Kategori arşivi: Organizasyon

Proje Ekip Üyelerini ve Paydaşları Güçlendirmek

What is employee empowerment: Ideas and workplace autonomy survey questions to help you empower employees

Proje ekibinin her bir üyesine doğru özerkliğin verilmesi, birçok kuruluşta, özellikle de tek bir yönetici tarafından yönetilenlerde genellikle eksik kalan bir uygulamadır. Bu durum projelerde sinir bozucu dur-kalk’lara neden olur.

Belirli kararların alınmasının kendi sorumluluğunda olduğundan emin olanlar yapamadıklarında projeye yansıyan performansları önemli ölçüde kötüleşir. Bu durum hem proje ekibini hem de diğer paydaşları hayal kırıklığına uğratır.

Doğru olan, her bir proje ekip üyesinin özerkliğinin sınırlarının ne olduğunu, hangi kararların ortak karar olması gerektiği ve ekip olarak karar alırken hangi kurallara uyulması gerektiğinin açıklığa kavuşturulmasıdır.

Bu aynı zamanda eskalasyon (yönetime aktarma) sürecinin gerekli olduğu eşiklerin tanımlanmasının temelini oluşturur.

Projede yer alan herkes, hangi karar için “patron”a gitmenin gerekli olduğunu ve patrona kolayca erişilemediği ve başka önceliklere sahip olduğu durumlarda ne tip sorunlar yaşanabileceğini bilir.

Proje yöneticisi, ekip üyelerine ve ekibe doğru vre zamanında karar verme özerkliğini vermek ve bunu organizasyonun geri kalanından talep etmek için en başından itibaren çabalamalıdır.

Özerklik, ekip üyelerinin becerilerini ve deneyimini hesaba katarak belirlenmelidir. Çünkü ekibin genç veya deneyimsiz üyelerine verilen çok yüksek düzeydeki özerklik kaygı ve strese yol açabilirken, kıdemli bir kaynağa verilen çok düşük düzeydeki özerklik endişeye ve strese yol açabilir.

Özerklik, belirli görev veya faaliyetlerle bağlantılı olmalı ve belirsizliği önlemek için net eşikler içermelidir. Ayrıca İş Kırılım Yapısında hangi ekip üyesinin projenin hangi çıktısından veya sonucundan sorumlu olduğu açıkça belirtilmelidir.

Bu yaklaşım ekip üyelerini motive etmek ve sinerji yaratmak için yeterli olup suçlama yaklaşımını önler. Sonuçta her türlü durumda nihai sorumluluk Proje Yöneticisindedir.

İyi organize edildiği takdirde proje ekibinin güçlendirilmesi bireylerin ve ekibin kendi kendine organize olmasını kolaylaştırır.

Proje Yöneticisini projenin uzun vadeli perspektifine odaklanarak günlük mikro görevleri yönetmek zorunda kalmaktan kurtarır.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Ekip Üyelerini ve Paydaşları İhtiyaç Duydukları Şekilde Eğitmek

PROJECT MANAGEMENT TRAINING - GENEVA INFORMATION TECHNOLOGY INSTITUTE

Eğitimi kim halletmeli” ya da “Projemde çalışan insanlar zaten eğitimli olmalı” gibi ifadeler benim tecrübelerime göre çok yaygın, bunları dile getiren Proje Yöneticilerinin dar görüşlülüğünü temsil ediyor.

Çoğu durumda Proje Yöneticisinin proje ekibi üyelerini seçme imkânı yoktur. Şirkette o anda mevcut olan kaynaklara ve “sahip olduklarınla çalışırsın” yaklaşımıyla göre atanırlar.

Bu yaklaşım maalesef yanlıştır: Eğer projenin “benzersiz” bir girişim olduğu doğruysa, Proje Yöneticisi de dahil olmak üzere ekibin tüm üyelerinin doldurması gereken boşluklar olacak ve bu nedenle eğitime ihtiyaç duyulacaktır.

Sonuç olarak, projenin başlangıcında ve ekibe biri katıldığında, eğitimin gerekli olup olmadığını ve hangi eğitimlerin gerekli olduğunu belirlemek Proje Yöneticisinin sorumluluğundadır.

Eğitim gereklidir çünkü “yaparak öğrenmenin” kotası vardır. Bazen yaparak öğrenmenin maliyeti eğitim alarak öğrenmenin maliyetini aşabilir.

