Etiket arşivi: nakit

Kredi kartı alırken dikkat edilecekler

Kredi kartı alırken öncelikle nasıl kullanacağınıza karar vermeniz gerekir. Örneğin her ay tüm borcunuzu tamamen ödeyecekseniz ve uçuş mili gibi şeyler ilginizi çekmiyorsa yıllık ücret istemeyen ve ödeme için maksimum süre tanıyan kartı seçmelisiniz.

Eğer her ay tamamını ödeyemeyeceğinizi düşünüyorsanız o zaman gecikme faizi en düşük olanı tercih etmelisiniz.

Eğer kartınızı nakit çekmede kullanacaksanız nakit çekim faizi en düşük olan bankayı seçmenizde fayda vardır. Nakit çekim ücreti olduğu gibi faizide normal gecikme faizinden yüksek olabilir.

Nakit çekimlerinde sabit ücret ve faiz uygulanır ücretsiz sanmayın.

Gecikme faizlerine dikkat edin. Size ekstre ile belirtilen minimum ödeme oranında ödeme yapsanız bile toplam borcunuz üzerinden faiz işletileceğini unutmayın.

Yıllık kart ücreti ilk yıl alınmayabilir ama ikinci yıl otomatik olarak alınacaktır. Ne kadar olduğunu öğrenin ve karşılaştırın.

Kart ücreti ilk harcamayı yapana kadar borcunuz olarak gözükmesine rağmen sizi cezaya sokmaz. İlk alışverişinizde geçmiş tüm yıllık bedeller ile birlikte ekstrenize yansıtılır.

Bazı bankalar ekstrelerinizi internetten alırsanız ödül vermektedir. Eğer sürekli internet kullanıcısı iseniz mutlaka tercih edin.

Bir kredi kartı ile ilgili ödenmesi gereken yıllık kart ücreti, nakit çekim ücreti, gecikme faizi, limit aşım ücreti vardır.

Kredi kartı alırken limit aşımına ne kadar ve hangi koşullarda izin verildiğini sorun. Ör sadece belirli mağazalarda limit aşımına izin veriliyor olabilir.

Limit artışının nasıl yapıldığını sorun. Harcamalarınızın artışına paralel olarak banka limitinizi yükseltiyor olabilir. Mutlaka limitinizi kendiniz kontrol edin.

Kredi kartınızla ilgili telefon ve internet üzerinden hangi işlemleri yapabileceğinizi öğrenin, araştırın.

Şifreniz hiç bir yere yazmayın, kimseye söylemeyin.

Kredi kartınızın hangi banka ATM’lerinde kullanılabileceğini öğrenin.

Normal kredi kartı limiti dışında size bankanın tanımladığı özel bir limit olup olmadığını ve bu limitin nerelerde kullanılabileceğini öğrenin.

Kartınızın statüsünü(klasik, gold, platinium) ve tipini (visa, mastercard) öğrenin.

Kredi kartınızla ilgili bankanızın verdiği asistan hizmetini öğrenin. Bedava çilingir, çekici , sinemaya bilet alma vb.

Kredi kartınızla ilgili sigortaları sorun (çalınma, kaybetme, kaza sigortası vb.)

Aldığınız kartın bir ödül programı varsa koşullarını öğrenin. Ör uçuş mili kazandırıyorsa nasıl ve nerelerden, bonus vb. puan ise nasıl hesaplandığını, nerelerden kazanıldığını vb.)

Kartınızla ilgili kampanya vb. güncel gelişmeleri nerelerden takip edebileceğinizi sorun. Genellikle web siteleridir ve ekstrelerin içerisinde gelen broşürlerdir. Kampanyalardan kazanılan ödüllerin belirli bir süre içerisinde kullanılmazsa silineceğini unutmayın.

Her bankanın web sitesine giderek kredi kartları ile ilgili uygulamalarını araştırabilirsiniz.

Mutlaka ekstrenizi kontrol edin ve size ait olmayan harcamaları bankanıza bildirin.

Sizin eklemek istediğiniz bir şey varsa yada yanlış olduğunu bildiğiniz konuları lütfen yorum olarak gönderin.

Paylaşın:

Zamanınızı kurtarın

Zaman ne kadar hızlı geçiyor değil mi? Bu klişeyi hem sık duyarız hemde sık sık kullanırız. Günün şu kadar saati uyumak, çalışmak, eğlenmek vb. günü düzenleyici düşünceler, öneriler gelir peşi sıra. Bende farklı bir şey söylemeyeceğim aslında.

Mesela bir işten diğer işe geçerken bir “es” noktanız olmalı. Bazen 5 bazen 15 dakika olmalı . Hemen bir işten diğer işe atlamak yerine mutlaka denemelisiniz.

Aslında demeye çalıştığım ya zamanınızı siz yönetirsiniz ya da kapılıp gidersiniz. Benim gibi saçlar dökülüp, kalanlar beyazladığında dizlerinize vurmak bile sizi yoracak utmayın.

Öncelikle bölünebilir zamanınızı sınırlandırın
Bölünmeler size pahalıya mal olur. Gün içinde bölünmemenizi sağlayacak bir kalkanınız varsa kullanın yoksa alternatif yollar düşünün. Eğer bölünürsek ya elimizdeki şi erteleriz, ya bırakırız ya da vazgeçeriz. İlk etapta saatte 20-30 dakikadan fazla bölünmemeye çalışın. “Sürekli kapım açık” politikasını “kapım belirli saatlerde açık” politikasına çevirin.

Kendi kendinizi bölmeyin
Kendi konsantrasyonunuz çok önemli. Mümkün olduğunca önünüzdeki işe odaklanıp yeterince ilgi ve süreyi işinize vermeye çalışın.

Samimiyet böldürür
En çok işbirliğinde olduğumuz ya da diğer deyişle samimi olduğumuz kişiler en çok bölebildiklerimz aslında. Bizim içinde aynı şey geçerli. Samimiyet bölünmeyi ve bölebilmeyi getiriyor. İşte tam bu noktayı tatlı sert ayarlayabilmemiz lazım.

Belirsizlik ve güvensizlik böler
Eğer belirsizlik söz konusu ile ya da karşınızdaki inisiyatif alıp ilerleyemiyorsa sizi bölecek demektir. “Hadi hemen toplanalım” şeklinde belirsizliği ortadan kaldırmanın kısa yolu çözümler ki bu çözümler anlamsız ve uzun toplantılar şeklinde gelişirler, kaçınılmaz bir şekilde hayatımızı böler, zamanımızı çalarlar.

Akıllı ve profesyonel liderler gün içinde ne kendilerinin bölünebileceği nede kendilerinin birilerini böldüğü “sessizlik anları” yaratırlar. Aynı kişiler odaklanacakları işleri sınırlayarak daha verimli iş çıkarabilirler.

Bir toplantıda aynı anda emaillerinizi okuyor ve kafanızda bir problemle uğraşıyorsanız inanın adam gibi bir şey çıkaramazsınız. Sadece bir şeylerle uğraşmaktan kendinizi yorgun hisseder, yorgun hissettiğinizde de iş yaptığınızı sanırsınız.

Şimdi başka yapılabileceklere bakalım;

  • Mikro işlerle yani işiniz olmayan işlerle uğraşmayın. Mikro işleri siz yönetemezsiniz onlar sizi yönetirler.
  • Kafanızdaki dağınıklığı masanızı düzelterek azaltmaya başlayın.
  • “Yeterince” kelimesini hazmedin. Her şeyin fazlası zarar. Gerektiğince ve yeterince işinizi yapın.
  • Düzeniniz olsun. Bir şeyleri aramak ya da bulmak için zaman harcamayın.
  • İşlerinizi önceliklendirin.
  • Kendinizi izleyin ve yanlış yaptığınız şeyleri bir kenara not alın. Tekrar aynı hatayı yapmamak için neler yapabileceğinizi düşünün.
Paylaşın: