Kategori arşivi: Proje Başlangıcı

PMBOK® Guide 6 Süreç Haritası

PMBOK 6’da nelerin değiştiğini aşağıdaki tablodan görebilirsiniz. Kırmızı olan kelimeler yenileri ifade etmektedir. Kılavuzun türkçesi hazır olmadığı için ingilizce olarak paylaşmak istedim.

pmbok6-surec-haritasi

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

Proje Yönetimi Sohbetleri 8 – 1.1.1.6. Projelerin Adı Bile Önemlidir

Projelerin adı bile önemlidir. Projenin adını nasıl verdiniz? Eğer stratejik hedeflerle, proje isimleri karışırsa o projeler bitmez.

Anlatan: Gökrem Tekir

Youtube Kanalına buraya tıklayarak üye olabilirsiniz. 

Yayınlanan yazıların e-postanıza gelmesini istiyorsanız aşağıdaki formu doldurunuz;

[email-subscribers namefield=”YES” desc=”” group=”Public”]

Projeyi Paydaşlara Satmak

Proje Yöneticisinin, projesi için gerekli desteği almak (kaynaklar, onaylar vb.) için bir danışman veya departman yöneticisi gibi çalışması gerekir.

Ne var ki bir çok proje yönetici bu konuya vermesi gereken önemi anlamadığı ya da gerekli eforu ayırmadığı için başarısız olur. 

Proje Yöneticileri, projelerini üst yönetime sunduklarında veya paydaşlarla paylaştıklarında duyacakları şey çoğunlukla “Destekliyoruz” olacaktır. Ancak projelerin başlangıçta desteklenmesi böyle devam etmesi anlamına gelmez. Zaman içerisinde yönetimin ve paydaşların öncelikleri değişebilir.

Yanlış varsayımlarla yola çıkılmaması gerekir. “Projeme destek vereceklerini söylediler, bundan böyle benim projemi hep en öncelikli olarak ele alacaklar” rüyasını görmemek gerekiyor. Proje Yöneticisinin sürekli değişken bir ortam ve önceliklere kendini hazırlaması şarttır.

Unutulmaması gerekenler;