Bunun için proje bütçesinde eğitime yer verilmesi, kurumdaki eğitim organizasyonlarından sorumlu birimin beklentilerle uyumlu eğitimleri organize etmesi gerekir.

Eğitim faaliyetlerinin zamanlamasına dikkat edilmelidir.

Eğitim ihtiyaçları teknik, kültürel ve davranışsal konularda olabilir ve özellikle uzun süreli projelerde projenin başlangıcında veya belirli aşamalarında yoğun olması gerekebilir. Örneğin, Türk şirketi ilk kez Japon bir müşteriyle çalışıyorsa tüm ekibin Japon kültürü ve Japonya’da iş yapma konulu bir seminere katılması gerekebilir. Eğer kurum içi süreç iyileştirme vb. proje ise, tüm katılımcıların en azından yalın yöntemler vb. temel bilgilere sahip olması gerekir. Belirsizliğin yüksek olduğu bir projede, geçmişte projeleri her zaman geleneksel olarak yöneten Proje Yöneticisinin çevik proje yönetimi teknikleri hakkında daha fazla bilgi edinmesi gerekecektir. Aynı projede teknik yöneticilerin çevik yaklaşımlar hakkında daha fazla bilgi edinmesi gerekecektir.

Eğitim bütçesi, eğitmenlere ödenecek fonları, seyahat masraflarını ve proje ekip üyelerinin eğitim için harcayacakları saatleri içermelidir.

Eğitim olmadığında yaşanabilecek sorunlar risk listesine girilmelidir.

Eğitime katılanlar için farkındalık ve kişisel bir sertifika verileceğini bilmek motive edicidir. Her durumda, yapılan eğitimlerin etkinliğini ölçmenin bir yolu belirlenmelidir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Pasif-Agresifler

10 Signs of a Passive-Aggressive Person - Grow with Christine

Pasif-Agresifler, başkalarının istek ve ihtiyaçlarına uyuyormuş gibi görünen ama sonra pasif bir şekilde bunları yerine getirmeyenlerdir. Bazen kasıtlı geç kalır veya belirtilen hedeflere ulaşmayı engellerler.

Pasif-Agresif Belirtileri

  • Son teslim tarihlerini karşılamayı kabul ettikten sonra kasıtlı olarak görmezden gelmek
  • Asla göndermeyeceği bir e-posta göndermeye söz vermek
  • Kaba davranmak (örneğin, bir toplantıda bazılarını görmezden gelmek veya söz kesmek) ve sonra bir sorun olduğunu inkar etmek. “Her şey senin kuruntun” veya “Neden bahsettiğin hakkında hiçbir fikrim yok” gibi iddialarda bulunmak
  • Öfke ya da asık surat ifade eden ama iyi olduklarında ısrar eden beden dili kullanmak
  • Çalışmanızdan memnun olmadıklarını ima etmek ancak bunu açıkça söylemeyi veya size doğrudan geri bildirimde bulunmayı reddetmek
  • Hakaretleri iltifatlara gizlemek. Örneğin, “Ne kadar rahat bir tarzın var!” aslında “Bence tembelsin” anlamına gelebilir
  • Bir anlaşmazlık durumunda kelimelerinizi çarpıtarak karşısındakileri hatalı göstermeye çalışmak

Pasif agresif terimi 1940’lı yıllarda Amerikan ordusunda üstlerinin emirlerine uymayan askerleri tanımlamak için ortaya atılmış. Kısa bir süre sonra “pasif-agresif kişilik bozukluğu” adı verilen resmi bir tanı haline gelmiş.

Pasif agresiflik, gerçekte ne düşündüğünüz konusunda açık sözlü olmamak ve düşüncelerinizi ve duygularınızı ifade etmek için dolaylı yöntemler kullanmaktır. İnsanlar, birine hayır demekten kaçınmak veya gerçekte ne hissettikleri konusunda dürüst olmaktan kaçınmak istediklerinde veya açıkça belli etmeden durumu kendi lehlerine döndürmeye çalıştıklarında, yukarıdaki taktikleri sıklıkla kullanırlar.

İnsanlar nadiren bilinçli olarak pasif-agresif bir şekilde davranma kararı alırlar. Daha ziyade ir tepki olarak genellikle başarısızlık veya reddedilme korkusu, çatışmadan kaçınma arzusu veya güç kazanma dürtüsü tarafından yönlendirilirler.

Pasif-agresifler, istediğinizi yapamayacaklarını kabul etmek yerine, sorunları size geri iterler. Sizi kötü göstermeye veya aldatıcı davranmaya çalışıyorlarmış gibi görünebilir, oysa aslında genellikle kendilerini kötü görünmekten korunmaya çalışıyorlardır.

Pasif-agresifler hata yapmamak için son derece dikkatli davranırlar. Temkinli içgüdüleri mantıksız olarak algıladıkları talepler karşısında baskı altında kaldığında duygularını ifade etmek yerine, onları bastırırlar ve talepte bulunan kişiye içerlerler.

Pasif-agresifler, genellikle çatışmadan kaçınırlar. Ne düşündüklerini ve hissettiklerini doğrudan ifade etmek yerine, düşüncelerini iletmek için daha incelikli yöntemlere güvenirler.

Organizasyon kültürü pek çok işyerinde çalışanları, işlerini yapmak için ihtiyaç duydukları şeyi elde etmenin bir yolu olarak pasif-agresif olmaya itebilir. Proje ekibinin hedefleri net olmadığında veya yönetici bireysel performansları değerlendirmek için hangi ölçümleri kullanacağı konusunda açık olmadığında, çalışanlar neler olup bittiğini çözmeye çalışırken veya belirsizlikle boğuşurken pasif-agresif davranabilirler.  

Benzer şekilde, işten çıkarmalar, birleşmeler veya yeniden yapılanma gibi büyük organizasyonel değişiklikler, eğer insanlar kendilerini savunmasız hissederlerse pasif saldırganlığa yol açabilir. Bu, özellikle çalışanın şirket tarafından reddedildiğini hissetmesi, terfi ya da maaş artışı konusunda göz ardı edilmesi ya da değerli bir pozisyon gibi kendisine borçlu olunduğunu düşündüğü bir şeyin reddedilmesi durumunda geçerlidir. İşveren ile çalışan arasındaki psikolojik sözleşmenin bu ihlali, anlaşılır bir şekilde sinir bozucudur ve bazı insanlar, neye üzüldüklerini dile getirmek yerine, çoğunlukla pasif-agresif yollarla misillemede bulunurlar.

Pasif-agresif davranan bir kişi (veya birkaç kişi) olduğunda, ekibin daha yavaş kararlar alması, etkisiz iletişim kurması ve sağlıksız çatışmalara girmesi daha olasıdır.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Adil Olmak

That's not fair!” When individual deals challenge the fairness in teams -  HRZone

Projelerde adil olmak, tarafsız ve objektif olarak karar vermek demektir. Davranışlarımız birbiriyle çelişen kişisel çıkarlardan, önyargılardan ve adam kayırmacılıktan uzak olmalıdır. [PMI Etik Kuralları, sf. 4].

Proje Yöneticisi ve Ekip üyeleri açısından anlamı şudur;

  • Aldığımız kararlarda şeffaf davranırız ve bunları ekibimize ve paydaşlarımıza açıkça bildiririz.
  • Bilgiye tam erişim sağlıyoruz ve bu bilgiye sahip olan herkese bilgiyi kolaylaştırıyoruz.
  • Tarafsızlığımız ve objektifliğimiz üzerinde sürekli düşünürüz.
  • Cinsiyete, ırka, yaşa, dine, engelliliğe, uyruğa veya cinsel tercihe göre karar vermeyiz.
  • Kayırmacılık, kayırmacılık ve yolsuzluk gibi kişisel düşüncelere dayalı kararlar almayız.
  • Eşit niteliklere sahip adaylara eşit fırsat sunuyoruz.
  • Kendimizi potansiyel bir çıkar çatışmasının bile olduğu bir durumda bulduğumuzda, bunu derhal paydaşlara iletiyoruz ve mümkünse bir sınırlama stratejisi üzerinde anlaşmaya varılana ve uygulanana kadar karar alma sürecine katılmaktan kaçınıyoruz.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Proje Ekip Üyeleri Kendi Duygusal Zekâlarını Nasıl Geliştirebilirler?

