Uzlaşmak önemlidir

Uzlaşmak demek ilgili konuda herkesin kabul edilebilir bir noktaya geldiğidir. Uzlaşmacı ya da diğer anlamıyla uzlaşmayı sağlayan insanlarsa az bulunurlar. Bizler genelde uzlaşmayı bir tür “zayıflık” ya da “ uzlaşanı kaybetmiş gibi görme” gibi bir yanılgı içinde olduğumuzdan bu konuda kendimizi çok iyi geliştirmek gereği duymayız.

Uzlaşmaları zor kılan nedir?

Emre saatine baktı. 11’e 3 vardı ve yeterli bir zamandı. Gaye’ye ve Mert’e baktı. “Anlaştık mı?” dedi. Gaye onayladı.

Mert önündeki kağıda karaladığı şekillere bakıyordu hala kararsızdı. Biraz iteklemek istedi “Mert?”

Mert şöyle bir içini çekti ve Gaye’ye döndü. “30 Haziran’a bir adet prototipin hazırlanması lazım?”

Gaye onayladı. “Evet” dedi.

“Bu yüzden en azından Haziran 15’te sizin tarafta prototip tamamlanmalı değil mi?” diye sordu Mert.

Gaye tekrar onayladı.

“Tamam,” dedi Mert “Anlaştık!”

Mert, Emre ve Gaye basit ve kısa bir çözüm için uzun bir uzlaşma süreci yaşamışlardı. Çünkü;

Duygular olaya dahildir
Tasarımsal ya da özelliklere dayalı uzlaşmalar nispeten kolaydır. Çünkü fiziksel olarak bir şeylere karar vermek, insanların duygularını ikna etmekten çok daha kolaydır. Tasarımlar ne kırılmış ne de yenilmiş hissederler. İnsanlar uzlaşma içerisindeyken bir şeylerden taviz verdiklerinde bu otomatikman duygularını tetikler. Bu yüzden verilen tavize karşılık duyguların desteklenmesi gerekir.

Uzlaşmak çift taraflıdır
Uzlaşmayı zayıflık olarak görmek gibi, uzlaşanı da zayıf görmek yanılgısına kapılanlar olacaktır. Sırf bu sebeple uzlaşılması gereken yerlerde geri adım atılabilmektedir. Uzlaşmayı daha asilce ve duruma göre doğru olanı seçmek olarak algılamak bir olgunluktur ve hepimiz zamanla bu olgunluğa erişeceğiz.

Hepimiz “doğru” olmak isteriz

Çoğu zaman inandığımız şeyleri savunuruz ve “yanlış” çıkarılmak istemeyiz. Böylesi siyah-beyaz bir dünyada uzlaşmalar grinin kapısını açarlar. Hepimiz doğruyuz, hepimiz yanlışız gibi çünkü uzlaşmada doğru ya da yanlıştan öte her zaman adil olmamakla birlikte tarafların ihtiyaçlarının karşılanması yatar.

Uzlaşmayı yanlış anlamak

Uzlaşmak basitçe vermek ve almak değildir. Kendi bakış açımızı ve gerekçelerimizi karşı tarafa aktarır, karşı tarafınkileri dinler ve çoğu zaman değişen bir şey olmadan da uzlaşabiliriz.

Kendi kendine uzlaşma
Genellikle ne istediğimizi ve ne istemediğimizi biliriz. Ama herhangi bir konu hakkında daha önce düşünmemiş, verebileceğiniz kararların olası sonuçlarını düşünmemiş olabilirsiniz. İşte bu noktada yapacağınız görüşmelerde olası riskleri masaya yatırıp, alternatifleri değerlendirip bir çözüme gitmeye çalışırsınız.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Beğendiniz mi? Patreonda yer alan kanalımızdan aylık abonelik ile bizi destekleyin!
Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

16 + three =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.