  • Proje hangi müşteriye yapılıyorsa ona göre alınır. Müşteri şirket içi bir departman, üst yönetim veya dışarıdan olabilir.
  • Neyi sattığınız, nasıl sattığınız ve neyi satın aldıkları çok önemlidir.
  • Her paydaş bu projede benden ne bekleniyor, neden destek vereyim ya da verdiğim desteğin sonucunda bana katkısı ne olacak sorularını soracaktır. Yapmaya veya destek vermeye değer bir şeylerin parçası olmak isteyeceklerdir. Gerek projede gerek proje sonrası kendileri için anlamlı bir şeyler bulmayı beklerler. Örneğin bir operasyon departmanı yeni bir ürün projesi sonrasında gelen şikayet telefonlarının ve dolayısıyla iş yükünün artacağını, aynı projede başka bir departman proje sonrasında elle yaptığı işlerin otomasyona dönüşeceği için verimliliğinin artacağını düşünebilir. Yaklaşımlarını projenin onlara ne getirip ne götürdüğü belirleyecektir.
  • Paydaşların profesyonel olarak projede üstlerine düşeni en iyi şekilde yapacağını varsaymayın, projenin kalplerine ve beyinlerine hitap etmesine uğraşın, onlara katacağı değeri göstermeye çalışın.
  • Karizmatik ve hoş biri olmanızın, süslü kelimelerle konuşmanızın, güçlü bağlantılarınızın olması gözünüzü kör etmesin. Paydaşlar, projenizi “gerçek ve samimi” olarak önceliklerine almazlarsa işiniz zor.
  • Daha fazla kaynağa ihtiyacınız olduğunda ve kapsam değişikliklerinde ilgili paydaşa başvurduğunuzda projenin başlangıcındaki taahhütlerinizi ve tavrınızı sürekli sorguluyor olacaklarını unutmayın. Suçlama ve mazerete başvurmak dışında işi başından sıkı tutmanız çok önemlidir. Projenin başında yapılandırılmış bir yöntem ve sistemik yaklaşım sizin istikrarlı gözükmenizi sağlayacaktır.
  • Paydaşların sizin projenize neden öncelik vermeleri gerektiği konusunda net olmaları çok önemlidir. Kendi süreçleri içerisinde yapmaları gerekene şeylerin ve önceliklerin hesabını yönetime verdiklerini unutmayın. Paydaşların üzerindeki diğer konulardaki baskıları gözlemlemeye çalışın ve projenizin geri kalanı için alternatif çözümler üzerine odaklanın.
  • Projenizi karar vericilere satmanız gerektiğini unutmayın. Karar verme yetkisi olmayanlarla yola çıktığınızda problem yaşama olasılığınız artacaktır.
  • Paydaşların performans baskısı yaşayabilecekleri dönemleri ve konuları nasıl takip edebileceğinizi bulmaya çalışın. Onlarla iletişim içinde olmanız (mümkünse düzenli toplantılarda günden edin) sizi bilgilendirmeleri çok önemlidir. Olası öncelik değişimlerine yönelik B planlarınızı hazırlamalısınız. Paydaşların size ayırabilecekleri kaynak(lar) ve kaynakların % atanma oranlarını dönemsel olarak gözden geçirin ve güncelleyin. Projeye hangi oranda katılımın gerekli olduğu konusu paydaşın projeyi satın alması için önemli bir unsurdur.
  • Değişiklikleri nasıl yöneteceğiniz, ek kaynak ve for ihtiyacını nasıl dengeleyeceğiniz konusunda prensileriniz olması çok önemlidir. Projenin başında yönetim ile bu konuda hem fikir kalmalı, sistemik bir yaklaşım sergilemelisiniz. Paydaşlara güven vermeniz ve kontrol altında bir ilerleme sağlanacağını göstermeniz önemlidir.
  • Paydaşların çeşitli kaygılarla “her” bilgiyi paylaşmayacaklarını unutmayın. Şirket kültürü veya geleceğe ilişkin belirsizlikler verilen taahhütlerin kesinliğini azaltabilir. Öncelikle neyi satın aldıklarını, almaları gerektiğini net olarak anlamaları gerektiğini unutmayın. Paydaşlar projenin bir parçası olmak değil başarının bir parçası olmak isterler. Başarmak için yapılması gerekenlerin tüm paydaşlarca sahiplenildiğini görmek isterler. Proje Yöneticisinin zor görevi her paydaşın ağırlığınca projede yer almasını sağlamaktır.
  • Proje Yöneticisi, şirketin proje geçmişini ne kadar iyi bilirse projesini satması o kadar kolaylaşacaktır. Mevcut şirket kültürü içinde başarıya gidecek yolu çizmekle yükümlüdür. Deneyimli kişileri proje katması ve görüşlerini alarak ilerlemesi projesini satmasını kolaylaştıracaktır. Yönetim ile hizalanarak, mevcut şirket kültürünün olumlu, olumsuz taraflarını dikkate alarak projesini yapılandırması başarı olasılığını artıracaktır.
  • Proje Yöneticisinin projeye “her açıdan” yaklaşması, “büyük resmi göstermesi”, deneyimini ve bilgisini ortaya koyması, paydaşları anladığını ve performans-sonuç odaklı olduğunu göstermesi gerekir. Aksi takdirde yönetimin algısı proje yöneticisinin güçsüz, yetersiz olduğu yönünde olacak, projeyi almayacaklardır.
  • Projeyi satmak için proje yöneticisinin sakin olabilmesi, her konuyu tartışabilmesi, deneyim ve bilgisi ile karşındakileri etkileyebilmesi gerekir.
  • Projenizi satabilmeniz için neler yapacağınıza değil neyi başarmayı isteyip bunun için neler yapabileceğinize ve kapasitenize bağlıdır. Yönetim, kendi gözüyle projenin ele alınıp alınmadığını değerlendirir.
  • Projeyi satmak tüm paydaşları, proje ekibini ve yönetimin algısını sizden almalarını isteme noktasına çekmeniz demektir. Eğer almayı isterlerse gerekli katkıyı sağlayacaklardır.