How To Build Emotional Intelligence And Be A Better Leader - People Managing People

Kişilerarası İyileştirmeler – Empati, proje yöneticisinin gerçekleştirmesi gereken pek çok görevin merkezindedir. Müzakere, fikrini satma, otorite olmadan etkileme vb. empati kurma ve karşımızdakinin konumunu anlamayla başlar. Davranış Değişikliği Merdiven Modeli belirli kişilerarası sonuçları yönlendirmek isteyen Proje Yöneticileri için olduğu kadar müzakereciler için de işe yarar. Model, aktif dinlemeden başlayan bir yol sunar. Etkin bir şekilde kullanıldığında, proje profesyonelleri kişilerarası becerilerini önemli ölçüde geliştirebilirler.

Uyarlanabilirlik İyileştirmeleri – Stresli olacağını bildiğiniz bir olayın gerçekleşeceğini bildiğiniz zaman (örneğin, bir ekip üyesinin işine son vermek, kızgın bir paydaşı yatıştırmak vb), önceden planlama yaparak performansınızı artırabilirsiniz. Ortaya çıkabilecek olası duyguları düşünmeniz ve ortaya çıkarsa onlarla nasıl başa çıkacağınıza dair kararlar vermeniz gerekir. Bu noktada eylemlerinizin ve kararlarınızın doğrudan sonuçlarını düşünmekten ziyade iki, üç veya dört adım ötesini düşünmeniz gerekebilir.

Stres Yönetimi İyileştirmeleri – Giderek stresi artıran iş ortamlarında çalışıyoruz. Stresten başarılı bir şekilde kurtulmak, öncelikle planlama gerektirir. Bu planlama, zihinsel olarak rahatlamanıza olanak tanıyan “dinlenme” dönemlerini içermelidir. Dinlenme ve gevşeme, stres yaratan etkenleri doğru perspektife yerleştirme fırsatı sağlar. Sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek ve teknolojiden uzak sosyal aktivitelere zaman ayırmak, stresin kronikleşmesini önlemeye yardımcı olabilir.

Kişisel İyileştirmeler – Kişisel farkındalık, duygusal ve sosyal beceriler arasında belki de geliştirilmesi en zor olanıdır çünkü önemli miktarda iç gözlem gerektirir. Her gününüzün en azından bir kısmını en son deneyimlerinizi düşünerek ve onlar hakkında ne hissettiğinizi ifade etmeye çalışarak geçirmek iyi bir uygulamadır. Günlük tutabilir, gününüzü belgeleyebilirsiniz. Nerede hata yaptığınızı ve neyi daha iyi yapabileceğinizi yazabilirsiniz.  

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

İyi Proje Yöneticisi

Project Manager – A Complete Guide for 2023

İyi bir proje yöneticisinin proje yönetimine yaklaşımının nasıl olması gerektiğine dair en iyi metafor, resmi olarak 2017 yılında PMBOK 6’da yer alan “orkestra şefi” metaforudur.

Orkestra Şefi, proje yöneticisi gibi, genellikle ekiplere ayrılan farklı disiplinlerdeki farklı uzmanları (yaylı çalgılar, üflemeli çalgılar vb.) koordine eder.

Proje Yöneticisi donanım, yazılım, bilgisayar mühendisleri, satın almacılar vb. ye sahip olabilir. Özellikle insan kaynakları ait oldukları departmana (satın alma, üretim, lojistik vb.) göre ekip halinde çalışırlar:

Orkestra Şefinin ve Proje Yöneticisinin, üzerinde çalıştığı tüm spesifik alanlarda en iyi uzman olması beklenemez. Örneğin, orkestra şefi aynı zamanda en iyi kemancı, çellist, trompetçi, klarnetçi olamaz. Proje yöneticisi de aynı zamanda en iyi makine mühendisi, elektrik mühendisi, bilgisayar mühendisi, satın almacı vb. olamaz.

Eğer orkestra şefi veya proje yöneticisi olmanın şartı, kendi alanındaki herkesten daha iyi olmak olsaydı muhtemelen hiç olmayacaktı.

Her ikisinin de sahip olması gereken yeterlilik, genel bir vizyona sahip olmak ve bunu aktarmak, uzmanları koordine etmek, motive etmek ve nihai sonuca yönlendirmektir.

Bazen teknik uzmanın proje yöneticisini “benim bildiklerimin yarısı kadar bile bilgili değil” diye suçladığı görülebilir. Birçok proje yöneticisi farklı şekillerde de olsa bu tür durumlara maruz kalıyorlar. Proje yöneticisinin bu gibi durumlarda gözünün korkmaması ve teknik olarak rekabet etmeye çalışmaması gerekir. Proje yöneticisi koordinasyon ve planlamanın katma değeri konusunda yetkinliğe sahip olduğunu, projedeki paydaşların önemine inandığını kanıtlamalıdır.

