel önermesidir. |
Uygulamalı Örnek: Yazılım Projesi
Durum: 200 kullanıcı hikayesi içeren bir backlog var.
Gerçeklik (Sturgeon Yasası ışığında):
- %90’ı tekrarlı, düşük değerli ya da belirsizdir.
- Sadece %10’u gerçekten iş değeri üretmektedir.
Eylem Planı:
- Değer bazlı önceliklendirme yapılır (örneğin MoSCoW).
- Gereksiz hikayeler elenir.
- Geriye kalan %10’luk dilim planlamaya alınır.
Sonuç olarak proje daha yalın, daha hızlı ve daha anlamlı ilerler.
Eleştirel Düşünceyi Teşvik Eden Bir Araç
Sturgeon Yasası, bir tür eleştirel düşünme filtresi olarak kullanılabilir:
- Daha çok üretmek değil, anlamlı olanı seçmek önemlidir.
- Kalite kontrol süreçlerinde rehber olarak kullanılabilir.
- “Her şey değerlidir” romantizmine karşı gerçekçi bir bakış açısı sunar.
Sturgeon Yasası, proje yönetiminde her veriyi, fikri veya çıktıyı eşit görmek yerine, değerli olanı sistematik olarak tanıma ve önceliklendirme bilincini teşvik eder. Proje yöneticileri bu yasayı benimseyerek kaynaklarını daha etkin kullanabilir, yüksek kaliteli çıktılara daha hızlı ulaşabilir ve gereksiz eforları azaltabilir.
“Her şeyin %90’ı berbattır.” demek karamsarlık değil; seçici kalite farkındalığıdır.
Türkçe eğitimler
İngilizce eğitimler