ISO 21500 ve PMI Standartları – 2 – Proje Tipleri

Genelde iki tip projeden bahsedilebilir. Yatırım projeleri, şirketin iş yapma şeklini geliştiren ve değiştiren, ticari projeler, şirkete para kazandıran, gelir getiren projeler.

ISO 21500 sadece yatırım projelerine odaklanmış gibi duruyor. Teslimatların operasyona devredilmesi ve bu operasyonların gelir getirmesi üzerinde durulmuş. Sadece teslimatların gelir getirmesi gibi bir vurgu yapılmamış.

Faydaların Gerçekleşmesi sadece müşteri gözüyle ele alınıyor. (Bölüm 3.4.3). Halbuki şirketin ticari projelerde beklentisi kendisinin kar ve fayda elde etmesidir.

ISO 21500 projelerin fırsatlardan doğduğunu söylüyor. Ne var ki müşteri talebi ile oluşan ticari projelerden bahsedilmiyor. Bunun da şirket için bir fırsat olduğu düşünülebilir. Genel olarak ISO 21500’ün ticari projeleri ele almadığı düşünülebilir.

Bölüm 3.7’de PMBOK®’ın aksine bir tanım var. Teslimatların orijinal olduğu söyleniyor. Halbuki bazı projelerde aynı teslimat bir kaç kere üretiliyor veya tekrarlanıyor olabilir. Kurumsal öğrenme tekrarlayan işlerin şirketleri geliştireceği varsayımına dayanır. Bu yüzden her teslimatın farklı olması doğru bir söylem değildir.

Şirket Kültürü ve Proje Yönetimi – 1

Şirket kültürü, proje ve programların tüm süreçlerini ve ekipleri etkiler. Olumlu ve olumsuz yanlarıyla bazı başlıklar altında ele almaya çalışacağım;

Üst Yönetim Tarzı

Korku, belirsizlik ve şüphe – Yönetim korku ve baskı ile gücü elinde tutmaya çalışılıyorsa proje ekipleri karanlıkta kalacaklar, bilgi ve iletişim konusunda sıkıntılar yaşanacaktır.

Emir – Komuta – Askeri bir tarzda emir – komuta zinciri hiyerarşik bir yapıyı zorunlu kılacaktır.

Demokratik – Kararların ortak alındığı, ekiplerin kendini rahat hissettiği bir ortam yaratacaktır.

Diktatör – Patron tek hakim olarak her şeye karışacak, tüm kararları kendisi vermeye çalışacaktır. Süresel ve bütçesel problemler yaşanacaktır.

Oligarşi – Patron ve kendisine yakın bir kaç kişi ile tüm yönetim yapılacaktır. Delegasyon yoktur.

Baba Tarzı – Yönetimin, karar verirken çalışan beklentilerini aldığı yaklaşımdır. Ekipler proje ve programa tam olarak kendilerini verirler. Grup iletişim ve koordinasyonu üst düzeye çıkar. Japon ve kore firmalarında görülen bir yaklaşımdır.

Bırakınız yapsınlar – bırakınız geçsinler – Proje ve program ekipleri olabildiğince özgürdür. Bireysel çalışma ile ekip çalışmasının koordinasyonu sağlanmaya çalışılır. ABD’de üniversitelerde profesörlere yaklaşımın bu olduğu söylenebilir.

Politik – Rekabete dayalıdır. Güçlü ya da şirketin en çok para kazandığı alandaki departmanların stratejiyi belirlediği yöntemdir. Proje ve programlar güçlü tarafta ise daha çok destek alırlar. Departmanlar arası çatımalar birbirlerine olan bağımlılıklarında sıkıntılar yaratabilir.