Sonucun sorumluluğunu üstlenmeyen etkili bir orkestra şefi yoktur. Eğer kemancı hata yaparsa, orkestra şefi perdenin sonunda şikayetçi olan seyirciye “Suç kemancının, beceremiyor” demeyecektir. Aksine orkestradan biri hata yaptığı için bizzat özür dileyecektir. Proje yöneticileri de aynı yaklaşımı uygulamalıdırlar. Eğer projede bir şeyler yolunda gitmezse ve ekip üyelerinden birinin bireysel bir hatası olsa bile proje yöneticisi özür dilemelidir.,

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Korkak Karar Vericiler

How to Work for a Cowardly Boss

Otokratik karar verici, doğru ya da yanlış karar vermekten keyif alırken, korkak karar verici yanlış karar vermekten korkar. Buna “devekuşu” yaklaşımı denir. Proje Yöneticisi kafasını kuma gömecek ve sorunun ortadan kalkacağını ya da insanların sorunu unutacağını umacaktır. Proje Yöneticisi ayrıca mucizevi bir çözümün kendiliğinden ortaya çıkacağını ve böylece bir karar verilmesine gerek kalmayacağını umabilir.

Bazen korkak karar vericiler, bir kararın verilebilmesi için yeterli (veya en azından minimum miktarda) bilginin beklendiği bir erteleme yaklaşımı benimserler. Bu karardan kaçınmak anlamına gelmeyebilir çünkü korkak karar verici, eninde sonunda bir karar verilmesi gerektiğini bilir.

Korkak karar verici, yanlış karar vermenin itibarı ve kariyeri üzerinde ciddi bir etki yaratabileceğinden korkar. Proje Ekibinden alternatifler ve tavsiyeler istemeyebilir çünkü bu bir sorunun var olduğunu ve bir karar verilmesi gerektiği ortaya çıkacaktır. Hatta soruna ilişkin bilgileri, en azından geçici olarak üst yönetimden gizleyebilir.

Bu yaklaşımdaki Proje Yöneticisi başkalarının karar vermesini sağlamaya çalışabilir. Karar alacak grubun moderatörü olarak görev almayı tercih edebilir. Eğer bir karar verilmesi gerekiyorsa, bunun kişisel bir karardan çok bir grup kararı olduğunu savunur. Mümkün olduğunca karara ilişkin kişisel sorumluluk ve sorumluluk almaktan kaçınır.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Otokratik Karar Vericiler

4 lessons to learn to become an effective chief decision-maker - The Business Journals

Otokratik karar vericiler, genellikle ekipten kimseye güvenmez, risklerin büyük olmasına ve sorunu tartışmak için çok az zaman harcanmasına rağmen kararlarını dikte ederler.

Ekip üyeleri genellikle alternatifler ve tavsiyeler sunmaktan çekinirler çünkü Otokratik Proje Yöneticisi dikkate almayabilir.

Karar verici kendi kararının tek karar olduğuna inanır. Ekip üyeleri istendiğinde bile fikir katkısında bulun(a)mazlar.

Proje Yöneticisi kararın verilmesi gereken alanda uzman olarak kabul görüyorsa otokratik tarz işe yarayabilir. Konu hakkında sınırlı bilgiye sahip olunduğunda otokratik tarzı kullanmak, hızlı ve optimal olmayan bir karara yol açabilir.

Otokratik karar vericiler çoğu zaman başkalarından herhangi bir katkı almadan kendi başlarına karar verdiklerinde daha iyi hissederler. İçlerindeki hislere dayanarak anında karar verebilirler.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Matris Organizasyonların Zorlukları

Management Studies: Matrix Organization Structure | Usefulness of Matrix  Organization Structure

Kağıt üzerinde matris organizasyon yapısı oldukça iyi görünse de proje ekiplerinin ve proje yöneticisinin karşı karşıya olduğu önemli zorluklar vardır;

