Disiplinli Çevik – 3

İlke: Sonuç ve Başarı Odaklılık

Scrum ve Extreme Programlama (XP) gibi yöntemleri kuralcı buluyorum. Scrum’da her sabah tüm ekip üyelerinin katılması gereken maksimum 15 dk.lık günlük toplantılar, her yinelemenin sonunda retrospektif toplantıları, ekipteki kişi sayısı mak. 9 olur vb. ezbere bir şekilde uygulanıyor. Extreme Programlama, eşli çalışma, Teste Dayalı Geliştirme vb. öneriyorlar. Bu yöntemlerin kötü olması değil neden yapıldığını bilmeden katı bir şekilde uygulanması amacından uzaklaştırıyor.

Çevikliğin sağlanabilmesi için Ürün Sahibi’nin ekiple birlikte çalışması çok doğru bir yaklaşım. Ancak çevik ekiplerin bölünmemesi, kendilerini %100 projeye adayabilmeleri için birden fazla iş ile uğraşmamaları gerekir. Gerçek dünyada çok nadir olacak bir durum. Bu tür ideal koşullar nadiren mevcuttur. Gerçek olan, dağınık ve kalabalık ekipler, dış kaynak kullanımı, çoklu disiplin koordinasyonu ve bir çok paydaşın yarı zamanlı kullanılabilirliğidir. Aslında optimal olmayan durumlarla uğraşmak zorundayız.

Disiplinli Çevik, optimal olmayan koşulları kabullenip “çevik olamayız” demek yerine “olabileceğimiz kadar etkili olalım” yaklaşımıdır.

“En iyi uygulamaları” kesin çözüm gibi görmek yerine, belirli ve gerekli tavizler verilerek faydaları en üst düzeye çıkarmak için stratejiler sağlar. Bu nedenle, sonuç ve başarı odaklıdır. İçinde bulunduğumuz durumlarda geçerli olmayabilecek katı kuralları savunmak yerine, daha iyi seçimler yapılmasını teşvik eder.

İlke: Bağlam Uyarlama Gerektirir

Her insan kendi becerileri, çalışma tarzı tercihleri, kariyer hedefleri ve öğrenme stilleri ile benzersizdir. Her takım hem benzersiz insanlardan oluştuğu hem de aynı zamanda benzersiz durumlarla karşı karşıya olduğu için benzersizdir. İnsanların, ekiplerin ve kuruluşların hepsinin benzersiz olması, süreç ve organizasyon yapısının duruma göre uyarlanmasını zorunlu kılar. Başka bir deyişle, bağlam önemlidir.

Her proje ekibi yaşam döngüsü ve uygulama/strateji seçiminizi etkileyen bağlamlara (ekip sayısı, ekip kültürü, ekibin coğrafik dağılımı, teknik karmaşıklık vb.) odaklanmalıdır.

Örneğin iç ve dış kaynaklarla aynı şekilde çalışamazsınız. Daha aza yeteneklilerle çalışmak riskli olabilir. Büyük ekiplerde koordinasyon daha zordur.

İlke: Doğru Seçim ve Uyarlama

Birden fazla ekibin yaşadığı ortak problemleri yönetmek, bir ekibin yaşadığı kötü bir durumu diğer ekiplerin yaşamamasını sağlamak gibi süreçlerin yönetilmesi gerekir. Yönetilmediği takdirde kuruma maliyet yaratır.

Kuralcı yaklaşımın, “herkese uyan tek beden” ısrarının çalışmadığını biliyoruz. Cynefin Çerçevesi*, karmaşık bir alanda “bilinmeyen bilinmeyenlerle” uğraştığınızı ve doğru yanıtların olmadığını, yalnızca belirli bir bağlamda çalışan stratejiler olabileceğini gösterir.

*A Leader’s Framework for Decision Making. David J. Snowden and Mary E. Boone, Harvard Business Review, November 2007, https://hbr.org/2007/11/a-leaders-framework-for-decision-making

Farklı bağlamlar farklı stratejiler gerektirir  yani ekiplerin kendi süreçlerine sahip olmaları ve karşılaştıkları durum göz önüne alındığında pratikte kendileri için neyin işe yaradığını keşfetmeyi denemeleri gerekir.

Seçim odaklı stratejiler orta yolu buldurmaya çalışırlar. Diğer tarafa, size işleri yapmanın tek yolunu söyleyen Scrum, Extreme Programlama (XP) ve SAFe gibi kuralcı yöntemler vardır. Kuralcı stratejiler bazı durumlarda oldukça iyi çalışabilirler. Ancak duruma uygun uyarlanmayan kuralcı yöntemler yarardan çok zarar verirler.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Takip Edin:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eleven − ten =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.