Kaos – Herkesin bireysel olarak öne çıktığı yapıdır. Etkili ve karizmatik olanın öne çıktığı ve destek aldığı ortamlardır.

Strateji & Taktikler

İnovasyon – Yaratıcılığın öne çıktığı değişikliğin sürekli yaşandığı ortamlardır. Proje ve programların hedefleri inovatif olmakla beraber mevut iş süreçleri ve araçlarında sürekli geliştirildiği ortamlardır.

Strateji – Şirketlerin kısa-orta-uzun vadeli stratejileri olmalıdır. Kısa vadeli stratejilere odaklanan firmalar çabuk kazanç getiren proje ve programlara yönelirler. Her üçünde denge yaratılması gerekir.

Taktik – Şirketlerin her proje ve programa yaklaşımları yanı olmamalı, taktiksel yaklaşmalıdırlar. Proje ve program hedeflerine başarı, başlangıçtaki taktiksel yaklaşıma bağlıdır. Taktiksel kültürü olmayan şirketlerde her işe bilindiği gibi yaklaşılır.

Kopya – Şirket, sektöründeki liderleri kopyalıyor olabilir. Tam anlamıyla kopyalama başarı getirmeyecektir. Süreç, yöntem, teknik ve raçlarda öykünmek, daha iyisini yapmanın kapısını açtığında şirkete fayda getirecektir.

Her şeyi ben yaparım – Şirket her şeyi kendi imkanları ile çözmeye kalkıyorsa daha iyi alternatifleri kaçırıyor olabilir. Kaynakları efektif kullanmak ve değerlendirmek mevcut kapasite ile düşünülmeli ancak şirket dışına göz kapatılmamalıdır.

Netlik – Her şeyde kesinlik ve netlik arayan şirketlerde giderek kontrol beklentisi ve buna bağlı olarak bürokrasi artmaya başlar. Bürokrasi yavaşlamaya ve buna bağlı gecikmelere yol açar.

Kısa vadeye odaklılık – Çabuk kazançlarla ilerlemek altyapı vb. uzun vadeli kazanımları gölgeyebilir, değişime ayırılacak vakitten yer.

Uzun vadeye odaklılık – Kısa vadeli kazanımların gözden kaçmasına, elde edilemeyen başarılara mazeret üretilmesine yol açabilir.
>——————————————————————————————–<

Hayatımız Proje – Proje Yöneticisinin El Kitabı

Gökrem Tekir – Savaş Şakar
 65 TL (Yurtiçi gönderimlerde kargo dahil)

Sipariş formu

Diğer sipariş yöntemleri: Linkedin, Facebook veya Twitter hesabımdan mesaj gönderebilir savassakar@gmail.com adresine eposta atabilirsiniz. Göndereceğiniz mesajlarda; Adınız – Soyadınız, Telefon numaranız, Teslimat Adresi ve kaç adet kitap istediğinizi belirtmeniz yeterli olacaktır. 

Uyarı: Yayınevlerinde ya da kitapevlerinde yoktur.

 

Uyarı: Yayınevlerinde ya da kitapevlerinde yoktur.

Proje Yönetim Ofisi (PYO) Gerekli Mi? – 8

Proje ve programlar yapılan fizibilite, hazırlanan iş planı sonucu onaylanırlar. Üst Yönetimin proje ya da programı onaylama sebebi sonunda ulaşılacak faydadır. Bu fayda ortaya bir bina çıkması, %5 verimlilik artışı, yeni bir ürün vb. olabilir.

Sponsorlar projelerinin hedeflerini takip etmelidirler. Proje ve Program Yöneticileri hedeflerini gerçekleştirmeye odaklanırlar.

Bir çok proje ya da programın hedefi, proje ya da program tamamlanır tamamlanmaz gerçekleşmez.