  • Kaynaklar fonksiyonel birimlere aittir
  • Fonksiyonel yöneticiler projelere doğru kaynakları atayamayabilirler.
  • Fonksiyonel yöneticilerin, projenin önceliğinden farklı olan kendi öncelikleri olabilir ve gerektiğinde kaynakları atamak istemeyebilirler, bu da kaynak atamalarında istenmeyen dalgalanmalara neden olabilir.
  • Kaynaklar, her biri farklı iş yükü gereksinimine sahip birden fazla projeye atanabilirler.
  • Atanan kaynaklar, talimatları proje yöneticilerinden ziyade yalnızca kendi yöneticilerinden alabilir veya çelişkili talimatlar verildiğinde basitçe kendi yöneticilerini tercih edebilirler.
  • Proje yöneticilerinin atanan kaynaklar üzerinde yetkisi olmayabilir, kaynakların performans değerlendirmelerine katkısı olmayabilir ve fonksiyonel birim yöneticilerinin yardımı olmadan kaynakların projelerden çıkarılmasını sağlayamayabilirler.
  • Projelerin bütçeleri ve bitiş tarihleri proje başlamadan önce belirlenebilir ve gerçekçi olmayabilir.
  • Projelerde ortaya çıkan çatışmaları proje yöneticisinin tek başına çözmesi mümkün olmayabilir.
  • Tüm ekip üyeleri projeyi aynı şekilde görmeyebilir ve farklı iletişim yöntemlerine sahip olabilirler. Bu da projelerin iletişim ve entegrasyon ihtiyaçlarını karmaşık hale getirir.
  • Ekip üyeleri, proje yöneticisinin kullandığı liderlik tarzından hoşlanmayabilir, talimatları ve tavsiyeleri kabul etmeye direnebilirler.
  • Karar verme yetkisine sahip kişilerin proje ekibinin aktif üyeleri olmaması nedeniyle proje karar verme sürecinde gecikmeler yaşanabilir.
  • Kurum kültürü ve proje ekibi kültürüyle çatışabilir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

Projelerde Önyargı

Understanding Cognitive Bias in Product Design | Toptal®

Önyargılar, projelerdeki işbirliğini, iletişimi ve verimliliği olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle projelerde önyargıların tespit edilmesi ve ele alınması önemlidir. Projelerde çeşitlilik ve kapsayıcılığı teşvik etmek, bu tür önyargıların azaltılmasına yardımcı olabilir.

Projelerdeki önyargılara birkaç örnek şunlar olabilir:

  1. Cinsiyet Önyargısı: Bir projede, cinsiyet temelinde kişilere ayrımcı davranmak veya bazı işleri sadece bir cinsiyete uygun görmek gibi cinsiyet temelli önyargılar projeyi olumsuz etkileyebilir. Örneğin, bir kadın proje yöneticisinin yetenekleri veya liderlik becerileri konusundaki şüpheler projenin yönetimini olumsuz etkileyebilir.
  2. Yaş Önyargısı: Proje ekibinde farklı yaş gruplarından gelen üyelere yönelik önyargılar projeleri olumsuz etkileyebilir. Örneğin, genç çalışanların tecrübesiz olduğu ya da yaşlı çalışanların teknolojiyi anlayamayacakları gibi yanlış inançlar projede işbirliğini azaltabilir.
  3. Irk veya Etnik Köken Önyargısı: Irk veya etnik kökene dayalı önyargılar, projede ayrımcılığa yol açabilir ve farklı kültürlerden gelen ekibin işbirliği yapmasını zorlaştırabilir. Bu, iletişim sorunlarına ve takım içi gerilimlere neden olabilir.
  4. Dini veya Dünya Görüşü Önyargısı: Proje ekibinde dini veya dünya görüşleri farklı olan kişilere yönelik önyargılar, takım içinde uyumsuzluğa yol açabilir. Bu tür önyargılar, işbirliğini engelleyebilir ve projenin ilerlemesini yavaşlatabilir.
  5. Eğitim Seviyesi Önyargısı: Proje ekibinde farklı eğitim seviyelerinden gelen kişilere karşı önyargılar, projenin başarısını etkileyebilir. Örneğin, daha az eğitimli bir kişinin katkılarının daha az değerli olduğuna dair yanlış inançlar, projeye katkıda bulunma motivasyonunu azaltabilir.
  6. Departman Önyargısı: Farklı departmanların projeye yaklaşım ve iş yapma şekline yönelik önyargılardır. Örneğin, BT Departmanının projeye öncelik vermeyeceğini düşünmek, yanlış yaklaşımlara sebep olabilir.

