Notlarımdan – 4

Birilerinin söylediği ya da yaptığı şeyler kadar yapmadıkları ya da söylemedikleri şeylerde bizi olumsuz etkileyebilir. Biz karşımızdakilere beklentilerimizi iyi yansıtıyor muyuz? Yansıtıyoruz da onlar kasıtlı mı yapıyor? Yapıyorlarsa neden? Yapmıyorlarsa neden? Problem onlarda mı? Beklentilerimizde mi?

Bir bilgisayar mağazasına gidip süt istediğimizde ve olmadığını öğrendiğimizde üzülmemiz normal mi?

Eğer karşınızdaskilerin sizden farklı düşündüğünü biliyorsanız farklı davranmaları da normal değil mi?

“Size nasıl davranılmasını istiyorsanız diğerlerinede öyle davranın” sözünün artık geçerli olduğunu düşünmüyoruz “diğerleri kendilerine nasıl davranılmasını istiyorlarsa öyle davranın” bu sözün bece artık doğrusu

Her kültürde(ülke veya şirket) işi başarmanın yolu farklıdır. Bazı kültürlerde toplantılara zamanında başlanması esas iken, bazılarında fark etmez. Bazıları bölünmekten nefret eder, bazıları etmez. Bazıları maliyet odaklıdır, bazıları zaman, bazıları kalite. Bazıları sessiz kalarak bazıları konuştuğunda onaylar.

Herkes farklı bir kültürde, farklı öğretmenler ve ebeveynler ile yetişir ve bu da başarı ve başarısızlığın, beklentilerin, hedeflerin tanımını değiştirir.

Bu yüzden eğer çatışmak istemiyorsak ilk iş karşımızdakilerin kurallarını ve öğretilerini keşfetmek ve anlamaktır.

Bugünün gençleri AYNI ANDA ödevlerini yaparken, müzik dinleyebiliyor, arkadaşları ile sohbet edip oyun oynayabiliyor ve bir şeyler atıştırabiliyorlar. Bunun getireceği en büyük problem (BENCE) tam bilgiyi alamamaları, konsantrasyon eksikliği ve sonuç almada   eksiklik olacaktır.

İleride(ki kısmen geçerli olmaya başladı) herkesin böyle olduğu bir iş ortamı olduğunda “kurumsal” bir problem olacaktır.

Yapılması gereken aslında sadece tek bir işe odaklanmak değil “değere” odaklanmak şeklinde düşünce tarzını değiştirmek olmalı. Yapılan işlerin önceliklendirilmesi iyi yapılırsa büyük oranda problem azalacaktır.

Keşke bir an önce uyanılsa: Dünya’da inanılmaz bir proje yöneticisi ihtiyacı var ve Türkiye’den dünyaya “Proje Yöneticisi” ihraç edebiliriz. Sadece bu misyon hem kişisel gelişim hem de know-how anlamında çok fazla katkı sağlayacaktır.

Hem bilgi hem de beceri gereklidir. Fırçaları yönetemeyen ve kullanamayan ressam olamaz.

PM Network Şubat 2012 sayısına göre Proje Yönetimi eğitiminde kurumların seçim tercihlerinde önemli faktör sıralaması;

Eğitmen % 58.2

Format (web ya da sınıf) % 30.4

Maliyet % 6.3

Lokasyon %5.1

Bence Türkiye’de maliyet ve eğitmen başı çekiyor gerisi önemli değil.

Bir krizi çözmekten çok ileride tekrarlamasını da sağlayacak çözümler üretmek önemlidir.

Beraber çalıştığınız insanlar yaptıklarınızdan ya da söylediklerinizden şüphe duyuyorlarsa sıkıntı var demektir.

  • If you are serving people you don’t like to be with and are not getting paid, that is insanity.
  • If you are serving people you enjoy being with but are not getting paid, that is give-back.
  • If you are serving people you don’t like to be with but are getting paid, that is work.
  • If you are serving people you enjoy being with and are getting paid, that is fun.

Well done is better than well said.

Kendilerini ve yönetmeyi seveceğiniz insanlarla çalışın.

A good place to start is a career self-assessment test like the Strong Interest Inventory or the Campbell Interest and Skill Survey.

Çalıştığınız insanların beklentilerini ve neye karşılık nelerini verebileceklerini öğrenin.

Çözümünden hoşlanacağınız problemleri çözmede istekli olun.

Kaç kişi iş hayatında tek gecelik aşk(one-night stand) yaşamak ister? Çoğu kişi işyerinde kalıcı bir pozisyon, uzun vadeli bir ilişki ve sevgi bekler.

Birlikte iş yapmak birlikte yatağa girmek gibidir. Herhangi biri ile olmasını istemezsiniz.

Albert Einstein said, “Not everything that can be counted counts, and not everything that counts can be counted.”

Yenilikçi bir fikirde sadece sayılara odaklanmak “yapabilir miyiz?” sorusuna sizi odaklar. Halbuki “yapmalı mıyız?” sorusuna odaklanılması gerekir.

CV’lerimizi kendimiz yazdığımızda mı etkilidir? Yoksa başkaları yazdığında mı? Sizin kendi hakkınızda yazdıklarınız diğerlerinin sizin hakkınızda düşündükleri kadar gerçekçi midir? Bu yüzden Linkedin gibi sitelerdeki “recommendation” bence çok önemli. Öte yandan sizi başkalarının hangi yönlerden pozitif ve yetenekli bulduğunu belirleyip cv’nize yazmanızda fayda var. Buna ek olarak CV’lerde güçlü yanlar kadar zayıf yanlarda(gelişmesi gereken) belirtilmeli.

Aşağıdaki yazıları da beğeneceksiniz:

Beğendiniz mi? Patreonda yer alan kanalımızdan aylık abonelik ile bizi destekleyin!
Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 × three =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.