Şirket içi politik oyunlar

politikHerkes çalıştığı şirketin politik bir üyesidir ve şirket içi politikalardan, politik ilişkilerden kendini soyutlayamaz. Bazı politik durumları mideniz kaldırmayabilir, vicdanınız rahatsız olabilir, strese girebilir, kırılabilir, üzülebilirsiniz ama bu o şirketin bir parçası olmanın sonucudur.

Yaşadığınız şeyler olumsuz olmasına rağmen en azından geceleri uyuyabiliyorsanız nispeten iyi bir durumdasınız demektir. Eğer şirket içinde apolitik olursam daha iyi uyurum diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz aksine politik olarak uykunuzu hak etmeniz gerekir.

Çünkü apolitik olduğunuzda olayları yada kişileri yönetemez, istediğiniz noktaya çekemezsiniz. İstediğiniz şeylerin olmasını, hedefinize amacınıza ulaşmayı istiyorsanız hem stratejik hemde politik olarak doğru pozisyon almanız gerekir. Siz “o şöyle politik, bu böyle politik” derken tren kaçar gider. Üstelik “yaparım diyenden değil yapmam diyenden kork” sözü işte burada kendini gösterir. Hiç politik değilmiş gibi duranlardan korkun.

Fakat politik olunurken bir adabı bir usulü var elbette;

Tek bir yüzünüz olsun, maske takmayın. Politik olmak olduğunuzdan farklı gözükmek demek değildir. Belki insanları mutlu, motive etmek, üzüntülerini geçirmek için pozitif bir maske takılabilir ama sadece o kadar. Özellikle durumun yanlış anlaşılmasına yol açacak, olayı farklı yerlere çekecek şekilde maske asla takmayın. Politik olmak yalancı olmak yada hedef saptırmak değildir.

Şeffaf olun. Programlarınızı ve toplantılarınızı gizlemeyin. Başkalarının ne düşündüğünü tahmin etmeye çalışmaktansa sorun. Size sorulmasınıda teşvik edin. Kendi adınıza konuşurken ayrı dikkatli başkaları adına konuşurken ayrı dikkatli davranın. Yalan söylemeyin ama doğruyu söylemek yada dobralık adına patavatsızca her an her dakika konuşmayın.

Esnek olun. Fikri sabit olmak şirket içinde ideolojisi olmak demektir. O fikrinizin sabit olduğu düşüncesi karşınızdakilerin alternatif yaratmalarına yada bazen dürüst olmalarına engel olabilir. Fikrinizi uygulatmanın en güzel yolu esnek olup karşı tarafı dinlemek, ikna etmeye çalışmak yada onların ilgisini çekecek bir yol bulmaktan geçer. Ortalama zekaya sahip her insan karşısındakinin yüz ifadesini analiz edip doğru manevrayı yapabilir.

Dinleyin. Eğer dinlemeyi becerebilirseniz en son ve en doğru cümleyi kurabilirsiniz. Politik başarı iyi dinleyen kulağa sahip bir beynin yaratıcılığındadır. Dinlemekten öte karşınızdakini mimiklerini okumaya, ima ve diğer anlamlarıda anlamaya çalışmalısınız.

Egonuzu bir kenara bırakın. Her ne kadar zor olsada başarı için karşınızdakilerin kendini iyi ve rahat hissetmeleri gerekir. Sizin egonuz karşı tarafı gerecektir. Karşı taraf rahatladıkça açık vermeye başlayacaktır.

Artık Osmanlıyı unutun. Toprak almayı başarı sayan zihniyetten ve statükoculuktan kurtulun. Önemli olan işinizdeki başarınız, yarattığınız fayda ve kazandığınız paradır. Kraldan zengin kullar daha rahat yaşarlar.

Dedikodu yapmayın. Dedikodu yaptığınız anda yaptığınız kişininde bunu başkalarına aktaracağına ve sizin onun hakkındada dedikodu yaptığınızı düşüneceğini unutmayın. Dedikodular kulaktan kulağa hiç istemeyeceğiniz bir şekle girip aleyhinize dönüşebilir.

Odaklanın. Eğer işinize odaklanırsanız neye nezaman ihtiyacınız olduğunu bilir doğru zamanda doğru yerde olup doğru şeyleri yapabilirsiniz. İşinizi parmağınızın ucu ile değil iyice kavrayarak tutun.

Özür dilemenizi gerektirecek şeyler yapmaktan kaçının. Genellikle müsade alınmadan yapılan şeylerde olur. Özür dileyecek bir duruma gelmek gol yemektir. Eğer dilemeniz gerekiyorsa mutlaka dileyin ama bunu gerektirecek durumlardan kaçının.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Beğendiniz mi? Patreonda yer alan kanalımızdan aylık abonelik ile bizi destekleyin!
Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

17 − fifteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.