Proje ya da programın hedefini tutturup tutturamadığının ölçümlenmesinin ilk şartı başlangıçta taahhüt edilen faydanın (kar, verimlilik vb.) nerede nasıl bakılacağının açıklanmasıdır. Örneğin kar hedefi konmuşsa hangi ekranlardaki, hangi hesaplama ile yapılmış kar artışı hedeflendiği belirlenmelidir.

PYO’lar proje ya da program talep dokümanlarına ilişkin tandartları geliştirirler ve taahhüt edilen faydanın yer almasını sağlarlar. PYO bu faydayı izlemek üzere Fayda Kayıtlarına atar.

PYO’nun en önemli görevi hedeflere doğru ilerleyişin izlenmesi ve doğru zamanda düzeltici ve önleyici faaliyetleri önermesidir. Diğer taraftan, faydanın gerçekleşmesi ya da gerçekleşmemesi durumlarında Talep sahibine, Proje ya da Program Yöneticilerine ilişkin uygulama esaslarını belirler.

Yönetimler onayladıkları proje ya da programların başarısızlıklarını görmezden gelmemeli, sorumluluğu üstlenmelidirler. Bu sorumluluğu üstlenmenin birinci şartı izleme sorumluluğunu profesyonel bir yapıya (PYO) devretmeleridir.

Proje ya da program talebini yapanlar taahhütlerinin gerçekçi olmasından sorumludurlar. Yönetimi ikna etmek için manipüle edilmiş isteklerin gerçekleşmemesi durumunda yaptırımlara tabi tutulmalıdırlar.

———————————————————————————————

Hayatımız Proje – Proje Yöneticisinin El Kitabı

Gökrem Tekir – Savaş Şakar
65 TL (Yurtiçi gönderimlerde kargo dahil)

Nasıl Sipariş Verebilirim?

Linkedin, Facebook veya Twitter hesabımdan mesaj gönderebilir savassakar@gmail.com adresine eposta atabilir ya da sipariş formunu doldurabilirsiniz. Göndereceğiniz mesajlarda;
Adınız – Soyadınız, Telefon numaranız, Teslimat Adresi ve kaç adet kitap istediğinizi belirtmeniz yeterli olacaktır. 

Uyarı: Yayınevlerinde ya da kitapevlerinde yoktur.

Proje Yönetim Ofisi (PYO) Gerekli Mi? – 7

Şirketlerin, yeni proje ve program seçimlerinde duygusal kararlar almaları, güçlü yöneticilerin emir-demir yaklaşımıyla önerilerini Kabul ettirmeleri ve sadece bazı parametrelere (karlılık vb.) bakarak kısa vadeli yaklaşımları, olumsuz sonuçlara yol açmaktadır.

PYO’lar proje ve programların seçimi ve önceliklendirilmesinde profesyonel bir yaklaşım getirerek kısa ve uzun vadede şirketin stratejik hedeflerine ulaşmalarına destek olurlar.

Proje ve programların fayda ve zorluk açısından sayısal verilerle değerlendirilmeleri gerekir. Analitik hiyerarşi sistemi (Weighted Balanced Scorecard) gibi modellerin proje, program seçinlerinde kullanılması gerekir. PYO’lar şirket stratejilerini esas alarak dönemsel olarak faydanın tanımını yapmalıdırlar. Bu yıl karlılık, pazar payı, pazarda ilk olma vb. gibi faktörler öne çıkarken bir başka yıl pazar payı, verimlilik ve maliyet artışı ön plana çıkabilir. Her parametrenin üst yönetimle beraber çalışılarak ağırlıklandırmasının yapılması gerekir. Böylelikle gelen her öneri veya istek şirkete katacağı olumlu değer açısından değerlendirişmiş olur.

Öte yandan proje, programı gerçekleştirecek ekiplerin istek veya önerinin zorluk, karmaşıklık düzeyini yine sayısal parametrelerle değerlendirmeleri gerekir.

Temel hedef en çok faydayı sağlayan ve yapılması en kolay olanlar proje ve programların seçilmesi, fayda veya zorluk açısından uygun olmayan proje, programların elenmesidir.

Fayda ve zorluk açısından skorlanan proje, programlar önceliklendirilir. Kaynak (personel, ekipman vb.) kullanımları bu önceliklere göre belirlenerek hem şirketin en yüksek faydayı sağlaması hedeflenir hem de çalışanların doğru seçilmiş projelerde yer almalarının pozitif motivasyonu kullanılabilir.

Eğer projenini neden yapıldığına ilişkim şüpheler varsa, yapılan projelerin faydasız olduğu düşünülüyorsa destek vermesi gereken paydaşlar açısından sıkıntılar yaşanacaktır. Matematiksel bir yaklaşım herkesin ikna olmasını, şirket çalışanlarının ve yapılan proje, programların stratejilerle hizalı olmasını sağlayacaktır.

———————————————————————————————

Hayatımız Proje – Proje Yöneticisinin El Kitabı

Gökrem Tekir – Savaş Şakar
65 TL (Yurtiçi gönderimlerde kargo dahil)

Nasıl Sipariş Verebilirim?

Linkedin, Facebook veya Twitter hesabımdan mesaj gönderebilir savassakar@gmail.com adresine eposta atabilir ya da sipariş formunu doldurabilirsiniz. Göndereceğiniz mesajlarda;
Adınız – Soyadınız, Telefon numaranız, Teslimat Adresi ve kaç adet kitap istediğinizi belirtmeniz yeterli olacaktır. 

Uyarı: Yayınevlerinde ya da kitapevlerinde yoktur.

Proje Yönetim Ofisi (PYO) Gerekli Mi? – 3

Şirketlerin gerçekleştirilecek projelerin stratejik hedeflere uygun olmasını, yürütülmekte olan projelerin stratejik hedeften uzaklaşmamasını isterler.

PYO’ne projelerin stratejik hedeflerle uyumlu olması sorumluluğu verilebilir. Üst Yönetimin yapması ve kontrol etmesi gereken bir görev olarak sorumluluk PYO’ne devredilir.

Şirketlerin gerek müşteriden gelen gerekse iç dinamiklerinden kaynaklanan istek ve önerileri gerçekleştirme konusunda seçici davranması gerekir. Geleneksel yaklaşımda istek ve öneri bir iş planı çerçevesinde Üst Yönetime sunulur, gerekli sorgulamalar yapıldıktan sonra proje onaylanır ya da reddedilir.

Proje seçimine profesyonel yaklaşım getirilmek isteniyorsa PYO devreye girer. PYO, istek ve önerileri değerlendirerek şirket stratejileri doğrultusunda fayda ve karmaşıklık sklasını belirler. İstek veya talebi yapan için öngördüğü faydayı (kar, verimlilik vb.) tanımlayabileceği şablonu ve değerlendirmeye sokulması için gerekli yöntemi belirler. İletilen istek veya önerinin stratejilere uyum ve fayda açısından değerlendirilmesini sağlar. İstek veya önerinin onaylanması durumunda “önceliklendirir”. Onaylanmış ve önceliklendirilmiş istek ve taleplerin karmaşıklık düzeyinin belirlenmesi için ilgili “uygulayıcı” fonksiyonel birimlerle paylaşır. İstek veya önerinin istenilen fayda ve uygun karmaşıklık düzeyinde olması durumunda önceliklendirmeyi günceller ve şirket portföyünde yer almasını sağlar.

PYO, öngörülen faydanın gerçekleşip gerçekleşmediğini denetleyici mekanizmaları geliştirir ve düzeli olarak Üst Yönetime raporlar.

PYO, projelerin yürütme sürecinde ortaya çıkabilecek olası değişikliklerin stratejilerden sapma yaratmaması konusunda denetleyicidir.

Proje Yönetimi Bilgi sistemlerinin kullanımıyla istek ve önerilerin elektronik bir ortamda gelmesi ve değerlendirilmesi sağlanabilir. PYO istek ve öneri listesinin oluşturulması, reddedilmiş ve onaylanmış proje listelerinin tutulması, stratejik hedefler doğrultusunda proje portföylerinin oluşturulması ve takibi sorumluluklarını üstlenir.

Yukarıda bahsi geçen konular PYO olmadığı durumlarda Üst yönetim tarafından yapılmalıdır. Üst Yönetimlerin proje seçme ve değerlendirme konusunda “sezgisel” değil “matematiksel” yaklaşımlarla davranması gerekir. Özellikle önerilen faydanın gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrolü konusunda sistemik yaklaşılmalıdır. Üst Yönetimlerin bu sorumluluklarını PYO’lar aracılığı ile yerine getirmeleri profesyonel bir yaklaşım olacaktır.

Hayatımız Proje – Proje Yöneticisinin El Kitabı

Gökrem Tekir – Savaş Şakar
 65 TL (Yurtiçi gönderimlerde kargo dahil)

Nasıl Sipariş Verebilirim?

Linkedin, Facebook veya Twitter hesabımdan mesaj gönderebilir mailto:savassakar@gmail.com adresine eposta atabilir ya da sipariş formunu doldurabilirsiniz. Göndereceğiniz mesajlarda;
Adınız – Soyadınız, Telefon numaranız, Teslimat Adresi ve kaç adet kitap istediğinizi belirtmeniz yeterli olacaktır. 

Proje Yönetimi ve Dijital Dönüşüm (Digital Transformation)

Son dönemin ne popüler söylemlerinden biri. Çoğu firma dijital dönüşüm adı altında bir şeylerin peşinde. Dijital Dönüşümün anlamı dijital teknolojileri organizasyonun strateji ve operasyonlarına uygulamasıdır. Fiziksel ve dijital dünyaları fırsatlar doğrultusunda birleştirmektir. Hedefin müşteri memnuniyetini artırması, rekabetçi avantaj yaratması ve büyümeyi hızlandırması olması gerekir.

Ancak gördüğüm bazı uygulamalar Dijital Bozulma (Disruption) odaklı. Dijital Bozulma fiziksel dünyadaki uygulamaları dijitalleri ile değiştirmek anlamına geliyor. Yönetimler, insan yerine dijital çözümler kullanarak tüm işlerin halledilebileceğine inanıyorlar. Çalışanlar teknolojik dönüşümlerle işsiz kalacaklarını düşünüyorlar. Halbuki önemli olan dijital dünyada rekabet edebilecek doğru insan-teknoloji karşımını bulmaktır.

Dijital teknolojiler ile fiziksel dünyanın, inovatif yaklaşımlarla yeni değerler üreten yapılara dönüşmeleri gerekiyor.

Dijital dönüşüm sadece dijital teknolojilere değil insanların gelişimlerine yapılacak yatırımlarla başarıya ulaşabileceği unutulmaması gereken bir diğer konu.

Proje, Program, Portföy Yöneticileri veya Proje Ofisi Dijital Dönüşüm sürecinde aşağıdaki maddelere dikkat etmelidirler;

  • Mevcut portföy, program ve projelerin durumunu analiz etmeli, hangi düzeyde teknoloji (Excel, MS Project, PPM vb.) kullanımı gerektiğini belirlemeli, gelecekteki durumu masaya yatırmalıdırlar.
  • Teknolojik bir dönüşümün kurum için Kabul görmesine ilişkin koşulları tanımlamalıdırlar.
  • Teknolojik dönüşümün katacağı faydaları sayısallaştırmalıdırlar.
  • Sektördeki mevcut uygulamaları ve bu uygulamaları kullananları ziyaret etmeli, deneyimlerini dinlemelidirler.
  • Dijital dönüşümle beraber personel gelişimini sağlayıcı tedbirler almalıdırlar.
  • Dijital dönüşümü bir plan dahilinde düşünmeli, tüm şirketin katılımını sağlamaya çalışmalıdırlar.

Nerede kullanılır?

