Basketbolun Öğrettikleri

Ben 5 yaşıma geldiğimde benden 14 yaş büyük olan ağabeyim üniversiteyi kazanarak Ankara’ya yerleşmiş. Ağabeyimin yazları bir iki ay ev gelmesi dışında yaş farkı sebebiyle aynı evde yaşayamadık. Ama onun odası ve eşyaları ile birlikteydim ve basketbol öyle hayatıma girdi. Eskişehir Maarif Kolejinin Türkiye’de 3. olduğu takımda oynamış ağabeyim benim için bir basketbol idolü oldu ve ilkokulu kendi kendime basketbol oynayarak geçirdim.

Kolej’i kazanmamla birlikte işin boyutu değişti. Bir antrenör ve koç ile bilinçli bir çalışma başladı ve basketbol benim için bir hayat tarzı oldu. “Çin Kes”i almak için Ankara’ya Amerikan Pasajı’na gitmek ve o ayakkabılarla uyumaktan daha güzeli yoktu benim için.(Ama Nike Legend gibi ayakkabı hala yok)

Başarılı bir lise dönemi sonrasında basketbolu üniversitede devam ettiremedim ve şimdide amatör bir seyirci olarak devam ettiriyorum. 

“Yaklaşık 7 yıl basketbola gönül verdinde ondan ne öğrendin?” dediğinizde bakın aklıma neler geliyor?

  • Planjon atılmadan maç kazanılmaz – Fırsatlar anlık olabilir ve refleksleriniz iyi olup zamanlamayı doğru yaparsanız onları kaçırmazsınız. Bu yüzden hiç tereddüt etmeden fırsatları kovalamanız gerekir.
  • Ensende gözün olacak – Siz her şeyin farkında olmalısınız. Böylelikle ribaundda aldığınız bir topu arkanızı dönmeden hücuma geçen arkadaşınıza atabilirsiniz. Ve işte iyi hücum buna denir.
  • Sürekli topu göreceksin – Basketbolda savunmaya dönerken bile topu görmeniz önemlidir. Çünkü sizin hareketlerinizi belirleyecek olan o topun nerede olduğudur. Üzerinde çalıştığınız işleri her zaman görüyor olmalısınız. Sizin görmediğiniz noktada sayı yiyebilirsiniz.
  • İyi savunma yapan kazanır – Bu yüzden Amerikalıların neredeyse tek tezahüratı “Defence-Savun” dur. Sayı yemediğiniz sürece rakibinizi kırabilirsiniz. Bunu iş hayatında savunma diye düşünmemek gerekir. Sadece sürekli bir şeyler yapalım diye ileri doğru giderken back office’i işlerin arkasını ve operasyonunu iyi yapmayıda unutmamak gerektiğini belirtmek için yazıyorum.
  • En iyi hücumda dinlenilir – Savunmayı iyi yapan kazanıyorsa demekki hücumda sakin olup sayıyı garantileyecek sistemi kurmak önemli hale geliyor. Eğer siz arka tarafınızı garantiye almışsanız pazarlama faaliyetlerini daha sakin olarak başarabilirsiniz.
  • Kondisyon önemlidir – Eğer kondisyonunuz yoksa koşamazsınız. Eğer iyi beslenmez, antrenman yapmazsanız oyunun yarısında işiniz biter. İş yaşamındada aynen böyledir. Nefesinizin yettiği mesafeyi artırmanız gerekir.
  • Hakemle Oynama – Hakemle oynayan kazanamaz. Hakeme kızmak doğru değildir. Sadece kendi oyununu en iyi oynayıp başarmaya odaklanmak önemlidir. Hakemle oynamak tembelin işidir.
  • Topu atarken potaya bakmak – Bu birçok konuda geçerli bir kuraldır. Gözlerimiz beynimize hedefi beynimizde ellerimize hedefe doğru topu fırlatma emrini gönderir. Bu yüzden hedefinize bakıyor olmanız çok önemli
  • Topun gerisinde kalma – Eğer top senden önce senin sahana girmişse bilki basket yemişsindir. Her zaman rakiplerinden önce kendi kalende yerini almış olman önemlidir. Aksi takdirde savunma yapamazsın. Eğer kondisyonun yetersizse başaramayacaksın demektir.
  • Ekip çalışması – Takım olarak başarmanın en iyi örneklerinden biridir basketbol.
    Taktik – Çeşitli setler öğrenirsin. Zone baskıdan çıkış, alan savunması vb. Böylece ekip olarak karşındaki rakibe göre pozisyon alıp onun taktiğini kırmanın yolunu sana koçun göstermiş olur. Eğer doğru zamanda doğru seti uygulayabilirsen sayı senindir.
  • Koçluk – Artık çok popüler olan koçluk kavramı basketbol oynayan herkes tarafından çok iyi bilinir.
    Çocukları boyları uzun diye basketbol okullarına göndermektense yukarıda bahsettiğim konuları öğrenebileceklerini düşünerek göndermek bence çok daha önemli. Takım ile oynanan sporların çoğunda yukarıda söylediklerimi yaşamaları mümkündür.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

one + 7 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.