Önyargılar projelere zarar verirler;

  1. İşbirliğini Engeller: Önyargı, projede çalışan kişiler arasında olumsuz bir atmosfer yaratabilir. İnsanlar, ön yargıya maruz kaldıklarında daha az işbirliği yapabilir ve iletişim problemleri ortaya çıkabilir.
  2. Karar Almayı Etkiler: Önyargı, projeye ilişkin kararların objektif bir şekilde alınmasını zorlaştırabilir. Kişiler, önyargılarına dayalı olarak yanlış veya ayrımcı kararlar alabilir.
  3. Yetenekleri Görmezden Gelme: Önyargı, projede çalışan kişilerin birbirlerinin yeteneklerini görmezden gelmelerine neden olabilir. Bu, projenin başarısız olmasına veya yetersiz bir şekilde yönetilmesine yol açabilir.
  4. Ekip Dinamiğini Bozar: Önyargı, ekip üyeleri arasındaki ilişkileri bozabilir. Kişiler, başkalarına karşı önyargılı oldukları durumlarda takım içinde uyumsuzluğa yol açabilir.
  5. Motivasyonu Azaltır: Önyargıya maruz kalan kişiler, motivasyonlarını kaybedebilirler. Bu da projenin hızını ve kalitesini olumsuz etkileyebilir.
  6. Çeşitliliği Azaltır: Önyargı, farklı bakış açılarına ve becerilere sahip kişilerin projede yer almasını engelleyebilir. Bu da projenin yaratıcılığını ve yenilikçiliğini sınırlayabilir.

Önyargıyı projelerden uzak tutmanın önemli olduğunu unutmamalısınız. Önyargıları projelerden uzak tutmak için aşağıdaki yöntemleri kullanabilirsiniz:

  1. Eğitim ve Farkındalık Yaratma: Önyargılarla mücadele için proje ekip üyelerine eğitim verin. ProjeEkibine önyargıların nasıl oluştuğu, nasıl tanımlanabileceği ve nasıl ele alınabileceği hakkında bilgi verin. Ayrıca, farklılıkları kutlayan ve kapsayıcı bir ortamın önemini vurgulayın.
  2. Eşitlik Politikaları ve Prosedürleri Uygulama: Projede eşitlik politikaları ve prosedürlerini uygulayın. Özellikle işe alım, terfi, ödüllendirme ve cezalandırma gibi kararlar konusunda objektif ve eşitlikçi bir yaklaşım benimseyin.
  3. Çeşitlilik İçeren Ekip Oluşturma: Projeye katkıda bulunan farklı kökenlerden ve beceri setlerinden gelen kişileri dahil edin. Çeşitli bir ekip, yaratıcı çözümler üretmeye yardımcı olabilir ve önyargıların azalmasına katkıda bulunabilir.
  4. İletişimi Teşvik Etme: Projede açık iletişimi teşvik edin. Ekip üyelerini düşüncelerini ve endişelerini ifade etmeye teşvik edin. Düzenli olarak toplantılar düzenleyin ve herkesin söz hakkına sahip olduğundan emin olun.
  5. Liderlik Rolü: Proje liderleri, önyargıya karşı sıfır tolerans politikası benimsemeli ve örnek olmalıdır. Liderler, ekip üyelerine eşit davranmalı ve kapsayıcı bir ortam yaratmalıdır.
  6. Geri Bildirime Açıklık: Ekip üyelerini projenin yönetimine ve karar verme süreçlerine katılmaya teşvik edin. Herkesin görüşlerini ifade etmesine fırsat vererek, önyargıları azaltabilirsiniz.
  7. İzleme ve Değerlendirme: Proje sürecini izlemek ve değerlendirmek için objektif ölçütler belirleyin. Bu, ekip üyelerine eşit fırsatlar sunulduğundan ve önyargıların etkilerinin azaltıldığından emin olmanıza yardımcı olabilir.
  8. İyileştirme Süreci: Projede önyargılarla ilgili sorunlar tespit edildiğinde, bu sorunları çözmek ve iyileştirmek için ekip olarak çalışın. Geri bildirim alın, düzeltiler yapın ve projenin kapsayıcı bir ortamda devam etmesini sağlayın.

Projenin başarılı olabilmesi için, ekip üyelerinin adil, açık fikirli ve objektif bir şekilde değerlendirilmesi, iletişim kanallarının açık tutulması ve herkesin katkıda bulunmasına fırsat verilmesi gereklidir. Bu, projenin başarılı bir şekilde tamamlanmasına katkıda bulunabilir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler