Gerçek motivasyon nedir?

Yaptığınız her şey ister büyük ister küçük olsun hayatınızda başardığınız şeyleri gösterir. Ve her yaptığınız şeyin arkasında sizi motive eden bir şey mutlaka vardır. O zaman motivasyonun gerçek anlamı nedir? Gerçek motivasyon nedir?

Sizin için motivasyon verilecek bir ikramiye, prim ya da hediye midir? Öğrencilik yıllarınızda anne ve babanız karnenizin iyi olması durumunda size ödül veya hediye vereceklerini taahhüt ederler miydi? Bu ödül için yıl içinde çalışır didinir, karnenizi iyi getirmeye çalışırdınız değil mi?

Ya motivasyonun korku olduğu durumlara ne demeli? Örneğin diyet yapmaya başlamazsanız kolestrol seviyeniz çok yükselecek ve kalp krizi geçirebileceksiniz diyen bir doktorunuz varsa. Diyet yapmak ve zayıflamak için motive olursunuz ama ödülünüz sağlığınızdır motivasyonunuz ise korkunuz(argo’da yusuf yusuf:)).

Bence dışarıdan gelen motivasyonlar çok önemli değil. Önemli olanın içinizden gelecek olan motivasyon olduğuna inanırım. Belki “herkes kendi kapasitesince güçlüdür” gibi bir laf bile uydurabilirim.

Ne zaman içinden bir şey yapacağımı geçirsem aslında onu yapmam için öncelikle bir sebep olması gerekir(deli değilsem). Eğer birinde ya da bir reklamda görüp istememişsem ve bir görev değilse mutlaka benim için iyi olan bir şeydir. İnsan kendisi için iyi olanı ister ve ona giden yolda kendi kendini motive edebilir. Ve sonuç olarak “yapılacaklar listesine” kaydeder.

Yani;

Öncelikle bir şeyleri arzuluyor ya da istiyor olmanız önemlidir. Bir şeyleri istiyor ve bu doğrultuda bir şeyler yapacak olmak ise “yapacaklarımın” oluşması anlamına gelir. Siz yapacaklarınız doğrultusunda imkanlarınızı, gücünüzü ve eforunuzu harcarsınız. Bu konuda ihtiyacınız olan bilgi, destek ve yardımlara ulaşmaya çalışırsınız. Ve tüm bunları yapabilmek için istediklerinize ve yapacaklarınıza “konsantre” olursunuz.

“Yapılacaklar” bir sebep sonuç ilişkisi ile hayatınıza girdiği için doğaları geeği bir zorlama içerirler. Şu sebeplerle bu sonuçların çıkarılması için belirlenen yapılacaklardır bunlar. Ve biz bu sebep-sonuç ilişkileri ile hayatımızın yönünün gideceği yönü belirler o doğrultuda adımlarımız atarız. Bu adımlarımızın doğru olmasıda şart değildir fakat yapılacaklarımıza doğru attığımız her adımda geleceğimize doğru ilerlemiş oluruz.

Ve insanlar bazı kriz durumlarında hiç beklenmedik başarılar ya da diğer bir anlamda güçlerini gösterirler. Örneğin bir kazayı gören zayıf bir adamın sıkışan kişiyi arabadan çıkarması, itfaiyecinin yanan eve dalması, komandoların ateş altında düşmana doğru koşmaları vb. Burada “yapılacak” olan şey bir görev olarak içimize girer ve bizim farkına olmadığımız bir şekilde gücümüzü açığa çıkartır.

Daha önce de dediğim gibi “yapılacakları” başarma konsantrasyona bağlı. Konsantrasyon gücümüzü artırmakta bu yüzden başarıyı artırmakla eşdeğer. Eğer “yapmalıyım gücünüzü” kullanmayı öğrenirseniz ciddi bir güç elde edersiniz.

Bir de tabiki gideceğiniz yeri, hedeflerinizi bilmeniz gerekiyor. Nereye gittiğini bilen motive olur bilmeyenin ise motivasyona ihtiyacı yoktur zaten. Birçok kişinin en büyük problemi ilerleyen yaşlarına rağmen ne istediklerini bilmemeleridir. Peki siz hayattan ne istediğinizi biliyor musunuz? Ve bunu gerçekleştirmek için her gün neler yaptığınızı yazıyor musunuz?

Örneğin kariyer ve daha fazla ücret istiyorsanız hemen kişisel ve profesyonel ilişkilerinizi geliştirerek işe başlayabilirsiniz. Daha sonra kişisel gelişiminiz için gerekli olan şeyleri saptamalı ve bir plan dahilinde kendinizi nasıl geliştireceğinizi belirlemelisiniz.

Atalarımızın dediği gibi “harekette bereket vardır” Oturduğunuz yerde bir şeyler beklemek doğru değildir. Yapılacaklarınızı belirleme ve ona doğru gitmek için hiç boş durmamanız gerekir.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Beğendiniz mi? Patreonda yer alan kanalımızdan aylık abonelik ile bizi destekleyin!
Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 + 16 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.