  • Proje istek ve onay sürecinde,
  • Planlama sürecinde,
  • İzleme ve kontrol sürecinde,
  • Raporlamada,
  • Yürütme sürecinde gerçekleşme verilerinin girişinde,
  • Problem ve Değişiklik kayıtlarının iletilmesi ve saklanmasında,
  • Portföy, Program ve Proje Durum Gösterge tablolarının hazırlanmasında,
  • Tedarik süreçlerinin izlenmesinde,
  • İletişimlerde kullanılır.

Hayatımı Proje – Proje Yöneticisinin El Kitabı – Gökrem Tekir – Savaş Şakar çıktı. Bilgi almak ve İMZALI kitap siparişi vermek için tıklayınız.

Uyarı: Yayınevlerinde ya da kitapçılarda yoktur.

Proje Yönetimi ve Karar Verme Araçları (Decision Making Tools)

Karar Verme Araçları, şirketlerin karar verme sürecini organize eden, bu süreçteki rol ve sorumlulukları netleştiren ve kararların sahiplenilmesini sağlayan araçlardır. Kimin girdi sağlayacağını, kimin takip edeceğini, kimin yapacağını belirlerler.

Karar verme sürecinin net ve basit olması daha iyi sonuç ve etkin bir yönetim sağlar.

Karar verme sürecinde 5 adet rolden bahsedebiliriz;

  • Öneren : Gerekli ön bilgiyi toplayıp karar verilmesi gereken konuyu ortaya çıkaran ve önerendir.
  • Destekleyen: Kararı destekleyen ya da ertelenmesi konusunda öneri getirendir.
  • Gerçekleştiren: Alınan kararın gerektirdiği işleri yapandır.
  • Girdi Sağlayan: Öneren’e karar konusunda girdi sağlayandır.
  • Karar Veren: Son noktayı koyan, şirketin aksiyona geçmesi için gerekli onayı verendir.

Proje, Program, Portföy Yöneticileri veya Proje Ofisi Müşteri Karar Verme sürecinde aşağıdaki maddelere dikkat etmelidirler;

  • Portföy, Program veya Proje ile ilgili kararları tek bir kişinin vermesi ve şirket içi yetkisinin o kararı almaya yeterli olması gerekir.
  • Portföy, Program ve Projelerde karar gerektiren öneriyi tek kişi hazırlamalı, gerekli girdileri sağlamalı ve süreci takip etmelidir.
  • Rol ve sorumluluklara ilişkin istisnalar (yasal kararlar durumunda vb.) tanımlanmalıdır.
  • Doğru kararın verilebilmesi için gerekli doğru girdi, yeterli bilgi, deneyim ve uzmanlıktaki kişiler tarafından sağlanmalıdır.
  • Kararı gerçekleştirecekler sürece erken dahil edilmeli, hem planlama hem de olası problemlerin yaşanması önlenmeye çalışılmalıdır.
  • Karar kayıtları tüm süreç boyunca tutulmalıdır.

Nerede kullanılır;

  • Portföy, Program ve Proje Seçimi, Onayı,
  • Portföy, Program ve Proje Sponsor, Yönetici ve Ekip Seçimlerinde,
  • Portföy, Program ve Proje’nin ilerleyişini güvenceye almak için gerekli merkez ve saha gibi farklı paydaşlar arasındaki etkileşimlerde,
  • Karar verme konusunda kararsızlığın veya geç karar alınmasının süresel ve bütçesel olumsuzluk yarattığı tüm süreçlerde,
  • Kararların kalitesinin artırılmak istendiği noktalarda,
  • Daha hızlı olunması gereken süreçlerde,
  • Kritik kararların (bütçe artırımı, ek personel alımı vb.) daha sağlıklı alınmasını sağlamak için,
  • Karar kalitesini artırarak çalışan motivasyonunu yükseltmek için,
  • Olası çatışmaları azaltmak için,
  • Dinamik ortamrda hızın yanısıra esnekliğin kazanılması için,
  • Departmanlar arası ortak bir dil oluşturmak için kullanılır.