Bütün Aksilikler Hep Sizin Başınıza Geliyorsa

Hep işleriniz ters mi gidiyor? Nereye elinizi atsanız problem mi oluyor? İş yerinde sıkıntılı bir hafta geçirmiş, trafikte saatlerce vakit kaybetmiş olabilirsiniz. Şanssızlığımızı kırmanın yolu var mı?

Bence var. Öncelikle istememiz lazım. Ya kendimizi tekmeleriz ya da sırtımızı sıvazlarsınız. Öncelikle akıllı ve mantıklı bir şekilde yaşadıklarımızı ele almak zorundayız;

1 – Problemi anlamalıyız. Problem nedir? Neyin yanlış olduğunun farkında mıyız? Yapılan en büyük hata aksiliği kendimiz ile bütünleştirmektir. “Benim yüzümden” ile başlayan cümleler kuruyoruz. Öncelikle problemi kendimizden, başka şahıslardan ayırmamız gerekiyor. Örneğin yemeği yaktıysanız problem sizin yemeği yakmanız değil yemeğin yanmış olmasıdır. Problemi başkalarına yıkmak mazeretine saklanabiliriz ama bir çözüm getirmez. Problemin sebebin bulmaya odaklanmalı ve köklerine inmeye çalışmalıyız. İşte bu noktada beynimiz “zavallı ben, mağdur ben, hep benim başıma gelir ya da onların hatası” şeklinde düşünmeye çalışacak ama biz gerçekçi düşünmeliyiz. Şu soruları sormakta fayda var;

  • Gerçek problem nedir?
  • O konuda yeterince düşünmüş müydüm ve planlı hareket etmiş miydim?
  • Acaba başka sıkıntılarımı başka yerlere taşıyor muyum?
  • Hastalığım ya da arabamdaki bozukluk beni negatif düşündürtüyor olabilir mi?
  • Sigara, alkol gibi enerjimi tüketen şeylerin etkisi var mı?
  • Sakin, normal ve sağlıklı düşünebilmem için ne gerekiyor?
  • Nasıl sürekli sakin ve mantıklı kalabilirim?

2- Enerjimizi doğru şekilde kullanalım. Üzüntü, öfke gibi güçlü duyguları yaşadığımızda ortaya çıkan enerjiyi pozitif bir şekilde nasıl dışarıya çıkarabileceğimizi düşünmemiz gerekiyor. Güçlü enerjinin doğru ve mantıklı bir şekilde dışarı aktarılması başarımız için bir adım olacaktır. Bizi yargılamadan dinleyecek pozitif bir insan ya da bize pozitif bakış açısıyla görüşlerini söyleyebilecek, kör noktalarımıza dokunabilecek birilerini bulabiliriz. Ben yazmayı tercih ediyorum. Yazarak kızabilir, ağlayabilir, küfredebilirsiniz.

3 – Çözüme ulaşma – Kendi durumumuzu değiştirmekten ya da kaçınmaktansa sorunu çözmeye odaklanmamız gerekiyor. Eğer yanlış düşüncelerimizden kendimizi sıyırabilirsek kendi hayatımızın kontrolünü ele alabiliriz.

Çalıştığımız yerde bizi negatif düşündürtecek kasıtlı veya kasıtsız söylemlerle karşılaşabiliyoruz;

  • “Duydun mu Ahmet’i müdür yapıyorlarmış, halbuki hiç hak etmiyor”
  • “Ayşe’ye şirket arabası vereceklermiş, halbuki ne yaptı bugüne kadar?”

Bizim kendi önümüze bakmamız, hedef ve isteklerimize odaklanmamız gerekiyor. Başkaları ile vakit kaybetmemeli, önümüze bakmalıyız. Sadece bizi rahatsız eden konulara enerjimizi harcadığımız sürece kendi isteklerimize yaklaşamayacağız. Biz ne istediğimize ve nasıl ulaşabileceğimize odaklanalım;

  • Benim için bugün ve geleceğim ile ilgili önemli olan nedir?
  • Benim için en öncelikli şeyler nelerdir?

Yardıma ihtiyacımız olduğunu düşünüyorsak, istemekten çekinmemeliyiz.

4 – Durup, düşünmek – İlerlediğiniz yolda sıkıntı, çıkmaz yol ihtimali varsa alternatif yollar bulabilmeliyiz. Kısa bir süre ara verip, kafamızı toparlayıp, alternatifler bulabiliriz. Listemizdeki diğer konulardan birini yapmaya geçebiliriz. Ama bir şeyleri yapabilmek için illaki motive olmayı beklememeliyiz, motivasyon yolda gelir. Biz adımlarımızı attıkça yol önümüzde açılacak ve her yeni adımımızda önümüzü daha net görebileceğiz.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 × 1 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.